DÜNYA MÜSLÜMANI

İnsanların kalplerinde ne olduğunu, neye inandıklarını veya inanmadıklarını önce Allah bilir, sonra da o insanın kendisi. Bunun dışında kimse bilemez. İnsan inanıyorum derse inanıyor diye kabul ederiz. Bir de insanların iman edip etmediklerini söylediklerinden ve yaptıklarından anlarız.

Ülkemizde hemen hemen herkes Müslüman.

Peki herkes mümin mi?

Şimdi denilecek ki, Müslüman olan aynı zamanda mümindir de. Buradan hareketle ülkemizdeki her yüz insandan 99’u mümin.

Müslüman kimdir?

Mümin kimdir?

Her mümin, müslümandır. Ama, her Müslüman mümin değildir. Her müslümanım diyenin mümin olmadığını Hucurat Suresinin 14. Ayeti açıklamaktadır. İşte o ayet.

Bedeviler: “İman ettik.” dediler. De ki: “Siz iman etmediniz. Ancak ‘Müslüman’ olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.”

Ayete göre müslümanım diyen insanın mümin olup olmadığını Allah bilir. “Bu müslümandır.” Dediğimiz insanların söylediklerine göre bizler, o insanın Müslüman olduğunu söyleriz. Ama gerçekte o müslümanım diyen mümin midir, yani gönülden inanmış mıdır, bunu ancak Allah bilir.
Müslüman bir ülkede inanmayan birinin müslümanım demesi onun yaşantısını garantiye alır. Herkes bilir ki, bu insan müslümandır, bundan kimseye zarar gelmez. O müslümanım diyen de inanmış olmadığı için inanmış görünerek o toplumun içinde yaşar gider.

Müslüman görünmekle mümin olmak aynı şey midir? Elbette hayır.

Mü’minler ancak, Allah’a ve O’nun Elçisi’ne iman eden, sonra da şüpheye düşmeyen ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad eden kimseledir. İşte bunlar sadıkların ta kendisidir. HUCURAT SURESİ 15

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Araf 8
Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükafatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir. Bakara 62

DÜNYA MÜSLÜMANI

Çevrenizdeki insanlardan kime sorarsanız sorunuz.

“Sen Müslüman mısın?”

Alacağınız cevapların yüzde 99’dan fazlası kesinlikle “evettir.”

“Müslüman olarak ne yaparsınız?” diye sorunuza devam ediniz.

Alacağınız cevap genel olarak “Müslümandır, çünkü Allah diyor, Peygamber diyor, cumalara gidiyor, oruç tutuyor, selam verirken selamün aleyküm diyor. Eee, böyle bir insan tabiî ki müslümandır.”

Görünürdeki müslümana eklenecek bir iki şey daha vardır, cumalara gidiyor, oruç tutuyor. Peki başka, başka ne var Müslüman olması için, başka ne olsun, işte böyle biri elbette müslümandır.
Doğru, böyle biri müslümandır.

Şimdi böyle birilerine daha yakından bakmak lazım.

Böyle birileri güzel giyiniyor, takım elbiseli, kravatlı, ütülü pantolunlu, sinek kaydı traşlı…
Ama söz veriyor, yerine getirmiyor. Güzel konuşuyor, konuştuklarının aksine iş yapıyor.
Başka birileri pis pasaklı, yanına varsan kokuyor, her türlü kötü alışkanlıklar onda..
Başkaları, haksız kazanç peşinde, bu helal mı haram mı demeden yiyor.

Öteki birileri, küfürbaz, herkese tepeden bakıyor, fırsatını bulsa rüşveti çekinmeden alıyor, bir başkasının hakkını alıyor ötekine veriyor..

Bir öteki, yapması gereken işi yapmıyor, çıkar peşinde, komşuları ondan şikayetci, kimse ona güvenmiyor, ahlak namus anlayışı yok..

Bunların hepsi Müslüman… gidin sorun böyle insanlara, kesinlikle Müslüman olduklarını söylerler, bir de senin Müslümanlığını begenmezler..

Adam gece kalkar, benzin bidonunu alır, çıkar sokağa, insanların evlerinin önündeki arabaları benzin dökerek yakarlar…

Bir başka genç, beline bağlar bombayı, en kalabalık yerde çeker pimi, bir çok insan ölür.
Beş on genç bir araya gelir, yüzlerini saklarlar, gece otubüsleri yakarlar, çevreye zarar vermek için ne gerekirse yaparlar.

Biri hakimdir bunun, adalet dağıtır, ya çıkarı için, ya para için ya da mevki makam için insanları tutuklatır, hapse attırır.

Biri makamına geleni azarlar, hakkı olanı değil de hakkı olmayanı bir yere yönetici tayin eder.
Birileri devlete bina yapan insanların haklarını vermezler, ama biraz para aldıklarında işin doğru mu yanlış mı yapıldığına bakılmaksızın paraları öderler, binayı yapacak olan da bunu bildiği için o da malzemeden çalar.

Bunların hepsi inanın Müslüman.

Biri anlatmıştı, borcunu almak için gittiği iş yerinde odasının yanına mescit yaptırmış, ama borcunu ödemeye gelince on defa git gel demiş alacaklıya.. Param yok dediği anda bile, “Namaz vakti geçiyor, namazımı kılayım da geleyim.” Diyerek odasının yanındaki mescide koşmuş..
Bu da en koyu Müslüman.

Örnek çok.. sizler de çevrenizde bunun gibi bir çok müslümana rastlarsınız. Adam bilgisayarını yaptıracak, bilgisayarcı yeni parça parası alıyor ama, eski parçayı takıyor bilgisayara, sonra da hoca çağırınca camiye koşuyor, namaza.. bu da Müslüman.

Bunlara diyecek neyiniz olur ki. Adam müslümanım diyorsa müslümandır, yanlış iş yapıyorsa da müslümandır, çalıyorsa da müslümandır. Yani bu insanlar Müslümanlığı kılıfına uydurarak çalmak, camiye gitmek, selamün aleyküm demekle eşitlemişler.

Bu Müslümanlara sorunuz, Kuran’ı kaç kere okudun? Cevap alamazsın.

Evinde Kuran var mı, cevap evettir ama, Arapçadır.

Bir ayet söyle Kurandan diyecek olsanız, bilemez.

Peygamberimizi anlat desen, üç beş kelimedir diyeceği.

Ama siyasetle aran nasıl desen, iyi bir siyasetcidir.

Memleket meselesini ondan iyi bilen yoktur.

Pahalılık, yoksulluk, rüşvet, terör nasıl biter diye sor, valla bülbül olur.

Çevrenin temizliği de, pis bulur ama izmariti, pet şişeyi o atar sokağa.
.
İnsan ilişkileri nasıl olmalı diye sor, sosyal iletişimci gibi anlatır her şeyi..

Şu adam nasıl de, “Boş ver onu, yaramaz, onunla konuşmuyorum.” Diye kestirir atar
İşte bunlar Müslümanlardır. Kimsenin bir itirazı olamaz

Yukarda tanımlanan bu insanlar çevremizde çoktur. Bunu herkes bilir. Peki Allah müslümanın böyle mi olmasını istemiştir? Ya da bunlar için Kuran ne diyor önce ona bir bakalım.

Bedeviler: “İman ettik.” dediler. De ki: “Siz iman etmediniz. Ancak ‘Müslüman’ olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.” Hucurat 14

Ayete yakından bakalım şimdi. Ne demiş bir takım insanlar, “İman ettik.” Demişler. Allah da cevap vermiş onlara, demiş ki: “Siz iman etmediniz, ancak İslam olduk, yani Müslüman olduk, öyle görünüyorsunuz. Henüz iman sizin kalplerinize girmedi.”

Bu ayet, açıkca Müslüman olmakla, iman etmeyi kesin çizgileri ile ayırmaktadır. İnsanlar Müslüman görünebilirler, ama iman edip etmediklerini görüntüleri ile anlayamayız. İnsan müslümanım deyip çalabiliyor, haram yiyebiliyor, insan öldürebiliyor, bu helaldir haramdır demiyor alıyor, çevresini ve kendini temizlemiyor. Peki imanlı biri, yani iman eden biri bunları yapabilir mi?

Bu soruya verilecek cevap hayırdır.

O zaman imanlı insan kimdir, yani mümin kimdir, Allah, Kuran’da mümini nasıl tanımlamıştır.
İmanlı insan kurtuluşa eren insandır. Kim bu kurtuluşa erecek insan? Cevabı Kuran’da, Bakara suresi 62. Ayetindedir.

Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükafatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir. Bakara 62

Ayet açık ve net olarak şu üç özelliği olanı kurtuluşa eren olarak tanımlamaktadır. Bunlar, Allah tarafından ödüllendirilecektir ve onlar için korku olmayan insanlardır.

İman eden, yani mümin:

1.Allah’a inanan

2. Ahiret gününe inanan,

3. Yararlı ve faydalı işler yapanlardır.

Allah’a inanan bir insan, O’nun güç ve kuvvetinin sonsuz olduğunu, yapamayacağı hiçbir şeyin bulunmadığını, can verip can alacağını, adil olduğunu, insanlara haksızlık yapmadığını insanlara Peygamber aracılığı ile Kitap göndereceğini ve daha bir çok şeyi bilen insandır.

Ahiret gününe inanan insan, öldükten sonra diriltileceğini, bu dünyada yapıp ettiklerinin ahrette günah ve sevap olarak önüne konacağını, günahı çoksa azap göreceğini, sevabı yoksa kurtuluşa erip mutlu olacağını bilen insandır.

Yani mümin, ben Allah’a inanıyorum ama ahrete inanmıyorum diyemez. Derse mümin olamaz.
Ve mümin yararlı işler yapandır. Kuran, bunların neler olduğunu açık açık anlatır. Birkaç örnek vermek gerekirse, tembel değildir bu insan, kendine ve çevresine zarar vermez, çok çalışır, dedikodu etmez, fakiri doyurur, malının zekatını verir, ibadet eder, hayatın duasız olmayacağını bilir ve inanır, bol dua eder, anaya babaya, yetime, komşuya iyi davranır, insanları, ağaçları ve hayvanları korur. Kimseye zarar vermez.

İşte bu özeklikleri kendinde bulunduran ve buna gönülden inanan insan mümindir.
Allah’a inandım deyip ahrette yaptıklarımın hesabını vermeyeceğini düşünen insan mümin olabilir mi? Ahirett hesaba çekileceğini bilen insan, çalar mı, haram yer mi, ona buna eziyet eder zulum eder mi? Görevini çıkar karşılığı için yapar mı? Ahlaksızlık eder mi? Rüşvet alır mı, insan öldürür mü, araba yakar mı, bomba patlatır mı?

Herhalde bunlara hayır diyorsunuz.

Peki, görüntüsü Müslüman, ama yaptığı Kuran’ın dediklerinden uzak olan insanlara ne demeli?

Mü’minler ancak, Allah’a ve O’nun Elçisi’ne iman eden, sonra da şüpheye düşmeyen ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad eden kimseledir. İşte bunlar sadıkların ta kendisidir. HUCURAT SURESİ 15

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.Araf 8

Allah nazarında kurtulaşa eren müminler olmak dileği ile…

saygılarımla…

Necmi AKGÜL

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir