DİNİ YALAN SAYANLAR

Dini yalan sayan var mı size göre?

Böyle birini gördünüz mü?

Allah, Maun suresi  1.ayetinde:

Dini yalanlayan şu kimseyi gördün mü? Diye soruyor.

Bu ayet bize açık açık diyor ki, inandığını söylediği halde dini yalan insanlar var.

Bu insanlar bile bile mi dini yalan sayıyorlar, yoksa bir şeyler yapıyorlar  da bilmeden o yaptıkları ile dini yalanmış mı oluyorlar?

Bile bile dini yalanlayan diyecek bir şey yok. O zaten dini yalan saydığı için dinsizleşmiştir.

Ama…

Yaptıkları ile dini yalan sayanlar var. Bunlar ne yapıyorlar ki, dini yalan saymış oluyor, yani dinsizleşiyorlar.

İşte Maun suresi bize bunların kimler olduğunu haber veriyor.

Bu sure ile diyor ki Allah, inandığını söylediği insanlara, eğer inanıyorsanız bunları yapmayın. Yoksa dininiz yok olmuş olur.

Maun suresi suresi 7 ayettir.

İniş sırasına göre 17. Sırada inmiştir.

Anlamı bilinmese de namazlarda okunur. Yani çok kimse ezbere bilir.

7 ayet olan bir de Fatiha suresi vardır.

Fatiha suresi genel olarak imanı anlatırken, Maun suresi de iman sahibiyim diyen insanların imanın dışa yansıyan eylemlerini gözler önüne sermekte, bu insanların dini yalan saydıklarını açık bir şekilde beyan etmektedir.

Dikkat ederseniz ayette dini yalan söyleyeni duydun mu demiyor Allah, gördün mü? Diye soruyor.

Duymak çok geniş çevrelerden bize gelebilir. Ama görmek bizim çevremizde olanlardır. Allah duyulanlara göre değil, gördüklerimize  bakarak dini yalan sayanların çevremizde de var olduklarını bize haber vermektedir.

Demek ki, Maun suresi 1. ayetteki dini yalanlayanlar  Kuran’ın din  budur dediği ayetlere inanmıyorlar.  Biz  Kuran’a inanıyoruz, elbette onu kabul ediyoruz gibi görünüyorlar, ama aslında yaptıklarıyla dine uygun davranmıyorlar. Bunlar,  hepimizin bildiği, çevremizde çok gördüğümüz dindar görünüşlü dinci  insanlardır.

Dini yalan sayanların kimler olduğunu Maun suresinin dieğer ayetlerinden öğrenelim.

Bunlar yetimi itip kalkarlar. Maun 2

İtip kalkmak ne demek? Yani yetimi aşağılamak, ona değer vermemek, onu hor görmek, varlığını ve yokluğunu bilmemek demektir.

Yetim kimdir?  Genellikle anası babası olmayan, küçük yaştaki insanlar olarak anlaşılır. Böyle durumda olanlar yetimdirler elbette. Ama daha geniş anlamda yetim, sahip olması gereken bir değere sahip olmayandır.

Yani yetim, para sıkıntısı içinde olan, seven ama sevilmeyen, ilgi görmesi gerekenden ilgi görmeyen, hasta olduğu halde bakılmayan,  yani her hangi bir şeyde ihtiyacı olan kimse yetimdir.

Allah, böyle insanların  elinden tutulmasını, ihtiyacı olan şeyin, kendisinde fazla olan tarafından verilmesini istemektedir.

Eğer bunu yapmıyorsanız, Allah’ın isteğini yerine getirmiyorsunuz, O’nun ayetlerine inanmıyorsunuz demektir ki, bu dini yalan saymak, yani dinsiz olmak demektir.

Fakiri de doyurmaya yanaşmazlar. Maun 3

Kendisi her istediğini yerken, çevresinde aç susuz insanlara görmezden gelinmesi,  onların dertleri ile ilgilenilmmeesi, karınlarının doyurulmaması, yani fakirlerle, yoksullarla ilgilenilmesi dinin yalan sayılması anlamına gelmektedir.

İnandım diyen insan, Kur’an’ın her ayetine kayıtsız şartsız inanan insandır. Ancak böyleleri yetimi itip kalkmaz, yoksunu da  gönülden isteyerek doyurur.

Vay haline o salat edenlerin, Maun 4

Ayette “Vay haline o salat edenlerin” diyor Allah.

Bu ayette geçen salat kelimesi çok tercümelerde namaz olarak çevrilmiştir. Yani onlara göre namaz kılanların vay  haline…

Namaz dua etmek demektir. Namazda yapılan şey de duadan ibarettir. Yani Allah’tan istemektir.

Ama  salat namaz değildir, salat destek olmak, yardım etmektir, yükün altına girmektir.

Vay o salat edenlerin, yani destek olanların, yükün altına girenlere ki…

Destek olanlar yükün altına girenler ki onlar, bu yaptıklarından gaflet içindedirler.

Ki onlar,  salatlarında gaflet içindedirler. Maun 5

Gaflet, ne yaptığını bilmemek,  demektir.

Yani salatlarında gaflet içinde olmak, ne yaptığını bilmemektir.  Ki onlar:

Ki onlar, gösteriş yaparlar. Maun 6

Yani onlar riyakardırlar, iki yüzlüdürler.

Eğer yaptıkları işler ilgisizce, lakayt olarak yapılıyorsa, bu yaptıkları yardım ve destek diğer insanlara  gösteriş içindir. Adam, namaz kılıyor gösteriş için, bak adam beş vakit namaz kılıyor desinler diye, oruç tutuyor sözde, insanlar bilsinler diye, yalnız kalınca keyifle yemeğini yiyor, sadaka veriyor, birine yardım ediyor, fakir doyuruyor hepsi Allah rızası için değil, gösteriş için.

Oysa ibadet Allah’a yapılmalıdır. Fatiha Suresinin 5. ayetinde “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz.”  diyor Allah. Bu ne demek, yalnız sana, sadece sana kulluk, ibadet ederiz demek. Demek oluyor ki, Allah’a ibadet,  kulluk etmek  yeterli değil, sadece Allah’a kulluk etmek gereklidir. İnsanlar Allah’a kulluk ederken, bunun yanı sıra   evliyalara, ağaçlara, türbelere, şeyhlere, v.s. de kulluk edip, Allah ile kendi aralarına başkalarını sokuyorlar.

İşte bu insanlar riyakar insanlardır. Ve bu insanlar şirke bulaşmış, en büyük zulmü işlemiş insanlardır.  Ve bu anlar yaptıkları her şeyde dünyalık çıkarları vardır, ne dindar adam desinler diye gösteriş yaparlar.

Eğer  insanlar yaptıklarını gösteriş için yapıyorlarsa, dini yalanlamışlardır. Bu insanların içi başkadır, dışı başkadır. Müslüman olmazlar, Müslüman görünürler.

Ve bu insanlar dini yalanlayanlardır, yalan sayanlardır. Dini yalanlayarın da yaptıkları iş boştur, önemli değildir.

Ve onlar en küçük bir yardımı esirgerler. Maun 7

Bu dini yalan sayanlar, en küçük bir yardımı yapmaktan kaçarlar.

En küçük yardımı yapmayan insanlar, büyük yardımları hiç yapmazlar.

Mesala  kamu malları devletindir. Yani hepimizindir. Kamu malını  talan ederler, başkalarının hakkı olan bu malların onların eline geçmesine izin vemezler.

Bunlar sadaka vermezler, infak etmezler, zekat vermezler.

Ve bunlar her türlü yardımı  kendileri yapmadığı gibi yapanlara da engel olurlar.

Ve bunlar iyilik etmezler, hiçbir şeyi düzeltmeye yanaşmalarda.

İşte bu insanlar, ne kadar inançlı ve Müslüman olduğunu söyleseler, sözleri ile, giyim kuşamları ile haykırsalar bile DİNİ YALAN SAYANLARDIR.

Bir toplumda insanlar yetimleri sevse, fakirlerin hakları verilip doyurulsa, yaptıkları dualar, yardımlar, çökmekte olan bir şeye desteklense, kamu malları hak sahibine verilse, fakire giden haklara engel olunmasa, küçük ve büyük yardımlar sürekli devam etse, o toplumda hırsızlık olmaz, fakir olmaz, kin ve düşmanlık olmaz, acı ve ızdıraplar sona erer, herkes mutlu mesut olur, hem bu dünya hem de ahret kazanılmış olur.

Şimdi müslümanım diyen  herkes, ayetler ışığında  dini  yalan sayıyorlar mı, saymıyorlar mı  düşünmelidir.

Düşündükleri zaman anlayacaklar ki, belki de bilmeden dini yalanlıyorlardır. Bunu anlar anlamaz yaptıklarından tövbe edip bundan sonra dini yalan saymamaya karar vermeli, bunu hayatlarına uygulamalıdır.

Hazreti Ömer diyor  ki:

Dininiz iyi öğreniniz, yoksa yaşadıklarınız din sanırsınız.

Dini öğrenmek akıllı insanın işidir.

Şimdi size sormak gerek:

 AKLININIZI KULLANMIYOR MUSUNUZ? Bakara 44

Ve yine sormak gerek:

 DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?  Enbiya 10

SAYGILARIMLA..

Necmi  AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir