YAPTIĞINIZI GÜZEL YAPIN

Allah yolunda infak yapın, kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve işlerinizi güzel yapın. Şüphesiz Allah, işlerini güzel yapanları  sever. Bakara 195

Bakara suresinin bu ayetinde Yüce Allah üç konuya dikkatimizi çekiyor:

                1.Kazandıklarınızı Allah yolunca harcayın.
                2. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
                3.İşlerinizi güzel yapın.

İnsanların ve toplumun huzur ve barış içinde  mutlu, sağlıklı olarak yaşaması için bu ayet genel çerçeveyi çizmiştir.

“Kazandıklarınızı” ifadesi her insanın sahip olduğu her şeyi içine alır. Mal kazanmak kendi çalışmamızla olabileceği gibi, atalarımızdan miras yolu ile de bize kalabilir.

Kazandıklarımızı önce helal yerden, kimsenin hakkın yemeden, ölçüyü ve tartıyı tam yaparak, kesinlikle meşru yollardan kazanmalıyız. Çalıp çırpma ile, insanların mallarını hileli yollarda yiyerek Allah ile aldatarak elde edilen mal hak ederek  kazandıklarımız içine giremez.

Hak etmeden ve çalışmadan para kazananlar da bu paraları Allah yolunda harcamazlar.

Ne kazanıyorsak hak ederek kazanmak gerektir.

İşte böylesine kazanılan mallar Allah yolunda, yani fakir fukaraya, yolda kalmışa, yetime, ihtiyacı olana, topluma hizmet götürebilecek yerlerde harcamak Allah’ın emridir.

Ama bu gün kazanılan malların helal mi haram mı olup olmadığına bakılmasızın kazanılması için çeşitli soygun yolları hazırlanmıştır. Eğer bu yollar Allah’ın kitabına uymuyorsa, derhal vazgeçilmelidir. Bunu için de Kuran, iyi okunup anlaşılmalıdır.

Kazanılan malın  meşru olmayan yollarla kazanılması hem insanın kendine, hem de topluma zarar verir, bunun bir da Ahirette Allah’a karşı sorumluluğu vardır. Eger böyle yaparsanız, yani haramdan kazanıp yerseniz, insanların haklarını yerseniz,kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmış olursunuz.

Ayette Allah, “kendizini tehlikeye atmayın!” diyor.

İnsan kendini nasıl tehlikeye atar?

Allah’ın verdiği aklı yerinde ve iyi şeylerde kullanmazsa, örneğin Kuran’a ve toplum kanunlarına ve kurallarına uymazsa kendi kendini tehlikeye atmış olur. Allah, Aklının kullanmayanların üzerine acı, sıkıntı, ızdırap, huzursuzluk, hastalık gibi iyi olmayan şeylerin gelebileceğini açık olarak Yunus Suresi 100.Ayetinde açıkca bildirmiştir.

İnsanların başına kötü bir şey gelince “Ne yapalım Kaderi böyle imiş, Allah böyle yazmış”deyip işin içinde çıkıyorlar, Allah’ı da yarattıklarına acı ve ızdırap veren, kazalar belalar gönderen, haksız ve adaletsiz olarak suçlayıp kenara çekiliyorlar.

Allah ,  Kullarına asla zulmetmez. Kaf 29

Peki, insanlar haksızlık ve zulum içinde yaşıyorlar. Bunları kim yapıyor? İşte Rabbimiz bunları kendisinin yapmadığını ama, insanların birbirlerine zulmettiklerini şöyle bildiriyor.

Allah insanlara zulmetmez, insanlar kendilerine zulmederler. Yunus 44

İnsanın başına gelen her müsibet, yani acı ve sıkıntı,mutlusuzluk veren her şey, kendi elleriyle  işlediği  günahlar yüzündendir.Şura 30

İnsanların kendilerini tehlikeye atması,  hem o insan için , hem de içinde yaşadığı toplum için kalkınmanın ve huzurun önündeki en büyük engeldir. İnsan, aklını kullanarak  kendisini tehlikeden kurtarır, kurtaramayanlar aklını kullanamayanlardır. 

İşlerini güzel yapan insanlar, hem helal para kazanırlar, hem de kendilerini tehlikeye atmazlar.

İş güzel yapılmazsa kazanılan para haram olur.

İş güzel yapılmazsa, yeteri kazanç sağlanamaz, yeterli fayda temin edilmez, bu da insanın kendini tehlikeli hale getirmesinin başlangıcını  oluşturur.

Allah, insanın yaptığı işin güzel yapılmasını öylesine çok istiyor ki, bu tür insanları seveceğini ilan ediyor. Allah’ın  sevgisini ve merhametini kazanmak bir kul için en büyük kurtuluş yoludur.

İşlerin güzel yapılması ile ilgili  olarak Kuran’da bir çok ayet daha vardır. O ayetlerden bir kaçı aşağıya alınmıştır.

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır. Ahzap 71

Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim. Müminun 51

İyi işler yapın. Sebe 11

Allah da güzel davranışta bulunanları sever. Ali İmran 134

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Yunus 26

Davranışlarımız, işlerimiz, sözlerimiz, çevremiz hep güzel olmalıdır. Kim ne yapıyorsa, muhakkak onu olması gerektiği yapmalıdır. Baştan savma,  altı çürük üstü süslü, insanları kandırmaya yönelik, kötü ama bu iş böyle olsa da olur, canım kim görecek ki, betonun içindeki demiri mi gelip sayacaklar sanki ve benzeri düşüncelerle yapılan işler Allah’ın güzel iş yapın emrine uymayan işlerdir. Böyle yapılan işler, önce kişinin kendine, sonra bu iş, kim için yapıldı ise ona ve vatana zarar verir. Telafisi mümkün olmayan sıkıntılar ortaya çıkar.

İş yapmak çalışmak demektir. Allah  diyor ki:

Deki; çalışın, yapın-üretin. yaptıklarınızı Allah’ta, Resulü’de, müminlerde görecektir. 
Tevbe-105

Çalışmak Allah’ın emridir. Ama nasıl çalışmak, nasıl iş yapmak Allah’ın emridir. Hırsızlık  yapmak, kötü iş yapmak Allah’ın emri olamaz. Bunu Allah da, Kuran da, akıllı insan da kabul etmez.

Yapılan iş:

Kaliteli olmalıdır. 

Faydalı ve yararlı olmalıdır.

Zarar vermemeli, zararı önlemelidir.

Akıl, bilgi ve inanarak yapılmadır.

İnsanları dost  yapmalı, barış getirmelidir.

Ölçülü, dengeli, olması gerektiği gibi olmalıdır.

Yapılan işin ibadet olduğu, iş yapana sadece bu dünyada değil ahrette de karşılığının verileceği inanç ve imanı ile yapılmalıdır.

Çalışarak elde edilen gelirin helal olduğu bilinci ile o iş yapılmalıdır.

 Çalışırken Allah’ın ve insanların kendini gördüğü bilinci ile çalışılmalıdır.

Çalışırken,bilmediğiniz bilenlere sorarak Nahl 43 yapınız.

Allah inanarak güzel iş yapanlar için, onların kötülüklerini sileceğini, böyle iş yapanlara ise yaptıklarının daha güzeli ile karşılık vereceğini Ankebud suresinin 7. Ayetinde vaad etmektedir.

Allah’ın vaadi haktır. Yunus 55

Kuran, yapmamız gereken ve yapmamamız gerek ne varsa, onları bize açıklamıştır. Güzel ve yararlı iş yapmamız konusunda çeşitli ayetlerde ve yeri geldikçe işlerin iyi yapılması üzerinde durmuştur. Güzel ve yararlı iş yapmanın yararlı, yapmamamın da zararlı yönlerini belirtmiştir.

Allah, bunu niye böyle yapmıştır?

Neden böyle yaptığını da yine Kendisi açıklamıştır.

Allah, ayetlerini size açıklıyor ki, DÜŞÜNESİNİZBakara 219

Kuranı gerektiği gibi düşünün. Nisa 82

Demek ki, Rabbimiz:

Bizim düşünmemizi, düşünerek doğruyu arayıp bulmamızı Cin 14,

En son olarak Kendi’sinin huzuruna varacağımızı Necm 42 ,

Kuran’dan sorguya çekileceğimizi Zuhruf 44,

Bunun için de aklımızı kullanmamazı Bakara 44 istiyor.

İnsan hayatı boyunca bir şey yapar; çalışır, çalışmaz, dua eder etmez, dürüst olur veya olmaz, insanlara ve çevresine zarar verir veya vermez. İşte bütün bu yaptıklarından veya yapmadıklarından Allah’a, kendini Yaratana karşı sorumlu tutulacaktır.

İnsan yaptıklarından sorumlu tutulacaktır. Nahl 93

İşi güzel, yararlı, olması gerektiği yapmak insana çok şey kazandırır. Daha çok iş bulur, toplumda güvenilir biri olur, sıkıntılar çekmez, çünkü böyle daha çok para kazanır. Bu dünyada kazandıklarının yanı sıra  bu insanların Allah nazarında da kazançları vardır. Bir mümin için en büyük kazanç da Allah nazarında kazanmak değil midir?

Allah,
            l.Tövbe edenlerin
            2.İnanların
            3.Yararlı iş yapanların
            kötülüklerini iyiliklere çevirir. Furkan 70

Herkesin az veya çok günahı vardır. İşte Rabbimiz tövbe edenlerin, inananların yanı sıra işini güzel yapanların da kötülüklerini silip iyiliklere çevirecektir.

Bir kimsenin yaptığı iş, o insanı tanımlamak için en büyük tavsiye mektubudur.

Saygılarımla….

                                                                             Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir