DİZİ FİLMLER

Dizi filmlere ara verilmiş. Ama yakında bütün hızıyla başlayacak.

Yeni yeni dizi filmler ekranlarda boy göstermeye başladı.

Bir haftada bütün televizyonlarda gösterilen dizi film sayısı yüzü geçiyormuş.

Ülke olarak tam bir dizi film tutkunu olup çıktık. Herkesin sevip takip ettiği bir kaç dizi film var. Ve dizi filmler arasında da büyük bir rekabet almış başını gidiyor.

İtiraf edeyim ki, ben de bir kaç dizi filmi geçmişte takip ettim. Şimdi ise ilgilenmiyorum. Çünkü bu filmler konuları itibarı ile hem birbirine benziyorlar, hem de saçmalıklarla dolu. İyi güzel ve doğruyu anlatayım derken çirkini ve olumsuzu daha çok işler hale geldiler.

Bir yanlış başka bir yanlışla düzeltilmeye çalışıyor.

Zengin hayatların çirkin iç yüzleri göz önüne seriliyor. Sanki bütün zenginler böyleymiş, boş verin para kazanmayı der gibiler.

Onca malın mülkün, saltanatın, dolu dolu paranın içinde mutlu olan yok gibi.

Kız kardeşler birbirlerinin sevgililerini ayartıyorlar. Erkek kardeşler de aşağı kalmıyor.

Adam evli, kadın evli, biri başka bir erkekle, biri başka bir kadınla. Millete hayat bu diyorlar, şuur altına işliyorlar.

Helalinden para kazanmak yerine yalan dolanla kazanılan paraları anlatıyorlar.

Fakir fukaranın hayatından kesitler yok.

Bütün sanatcılar son derecede bakımlı, her gün makyajlı, pahalı elbiseler giyiyorlar.

Kadın olsun erkek olsun bir kaç sevgili olması hayatın normal sınırları içinde sayılmaya çalışılıyor.

Dedenin yanında torunları seviştiriyorlar. Millete siz de böyle yapın diyorlar.

Babanın yanında öpüşmek normal hale gelmiş. Gençler boş verin babayı, fırsatını bulunca siz de böyle öpüşünüz diyorlar gizli olarak millete.

Dizi filmler uzun olunca hayatın her yönünü işliyorlar, hatta tuvalete gitmeye kadar detay veriliyor.

Nedense bu insanların sanki dini inançları yok gibi.

Hiç duydunuz mu, bu konuda Allah, Kuran’da şöyle diyor dediklerini?

Duyan var mı Hz. Muhammed, bu konuda şöyle yapmıştır denildiğini?

Camiyi arkada süs için, dekor için kullanıyorlar, içinde namaz kılanı gördünüz mü?

Gördüklerim de namaz kılmasını bilmiyorlar, aleacele huşudan yoksun, yasak savar gibi namaz kıldırıyorlar. Hiç değilse, yönetmen, oyuncu bilmiyorsa bilen birine sorunuz. Milletin inançlarını zayıflatmak sizin ne haddinize?

Bu insanların hayatlarında namaz yok, oruç yok, dürüst ol, temiz ol, yalan söyleme Allah böyle istiyor dediklerini duyuyor musunuz?

Hiç duyuyor musunuz, ahirette bunların hesabını göreceksiniz dediklerini?

Toplum Müslüman, bunları duymaya ihtiyaçları yok mu? Bir de çevrenize bakın, insanlar dinden, Kuran’dan, Allah’tan, ahiretten, günahtan, sevaptan konuşmuyorlar mı?

Neden dizi oyuncuları bunları konuşmuyorlar ki?

Yani topluma dizi filmler marifeti ile dini yaşamayınız mesajı verilmek istendiği açıkca ortaya çıkıyor

Bir de başka yön var. Onu da söylemek lazım.

Bazı dizi filmlerde de hayatın sadece dini yönü ele alınıyor, abartılı bir şekilde anlatılıyor.

Biri ne kadar dine uzaksa, öteki dinin ta içinde.

Biri sakallı hocayı hacca götürüp ölçü ve tartıda hile yaptırırken, öteki, namaz kılmayanı cehenneme götürüyor, başına belalar getirtiyor.

Gerçek nerde?

Bunun ortası yok mu?

İnsan hayatını anlatan, bu hayatları anlatırken Kuran’dan ,ilimden, psikojiden, adaletten, ahlaktan, olduğu gibi yararlanılan filmler veriniz insanlara.

İnsan bir yandan ibadetini yaparken öte yandan günah işleyebilir. Biri günahsız insan portresi çizerken, öteki günaha batmış insanı anlatmasın.

İnsan neyse o olmalı.

Olaylar ne ise o.

Hayatlar ne ise o. Olduğu gibi, insanımızı anlatmalı, geleneklerimiz ve ahlaki değerlerimiz içinde.

Toplumu eğiteyim derken, eğitilemeyecek hale getirmek için çaba harcanmamalı.

Para kazanayım derken toplumun değerlerinin altına dinamit konmamalı.

Birilerinin hoşuna gitsin diye bazı kurumlara ve kuruluşlara saldırılmamalı.

Film yönetmenleri,

Yapımcılar,

Senaristler,

Kuran’ı hayatımızın dışında tutan değil, O’nu yaşayan filmler yapınız.

Sizler toplumun öğretmenleri durumundasınız. Dikkatli olmalısınız. Altını oymakta olduğunuz tepe çökerse hiç kuşkunuz olmasın altında sizler de kalacaksınız

Devleti yönetenler, toplumun altına dinamit konulurken oradan öyle seyirci kalmayınız.

Bu bina çökerse, enkazı temizlemek çocuklarımıza pahalıya mal olacaktır.

Hırsın, öfkenin, kinin, paranın ve seksin eğemen olduğu filmler yerine, sevginin, aklın, güzelin ve mutluluğun hakim olduğu dizi filmler izlemek istiyorum.

Ben bu milletin bir üyesiyim.

Buna hakkım var diyorum.

Öyle ise film yapımcıları ve televizyon kanallar hakkımı verin bana.

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir