DİN YAŞAMA ŞEKLİDİR

 

Dinsiz hayat olmaz.

Eğitimsiz de hayat olmaz.

Onun içindir ki, yeryüzündeki her millet, eğitime önem vermiş okullar açmıştır.

Allah da son dinini gönderirken eğitime ne büyük önem verdiğini anlatmak için, OKU! Alak 1 emri ile başlamış, hemen sonra okumanın eğitim için yeterli olmadığını bildirmek için kalemden bahsetmiştir.

O ki, kalemle öğretti. Alak 4

Ve Allah, Kuran’da düşünün, aklınızı kullanın diye de bize öğüt vermektedir.

Kuran, insanlığın ve Müslümanların elinde 1400 yılı aşkın bir süredir var. Sadece ilk inen bu iki ayetin dediklerini yerine getirseydik, Müslümanlar olarak her keşif, her icat, her yenilik bizim olurdu ve bunların arkasından mutlu olmamız, kimseye el avuç açmamamız gerekirdi.

Böyle olmadığına göre, dinimize uzanan eller, gerici akımlar , yobazlar ve İslamiyet dışı unsurlar, bizi ne etmiş etmişler okutmamışlar, aklımızı kullandırmamışlar, yerimizde saymaya devam ettirmişler.

Hala da var güçleri ile böyle olmamız için ellerinden geleni yapıyorlar. Ne acıdır, bize yaptıklarını öylesine yutturmuşlar ki, bizler de kalkıp bundan kurtulacağımız yerde, bununla öğünür olmuşuz.

Din, kuralları Allah tarafından konmuş yaşama şeklidir. Allah’ın dini Allah’a imanla başlar ve O’nun yarattıkları imanla devam eder.

O, her şeyi yaratmıştır. O’nun bilgisi dışında hiç bir şey yoktur.

Karıncanın gözünü de o yaratmıştır, gökyüzündeki galaksileri de.

Yeryüzünde ve gökyüzünde O’nun yarattıkları, yaratılanlara emredilen kanunlarla görevlerini yerine getirmektedir.

Bu kanunları yaratan ve onları işleten Allah’tır. Bize düşünün derken, her şeyi inceleyin, öğrenin ve bu kanunların mükemmelliği karşısında Allah’a şükür edin, daha çok çalışın ki size kat kat vereyim diyor.

Kuran bu ayetlerle doludur.

Şimdi günümüzde eğitimin verildiği okullara bakın. Bizim övündüğümüz, herkesin tınmadan kullandığı şu akıl almazlığa bakın.

Şu dersler din içi.

Şu dersler de din dışı.

Şunlar da gereksiz olanlar..

Eğitim, temelde, din içi, din dışı diye ikiye ayrılıyor. Bunu ben söylemiyorum, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders kitaplarında, müfredat programlarında, hatta öğretmenlerin ders dağıtım çizelgelerinde bunu açık açık görebilirsiniz.

Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersi var okullarda. Bu dini eğitim.

Türkçe, Matematik, fizik, kimya dersleri de var. Bunlar din dışı eğitim.

Resim, müzik, beden eğitimi olmasa da olur, saçma bir eğitim.

Bunu toplum da Devlet de böyle biliyor, anlıyor.

Üçe bölünmüş eğitim, bu dini eğitim, bu din dışı eğitim diye.

Şimdi bakalım öyle mi?

Allah’ı, Kuran’ı, ahireti, namazı, oruç tutmayı, zekat vermeyi öğrenirsen bu dini eğitim oluyor.

Bir fizik kanununu öğretirsen, bir matematik formülünü, yazım kurallarını, dünyanın dönüşünü veya Osmanlı imparatorluğunu anlatırsan, bunu adı din dışı eğitim.

Görünüşte ne güzel ama. Bunların dinle alakası yok gibi. Ama olaya böyle bakarsan ,öyle, yok gibi, Ama bir de şöyle düşünelim:

Rüzgar sıcak hava ile soğuk havanın yer değiştirmesinden meydana gelir. Bunu çocuklara öğretirsin, örneklendirirsin. Görünüşle dinle ilgisi yok gibi. Sıcak hava ile soğuk hava yer değiştirince burada, her yerde aynı sonucu veren bir kanun devreye giriyor. Bu kanunu insanlar bulmuşlar. Bundan faydalanıyorlar. Serinlemek ve yağmur bu hava değişimi ile oluyor, Sular vadilerden, derelerden bu kanunla akıyor, kar olup sular dağların tepelerinde depolanıyor, eriyor, yer yüzüne iniyor, pınarlardan içiyoruz.

Bu kanunları yaratan kim? Allah. Peki bu kanunlar öğretildikten sonra bizi ve alemleri yaratan Allah, faydalanmamız için bu kanunları yarattı dese öğretmen okullarda, ne olur? Böylece okullarda kanunlar öğretildikçe Allah’a iman işlense, belleklere yerleşse ne olur?

Elbette çok iyi olur.

Ama imandan yoksun gönüller, bunun önüne geçmek için, eğitimi dini ve din dışı diye ikiye bölüvermişler.

Bölmekle kalmamışlar, dini dedikleri o eğitimin de okullardan çıkarılmasını istemeye başlamışlar.

Eğitimde din içi, din dışı olmaz.İnsan iç dünyası  ve dış dünyası ile bir bütündür.bunlardan birini öne çıkarır, öteki geri plana itersen, insanı ikiye bölmüş olursun ki, bunun hiçbir yararı olmaz.

Eğitim, eğitimdir. Her şey bir bütünlük içinde, birbirini tamamlayıcı olarak gelişip devam etmelidir.

Eğer bunu yaparsanız, Allah’a imanı ve öldükten sonra dirilip hesap vermeyi insanlara inandırmazsanız, bu ayırımını yaptığınız din içi ve dış dışı eğitimle örneklerini gördüğünüz insanlar yetişir.

Adam Bakan, sorsan imanı da var, ama yolsuzluğun içinde. Kendi de yolsuzluk yapıyor, teşkilatı da.

Adam partili, güya imanlı, her türlü dalavere onda, çalıp çırpıyor.

Adam fakire yardım için teşkilat kurmuş, milletten topladığını milletin fakirine dağıtacağı yerde, şirketlerine, kesesine, kasasına aktarıyor, yatlar, katlar alıyor.

Adam bankacı, kendi bankasını soyuyor.

Adım memur, sorsan camiden çıkmaz, resmen rüşvet istiyor

Adam koyu Müslüman, işini gördürmek için rüşvet veriyor o da.

İşte sizin dini eğitim, din dışı eğitim diye okuttuğunuz, üniversiteler bitirttiğiniz insanların marifetleri. Bunları sizler de biliyorsunuz.

Allah diyor ki; Hala düşünmüyor musunuz? Yunus 3, Nahl 17

Ve yine Allah diyor ki; Aklınızı kullanmıyor musunuzHud 51

Ey iman edenler, iyi güzel,doğru ve yararlı işler yapmanız ne kadar dinle ilgiliyse,  dünyanın dönmesi de o kadar dinle ilgilidir, çünkü dünyaya, dön emrini Allah vermiştir.

Biri dini ise öteki de dinidir.

Allah, her şeyin başlangıcıdır. Kainat ve insan yok olacak, O, baki kalacaktır.

Dua etmek ne kadar dini ise, televizyon yapmak da o kadar dinidir.

Bunları din içi din dışı diye ayıramazsınız. Bunların yapılmasını sağlayan kanunları Allah koymuştur.

Yardımlaşma ne kadar dini ise, okul açmak da o kadar dinidir.

Cami ne kadar dinle ilgili ise, yol, köprü yapmak da o kadar dinidir,

Çünkiü din, kuralları Allah tarafından konmuş, yaşam biçimidir.

Dinidir dediğimiz din, şekle ve hurafelere, mezhep, tarikat görüşlerine boğdurulmuş din değil. Allah’ın saf, temiz hanif dinidir, yani Kuran’daki dindir. Peygamberimizin bizzat yaşadığı dindir.

Her doğa kanunu kendiliğinden olmaz. Mutlaka bu kanunları yapan biri var ki, o da Allah’dır. İnsanlarımızı eğitirken ve kanunları öğretirken bu kanunların gerisinde onları yapıp yaratan Allah olduğu düşüncesini eğitilenlere vererek imanı güçlü insanlar yetiştirmektir.

Ama bir de şu var, madalyanın arka tarafı.

Nice dindarım deyip de Allah’ın kitabından habersiz insanlar var.

Yaptıkları her şey bu dine zarar veriyor. Ahlaksız davranışlar bunlarda da var. Soyma, çalıp çırpma bunlarda da var. Her yaptıkları olumsuz davranış “Din bu mu ya?dedirtirse ve dini şekil olarak anlar, özünden haberi olmazsa, bunların dine, Allah’ın Kitabına verdikleri zararın haddi hesabı olmaz.

Bu memlekette elli yıl namaz kılan, her namazında Fatiha suresini okuyan, ve O’nun 4. ayetindeki ” yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz,” ayetini okuduğu halde gidip türbelere el açıp ondan bir şeyler isteyen insanlar var.

Yalnız senden yardım dileriz diyen ayet var iken, şeyhlere tapan, cemaatlerin, siyasilerin, tarikatların emrinde olan, onlardan yardım isteyen çok insan var.

Ülkemizde diyanet işlerinin araştırmasına göre her yüz kişiden ancak 8’i Kur’an’ okumuş, ötekiler de ancak adını bilmekte kalmışlardır.

Cehalet, yobazlık diz boyu. Okumayan, düşünmeyen, aklını kullanmayan milyonlarımız var.

Elli yaşına gelmiş bir insan, her yıl bir ayet öğrense ve hayatına uygulasa, elli yılın sonunda elli Kur’an ayetini öğrenmiş olurdu. Ama kendinizden başlayarak çevrenizdeki insanlara sorun, kaçı hayatına uyguladığı birkaç ayeti biliyor!

Ve ne yazık ki, bu milleti uyandırmak zorunda olanların kendileri uyuyorlar.

Hayat bir bütündür. Eğitim hayatın bu bütünlüğünü sağlamak için gereklidir. Eğitimimizi kullanarak, bizi Yaratan’ımızdan uzak tutmalarına izin vermemeliyiz.

Allah’ın ipine, Kuran’a yapışmalı, O’dan ayrılmamalıyız.

HALA DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir