DİNDE ZORLAMA YOKTUR

 

Bu başlık bir ayettir.

Dinde zorlama yoktur. Bakara 256

Bu ayeti çok iyi anlayabilmek için din ve zorlama kelimelerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir.

Ayetin Kur’an’daki orjinali şöyledir.

Lâ ikrâhe fîd dîni. Bakara 256

La,yoktur demektir.

İkrah, zorlamak tiksindirmek, bıktırmak, demektir..

Zorlama, insanın malına, canına ya da yakınlarına zarar vererek kişin yapmak istemediği bir şeyi yapmaya mecbur bırakmaktır.

Dövme,  hapis, tehdit ve bunun gibi şeyler zorlamadır.

Tiksindirme, korkutma. İğrendirme  ile yaptırılan şeyler de zorlamadır.

Din nedir?

Sınırları Allah tarafından çizilen yaşama şeklidir.

Bizim dinimizin adı İslam’dır, bu adı da Allah koymuştur.

İslam, en geniş anlamı ile bütün olumsuzluklardan uzak olmak demektir.

Bir insana  yapmak istemediği bir işi  yaptırmak zorlamadır, olumsuz bir durumdur, bunun İslam’da, yani dinde yeri yoktur.

İnsanlar arasında ki ilişkilerde birbirlerini zorlamak, tiksindirmek, bıktırmak yoktur.

Bir insan kendi kendine asla yeterli olmaz. Onu yeterli hale getiren şey ise diğer insanlardır, onlarla olan ilişkileridir. Bu ilişkiler nasıl olması gerekiyorsa öyle olmalıdır. Ama bazen öyle olmaz. İnsanlar bazı şeyleri yapmak istemezler. Ama birileri de o işleri onlara yaptırmak ister.  Böylece insanlar arasında ilişki düzeni bozulur.

Baba, oğlunun  ya da kızının kötü alışkanlıklar edindiğini öğrendiği  zaman ne yapar?

 İki şey yapar :

Ya karşısına alır onun zararlarını anlatır.

Ya da eline sopayı alır vurur, yasaklar koyar, bağırır çağırır.

Babanın yapacağı bu davranışın hangisi güzeldir?

Elbette, zorlanacak bir durum otaya çıkınca yasaklar koymak yerine onun zararlarının anlatılması daha güzeldir.

Zorla yaptırılmak, yani korkutmak, dövmek, onuru ile oynamak,  bağırmak, çağırmak hapis etmek, belki o anda bir yarar sağlamış olabilir. Ama çok kısa bir zaman sonra o davranış  yine yapılmaya başlanır.

Unutulmamalıdır ki, zorlayan  güçlü, zorlanan da güçsüzdür. Güçlü olandan korkan güçsüz, o an için kendine zorlayana karşı direnemez ve zorlandığı neyse, onu  kabul ettiğini bildirir. Bir insanın zorlandığı şeyi bir an değil, ömür boyu kabul etmesi ancak onu tam olarak anlayıp vazgeçmesi ile mümkün olur.

Aslında dinde zorlama yoktur ayeti, bir inançsıza baskı ve zorlama ile kendi dinini kabul ettirme olarak anlaşılmıştır. Yani bir Yahudi, bir Hristiyan, ya da başka ilkel dinlerden olan birini, zor kullanarak İslam Dinine sokulması yasaklanmıştır anlamında anlaşılmıştır.

Ayetin başında dinde denilmektedir. Din, kuralları Allah tarafından konmuş yaşama şeklidir. Böylece hayatın her alanında  zorlamanın olmaması gerektiği anlaşılmalıdır.

Allah, Kur’an’da bir çok yerde der ki:

Aklınızı  kullanmıyor musunuz? Bakara 44

 Düşünmüyor musunuz? Yunus 3

Zorlanacak  bir şey olduğu zaman,  o kimseye aklını kullanması, o konu hakkında düşünmesi sağlanmalıdır.  Ondan sonra kişi serbest bırakılmalıdır.

Allah, Elçi’sine  Kur’an ayetlerini insanlara sadece tebliğ etmesini, yani bildirmesini , sonra da o kimseyi serbest bırakmasını istemiştir. Peygamber, Müslüman ol diye kimseyi zorlamamıştır.

Ey Resül, sana indirileni tebliğ et! Maide 67

Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğden ibarettir. Nahl 82

Peygamber de  Allah’ın indirdiği vahyi insanlara bildirmiştir.

Halk arasında şöyle bir tanım vardır: “Zorla yapılan işten hayır gelmez!”  İnsanlar arasındaki ilişkiler zorlamaya, tiksindirmeye, bıktırmaya, korkutmaya  değil, sevgiye, saygıya, iyilik ve güzelliğe dayanmalıdır.

Oysa Rabbin dileseydi, elbette yer yüzündekilerin hepsi topluca inanırdı. Artık, inanan kimseler olmaları için, insanları sen mi zorlayacaksın? Yunus 10

Çocuklarınızın hatası olunca onları bu hatalarından vazgeçirmek için zorlamayın. Ona bunun zararlarını anlatın, anlatırken sözü güzel, etkili, inandırıcı  ve doğru söyleyin. Ama onlara söylediklerinizi siz  yapmayın. Onların dinlemelerini sağlayın. Sonra da serbest bırakın,  o hataları yapıp yapmadıklarını kontrol edin.

İnsanlar, para kazanmak ve çıkar elde etmek için kadınları para karşılığı fuhuşa zorlamaktadırlar. Kim kadınları fuhuşa zorlarsa affedilmez bir kötülük yapmıştır.

 Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, özellikle iffetli olmak isteyen genç kızlarınızı fuhşa zorlamayınız. Kim onları buna zorlarsa, Allah, hiç şüphesiz zorlayanı değil, zorlanan kadınları bağışlar; merhamet eder. Nur 33

Toplumsal hayatta en çok kadınlar, zorlanıyorlar, dövülüyorlar, bağırılıp çağırılıyorlar erkekler tarafından.  Bazı din görevlileri de kadınların dövülmesinden zevk alıyor olmalılar ki,  Nisa Suresi 34. Ayetini çarpıtarak, Allah kadınları dövünüz diyor diye fetvalar veriyorlar. İşte o ayet.

Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin!  Nisa 34 (bu çeviri Yaşar Nuri Öztürk meali)

Şimdi bir de  Diyanet İşleri Başkanlığının aynı ayeti çevirisine bakalım.

Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün! Nisa 34

Ayette, kadınların kocalarına isyan ettiklerinde, önce onlara öğüt verilmesi, sonra yataklarından yalnız bırakılması, sonra da kısa ya da uzun dönem ayrı kalınması bildirilmektedir.

Geçimsizliklerinden ya da iffetsizliklerinden dolayı  kadına öğüt verilecek,  anlamıyorsa  yataklarında yalnız  bırakılacak , sonra da yine bu tutumlarından vazgeçmezlerse ayrılıp başka yere gitmeleri sağlanacaktır.

Nisa 34. ayetine bazıları yanlış mana vererek kadının dövülmesi gerektiğini anlamaktadırlar. Bu, ülkemizde yaygın bir inanış olduğu için de kadınlar, erkekler tarafından Kur’an’ın kendilerine  yetki verdiğini düşünerek  acımasızca şiddet görmektedirler.

Hayır, kadınlar şiddet görmemelidirler, istenilen şeyleri şiddet uygulayarak yaptırılması Kur’an’a uymaz. Yanlışları anlatılır, yatağında yalnız bırakılır, bunlardan anlamazsa başka yere gönderilir. Yani kadın serbest bırakılır.

Bir insan zorla inandırılamaz, zorlama ile inandım diyen insanın da inanmış olduğuna güvenilemez.

Birisine zorla bir işi yaptırmanın yasak olduğu ilahi bir kanundur.

İnsanları kızdırmadan, onlara sevgi ile yaklaşarak, her şeyi daha sağlıklı, daha kolay yaptırmak varken, neden zora koşup baskı yapılıyor, anlaşılır şey değil.

Her insan hata yapar. Hata yaptı diye, yani  yemeğe biraz tuzu fazla kaçırdı diye karısını döven binler var memlekette.  Sanki karısını  dövünce her şeyin yoluna girdiğini düşünen, bir daha bunu yapmayacağının inancında olanlar var. Oysa durum öyle değil. Halbuki güzellikle, nedenleri ile bunu anlatsa aradaki sevgi bağları güçlenecek, kadın  ya da erkek buna benzer bir şeyi yapıyorsa, düzelecektir.

Unutulmamalıdır ki, baskı karşı koymaya, direnmeye yol açan kötü bir alışkanlıktır.

Zorlanan insan, kendini zorlayana belli bir zamana kadar katlanır. Sonra o da karşı çıkmaya,  zor kullanmaya başlar.

Hayatın her alanına zorlama değil, sevgi, saygı ve anlayış hakim olmalıdır. Allah’ın Elçisi,  insanları hiçbir konuda zorlamamıştır. 

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın? Yunus 99

İnsanlar istemedikleri şeyi yapmamalıdır, bunu da insanlara kimse zor kullanarak yaptırmamalıdır.

bize biri zorla bir şey yaptırmak isterse, o anda ne hissedersek, bilinmelidir ki, senin  iş yaptırmak için zorladığın da aynı şeyi hissedecektir.

Herkes birbirine zorlayarak iş yaptırmaya kalkarsa, o ülkede dirlik ve düzen kalmaz. Başkalarını zorlayan insanlar, zorladıkları insanlara zulüm edenlerdir.

Allah zulmedenleri sevmez.  Ali İmran 57

Allah’ın sevmediklerini insanlar da sevmez.

Allah’ın ve insanların sevdiği insanlar olmanızı dilerim.

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir