ŞEYHLER VE HEZEYANLARI

Müslüman aleminin elinde Allah tarafından gönderilmiş, hatasız bir kitap var: KUR’AN..

Genel olarak bu kitabın amacı hatasız insan yetiştirmektir.

Hatasız insan nasıl olur?

Olması gereken her şeyi olması gerektiği gibi yapar.

Kur’an çalmayın diyor, olması gereken bu, ama  Müslüman çalıyor.

Kur’an, haram yemeyin diyor, ama Müslüman haram yiyor.

Kur’an, iğrenç ve kötü bir yol diye zinaya yaklaşmayın diyor, yaklaşmak bir yana zina olayları almış başını gitmiş.

Allah,  Kur’an’da bana şirk koşmayın diyor, Müslüman şirk koşuyor, acı olan da şirk koştuğunun farkında bile değil.

Kur’an çalışın diyor, Müslüman oturuyor.

Kur’an,  kamu malını, devletin malını talan etmeyin diyor, Müslüman bunu duymamış bile, yağma almış başını gitmiş.

Kur’an çevreyi temiz tutun diyor, Müslüman buna aldırmıyor.

Kur’an, güzel ahlak sahibi olun, yalan söylemeyin, kimseye haksızlık etmeyin diyor, Müslüman sanki Kur’an bunları yapın demiş gibi  acımasızca yapıyor.

Örnekler çok.

Ama düşünmek gerek niye böyle bu?

Kur’an düşünün diyor, aklınızı kullanın  diyor,  yoksa başınıza bela gelir diyor, düşünen yok, aklı  kullanmak yok, ilim sahibi olma düşüncesi yok Müslüman’ın.

Zaman zaman duyarsınız, dünya devletleri ahlak zenginliği bakımından sıralanmış, Türkiye 196 devlet arasında 103. Olmuş.

Rüşvette en ön sıralarda Türkiye var.

Cinsel saldırılarda, çocuk tecavüzlerinde en önde ülkelerden biri biziz.

Putculuk bitti ama, şeyhlere kul olmada en önlerdeyiz.

Biz hatasız kitabın Müslümani mıyız? Yoksa biz neyiz?

Diyanetin araştırmasına göre yüz kişiden 92’sinin sadece Kur’an’ın adını bilen bir milletiz.

Namaz kılanların tamamına yakını ne dediğini bilmiyor.

İlginçtir, namaz kıldıranlardan da namazda ne okuduğunu bilmeyen on binlerin olduğunu geçenlerde araştırmasını yapan bir prof. Açıklıyordu.

Son zamanlarda bazı sakallı sarıklı adamlar türedi ülkemizde. Bu adamlar akıl almaz şeyler söylüyorlar ve bu söyledikleri hezeyanları insanlara din diye anlatıyorlar.

Bu adamların hepsi Allah diye diye insanları kandırıyorlar.

Ve bu adamların hepsi Peygamberimiz Hz Muhammed adına yalan uyduruyorlar.

Ve bu adamların hepsi indirilen dini değil,kendi uydurdukları dine inanıyorlar.

Ve bu adamların hepsi Atatürk düşmanı, demokrasi düşmanı.

Ve bu adamların kimi şeyh, kimi mehdi, kimi peygamber..

Ve bu adamların hepsi din satıp para kazanıyorlar.

Neden yapıyorlar bunu?

İşte cevabı..

Türkleri savaşarak, asker ve silah kullanarak asla yenemezsiniz. Türklerin sade din adamlarını ele geçirip onları kullananlar, onların devletini yıkarlar. Winston Churchill

Sosyal medyayı bu amaçla uzun zamandır takip ediyorum. Bu adamların hezeyanlarını size tek tek sıralayacağım.

İşte o saçmalıklardan bazıları:

Namaza başlayacağı zaman Peygamberimiz cima (cinsel ilişki) yapmaya  evine gitmiş! Diyor bir sapık.

İskender Evrenseloğlu, bir gurup müridi önünde mehdi olduğunu ilan etti, onlar da kabul ettiler..

Şeyhin 21 karısı varmış. Bunlar yetmemiş, kendi kızlarının tamamına tecavüz etmiş, müridleri arasında kardeş evliliği yaptırıyormuş. Neden deyince, Hz. Adem ile Hava’dan örnek aldım demiş.

Kertenkele öldürene 100 sevap verilirmiş…

Bir partili kadın, biz sorgusuz sualsiz cennete gireceğiz, diyor.

Nazım Kıbrısi: Maliki Yevmiddin, yani din gününün sahibiymiş.

Buhari ve Müslim, hakem olmadıkca, Allah’a yemin olsun ki Müslüman olamazsınız. Kuran’da diyor ki:” Allah’tan başka hakem mi arayayım, Kitabı size ayrıntılı olarak indiren O’dur.” Enam 114

Kabirden çıkan bir adamı yakalasalar, Ceza vermek isteseler, bu adam ,  ben Nakşibendi tarikatının Halidi kolundanım dese, bırakırlar, azaptan kurtulur.

Cübbeli Ahmet, Halidi kolundanım derseniz azap melekleri bırakır diyordu ya, bu da Menzilcilerin azap meleklerinden kurtulma yöntemi: Gavsla çorba içtim diyeceksiniz.

Tefsirsiz meal okumayın, bu sizi dinden çıkarır. Cübbeli..

İnce belli bardakla çay içmeyin, bu şehvet uyandırır.

Peygamberimize çok salavat getiriniz. Peygamberimiz demiş ki, bana çok salavat getiriniz, her salavatınıza cennete size bir huri verilir.

Adam tehlike içinde iken Allah’a yalvarmış, Tehlike geçmemiş, o zaman yetiş ya gavs demiş, gavs hazretleri gelmiş, tehlikeyi durdurmuş.

9 yaşındaki kızla evlenebilirsiniz.

Yanmayan kefenle gömülenlere kabirda azap yapılmaz.

Santraç oynayanlar lanetlenmişlerdir.

Bir Şeyh, kendisinin cennete gideceğini, hocasının gördüğü rüyaya göre ilan etti.

‘Hz. Muhammed’in terlikleri’ denilen terlikleri satışa çıkardı; ‘Giyen rüyasında görüyor’.

Cübbeli Ahmet, kabır azabından koruyan kefen bezini satışa sundu.

“Cübbeli Ahmet Hocaefendi Mevlid Gecesi dağıtılmak üzere hazırlattığı Sâc-ı Șerif (Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in saç-ı şerifinin yıkandığı su) sularının paketleme işlemine bizzat katılarak Mevlîd okudu” 

Tenasül uzvunun (cinsel organın) zayıflığının giderilmesi için El-Adiyat suresi okunup uzva üflenir.

Bakara suresinin 260. ayeti kerimesinin bir kısmı suya okunur. Sudan biraz alınıp tenasül uzvuna (cinseloargana) serpilir. Ve suyun kalanı içilir.

Allah’ın Kayyum ismi zikredilerek uzva (cinsel organa) üflenir…

“Mars’ta su var mı? Et var mı? Bulut var mı? Manyak manyak işler… Ben sana söyleyeyim, sen oraya çıkamadan dünya kopacakMasrafa değmez. Ver bana 100 bin dolar her şeyi söyleyeyim. Ne cahil adamsın. Kur-an’da var, hadiste var. Bakmıyorlar ki… Cübbeli..

Bir pislik de elini öpen cennete girecek diyerek ağlıyordu.

Beş adet nazar muskası

Beş adet cin muskası

Beş adet aile içi muhabbet muskası

49 lira artı kargo

Kur’an müslümanı diye bir sapıklık çıktı.

Kuran’ın hadislere ihtiyacı var, hadislerin Kur’an’a ihtiyacı yoktur. F.Gülen

Menzil tarikatının şeyhi kendisi evde yokken hizmetçisinin canını alan Azrail’i havada yakalayıp dövüyor ve hizmetçisinin canını geri alıyor. Azrail konuyu Allah’a anlatınca Allah da diyor ki “O’nun hatırı çok, ben karışamam.

Anadolu’yu Atatürk ve askerleri değil, bir şeyhin tefriciye okuması kurtarmış.

Peygamberimiz her gece Mahmut Ustaosmanoğlu’nu ziyaret ediyormuş..

Hatay müftüsü demiş ki,  9-15 yaşındaki kızlar evlendirilmeli..

Cübbeli’nin anlattığına göre Yahya İbni Bilmemne Hazretleri “mana aleminde” öldüğünü, Allah’ın huzuruna çıktığını görmüş. Orada Allah ona fırça kaymış, bizim Yahya Efendi de Allah’a “İyi de, sen şöyle şöyle dememiş miydin?” deyip (haşa)  kafa tutmuş, Allah da onu affetmiş.

Şeyh Şerafettin buyurmuş ki, “Peygamberimiz zuhur edip Kur’an dünyayı şereflendirmeden önce ben Kur’an’ı Levhi Mahfuz’daki aslından okudum!”

Rivayetperest hoca Cevat Akşit’in aktardığı (uydurma) bir rivayete göre peygamberimiz kadınların da sünnet olması gerektiğini söylemiş!

Mehmet Ekşi Güneş gazetesi yazarı, Ömer ÖzkayaYönet

Yandaşlar “Dış güçler yağmur yağdırıyor.” Demiş.

Ne zaman demiş.. Ankara yağmurda sele teslim olunca.

Menzil Gurubu: bize hizmet edenlerin isimlerini Peygambere veriyoruz, vermeye devam edeceğiz.

Cübbeli, izmir’i Yunan işgalinden Atatürk kurtarmadı, şeyhler salatı tefriciye okuyarak kurtardı.

Ey beyinsiz adam, söyle onlara da dolar da iki liraya düşsün…

İskender Evrenseloğlu, Peygamber arkamda namaz kılardı diyor, Allah’la konuştuğunu ilan ediyor, kendini peygamber olarak ilan ediyor.

Cübbeli’nin şakşakçısının anlattığına göre, Mahmut Efendi Allah’ı görmüş ve Cübbeli’nin durumunu sormuş, Allah da ona “Onu bana bırakın, onun işlerini ben hususi yönetiyorum” demiş! Rüya falan da değilmiş, yaşanmış bir olaymış!

Mehdi Aksu isimli bir Şii imamı diyor ki; “Adem’den ta bugüne kadar hangi peygamberin ve velinin bir sıkıntısı olmuş, bir bela ile karşılaşmış ise onu Ali kurtarmıştır.

Fehmi İlkay Çeçen & Vedat Yılmaz: Said Nursi’nin “Bana yazdırıldı” dediği Risalelerdeki 18. Lema’da yazdığına göre, Hz. Ali’ye Cebrail aracılığıyla gökten sahife indirilmiş, bu sahifenin içinde İsm-i Azam varmış ve bunun sayesinde geçmiş ve gelecek tüm gaybi bilgiler ona verilmiş

Sahih-i Buhari’de sahih hadis: Kertenkeleyi bir vuruştu öldürene yüz, iki vuruşta öldürene 50 sevap verilir.

Bu saçmalıklardan yığınla var. Eminim sizler de bunları duyuyor, okuyorsunuz.

Bu adamlar, bu din tüccarları din diye bunları insanlara  inadına anlatırlarken,  bunlara karşı çıkıp açıklama yapması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı, İlahiyat Fakülteleri,  ne yapıyorlar? Bana kalırsa hiçbir şey.. Başlarını kuma sokmuşlar, hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar.

Bunlar dışında bazı Kur’an ehli din görevlilerimiz  bunlara cevap veriyorlar, ama ne yazık ki, yetersiz kalıyorlar. Bu adamlar yalanları gerçek gibi anlatırken, gerçekler de yok olup gidiyorlar.

Bu safsatalara inananlar da çok. Hatta bunların söylediklerini hayatlarına uyguluyorlar, doğru bu diyorlar, böylece Kur’an’dan uzaklaşıyorlar.

Aklını  kiraya verenlere karşı devlet acilen tedbir almalıdır. Ahlaksızlık, yalan dolan almış başını işte bunlar yüzünden akıl almaz bir hızla artıp gidiyor.

Bu gün, bu yazıyı yazarken gördüm, bir çok insan Şeyh’in ayağına yüz sürmek için köpek gibi havlayarak, yerleri öperek, yere kapanmış bir şekilde yaklaşıyorlardı. Akıl yok, düşünce yok, iman yok, yok.. yok.. Haydi o insanlar köpekleşmişler, onu  öyle kabul eden Şeyh’in de aklı yok, imanı yok.

Türkiye, şeyhler, cemaatlar, tarikatlar zengini ülke olmuştur. Bunlardan her birinin müridleri arı gibi çalışıyor, kendileri gibi akılsızları onların tuzağına çekiyorlar. Böylece  şeyhler de, bunlara bağlı müridler de  inanılmaz artıyor.

Bunların giyimleri farklı, sokaklarda bu insanları görürsünüz, hemen de acaip giyinmelerinden onları tanırsınız. Gurur ve kibirden yanlarına yaklaşılmaz görünürler.

Bu dindar görünen din düşmanları ile  topluca mücadele edilmelidir.

Kendilerini bu kadar şeyhe bağlamış ve akıllarını kiraya vermiş kimselerin devleti yıkmak için neler yapabileceklerini düşünmek bile istemiyorum.  Bu şeyhler çalışmazlar ama  zengin hayatı yaşarlar. Çokları da sapıtmışlardır.

Bizi yönetenler, Diyanet İşleri, Bunlarla mücadele etmek için geç kaldınız. Bunlar yerden ot biter gibi bittiler, dal budak sardılar. Yarın sizleri de yıkacak şekilde büyümeden, devleti ele geçirecek kadar güçlenmeden  önlerine geçiniz.

Allah diyor ki, insanın ne kadar gücü varsa o kadar sorumludur. Sizlerin bunları önleyecek gücünüz var, eğer önlemiyorsanız bütün bunlardan sizler sorumlusunuz.

Her insan gücü oranında sorumludur ya, eğer siz de bunları biliyorsunuz da ,yanınızda uydurmaları ballandıra ballandıra anlatanlar varsa, siz de müdahale etmiyorsanız,  sorumlusunuz.

Kur’an’ın şu ayetini her Müslüman kulağına küpe yapmalıdır.

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Zariyat 56

Bu adamlara dur artık yeter, diyecek bir kahraman, bir akıllı, bir güç yok mu?

Bu adamlara dur demenin en kestirme ve kalıcı yolu, yeni neslimize, çocuklarımıza ve gençlerimize doğru dini bilgileri vermek, uyuyan değil düşünen, sorgulayan bir nesil yetiştirmekten geçiyor.

Haydi uyuma artık, ayağa kalk, karanlık değil ışık ol. Dinci değil dindar ol..

Haydi, herkes görev başına.. Her birimizin yapacağı şeyler var..

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir