KUR’AN’DAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ

 

Siz, birilerini sorguya çektiniz mi?

Ya da birileri sizi sorguya çekti mi?

Sorguya da çektiniz, sorguya da çekildiniz.

Bundan kurtuluş yok.

Bakınız kimler kimleri sorguya çekiyor:

İnsanlar insanları sorguya çekiyorlar.

Analar-babalar çocuklarını “nerde kaldın?” diye sorguya çekiyor.

Öğretmenler, öğrencilerini “öğrendin mi?” diye sorguya çekiyor.

Hakim, sanıkları sorguya çekiyor.

Devlet, memur ya da işci alacaksa o konuda sorguya çekiyor.

Sorguyla çekildiğiniz zaman, sorulanları bilirseniz, mutlu olursunuz. Sizi sorgulayan da mutlu olacaktır. Peki ya, sorulan soruları bilemezseniz, siz de sizi sorguya çeken de mutsuz olacaktır.

İnsanlar, insanları sorguya çekiyorsa, Allah da yarattığı kullarını sorguya çekecektir.

İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanıyor? Kıyame 36

Allah, insanı başıboş bırakmak için yaratmadığına göre, ona bazı görevler vermiş, bunları yapıp yapmadıklarından açıkca sorguya çekeceğini bildirmiştir.

Sizi, Kur’an’dan sorguya çekeceğim.  Zuhruf 44

Allah, Kur’an’ın nesinden sorguya çekeceğini de bu ayetin öncesinde açıklıyor, bildiriyor.

Ve şüphesiz Kur’ân, senin için de, toplumun için de  yapılması veya yapılmaması gereken öğüttür.  Siz O’ndan sorguya çekileceksiniz. Zuhruf 44

Ayetten anladığımıza göre Allah insanı da, o insanın içinde yaşadığı toplumu da sorguya çekecektir. Acaba Allah ne soracak insana? Bu da ayette yer alıyor:

“Yapmanız gerekeni yaptınız mı?”

“Yapmamanız gerekeni de yapmadınız mı?”

Yani Kur’an’da insanların neler yapacakları, neler yapmayacakları açık açık bildirilmiştir. İşte Allah bunlardan insanları sorguya çekecektir.

Bu soruya cevap vermemizin tek şartı var, Kur’an’ı çok iyi bilmek. Allah’ın emir ve yasaklarını iyice öğrenmektir. Peki bu nasıl olacak, elbette Kur’an okunarak..

Kur’an’ın ilk emri neydi?

“OKU!”  Alak 1.

Oku emri öğren, öğret, demektir.

Allah o zaman soracak, sen Kur’an’ı öğrendin,  öğrendiklerini başkalarına öğrettin mi?

Cevabı burada verir misin?

Öğren, öğret, eğitimin temeli, ilmin temeli, araştırmanın temelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an ne kadar  insan tarafından okunuyor diye? Bir araştırma yaptırmış. Korkunç bir gerçek ortaya çıkmış. Her yüz kişiden sadece 8’i Kur’an’ı okuyormuş, geriye kalan 92 kişi ise hiç Kur’an okumamış.

Hani Allah öğren, ögret demişti.. Yüz kişide 92 kişi bu emirden habersiz. Bu soruya  Allah’ın sorgulaması sırasında ne cevap verecekler.

Bu 92 kişiye sorsanız, hepsi Müslüman olduğunu söyleyecektir. Hem Allah’a iman ediyorum diyeceksin, hem de O’nun bize Elçisi Hz. Muhammed tarafından bildirilen kitabını okumayacaksın.

Bunu akıl mantık kabul edebilir mi?

Allah’da diyor ki, kitabıma nasıl yaklaştığını, okuyup okumadığını, öğrenip öğrenmediğini, hayatına ne kadar uygulayıp uygulamadığını soracağım.

Allah Elçisi Hz.Muhammed, ahrette ümmetinden şikayetci olacak Allah’a. Ve diyecek ki:

Benim kavmim bu Kur’an’ı hayatının dışında tuttu.. Furkan 30

Bu günlerde, ülkemizde yaşayan her yüz kişiden 92’si yapılan araştırmalara göre Kur’an’ı hayatlarının dışına almışlar, hurafelerle ve sahtekarların fetvaları ile güya dinlerini yaşıyorlar.

Yüz kişiden 92’si duyduğuna göre Müslüman, araştırmasına göre değil. Çevrenizdeki insanlara bir bakın, kaç kişinin Kur’an’ı okuduğunu , ya da okumadığını kendi gözlerinizle görün lütfen.

Din, atalarınızdan duyduklarınız değil, ilmihal kitaplarından okuduklarınız değil, Kur’an’ı anlamını bilmeden, düşünmeden okuduklarınız değil, din Kur’an’dır.

Müslüman olduğunu iddia eden her kişi, Kur’an’ı bilmeli, okumalı, hayatına uygulamalı, Allah ahrette sorduğu zaman da ona uygun vereceği cevapları şimdiden hazırlamalıdır.

Henüz ok yaydan çıkmamış, henüz tavşan yamaca geçmemiştir.

Bu 92 kişiyle konuşsan, sana bir de akıl verirler. Şöyle böyle yap derler, ya da şunları yap,bunları yapma derler. Amaçları dini bilgilerinin çokluğunu size anlatmaktır, size karşı dindar görünmektir.

Oysa Allah ne diyor?

Siz, başkalarına iyi adam olmayı emredeceksiniz, kendinizi unutacak mısınız? Oysa Kitab’ı okuyup duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz? Bakara 44

Başkalarına iyi olmayı söyleyin, ama bu söylediklerinizi kendinize de söyleyin.

Birine dinini iyi öğren diyorsan, önce bu emri kendine verecek, önce sen dinini iyi öğreneceksin. Yoksa başkalarından akıllı olanlar derler ki, “Önce sen kendine bak!”

Bir Müslüman için Kur’an’ı okumak yetmemelidir. O’dan öğrendiklerini hayatına uygulamalı, üzerinde düşünmeli, başkalarına da öğretmelidir.

Başkalarına bir şeyi en iyi öğretmek, dil ile söylediklerini kalbin ile onayladıktan sonra, davranış olarak bunları dışarıya çevrene yansıtmakla olur.

Allah, herkese okumakla, yani öğrenip öğretmekle sorumlu tutmuştur. Sorumluluk insanın gücü oranındadır.

Bir insan ancak gücü kadar sorumludur. Bakara 233

Bir insanın az veya çok bir gücü vardır, işte ne kadar gücü varsa bu güçten o kadar sorumludur. İşte siz de okuma yazma bilerek bir güç elde etmişsiniz, bu gücünüz oranında Allah tarafından sorgulanacaksınız. Bu güçle ne yaptın diye?

Ama bilinen bir gerçek ki, yüz kişiden 92 kişi bu sorumluluktan habersizdir. Geriye kalan yüz kişiden 8 kişinin de ne kadar haberli olup olmadığı tartışmalıdır.

İyiliği güzelliği, doğruluğu isteyen ve bunu yaşanmasının yollarını gösteren Kur’an’da tek tek insanlar habersiz olunca, bunların meydana getirdikleri toplumun yapısını anlamak da hiç zor olmasa gerek.

Şimdi:

Ülkemizde ahlaksızlığın ne kadar yaygın olduğunu,

Ölçü ve tartının gerçek  anlamda yapılmadığını,

Yalan söylemenin moda olduğunu,

Kamu mallarını, devletin mallarını  niye insanların  yağmaladıklarını, talan ettiklerini.

Yoksulluğun, fakirliğin bu kadar  dibe vurduğunu,

Adaletin yerlerde süründüğünü,

Eğitim ve sağlık alanında dünyada en geri ülkelerden biri olduğumuzu

Ve daha bir çok şeyi anladınız mı?

Demek ki, okumuyoruz, öğrenmiyoruz, öğretmiyoruz,

Peki ne yapıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, uyuyoruz, zevkleniyor, ölüp gidiyoruz.

Allah diyor ki, seni ve toplumunu sorguya çekeceğim. Bunların yaşandığı bir ülkede, o toplumu meydana getiren bireyler de tek tek sorgulanacaklardır.

Sadece sen ben mi sorgulanacağız?

Andolsun, kendilerine elçi gönderilmiş olanları da sorguya çekeceğiz, andolsun, gönderilen elçileri de sorguya çekeceğiz.Araf 6

Bu ayette Allah, önce peygamberini sorguya çekeceğini söylüyor.

Bu gün peygamber yok.

Peygamberini sorguya çekeceğini söyleyen Allah, kullarını haydi haydi sorguya çekecektir.

Bir Müslüman olarak düşünmeliyiz, acaba Allah bize ne soracak?

Peygamberine soracağını az çok biliyoruz. Dinimi insanlara tebliğ ettin mi?

Kur’an’a göre yaşadın mı?

Sana Kur’an’ı oku demiştim, okudun mu?

Kur’an’ı düşüne düşüne oku demiştim hem  de? Anlaya anlaya oku demiştim.. Düşünerek anlayarak oku demiştim  böyle yaptın mı?

Peygamber bunlara cevap verir.

Aynı sorular sana bana da sorulacak?

Ne cevap vereceğiz bizler?

Yüz kişide 8 kişi okumuş, geri kalan 92 kişi arasındaysanız yandınız gitti demektir.

Bu dünyada iken, bu ayetleri de öğrenmişken, haydi bir Kur’an meali al, oku, anla, düşün. Hayatını ona göre düzenle.

Akıllı bir insan bunu hemen yapmaya başlar.

Yıllar su gibi akıp gidiyor.

İki yüz yaşında kimse yok yer yüzünde.

Ölüp ölüp gitti herkes. Sen de ben de bir gün öleceğiz. O ebedi dünyaya, sorgulanılacak aleme göçeceğiz ve bu ayetle bize davranılacak.

Kur’an en doğru yol göstericidir. İsra 9

Allah, insanın gösterdiği doğru yoldan gidip gitmediğimizi öbür dünyada soracaktır.

Günah olanlar da, sevap olanlar da Kur’an’da belirtilmiştir. Bunların ne olduklarını her müslümanım diyen insan bilmek  zorundadır.

Ama tarih boyu ve günümüzde, insanı doğru yoldan ayıracak, hatta Kur’an’ı akıllara bile getirmeyecek din  bezirganları türemiştir, bunlar din diye hurafe anlatırlar, ayetleri çarpıtırlar, Kur’an’dan uzaklaşmamız için ellerinden geleni yaparlar.

Allah ile aldatanlar varsa ki vardır, insanların da aldanmama görevleri olmalıdır. Yalan ve dolan insan hayatına giriyor, ama Kur’an insan hayatının dışında tutuluyor.

Herkesin bunda sorumluğu vardır.

Her insanın görevidir Kur’an’ı öğrenmek  ve öğrendiklerini başkalarına öğretmek. Bu bir ayet bile olsa.

Oysa insanlar onlarca  sene yaşıyorlar, bir tek Kur’an ayeti bilmeden ölüp gidiyorlar. Hatta öyle ki, Kur’an’ı eline bile almayanlar var. Daha da acı olan, Kur’an deyince burnunu kıvıran, ondan kaçan, Kur’an’dan kaçıracak insanlar var.

Müslüman akıllı insandır. Aklını  kullanır. Bilir ki aklını kullanmayanın üzerine acı, ızdırap, mutsuzluk yağar. Allah’ın bunu böyle dediğini bilir. (Bkz. Yunus 100)

Kendimizi bu dünyada iken Allah’ın sorgusuna hazırlamalıyız. O, ne diyorsa öğrenip yapmalıyız.

Bilinmelidir ki, insan cennetini de cehennemini de bu dünyada kendi  hazırlar. Allah, kullarını ateşe atmaz, azap etmez.

Kur’an’dan sorguya çekilmeye hazır mısınız?

Yoksa değil misiniz?

Haydin tavşan  yamaca geçmeden hazırlanın. Daha vaktim var demeyin, öyle diye diye içinde bulunduğunuz yaşa geldiniz. Daha ne kadar yaşayacağınızı Allah bilir.

Allah’ım, sorgumuzu kolaylaştır.

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir