BAŞIMIZ GELENLER YAZILMIŞ MI?

 

Bu güne kadar başınıza  iyi şeyler de kötü şeyler de gelmiştir.

Bu herkesin başına gelir.

Siz, başınıza kötü bir şey gelince ne düşündünüz?

Acı çektiniz mi? Dahası kızdınız mı?

İyi bir şey gelince başınıza ne yaşadınız?

Mutlu oldunuz mu?

Bu soruların cevapları elbette evettir sizin için.

Hemen hemen herkes için de öyledir, yani evettir.

Başınıza kötü bir şey geldi, sizi üzecek bir şey, mesala hasta oldunuz, parasız kaldınız, kaydınız düşüp ayağınızı kırdınız, başınıza taş geldi,  kanadı. Ve daha bir çok şey…

O zaman ne  düşündünüz? Neden bunlar benim başıma geldi, acı ve ızdırap çekiyorum diye dertlendiniz mi?

Suçlu aradınız mı?

Aradınızsa kimi buldunuz?

Çoğu insan başına gelen bu sıkıntıların Allah tarafından doğmadan alınlarına yazıldığını, sırası gelince de başlarına geldiğine inanır.

Bu insanlara göre, suçlu (haşa) Allah’tır.

Allah, ağaçtan düşmesini yazmıştır kulunun başına, o da ağaçtan düşmüştür. Allah arabanın altında kalmasını yazmıştır insanın alnına, o da arabanın altında kalıp ölmüştür, felç olmuştur.

Bir delikanlı sevgilisini motosikletinin arkasına almış hız kuralına uymadan sanki uçuyorlardı. Trafik sıkışıktı. Önlerinde sağda bir tır park etmişti. Delikanlı tırı fark etti, sağa kırda direksiyonu, ama o hızla yoldan çıkıp elektirik direğine yapıştı, ikisi de öldü.

Olay yerine gelen annesi şöyle diyordu,  “Allah böyle yazmış, ne yapalım, verdiği canı almıştır.”  diye teselli oluyordu.

Haşa suçlu bulunmuştu: Allah.

Allah, alnına yazmış, o da bunu yaşamıştı.

Acaba böyle mi bunlar?

Bu konuda Kur’an ne diyor? İşin  doğrusu nedir?

Bir Müslüman önce kesin olarak şunu bilmeli ki, Allah’ın istemediği hiçbir gerçekleşmez.Yani Allah’ın izin vermediği hiçbir şey olmaz.

Olan ve olmakta olan her şey, Allah’ın koyduğu kanunlara göre olur.

Örnek vermek gerekirse, su insanı boğar, ateş yakar. Suya boğma, ateşe yakma kanunu koymuştur, insan da bunu bilir. Yüzme bilmeyen denize atlarsa boğulur, elini ateşe sokarsan elin yanar.

Çünkü niye? Bunları insan özgür iradesine göre yaptı. Kul öyle istedi, Allah’ın kanunları çalıştı, insan boğuldu, yandı.

Kur’an bunu şöyle anlatır:

Biz ona doğru yolu gösterdik, ya şükreder, ya da nankör olur. İnsan 3

Suyun boğması ve ateşin yakması özelliğini her insan yaratılıştan bilir. Allah insana seçme hakkı vermiştir. Ya suya atlayacaksan boğulursun, ya da elini ateşe sokacaksın yanacaksın.

Yani yüzme bilerek suya atlarsan boğulmazsın, elini de ateşe sokmazsan yanmazsın.

Yani ya  iyi olacaksın, ya da kötü.

Bu insanın elindedir. Allah yaptıklarımızı görür, işitir, her şeyi de bilir. Bakınız şu ayete:

İstediğinizi yapın! Allah, şüphe yok ki, yaptığınızı hakkıyla görür. Fussilet 40

İstediğinizi yapın, diyor Allah. İnsan yaptığı şeyin iyi mi yoksa kötü mü olduğunu bilir. Çünki bu doğuştan DNA’larına verilmiş bilgidir. Allah da kulun isteğine göre, onun isteğini yaratır.

Bu ayete göre insana seçme özgürlüğü tanınmıştır.

Yani başımıza gelenler, kendi ellerimizle yaptıklarımız yüzündendir.

Şimdi ayete bakalım:

Başınıza gelen müsibet / her sıkıntı, acı, keder, ızdırap, yoksulluk ve daha bir çok şey, kendi ellerinizle yaptıklarınızın sonucudur; üstelik O bir çoğunu da affetmektedir. Şura 30

Bir şey yapmamak da, yaptığınız şeyler gibidir.

Şu an bir sıkıntınız mı var? Yani sizi rahatsız eden bir şey varmı? Varsa eğer, bir düşünün, neden var? Yani sizi acı ve ızdırap içinde bırakan şey nedir?

Diyelim ki  hastanız, evde oturuyorsunuz, iyileşir misiniz? Yapacağınız şey doktora gitmektir.

Para sıkıntınız mı var? Bunun için ne yapıyorsunuz? Kuru kuru acısını mı çekiyorsunuz? Bu d urumda paranız olmaz yapacağınız şey gidip çalışmaktır.

Siz bunları yapınca Allah’ın kanunları devreye girer, hasta iseniz iyi olursunuz, paranız yoksa para sahibi olursunuz.

İnsanlar yaptıklarından sorumludurlar. Yapması gerekirken, yapmadıklarından da sorumludur elbette. Uyumak insanın en doğal ihtiyacıdır. Ee, uyumaya direnirsen bir gün gelir vücud çöker, hasta olursun.

Şu ayeti hiç unutmayınız bu durumlarda:

Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez. Rad 11

Kendinizi değiştiriniz. Yani duygularınızı, düşünceleriniz, ön yargılarınızı değiştirin, o zaman göreceksiniz ki, siz de değişeceksiniz. Tembel tembel otururken çalışkan biri olacaksınız.

Sürekli somurtan biri misiniz? İnsanlar sizdan kaçarlar. Hele bir de gülümseyin, güzel sözler söyleyin. Bakınız her şey nasıl da değişecek.

O zaman göreceksiniz ki, hayatınızda her şey değişmiştir.

Güler yüzlü, tatlı biri misiniz, eminim ki o zaman çevrenizde sevilen aranan birisiniz,  E, birkaç gün somurtun bakım, sert ve kırıcı olun bakim, çevreniz ne oluyor.

Siz değiştiniz, çevreniz de değişti.

Anlaşılan o ki, başımıza gelen ve bizleri mutsuz eden şeyleri Allah vermiyor, biz kendimiz kazanıyoruz.

Şimdi de şu ayete bakalım.

Sana iyilikten-güzellikten isabet eden şeyler, işte Allah’tandır. Sana kötülükten isabet eden şeyler de senin kendindendir. Nisa 79

Allah  kanun koymuştur: Başımıza gelen iyi şeyler Allah’tan, kötü şeyler de kendi yaptıklarımızdandır.

Bu durum formüle edilebilir:

Neyi istiyorsan ve yapıyorsan kaderin odur.

Allah şimdiyi de, bir saniye sonrayı da, bir gün, bin yıl sonrayı da  bilir, ama bizi zorlamaz.  Bunu çok bilinen şu ayetle ilan etmiştir:

Dinde zorlamak yoktur; bakara  256

Allah kullarına şunu şöyle yapacaksın demez, seni  aklınla baş başa bırakır, sen nasıl istersen o da onu yaratır.

Ama yıllardır, yüz yıllardır, insanların alınlarına doğarken yazılanlar başlarına gelir yalanı ile kandırılmış kullar, hala bunun etkisi altından kurtaramamışlar kendini. Ve bunun için de ayet göstermektedirler. Onlara göre Tevbe Suresi 51. Ayeti  alın yazısının varlığını göstermektedir.

Ayet şöyledir:

De ki: “Başımıza, Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez; O’dur bizim tek sahibimiz; şu halde inananlar yalnızca O’na güvensinler!” Tevbe 51

Allah, bir kuluna haram ye dedi, o kul haram yedi, dedi ki Allah, zina yapmayacaksın, zina yaptı, adam öldürmeyeceksin, adam öldürdü.

Sonra öldü gitti, öbür dünyada Allah hesaba çekiyor ve bu kuluna diyor ki, sen falanı öldürdün, falanla zina ettin, sen haram yedin, ölçüyü tartıyı yanlış yaptın, niye yaptın bunları diye sorduğunda kul ne cevap verir?

Der ki Allah’a, “Allah’ım ben bunları yaptım ama, sen alnıma yazmışsın, ben senin yazından kurtulamam, sen yazmışsın ben de yaptım” deme hakkı doğar mı doğmaz mı?

Elbette doğar.. Allah adildir, sözünden dönmez, yapma dediği bir şeyi  kuluna yaparsa o kul, Allah’ın yap diye yazdığı şeyde ona niye ceza versin?

Yaptıklarınızdan sorumlusunuz, benim dinimde zorlama yoktur, yolu gösterdim, isteyen iyi yola, isteyen kötü yola gider, bana doğru yolu göster  diye dua ayetlerini bize söyleyen de Allah’tır. Alnımıza yazmışsa her şeyi böyle dua etmenin ne anlamı, ne de önemi olur.

Uçurumun kenarına gelmiş bir insan, atladı atlaycak.. Birkaç saniye sonra her şey olacak. Allah, birkaç saniye sonra yapacağı eylemi elbette bilir, kul ordan atlamışsa, atlama sonucunu Allah yazar, eğer atlamayacaksa atlamadığı zaman ne olacağını yazar.

Evrende her şey yasalarla yönetilir. Kuş yasaya göre uçar, yağmur yasaya göre, göz yasaya göre görür, deniz yasaya göre kabarır, güneş yasaya göre doğar batar. Yasası olmayan hiçbir şey meydana gelmez.

O halde Allah’ın koyduğu yasalar çalışır. Kul da, yaratılan her şey de bu yasaları bilmeli ve ona göre hareket etmelidir.

Allah’ın koyduğu kanunlar dışında başımıza hiçbir şey gelmez. Her şey Allah’ın koyduğu kanunlara göre gerçekleşir.

İnsan  yaptıklarına göre ya mükafat ya da ceza görecektir. Elbette bir  mükafat ve cezalandırmanın olması için insanın hareketlerinde hür olması gerekir. Aksi bir dür im adalet ilkesi ile bağdaşmaz. Ayrıca zor kullanma ve baskı  yapılıyorsa, orada sınav yapılması mantıklı değildir.

De ki: “Eğer ben saparsam kendi aleyhime sapmış olurum; yok eğer doğru yoldaysam, bu yalnızca Rabbimin bana ilettiği vahiy sayesindedir: şüphesiz O her şeyi işitir, O kuluna çok daha yakındır. Sebe 50

Bir insan bir suçtan hapis yatıyorsa kader mahkumu değil, yaptığının sonucu ordadır.

Eğer bir insan da sağlıklı ve mutlu yaşıyorsa, Allah bunu böyle yazdığı için değil, istek ve çalışmasının sonucudur.

Güzel şeyler isteyin, planlayın, bu istek ve plan doğrultusunda emek ve gayret gösterin, işte mutluluğun sırrı bu..

Ne diyor Allah:

İNSAN İÇİN ÇALIŞTIĞINDAN BAŞKASI YOKTUR. Necm 39

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir