ŞERİAT

Şeriat, insanı su kaynağına  götüren yoldur..

Kur’an’ın indiği zamanlarda Araplar  su kaynağına giden yola şeriat demekteydiler.

Bu tanıma iyi bakmak gerekiyor,

Şeriat bir yol.

Bu yol insanı hayata, yaşamaya, mutlu olmaya götüren yoldur.

Ama Kur’an diyor ki, insanı dünya ve ahiret mutluluğuna götüren yol Kur’an’dır.

Bunu Kur’an açıkca bildiriyor:

Şüphe yok ki, bu Kur’an, en doğru yola iletir. İsra 9

Demek ki, insanı doğru yola götüren yol, Kur’an’dır.

Her insanın bir yolu vardır. Maide 48

Bu yol Kur’an yoludur.

Allah, elçisi Hazreti Muhammed’e  diyor ki:

Senin yolun da Kur’an yoludur. Sen ona uy.Bilmeyenlerin keyfine uyma. Casiye 18

İşte bunun için de Allah’ın Elçisi Kur’an ayeti ile ne diyor:

Ben sadece Kur’an’a uyuyorum.  Enam 50

Hem Maide suresinin 48. Hem de Casiye suresinin 18. Ayetine göre şeriatın, Kur’an yolu demek olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Müslümanlar kendi devletlerini kurarlarken, Peygamber gibi, Kur’an yoluna uymak zorundadırlar. Ama ne yazık ki, bazı insanlar, dünyanın öteki yerlerinde kurulan Müslüman devletler, Kur’an ayetlerini çarpıtarak, Peygamber sözü diyerek uydurdukları hadislere uyarak, adına da şeriat dedikleri bir yönetimi ülkemizde de kurmaya çalışıyorlar.

Dünyada şeriat yönetimini uygulayan ülkeler vardır. İran, Nijerya, Endenozya. Suudi Arabistan, Malezya, Pakistan bu ülkelerdendir.

Bu ülkelerde şeriat yönetiminin aldığı kararlar, uygulamalar ne Kur’an’a,  ne Hadis’e ne de akla uygundur. İşte birkaç örnek:

İran’da evlenme teklifini reddeden kadının yüzüne asit atarak gözleri kör etmek suçundan yargılanan adamın gözlerinin asitle kör edilmesine şeriat mahkemesi karar vermiştir.

Nijerya’da kadın kıyafetleri ile yakalanan   18 eşcinselin cezaevine konulmasına ve taşlanarak öldürülmesine karar verilmiştir.

Kuzeybatı İran’da, başını örtmeyen bir kadına 99 kırbaç vurulmuştur.

Suudi Arabistan şeriat mahkemesi, Kavga ederken birinin  felç olmasına neden olan adamın  da mahkeme ile felç edilmesine karar verilmiştir.

İki erkekle  konuşan ve 75 yaşında olan dul bir kadına 40 kırbaç vurulmasına, 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına Suudi Arabistan mahkemesi karar vermiştir.

Yine Suudi Arabistan’da tecavüze uğrayan kıza 100 kırbaç cezası verilmiştir.

Malezya’da 38 ve 22 yaşlarında bira içen iki kişiye 1400 dolar para cezası verilmiştir.

Afganistan’da sakal kestiren ve kızlarını okula gönderenler Taliban tarafından tehdit edilmektedir.

İran’da 1 Mayıs kutlamalarına katılanlar kırbaçla cezalandırıldı.

İran’da başları jöleli ve makyajlı kadınlar göz altına alınmaktadır.

Pakistan’da 13 yaşındaki kız, 65 yaşında ve 4 karısı olan  adamla evlendirildi.

Suudi Arabistan’da bir kızı işaret parmağı ile gösteren  kişinin işaret parmağı kesildi.

Kadınların, devletin üst makamlarında görev almaları yasaktır.

Arabistan’nın bazı yerlerinde kadınlar sünnet edilmektedir.

Bu  ve bunlara benzer olan şeylerin hiç birisi Kur’an’dan onay almaz. Bu saçmalıkları uygulamaya koyan, ya da uygulayan devletler, dinin adını  lekelemekten, dinimizi  çağ dışı göstermekten başka bir şey yapmış olmazlar.

Bu saçmalıklara, akla ve mantığa uymayan şeylere  şeriat yönetimi derseniz, Kur’an’ı inkar etmiş olursunuz.

Şeriat isterim diyenlerin çoklarının amaçları budur. Neyin ne olduğunu bilmiyorlar. İşin garibi bilmediklerini de bilmiyorlar, çünkü araştırmıyorlar, okumuyorlar, Kur’an’ı hayatlarının dışında tutuyorlar. Kur’an’ı bilmemekle kalmıyorlar, biz şeriat isteriz diyorlar.

Şeriat yönetimi, Kur’an dışı bir yönetimdir. Bu yönetim şeklinin kurulması için ayetler çarpıtılmış, Peygamber adına hadisler uydurulmuştur.  İnsanlar mezheplerin, tarikatların, Şeyhlerin ve cemaatlerin insafına terk edilmiştir.

Bu gün televizyonlarda konuşan bir çok insan, dine dayalı yönetim  olmaz diye bas bas bağırmaktadırlar. Onların kastettikleri yönetim  yukarıda örneklerini verdiğimiz saçmalıkları bünyesinde bulunduran yönetimdir. Ama bilmiyorlar ki, din kuralları Allah tarafından belirlenmiş yaşama şekilleridir.

Şeriat dedikleri yönetim şekli devlet yönetimi olmaz.

Başını örtmeyene  bilmem kaç ceza verilmesi Kur’an’ın neresinde vardır?

Kur’an, bir devletin nasıl yönetileceğinin ilkelerini ve kurallarını koymuştur. Bunlara göre yönetimi oluşturursanız, dünyanın en ileri gitmiş ülkesi olursunuz.

Bu saçmalıkların olmasını istemiyorsanız:

Emanetleri ehline verilmelidir.

Her işiniz çözümü için adalet sahibi, akıllı, bilgili insanlardan oluşan danışma meclisi kurulmalıdır,

Kamu malı insanlara eşit olarak dağıtılmalı, talan edilmemelidir.

Adalet ayakta tutulmalıdır.

Seçenin verdiği oy bir emanettir. Seçilenin de aldığı oy emanettir. Bunu anlayacak insanlar yetiştirilmelidir.

Allah “çalışın!” diyor, işini iyi yapan insanlar yetiştirilmelidir.

Para ve mal  belirli ellerde toplanmalı, halka eşit olarak dağıtılmalıdır.

Kadınlar eğitilmeli, toplumun dışına itilmemelidir.

Rüşvet, yolsuzluk, haksızlık ortadan kaldırılmalıdır.

Doğa titizlikle  korunmalıdır.

…Ve daha bir çok şey, saymakla bitmez. Bunların hepsi  Kur’an’a dayalıdır.

Güya okumuş adamlar da çıkıp televizyonlara   din kuralları ile devlet yönetimi olmaz diye bağırıyorlar.  Kur’an’ın  ayetlerine, özüne, ruhuna uygun bir sistem insanlığın özlediği bir sistemdir.

Haksızlığa ve adaletsizliğe Kur’an izin vermez. Her işin ehliyet sahibi kimseler tarafından  yapılmasını ister.  Ama bazıları bu kuralı istemez, çalar, çırpar, yiye yiye obez olur, sülalesini de doyurur, öte yandan diğer  insanlar aç kalırlar.

Kur’an yönetiminde böyle haksızlıklar olmaz, ama şeriat denilen, mezhep ve tarikatcıların uydurdukları dinde  sanki her şey mübahtır. Bu uygulama Kur’an’a uymaz. 

Zina eden erkeğe ve zina eden kadına yüz sopa vurun. Nur 2

Bu ayet şeriat yönetiminde kadınlar için uygulanır, erkekler için uygulanmaz, Bu durum hem Kur’an’a uymaz, hem de adaletsiz bir durumdur.

Şeriat yönetiminde hırsızlık edenin eli kesilir. Kur’an’da bu konudaki ayet şöyledir:

Hırsızlık eden erkeğin ve kadının ceza olarak ellerini kesin. Maide 38

Bu emir ellerini kesin atın anlamında değil, hırsızın hırsızlık yapamayacak hale getirilmesidir. Neden hırsızlık yaptığı araştırılır, sebepler ortadan kaldırılır, o insanın hırsızlık yapması önlenir.Hırsız olması ile kendi arasına engel konur, böylece hırsızlık da yapılmaz.

Şeriat yönetimi isteyenler:

Çocuk yaşta evlilikleri,

Sınırsız çok eşliliği,

Yetimlerin malların haksızca yenmesini,

Erkeklerin kadınları tek taraflı olarak boşamalarını,

Boşanan kadınlara erkeklerin yeterince nafaka vermemelerini,

Adaletsiz miras paylaşımlarını da  savunurlar ve uygulanmasını isterler.

Çocuk yaşta evlilik Kur’an’a uymaz, evlilikte Kur’an rüşde ermeyi  şart koşar, çocuklar rüşde, yani evlilik sorumluluğunu bedenen ve ruhen yerine getirecek hale gelmemişlerdir. 

Sınırsız çok eşlilik Kur’an’a uymaz. Kur’an, ilke olarak  adaleti sağlayamazsınız diye tek eşliliği önerir:

Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle  yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir. Nisa 3

Kur’an, kadınlarla ilgili olarak şunları da ister.

Müminlerin savaş esirlerini ya fidye ile ya da güzellikle azat edilmesini, Muhammed 4

Köle kadınlara tecavüz edilmemesini,  azat edilmesini, Beled:12-13

 Hürriyetine kavuşmuş kölelerle evlenmeyi, Nisa:25  

Köleleri evlilik dışı fuhuşa zorlamamanızı, Nur:33 

Maide suresinin 5. ayetinde de, Kuran açıkça bizi iffetli olmaya teşvik eder, namussuz olmaya değil…

Şeriat yönetimde bu ayetler hiç dikkate alınmaz, kadın insan yerine bile konmaz, onlara, çocuk doğuran zevk araçları olarak bakılır.

Bu düşünce ve şeriat adı altında uygulama Kur’an’ın özüne ve ruhuna uymaz.

Şeriat yönetimine göre boşanma erkeğin tekelindedir. Kadın istese de kocasından boşanamaz. Boşanan kadınları erkekler döve döve sokaklara atmaktadırlar. Oysa Kur’an öyle demiyor. Bakınız ne diyor?

Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın. Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın. Bakara 231

Şeriat yönetiminde, kadına seni boşuyorum  deyince kadın boşanmış olur. Bu Kur’an’a aykırıdır.

Evlenilirken nasıl iki tanık evlenmeyi onaylıyorsa, boşanırken  da iki tanık huzurdan boşanma olmalıdır. Seni boşuyorum demekle boşanma olmaz.

İki adalet sahibi kişi de şahit tutun. Talak 2

Şeriat yönetimi isteyenler, kimse bu yönetime karşı çıkmasın diye, bu kavramı  çarpıtarak, bakınız neler demişler:

Şeriat Kur’an’dır,

Şeriat İslamdır.

Şeriat Kur’an’daki adalet, hukuk, kanundur.

Bunları diyenler bunların hiç birine uymayan insanlardır.

Dikkat ediniz, bu insanlar  yönetiminizi Kur’an’ın ruhuna ve özüne uygun hale getirmek için çaba harcamazlar. Kur’an dinine uymazlar, Kur’an’ı önde tutarak uydurdukları din ile, ülke yönetimini ele geçirmek isterler.

Her insanın yürümesi gereken bir hayat yolu vardır, bu yol,  Müslümanım diyen her insanın Kur’an’a uygun  olarak yürümesi gereken yoldur.

Saygılarımla..

Necmi AKGÜL

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir