KUR’AN’I HAYATIN İÇİNE ALMAK

Kur’an:

Doğru yol gösterici, hatasız, öğüt verici, iyiyi, doğruyu, güzeli yapmamızı isteyen, kötü, çirkin ve yanlıştan kaçınmamızı isteyen,

Allah’ın kitabıdır.

Allah’ın kitabı  Kur’an sizin hayatınızın neresinde?

Hayatınızın içinde mi?

Yoksa Hayatınızın dışında mı?

Bir düşünün karar verin, Kur’an sizin hayatınızın neresinde?

Kur’an’ın sadece adını biliyorsunuz da içinden haberiniz yoksa, Kur’an hayatınızın dışında demek ki.

Diyanet İşleri Başkanlığı bir araştırma yapmış, yüz müslümanım diyenlerden  92’si Kur’an’ın sadece adını bildiği, içinden haberi olmadığı anlaşılmış. Sadece yüz kişiden 8 kişi Kur’an’ı hayatının içine almış.

Allah diyor ki ilk emir olarak OKU!..

Şimdi bu emre göre her müsmümanım diyen Kur’an’ı okuyacaktır. Okuyanlar Kur’an’ı hayatının içine almıştır, okumayanlar ise Kur’an’ı hayatının dışında tutmuştur.

Kur’an diyor ki:

Bilenle bilmeyen bir olmaz, düşünmüyor musunuz? Zümer 9

Eğer siz Kur’an’da böyle bir ayetin olduğunu bilmiyorsanız, biliyorsunuz da, bilenle bilmeyeni bir tutuyorsanız, Kur’an sizin hayatınızın içinde değildir.

Kur’an diyor ki:

Ey iman etmiş kimseler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında cezayı gerektiren büyük bir suç/ günah olarak belirlendi. Saff 2-3

Siz yapamayacağınız şeyleri  söylüyorsanız, Kur’an sizin hayatınızın dışındadır.

İnsanlara güzel söz söyleyiniz. (Bakara 96) diyor Kur’an.

Siz sözlerinizi güzel söylemiyorsanız insanlara Kur’an sizin hayatınızın dışında kalmıştır.

Müslüman doğruyu araştırıp bulandır. (Cin 14) diyor Kur’an.

Siz iyiyi, güzeli, doğruyu araştırmıyorsanız, körü körüne duyduklarınıza inanıyor ve ona göre hareket ediyorsanız, Kur’an sizin hayatınızın dışında kalmıştır.

Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Hud 84

Bir malı alırken kendi lehine, satarken sattığın kimsenin aleyhine yapıyorsan, sen Kur’an’a uymuyorsun. Bir sonraki ayete bakın şimdi.

Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın.  Hud 85

Ölçünün ve tartının nasıl yapılacağını Allah bildirmiştir.  Bu iş yapılırken adalet esas alınacak, alırkan malı tam alacaksın, satarken de tam satacaksın. Zaten bir aşağıdaki ayette de bu bildirilmiştir.

Ölçüyü ve tartıyı tam yapın. Araf 85

Eğer bu ayetlerdekini yapıyor veya yapmıyorsanız, siz Kur’an’ı hayatınızın dışında tutuyorsunuz. Belki de Kur’an’da böyle ayetler, böyle emirler olduğunu bilmiyorsunuz bile.

Müslüman bir ülkeyiz biz. Allah’ın bu ayetleri, emirleri O’nun kitabında yer alıyor, ama ölçü ve tartı, ne tam yapılıyor, ne de adalet gözetiliyor. Kısa yoldan daha çok para kazanmak isteyen Müslüman görünümlü sahtekarlar hile ve aldatma uzmanı olmuşlar. Kanunlar yakamıza yapışmasında bir her şeyi yapalım düşüncesindeler.

Hile yapılarak kazanılan mal haramdır.  Bir kilo süte 100 gram su katan biri, 100 gram suyu su fiyatına satmıştır. Buradan aldığı para haramdır.

Bala şeker karıştınan,

Tereyağına patates püresi katanlar,

Kırmızı bibebere kiremit tozu katanlar,

Ve bunun gibi hileli mal satanların kazandıkları para haramdır. Haksız yere sattığı kimsenin parasını yemektir.

Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Bakara 188

Ayetin devamında da rüşvet açıkca yasaklanmıştır.

 Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere vermeyin. Bakara 188

Ayetteki hakimlere ifadesi idarecilere veya mahkeme hakimlerine rüşvet olarak vermeyin demektir.

Ülkemizde işin kötü, haksız, adalet yanlış yola sapsın diye rüşvet verme ve alma olaylarında dünyada ön sıralardayız.

Rüşvet alanlar ve verenlerin kendilerini öldürmekle eş değer olduğunu Nisa 29. Ayetten öğreniyoruz. İşte o ayet:

Ey iman etmiş kişiler! Mallarınızı –kendi rızanızla yaptığınız ticaret şekli hariç olmak üzere– aranızda haksız yolla yemeyin, kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, size çok merhametlidir.Nisa 29

Kur’an, malların helal olarak kazanılmasını ve helal yerlere harcanmasını emretmektedir. Kur’an’ı hayatlarının dışında tutanlar bunu yapmamaktadırlar.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed, ümmetini Allah’a şikayet edecektir. Bakınız bu şikayetinde ne diyecektir.

Peygamber diyor ki: Benim ümmetin bu Kur’an’ı hayatının dışında tuttu. Furkan 30

Benim ümmetin Kur’an’ı hayatının dışında tuttu.

Yani onu duvarlara astı, saygı gösterdi.

Yani onu kitapların en üstüne koydu.

Yani evinde bir Kur’an olmalı diye söylendiğinde gitti Arapça yazılısını alıp geldi.

Yani Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesini istemedi. Bazıları da çıkıp meal okumayınız anlamazsınız diye fetvalar verdi.

Bazıları da Kur’an’ı ancak alimler anlar, siz anlamazsınız diye milleti kandırdı.

Kur’an’ı her çeviren yanlışlar yaptı, bazı ayetlerin anlamını değiştirdi, kavramları gerçek anlamlarından soyutlayan başka bir anlam yükledi.

Bazıları da çıktı dedi  ki, Kur’an abdestsiz okunmaz. Kur’an da ayet var  demeyi de eklemeyi unutmadı.

Kimi de dedi ki, kadınlar özel günlerinde Kur’an’a dokunmasınlar.

Kimileri dirilere gönderilmiş kitabı ölüler kitabı yaptı.

Kimileri de bazı ayetlerin kendilerini kastettiğini öne sürerek kendine vahiy geldiğini bağırmaya başladı, insanları kandırma çabasına girdi.

Bu ve benzeri şeylerin hepsi Kur’an’ın anlaşılmadığını, okunmasına gerek olmadığını, Kur’an diyor ki denildiğinde kulaklarını bu denilene tıkadığı Kur’an’ın hayatın dışında tutulması anlamına gelir.

Kendini Müslüman olarak tanıtan insanlara ölünce hesap vereceksin denildiğinde, “Oraya gidip de gelen mi var?” diye ahreti inkar eden bir insan asla dürüst olamaz. Bize verilen her nimetten,bu nimetin nasıl kazanıldığından ve nereye harcandığından sorguya çekileceğimizi bildiren Kur’an, buna inanmayan insanlar tarafından hayatın dışında tutulmuştur.

Kur’an, en doğru yol göstericidir diyor Allah. İsra 9

Doğru yolda olduğunu bilmeyen bir insan Kur’an’ı hayatının dışında tutmuştur.

Kur’an ne güzel öğüt vericidir.

Kur’an ne güzel yol göstericidir.

Kur’an’ın güzel öğüt verdiğine ve iyiye, güzele, doğruya götürmediğine inanan kimse, Kur’an’ı hayatınan dışında tutmuştur.

Kendimize soralım, biz Kur’an’ı anlamanın, okumanın ve onun ayetlerine göre hayatımızı düzene koymamızın neresindeyiz? Başka bir ifade ile Kur’an, bizim hayatımızın içinde mi dışında mı? Bu güne kadar dışında ise, artık onun hayatımızın içine almamızın vakti gelmedi mi?

Bu yaşına kadar okumadınsa okumaya başlayacak mısın?

Okumakla kalmayın ayetlerini derin derin düşünecek misin?

Ben şurada yanlış yapıyorum, artık yapmayacağım diyecek misin?

Ben anlamam deme sakın..

Kur’an oku diyor, anlamıyor musun?

Haram yeme diyor, anlamıyor musun?

Yalan söyleme diyor, anlamıyor nusun?

Adil ol, adaleti ayakta tutun diyor, anlamıyor musun?

Yetim hakkı yeme diyor, anlamıyor musun?

Kamu malını talan etme diyor, anlamıyor musun?

Zinaya yaklaşma diyor, anlamıyor musun?

Sözü doğru, etkili, yalansız söyle diyor, anlamıyor musun?

Ahiret var, hesaba çekeceğim diyor, anlamıyor musun?

Müslüman doğruyu araştırıp bulandır diyor, anlamıyor musun?

Beni hayatının dışında tutma diyor, anlamıyor musun?

Anaya babaya iyilik et diyor, anlamıyor musun?

Ve hayatın her alanına ait açık olan bir kitabım diyor, anlamıyor musun?

Diyor ki, seni sana verdiğim nimetlerden ve bu Kur’an’dan sorguya çekeceğim diyor.

AN LA MI YOR MU SUN?

Haydi artık, gönlünü Kur’an’a aç..

Haydi artık, Kalbini Kur’an’a aç.

Haydi artık, aklını Kur’an’a aç..

Haydi artık, hayatını Kur’an’a aç.

Haydi artık karar ver, Kur’an’a saygı gösterdiğin kadar ayetlerini de anla ve hayatına uygula..

Unutmayın … şu ayete kulak verin, kalbinize yazın.

Kur’an’ı hayatınıza uygulamadıkça sizin hiç bir değeriniz yoktur. Maide 68

İşte bu en güzel kurtuluştur.

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir