DİN DEYİNCE NE ANLIYORSUNUZ

                                                Bu yaşta kim olduğunu bilmiyorsan
Ben kimim diye düşündüğünü farzet
Eğer kim olduğunu anlamak istiyorsan
Kuran’ı oku, kendini Kuran’a arzet

Necmi Akgül
Siz din deyince, Allah’ı, Peygamberi, Kuran’ı, namazı, orucu, haccı mı anlıyorsunuz? Bu kadar mı? Çevrenizdeki çok insan inanın böyle anlıyorlar. Sorun göreceksiniz.. Hatta dahası da var, sorun din deyince ne anladıklarını, çok insan da boynunu büküp bilmediğini belli edecektir.

Hemen hemen herkesin günde en az birkaç kere kullandığı dini biraz bilgisi olanlar ise şöyle anlarlar.

Allah tarafından peygamberler aracılığı ile insanlara ulaştırılan ilahi kanunlardır.

Dinin kurucusu Allah,

muhatabı insanlardır.

Bu ve buna benzer şeyler dinin ne olduğunu anlatmak için kitaplarda çok yazılmıştır.

Şimdi burada akla şöyle bir soru geliyor:Din, Allah tarafından insanlara gönderilen veya indirilen ilahi kanunlardır diye bilince ne oluyor? Yani bunu böyle bilmek size ne kazandırıyor? Yani aklınıza ne geliyor?

Bence çok bir şey gelmiyor..

Oysa din adına konuşanlar, sizin din deyince çok şey anladığınızı sanarak konuşuyorlar. Oysa bu temel kavram üzerinde durulup insanları iyiden iyiye düşündürmeye gidenler yok denecek kadar az. Her insan diğerinin dini iyi bildiğini var sayıp ona göre konuşuyor, oysa din adına söyleyen de onu dinleyen de fazla bir şey bilmedikleri için konuşmalar gerekli etkiyi göstermiyor.

Din deyince bu kavramın anlattıkleri ile insanın içi titremelidir. Gözlerinin önünde ve gönlünün derinliklerinde uzayıp giden güzellikler sergilenmelidir.

O halde din nedir? Din deyince ne anlamalıyız?

Bu soruların cevaplarını Kuran’da aramalıyız. Kuran’ın dediği din ile sizin din diye bildiğiniz şey arasında ne kadar yakınlık var.

Din kelimesi tutulan yol, hayat tarzı, karar, borçlanma, borç verme, hüküm, hesap günü, kanun, yaşamında izlediği yol gibi anlamlara gelmektedir

Din, Arapça “deyn” kelimesinden türemiştir. Kuran’daki manalarını da yer aldığı ayetlerden anlamamız gerekmektedir.

DİN, TUTULAN, GİDİLEN, DOĞRU YOL DEMEKTİR.

De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” Enam 161

Ayette, Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola,doğru bir dine iletti denilmektedir. Allah,dinin doğru bir yol olduğunu açıkca bildirmektedir. Ama nasıl bir yol bu, ayetin sonunda bu soruya cevap vardır: Hakka yönelen İbrahim’in dinin yoludur bu yol.

O halde din yol anlamına, gelmektedir. Bu yol elbette Allah’ın Kuran’da gösterdiği dosdoğru yoldur.

DİN, TABİATTA İNSAN DIŞINDA MEYDANA GELEN OLAYLARIN KANUNUDUR:

O halde sen yüzünü, bir hanîf olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yaratışında değiştirme olamaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çokları bilmiyorlar. Rum 30

İnanırız ki, her şey yaratılmıştır. Suyun sıfır derecede donması ile yüz derecede kaynaması Allah’ın yaratılış kanunudur. Bu kanunlar gibi dünyada ve uzayda milyonlarca kanunlar vardır. Ve bu kanunlarda asla bir değişiklik olmaz. Bu kanunlara inanmak ve aralarındaki ilişkiyi anlamak dindir
.
DİN, BORÇ VERMEK VE BORÇ ALMAKTIR.

Ey iman sahipleri! Belirli bir süre için birbirinize borç (deyn) verdiğinizde onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borç altına giren kişi de onu kayda geçirtsin ve Rabb’inden korksun da borcundan hiç bir şey eksiltmesin. Borç altına giren, aklı ermez yahut zayıf, çaresiz biri ise yahut yazdırmaya gücü yetmiyorsa, velisi adaletle yazdırsın. Bakara 282

Ayette geçen borç ifadeleri Kuran’ın Arapçasında deyn olarak yer almaktadır. O zaman borçlanma ve borç verme işlemleri ve işleri dinin çerçevesi içine girmektedir.İnsan, kendini yaratan Allah’ına karşı da borçludur. Bu borcu en güzel şekilde ödemek, yerine getirmekle yükümlüyüz.

DİN, KANUN, HUKUK DEMEKTİR.

Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf’a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah’ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. Yusuf 76

Din kanundur, hukuktur.

Allah’ın ayetleri insanlara emredici, bağlayıcıdır. Allah, yalan söylemeyiniz, kamu mallarının hak sahiplerine gidişine engel olmayın diyor, bunlar Allah’ın kanunlarıdır. Kuran’ın özüne, ruhuna, ayetlerine aykırı olmamak üzere insanlar da kanun yapabilirler, yapmaktadırlar.

DİN, CEZA VE MÜKAFAATTIR.

Din gününün sahibidir. Fatiha 4

Din günü, bu dünyada yapılan iyiliklerin ve kötülüklerin ahirette Allah’ın huzurunda karşılığının verileceği zamandır. Orada tek yetkili,o zamanın tek sahibi ancak Allah’tır. Müminler ceza günü, dün gününü kabul ederler. Meariç 26 Mümin olmayanlar ancak ceza gününü yalanlarlar. Müddesir 46 Ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin diye sorduktan sonra Yüce Alah, bu soruya şu karşılığı veriyor: O, kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bir gündür! O gün buyruk, yalnız Allah’ındır. İnfitar 18-19

DİN, HÜKÜM, EMİR, İŞ DEMEKTİR.

Fakat onlar, din konusunda parçalara ayrıldılar, ama hepsi Bize döneceklerdir.Enbiya 93

Din, birköşeye oturup uyuşuk uyuşuk durmak demek değildir. Din eylemde bulunmak, iş yapmak, hem de güzel iş yapmak, iş yaparken veya eylemde bulunurken konulan hükümler ve verilen emirler dindir. Yetkili otorite hüküm koyar, emirleri verir, başka başka otoriteler aynı konuda hüküm koyar ve emir verirse o işlerde bölünme parçalanma olur.

Bu açıdan bakıldığında din, hükümler ve emirlerin tamamıdır. Bu hükümleri ve emirleri Yüce Allah koymuştur. işte bunların hepsi dindir.

DİN, İSLAM, HUZUR, BARIŞ VE MUTLULUK DEMEKTİR.

Dinin başka bir alanı da boyun eğmek, teslim olmak demektir. Huzur, barış ve güven zaten dinin en temelinde olanlardır. Bunlar olmadan din olmaz.

Ali İmran suresinin 19. ayetinde Yüce Allah: Allah katında din islamdır, diyor. Bu ayet, din ile islamı birleştirip bütünleştirmektedir. Aynı suresin 85. ayetinde de, İslam’dan başka din arayanların dinlerinin kabuledilmeyeceği ve bunların ahirette zarara uğrayacağını belirtilmektedir.

Din Allah’ındır ve kaynağı Kuran’dır. Allah kendi dini ile ilgili her türlü bilgiyi vermiştir. Ve Allah’ın olgunlaşmakta son noktaya gelmiş ve insanlara bu hali ile din olarak verilmiştir. İşte o ayet:

Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı/Allah’a teslim olmayı seçtim Maide 3

Hak Din, Allah’ın peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği dine denir. Bu din, tevhit esasına dayanan İslâm dinidir. İlk peygamberden itibaren bütün peygamberlerin tebliğ ettiği hak dinin adı İslâm Âl-i İmrân19; Bakara132; Yusuf 40, bu dini kabul edenlerin adı da müslümandır. İnsanların yaşama şekilleri ile ilgili bazı kurallar Peygamberden peygambere değişmiş ise de Hak Dinin temel ilkelerinde bir değişme olmamıştır. Hz. Muhammed’in gönderilmesiyle son şeklini almıştır.

Din, yaşama şeklimizdir. Nasıl yaşarsak dünyada ve ahirette mutlu oluruz? sorusuna verilecek cevap dindir. Hayatın her yönünü kucaklamıştır. Bu kuşatmanın sınırları Allah tarafından Kuran’la çizilmiştir. Bu kuralların dışına çıkmak, insanı dünyada ve ahirette mutsuz edecektir. Allah, neyi yasaklamışsa üzerinde çok iyi düşünmek gerektir. Neyi de yapın dedi ise onun da üzerinde çok düşünmemiz şarttır. O zaman, yani aklımızı kullanırsak, doğru yolu bulmuş oluruz.

Allah katında İslam olan din, hayatın bütün kurallarını içine alan bir kurumdur. Bu kurum kendi iç dinamikleri ile ayakta durur, bu dine dışardan kimse müdahale edemez. Bu dine göre yaşamak ve ona uygun yaşamak her müslümanın görevidir. Nisa 125
.
İslam Dini Allah’a kul olmamızı ister, Allah’ı bilmeden Allah’a kulluk yapamayacağımızı kabul eder.Allah’a gerçek iman ancak O’nu ve O’nun dine koyduğu kuralları bilmekle olur. Hayatın neresinden bakarsak bakalım, bütün yollar Allah’a ulaşmakta, O’na varmaktadır. İşte gerçek din Allah’ı bilmek, tanımak ve O’na iman etmektir.

Hangi alanda faaliyet gösteriyorsak, bu gösterdiğimiz alan içinde, işin güzel, doğru, yararlı bir şekilde yapılmasıdır din. Kuran, dininizi tamamladım ve size din olarak İslam dinini seçtim diyor, bunun açık bir başka anlamı da, bunun dışında olan dinlerden uzak durunuz, ben o dinlere inananların inançlarını kabul etmiyorum demektir.

Dinimiz, hayatın her yönünü mutluluk verecek şekilde kaplamıştır. O, yolların en güzelini, en doğrusunu göstermiştir. Aklını kullanan insana düşen görev, bu yolların ne olduğunu Kuran’dan öğrenip hayatına uygulamalıdır.

Anlaşına o dur ki, ben müslümanım ve İslam dinindenim demek yetmemektedir. Sözle olmaz bunlar. Bu iman, bu dine göre emek ve gayret göstermeli, bu dine göre inanmalı, bu dine göre yaşamalı, ve bu dinin kurallarına göre de ölmelidir.

Son olarak ve özet olarak aşağıdaki ayete dikkatlice bakmalı ve üzerinde derin derin düşünmeliyiz.

Allah, size kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. Yusuf 40

Saygılarımla..


Necmi AKGÜL

=========================================================

KURAN BUDUR

Eksiksiz Enam 38, 115
Yeterli Ankebut 51
Apaçık Yasin 69
Korunmuş Hicr 9
Kolaylaştırılmış Kamer 17
Ayrıntılı Enam 114
Her şeyi açıklayıcı Nahl 89
En doğru yola iletici İsra 9
Rehber ve şifa Fussilet 44 DIR.

================

Kurandan konan isimlerin anlamları.

Sanem : put
Aleyna: bela çağırmak
Kezban : Yalancı
Bade : içki
Kayra: tanrı
Ecrin: ücret
Hüreyre: Kedicik
Bekir : Yavru deve
Rümeysa: Gözü çapaklı kadın
Asiye: Allaha isyan eden

Bu isimler, güzel isimler değildir, çocuklarınıza koymayınız.

 

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir