ORUÇ TUTMAK

Ramazan ayı, yani oruç tutma ayı geliyor.

İyi de bu tuttuğumuz oruç acaba Allah’ın Kur’an’da bizden istediği oruç mu?

Bunu hiç düşündünüz mü?

Acaba Kur’an oruçla ilgili ne diyor?

Şimdi Kur’an’ bakalım.

Ey iman edenler! SİYAM sizden öncekilere farz  kılındı gibi size de farz kılındı. Umulur ki, korunursunuz. Bakara 183

Oruçlu olmaya Kur’an  siyam diyor. Siyam da bize farz, yani yapmakla yükümlü olduğumuz ibadettir.

Niçin siyam edecek müminler, ayetin sonunda bu da açıklanmıştır. Korunmak için, yani Kur’an adı ile takvaya ulaşmak için.

Kur’an’ın önemle üzerinde durduğu, dilimizde oruç diye bilinen siyam nedir?

Siyam, müminin kendini tutmasıdır. yani yemek ihtiyacımız olacak yemeyeceğiz, su içmek ihtiyacımız olacak içmeyeceğiz, cinsel isteğimiz olacak, yapmayacağız. yani bunlara karşı kendimizi tutacağız. işte bu oruca tutulmaktır.

Ramazan ayı,  Allah tarafından vakti belirlenen bir eğitim ayıdır.

Bu ayda Kur’an indirilmiştir. Yani ay Kur’an ayıdır. Kur’an’ın hayata uygulanması çalışmaları yapılmalıdır.

Bilinen bir gerçektir ki, başka insanları anlamanın, onların dertleri ile dertlenmenin yolu, aynı şeyleri kendisinin de yaşamasıdır.

Aç bir insanı insanlar ancak aç kalarak anlarlar. Nasıl aç kalınca kendilerini doyuracak birilerine ihtiyaçlar duyarlarsa,  başka insanların da kendisine yardım etmesini beklerler. Yani aç, açın halinden anlar hale gelir.

İnsanlar zamanın önemini çok iyi kavrarlar oruçlu olduğu günlerde. Önlerinde yemek hazırdır, yemek yeme vaktine beş on dakika vardır, ama yiyemez, zaman da geçmez. Anlar ki insan, zaman çok önemlidir.

Oruç insana sabır eğitimi verir. Sabırlı olmasını öğretir. Allah, çok yerde sabırlı olmayı kullarına öğütlemektedir. Ama oruç ayı ile bu öğüt, uygulamaya dökülerek anlatılmaktadır.

İnsan

insan kötü sözün söylenmemesi gerektiğini, dedikodu  yapmamayı,  insanları üzecek davranışlardan ve sözlerden uzak durulmaması gibi önemli insani değerleri en iyi oruçlu olduğu zaman anlar.

On bir ay tıka basa yiyen, karnını şişiren insanın hücre ve organları yorulmuştur. Bu bir ay içinde bu hücreler ve organlar da dinlenir, insan gençleşir, dinçleşir.

Alkol, sigara,  kumar ve gece hayatı gibi  kendini ve toplumu rahatsız edici ve zararlı alışkanlıkların kötü bir şeyler olduğunu ancak oruç tutunca anlar, oruç bunlardan vazgeçilmesi bilincini insana verir.

Oruç, sinirlilik, büyüklük taslama,  saldırganlık ve benzeri davranışları önler, insanı rahatlatır, dinlendirir..

Oruç ayıda Kur’an eğitimi yapılması gerektiğini  Kur’an’dan öğreniyoruz.

 Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Bakara 185

Ramazan ayı, Kur’an ayıdır aynı zamanda, çünkü, Kur’an bu aydaki  Kadir Gecesi’nde  (bkn. Kadir suresi) indirilmeye başlanmıştır.  Niçin indirilmiştir Kur’an? İnsanlara yol göstermek ve doğru ile yanlışı birbirinden ayırmak için… Doğru ve yanlışın ne olduğu da Kur’an’dadır. İnsanlar  Kur’an’ı öğrenmeliler ki, doğru nedir, yanlış nedir, bilsinler.

Buradan açıkca anlaşılmaktadır ki, Ramazan ayı Kur’an ayıdır ve Kur’an’ın eğitimi de insanlara verilmelidir.

Oruçlu olanlar, okullarda, camilerde toplanacaklar, Kur’an’ı çok iyi bilenler tarafından Kur’an eğitimi yapılacaktır.

. Yani mescid ve okullara Kur’an eğitimi için gidildiğinde  Kur’an ayetleri öyle anlamadan dinlemeden okunup geçilmeyecek, ayetler düşünülecektir. Allah da zaten  Kur’an’ı düşüne düşüne okuyun! Diyor.  Müzemmil 4

Bütün bunlar toplanıp bir araya getirildiğinde bir ayı oruçlu geçirmenin asıl amacı olan takvaya ulaşılacak, yani insan Kur’an’ı çok iyi anlayarak kendini günahlardan koruyacak, Allah’ın koruması altına girecektir.

Oruçlu olmanın asıl amacı işte budur. Yoksa aç, susuz, uykusuz, kalmak değildir.

Allah, istemektedir ki, oruç ayı ile iman eden kulları her şeyi bilip öğrensinler,  hatalarını ve kusurlarını bilsinler ve ona göre davransınlar. Böyle olunca insan mutlu olacaktır, dünya cennet olacaktır, ahiret kazanılacaktır.

İnsanlara gerçek oruç anlatılmalı, kesinlikle Kur’an eğitimi oruçlunun olmazsa olmazı olmalıdır.

O zaman, Kur’an, hayatın içine alınmış olacak.

Müslümanlar Kur’an’ı yaşayacaklar, Kur’an’a göre hareket edecekler.

İnsanlar birbirlerini, çıkarları için değil,  Allah rızası için sevecekler.

Topluma huzur, barış, mutluluk gelecek.

Çalma, çırpma, hırsızlık, yolsuzluk, dine uymayan  kötü gelenek ve görenekler ortadan kalkacak.  Din adına, Allah adına kimseyi kandırılamayacaktır.

Dünya cennete dönecek, yaşamanın tadına ve zevkine varılacaktır.

Herkes dinini kaynağında öğrenecek, tarikatlar, cemaatlar,  şeyhlik, şıhlık ortadan kalkacak, hakkın ve adaletin olduğu bir dünyanın kurulmasına müminler örnek olacaklardır.

Yani, öz olarak söylemek gerekirse, oruç amacına ulaşacak, müminler takvaya kavuşacaklar, yani  günah işlemekten kötü iş yapmaktan korunacaklardır.

Günümüzde olduğu gibi sadece aç susuz kalmakla, eşlerden uzak  durmakla asıl amaca ulaşılamayacağı açıktır.

Günümüzde oruçlu insana yüklenen görevler ve faydalar insanları takvaya ulaştırmaktan  ne kadar uzaktır.

Kur’an sevgisini ve onun ayetlerini iliklerinde hisseden bir Müslüman  toplumu inşa edilecek, insan kendine ihanet etmeyerek mutlu olacaktır.

Oruç insana düşünmesini, insanları anlamasını öğretir. Önce kendini anlar insan. Yaratanına daha yakın olur, Allah’ın korumasına, yani takvaya ulaşır.

Sevgi ve anlayış topluma hakim olur, yaratılan her şey insana daha bir güzel görünür,  insanlar arasındaki sevgi ve bağlılık artar.

Allah, oruçlu olanlar için zorluk istemez, kolaylık ister.

Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bakara 185

Oruçlu olmaya dayanamayacak kadar düşkün ve hasta  olanlar, oruçlu olmaya gücü yetmeyenler bir fakiri doyuracaktır.

Oruçlu olmaya yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bakara 184

Oruç ayı sırasında sefer olanlar olacaktır.

Sefer kelimesi yolculuk olarak Türkçe’ye çevrilmiştir. Oysa bu kelime hareketli, çalışarak  iş yapanları da kapsamaktadır. Yolculuk eden biri hareket halindedir, fırında ateş karşısında pide yapan biri de, doktor da, öğretmen de, işci de, temizlikci de sefer halindedir. Böyle olanların, hasta olanlar gibi oruçlu olamadıkları gün sayısınca başka zamanlarda oruçlu olmalarını Allah istemektedir.

Kim o anda hasta veya sefer halinde olursa başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. Bakara 185

Bunlar Allah’ın oruçluya gösterdiği kolaylıklardır.

Oruçlu olmada bir başka husus da oruçlunun orucu ne zaman başlayacağı, ne zaman biteceğidir. Allah bu konuda  kesin hükmünü vermiştir ve bu vakti Kitabında şöyle bildirmektedir.

Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Bakara 187

Günümüzde oruçlunun sefer olma hali ile  Kur’an, “sabah aydınlığının. gecenin aydınlığından ayırtedilinceye kadar  yeyin.” Diyor, Ama bu gün buna uyulmamakta, insanlar  fazladan saatlerce oruçlu   bırakılmaktadır.  Hatta toplum öyle şartlandırılmış ki, sabah hoca ezan okuyunca, insanlar ağızlarındaki lokmayı bile tükürmektedirler. Yani oruçlu olma ile olmama arasındaki zaman bir saniyeye ile sınırlandırılmıştır. Allah’ın müminlere sağladığı kolaylıklar zorlaştırıldıkça, zorlaştırılmıştır.

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Bakara 187

Oruçlu gecelerde kadınlara yaklaşılmasına Allah izin vermiştir. Yani cinsel ilişkiyi serbest bırakmıştır. 

Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Bakara 187

Allah’ın  emir ve yasaklarına uymayanlar takvaya ulaşamazlar, korunamazlar.  Bu emir veya yasaklara uymayanlar, başkalarına değil, kendilerine ihanet etmektedirler. Her şeyi bilen Allah bunu da elbette biliyor ve günahlarımızı bağışlıyor.

Görüldüğü gibi oruç, hem ferdi, hem toplumsal olarak her yönü ile faydalı, yararlı bir ibadettir, Unutulmamalıdır ki, Allah’ın bizim hiçbir şeyimize, elbete oruçlu olmamıza da ihtiyacı yoktur. Bunların hepsi kendimiz içindir, Allah’a (haşa) bir şey kazandırmak veya ondan bir şeyi eksiltmek için değildir. Çünkü Allah subhallahtır, tam mükemmeldir, hiçbir noksanlığı yoktur, yerler ve gökler O’nundur.

Allah’ım oruçlu olma halimizi kabul, Kur’an’a göre oruçlu olmayı da nasip eyle!

Saygılarımla….

Necmi  AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir