YERYÜZÜNDE KARIŞIKLIK ÇIKARMAYIN

Mutlu bir dünyada yaşamak istiyor musunuz?

Bunu herkes ister, siz de, ben de, başkaları da.

O halde mutluluğumuzu bizden ve toplumdan alıp götüren şeyleri yapmamalıyız, bize yapanlara da engel olmalıyız.

Allah, toplumda her şeyin düzgün olmasını ister.

Allah, her şeyi düzgün ve bir denge içinde yaratmıştır. İnsanların böyle bir dünyada yaşaması o insanlara mutluluk ve huzur verecektir.

Şu insanlar:

Allah’ı bilerek reddedenler. Bakara 6

Kalpleri ve gözleri mühürlü olanlar. Bakara 7

İnanmadıkları halde inandık diyenler. Bakara 8

Allah’ı ve inananları kandırmaya çalışanlar. Bakara 9

Bu insanlara yeryüzünde kargaşa çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın denildiğinde “Biz islah ediciyiz.” Derler. Bakara 11

İşte bunlar karışıklık, kargaşa çıkaranların ta  kendileridir. Bunlara karşı dikkatli olun. Bakara 12

 Allah böyle insanları uyarıyor:

SAKIN YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK YAPMAYIN! Araf 56

SAKIN DENGEYİ BOZMAYIN! Rahman 8

SAKIN YERYÜNÜZDE FESAT ÇIKARMAYIN! Bakara 11

Bu ayetlerden açık ve net olarak anlaşılmaktadır ki, bir toplumda huzuru bozanlar, kargaşa çıkaranlar, fesat ve fitne ekenler vardır, bundan sonra da var olacaktır.

Allah diyor ki, bu fesatcılara, bozgunculara, karışıklık çıkaranlara meydan vermeyiniz, onların “Biz düzelticiyiz.” Demelerine de inanmayınız.

Bozgunculuk yapanlara azap edeceğini, ceza vereceğini açıkça belirtirken, toplumu iyileştirmek, güzelleştirmek ve  toplumda bozulanları düzeltmek için çaba harcayanlara da rahmet edeceğini belirtiyor. İşte o ayet:

Kesinlikle Allah’ın rahmeti, iyileştirenlere-güzelleştirenlere çok yakındır. Araf 56

Ve kör ile gören eşit olmaz. İman etmiş ve düzeltmeye yönelik işler yapmış olanlar ve kötülük yapanlar da eşit değildir. Ne kadar da az düşünüyorsunuz! Mümin 58

Toplumun düzenini bozmak, kargaşa çıkarmak eline sopayı alıp ona buna saldırmak, silahlanıp sokaklarda suçlu suçsuz insan öldürmek, binaların camlarını kırmak, evlere saldırmak, insanları  kötü davranmakla olmaz.

Toplumda kargaşa çıkarmanın Kur’an’a göre başka yolları da vardır.

Şimdi şu ayete bakalım.

Ölçeği tam ölçün ve hak yiyenlerden olmayın. Ve doğru terazi ile tartın. Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Şuara 181-182-183

Ölçtüğünüz şeyi tam olarak ölçmeyenler,

İnsanların haklarını yiyenler,

Doğru terazi ile tartmayanlar,

Halkın malını değerinden düşük fiyata alanlar,

Toplum düzenin bozanlardır.

Bunlar iki üç kişi arasında olabilir, toplum büyük bir kitledir. Bundan ne olur demeyiniz, bu işlemler her yerde olursa, toplumları meydana getiren insanlar arasında güvensizlik,  huzursuzluk olur ki, zamanla bu büyür, toplumda büyük kargaşalar başlar. Tarih boyunca çıkan isyanlar böyle başlamışlardır.

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.  Ankebud 36 (yani ülkenin huzurunu bozmayın.)

Yeryüzünde karışıklık çıkaranlar, bozgunculuk yapanlar,  Allah’ın emirlerini yerine  getirmeyen, yani Kur’an’a uymayanlar ile ahret gününe inanmayanlardır.

Allah, insanı mutsuz edecek hiçbir şeyi yapın diye Kur’an’da bir emir, bir ayet yoktur. O, yani Kur’an, bütünüyle bizim dünyada ve ahrette iyi ve güzel olmamızı öneren öğütlerle doludur. Kur’an’a uymayanlar bazıları bilerek, bazıları da bilmeyerek toplumda kargaşaya sebep olanlardır.

İnsanlardan çokları öldükten sonra dirilmeye inanmıyorlar, çokları da ciddi olarak bu dünya yaptıklarından ve yapması gerekirken yapmadıklarından sorguya çekileceklerini umursamıyorlar. Eğer bir insan böyle ise, o insan için arzu ve isteklerini yerine getirmek üzere  her şeyi yaparlar, Allah’ın koyduğu sınırları aşarak açık ve gizli her kötülüğü yaparlar. İşte bu toplumda kargaşa çıkarmanın ta kendisidir.

Allah’ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Bakara 60

Kur’an der ki: “İnsan için çalışıp kazandığından başkası yoktur.” Necm 39  Allah’ın verdiği rızkı çalışıp kazanarak hayatlarını sürdürenler toplumda kargaşanın önüne geçen, düzeltici insanlardır. Çalışıp kazanmadan, çaba harcamadan havadan para kazanan, mal mülk sahibi olanlar toplumda  bozgunculuk yapanlardır.

İnkar edenler de birbirlerinin yardımcıları, yol göstericileri, koruyucularıdır. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.Enfal 73

Toplumun huzurunu bozanlara karşı durmazsak, bunun için yapılması gerekeni yapmazsak yeryüzünün bozulması, karışıklık çıkması kaçınılmaz olur. Her iyi insanın, gördüğü kötülük ve kötü davranış için  gücü yetiyorsa eli ile, yetmiyorsa dili ile  karşi çıkması gerekir.

Toplumda huzur ve güveni sağlamak, her insanın görevidir. Çünkü, barış o zaman bütün toplumu sarar. Düzen sağlanmazsa, barış da bozulursa o toplumda kargaşa ve bozgunculuk başlar.

Barışın hakim olduğu toplumlarda bozgun ve kargaşa olmaz. Ancak bozguncuların yolundan gidenler toplum için tehlikelidirler.

Toplumu yönetenler barış sever olmalılar.

Musa, kardeşi Harun´a dedi ki: “Toplumum içinde benim yerime sen geç, barışçı ol, bozguncuların yolunu izleme.” Araf 142

Toplumu yönetenler halkı şunlar bunlar diye guruplara ayırırsa, bazı gurupları azarlar, haklarını yerlerse, küçük görürlerse, ezerlerse, erkeklerinin neslini tüketirlerse, kadınlarına ahlaksızca davranırlarsa, bu yöneticiler bozgunculuğun, kargaşanın ve fesadın insanlar arasında yayılmasını sağlarlar. Bir toplumda fesat ve huzursuzluk yayılırsa o toplumda barış ve mutluluk olmaz.

Bu gerçeği Allah şöyle dile getiriyor:

Gerçek şu: Firavun o yerde egemenlik kurmuş ve ora halkını gruplara ayırmıştı. Onlardan bir topluluğu horlayıp eziyordu: Bu topluluğun erkek çocuklarını boğazlıyor, kadınlarına hayasızca davranıyor/kadınların rahimlerini yokluyor/kadınlarını hayata salıyordu. O, gerçekten fesadı yayanlardandı. Kasas 4

Sosyal hayatta paylaşım çok önemli. İnsan güler yüzünü, parasını, malını, imkanlarını, gücünü, hoş görüsünü diğer insanlarla paylaşmalıdır. Allah, her yönü ile bize verdikleri ile güzel davranmıştır. Bize düşen de bizim de diğer insanlara güzel davranmamızdır. Allah, bizi seviyor, biz de başkalarını sevelim. Allah, ısrarla ahreti de düşünmemizi istiyor, bizim de bu emri yerine getirmemiz gerekmektedir.

Allah’ın emirlerini yerine getirmeyenler, bilmeden fesat ve hoşnutsuzluk çıkarmaktadırlar. Bu da zamanla bozguncuğa dönüşür.

“Allah´ın sana verdikleri içinde âhiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah´ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah´ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez.” Kasas 77

Şu hiçbir zaman unutulmasın ki, kör ile gören, duyan ile duymayan, yaz ile kış nasıl bir değilse, hem kendisi için barış arayanla, hem de toplumun huzurunu kaçırıp kargaşa çıkaranlar kesinlikle bir değildir.

İman edenle, etmeyen bir olamaz.

Ahrete inanan ile inanmayan bir olamaz.

Kur’an’ı okuyup anlayanla anlamayan bir olamaz.

Dua edenle etmeyen bir olamaz.

Yetim hakkını yiyenle yemeyen bir olamaz.

Adalet için çalışanla adaletsizlik yapanlar asla bir olamaz.

Bunlar hem insanlar arasında hoş karşılanmazlar, hem de Allah  tarafından sevilmezler.

Yoksa biz, iman edip hakka ve barışa yönelik işler yapanları, yeryüzünde fesat çıkaranlarla aynı mı tutacağız? Yoksa takva sahiplerini, arsız sapıklar gibi mi yapacağız? Sad 28

Bozcunculuk yapanlar, fesat çıkaranlar, kargaşa yaratanlar, topluma korku salanlar şunu bilsinler ki, onların işleri bu dünyada iyi gitmez, ahrette de onları acıklı bir son beklemektedir.

Allah, bozguncuların işini düzgün yürütmez.” Yunus 81

İnsanlar şöyle düşünürler, “Ya ben kimim ki, neyi düzelteceğim.” Böyle düşünen insanlar için , o insanı yaratan Allah bakınız ne diyor:

Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na döneceğim.  Hud 88

Allah, diyor ki, neye gücünüz yetiyorsa onu yapın. Her insanın toplumda kötü gidişi düzeltmek için mutlaka yapacağı bir şey vardır. Düşünün ki en fakir bir insan, bu insan ne yapabilir, demeyin. Bu insan bile yerdeki bir taşı alıp kenara koyabilir. Bir yaşlıyı tutup sokakta karşıdan karşıya geçirebilir. Yol kenarındaki bir kedi yavrusunu kenara çekebilir.  Kendisi sokakları kirletmez, ona buna söz taşımaz. Temiz giyinir, sokaklara tükürmez… Bakınız yapabileceği bir çok vardır. Ayetin sonunda bu yapacağımız islah etme işi ancak Allah’ın yardımı ile gerçekleşir.

İnsan bilmelidir ki, Yalnız Allah’a dayanmalı  ve ancak Allah’a yönelmelidir.

Allah’ın Kur’an’da koyduğu yapmamız gerekenler ile yapmamız gerekirken yapmadığımız her şey toplumda kargaşa ve bozguculuktur. Allah, toplumların mutlu ve güven içinde yaşaması için kanunlar koymuştur. İyi insan bu kanunları bilen,bunları hayatına uygulayan insandır.

İnsanların koydukların kanunlar da toplum düzenini korumak, bozulmasına engel olmak değil midir? Düzeni bozanlara verilecek cezalar bunun için değil midir? Peygamberimiz zamanında insanlar  dükkanlarını kapatmadan evlerine gidiyolardı, şimdi ise kilit üstüne kilit vuruluyor, güvenlik kameraları konuluyor, yine de haksızlığın ve hırsızlığın önüne geçilemiyor. Bu niye böyle diye devleti yönetenlerin düşünmesi gerekmiyor mu?

En küçük toplum çekirdeği olan ailenin bile kendi mutluluğu için  kanunları varken, toplumun huzur ve güven içinde olmasına yönelik kanunlar olması ne kadar haklı ve yerinde bir durumdur. Ama insanları bu kanunlar bile durduramıyor. Niçin? Çünkü insanımızı iyi eğitemiyoruz de onun için.

Yukarıda ki satırlarda da okuduğunuz şu ayetleri yeniden hatırlamakta yarar vardır.

SAKIN YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK YAPMAYIN! Araf 56

SAKIN DENGEYİ BOZMAYIN! Rahman 8

SAKIN YERYÜNÜZDE FESAT ÇIKARMAYIN! Bakara 11

Çünkü, bunların zararları size de döner, sonra siz de çekersiniz.

Onun için…

Sakın… Sakın… Sakın…

Saygılarımla….

Necmi  AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir