ERKEK KADINDAN ÜSTÜN MÜ?

Kadınlar eziliyorlar.

Kadınlar horlanıyorlar.

Kadınlar toplumun dışına itilmişler.

Kadınlar dövülüyor, işkence görüyor, öldürülüyorlar.

Kadınlar her türlü cefayı çekiyorlar, bunu da herkes biliyor.

Peki neden kadınlara böyle davranılıyor?

Oysa bizi doğuran analarımız kadın değil mi?

Kızlarımız, bacılarımız kadın değil mi?

Bu ve benzer gerçekleri herkes biliyor. Ama düzelen bir şey yok. Bir yerde yanlışlık var ama bu yer neresi, bunu bilen araştıran var mı?

Benim yaptığım tespitlere göre iki yerde yanlışlık var. Bunlardan biri dinimizi, yani Kuran’ı   bilmemek, öteki de eğitim eksikliği.

Yüzyıllardır, hatta günümüzde bile bu topluma erkekler kadınlardan üstündür diye camilerde imamlar, Kuran Kurslarında hocalar, ilmihal kitaplarında yazarlar çizerler, televizyonlarda dini anlattığına inanan bazı sorumsuz kişiler, söz birliği etmiş gibi, bu millete ERKEKLER KADINLARDAN ÜSTÜNDÜRLER  diye anlatıp durmuşlardır. Bu  insanlar erkeklerin üstün olduğunu da Kuran’a dayandırmışlardır.

Bu konuyu düzenleyen Kuran ayeti Nisa suresinin 34. Ayetidir.

Allah’ın, bazı şeyleri bazısına fazla kılması ve erkeklerin mallarından harcamaları nedeniyle erkekler kadınlar üzerine kavvamdırlar [iyi koruyup, iyi gözeticidirler]. Hâl böyle olunca, sâlih kadınlar, Allah’a itaat edicidirler, Allah’ın koruduğu şey nedeniyle gayb için koruyucudurlar. Nüşûzundan [dik kafalılık yaparak kendisini taciz ve tecavüz riskine atmasından] korktuğunuz kadınlara da öğüt verin ve yataklarında yalnız bırakın ve de baskı yapın/sürgün edin/ dövün. Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, çok büyüktür. Nisa 34

Bu gün bu ayetin ilk cümlesi, elden ele  dolaşan Kuran meallerinde . “Erkekler kadınlardan üstündür.”  Diye tercüme edilmiştir. Diyanet İşleri Meali ile Elmalı Hamdi yazır’ın eski meallerinde bu ayetin ilk cümlesi böyle yer almış, sonraki düzeltme çevirilerinde  onlar da “erkekler kadınların koruyup  kollayıcılarıdır.” Diye düzeltme yapmışlardır.
Ama başka çevirilerde herkes birbirinden kopya çektikleri için, gerekli araştırmalar yapılmadığı için erkeklerin kadınlardan üstünlüğü ayetin ilk cümlesi olarak yer almıştır. Bu çevirileri okuyanlar, kadınları ezmek, onları küçük  görmek için ellerine bahaneler geçmiş, erkeklerin  kadınlardan üstünlüğünü topluma anlatıp durmuşlardır. İşte karşımıza çıkan manzara da buradan kaynaklanmaktadır.

Allah’ın koruyup kollayıcıdırlar dediği erkeği, kadınlardan üstündür şeklinde çevirip bunu da topluma her fırsatta  anlatan her  kimse hala bu anlatımlarına devam etmekte,  bunu söyleyip kaynağını da bu ayet olarak göstermektedir. Yani bunlar demek istemektedirler ki, Allah  diyor ki erkeklere , siz kadınlardan üstünsünüz, onları dövmeye, sövmeye, eziyet etmeye, küçük görmeye ve hatta sevdiklerine kaçarlarsa öldürmeye hakkınız vardır.
Bu kökünden yanlış bir anlayıştır. Kuran’a ve onun özüne temelinden aykırıdır.

Bunu kim topluma böyle anlattı ise onların şimdi doğrusunu öğrenip anlatması gerekmektedir.
Bu anlayış topluma yerleştiği içindir ki, zina eden erkek hoş karşılanır hale gelmiştir. Zina eden kadın ise rezil olur, namussuz damgası yer.  Bu anlayış erkekler üstündür  düşüncesinin ürünüdür. Oysa zina eden erkek ile zina eden kadın Kuran’da aynı derecedir ve aynı konumdadır. Kuran onlara zinaya yaklaşmamalarını önerir. Buradan anlaşır ki, zina yapmak çok büyük günahtır.(bkz Furkan 68)

Bu gün kadınlara yapılacak en büyük iyilik, Kuran’ın verdiği hakları onlara aynen vermektir. Erkek üstündür denilerek, camilere k adınlar sokulmaz hale getirilmiştir. Evde kurban erkek için kesilir olmuştur. Evde hacca erkekler gider hale gelinmiştir. Kadınlar toplumun önemli bir parçası değil de sanki zevk aracı gibi görülmeye devam edilmektedir. Kız çocukları okutulmaz zihniyeti henüz tam olarak kırılmamıştır. Kadınların başı örtülmüş, ama göğüsleri ile kalçaları fora dışarı çıkırılmıştır. Süslenmeyi püslenmeyi çok iyi bilen kadınlarımız  bir tek Kuran ayetinin manası ezbere bilemez hale getirilmiştir. Evde söz hakkı yoktur onların. Erkek izin vermeden dışarı çıkamazlar. Kadınların akıllarına erkekler tarafından ipotek konulmuş, düşünmeleri bile engellenmiştir.

Kadınlar mutsuzdurlar.  Bu gün yapılan araştırmaya göre evli erkeklerin ve kadınların yüzde elliden fazlası birbirlerini aldatmaktadırlar. Boşanmaların yüzde yetmişi evde kötü muamele ve cinsel tatminsizliktendir.

Kadınlar mutlu olmazlarsa onların yetiştirecekleri çocuklar da mutlu olamazlar. Küçük çocuklar evde gördükleri ile şaşkın hale gelmekte, evlilik buysa ben evlenmem diyen kızlarımızın sayısı artmaktadır. Bunlar televizyonlara çıkıp ben evlenmek istemiyorum diyerek yaratılış kanunlarına uymayan açıklamalar yapmaktadırlar. Ne acıdır ki, buna erkekler de uymakta, onlar da evliliği reddetmektedirler.

Peki  bütün bunlar neden olmaktadır?

Çünkü  eğitimleri eksiktir. Eğitim öyle bir hale gelmiştir ki, insanın iç dünyasında olanların eğitimleri yerine, hayatlarını kazanacak, ekonomiye katkı sağlayacak şeyleri öğrenmek olarak kabul edilir olmuştur. Eğitimde ne yazık ki çocuklara  hazır balık verilmektedir, balık tutulması öğretilmemektedir.
Eğitilmeyen kızların neden eğitilmedikleri Allah tarafından o kızlara sorulacaktır. Kızlarımızı eğitmezsek, acaba o kızlarımız ana ve babaları için kendilerini eğitmeyenlerin onlar olduğunu söylemeyecek midir?

Tekvir Suresinin  iki ayeti aşağıdadır.

8. Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,
9. “Hangi günah sebebiyle öldürüldü?diye.

Buradaki kızları öldürmek, toprağın içine diri diri koymak olarak anlaşılmamalıdır. Sosyal olarak eğitimsiz, toplumun dışına itilmiş olan kızlar anlaşılmalıdır. Bu kızların eğitimini Yüce Allah istemekte, çünkü topluma şekil veren annelerdir ve bu kızlar geleceğin anneleridir.

Oysa bazı yobaz ve kendini dindar sanan kişiler, kızları okula göndermemek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bunların topluma, kendilerine ve kızlarına ne büyük bir kötülük ettiklerinin farkında bile değillerdir.

Oysa insan için, hele bir mümin için, bu dünyayı kurtarmak yetmez. Ahreti de kazanmak gerekmektedir. Ölüm ötesinde ne olacağını bilmeyen, buna inanmayan bir insan, burada iyi şeyler yaparsa karşılığını iyi olarak, kötü şeyler yaptığında karşılığını kötü olarak alacağını bilmeyen bir insanın ahretini nasıl kurtaracaksınız?

Artık din adına yapılan ne kadar yanlışlık varsa bunların derlenip  düzeltilip topluma sunulmasının zamanı gelmiştir, geçmektedir. Bu konuda Devletin Diyanet İşleri Başkanlığı öncülük etmeli, imam atamanın yanı sıra en önemli görevi olan din hizmetini Kuran’a, bilime ve akla dayalı olarak tespit etmelidir. Bunun için gücü ve imkanı olduğu kanaatindeyim, ama  isteği ve dirayeti var mıdır, bunu da kendileri bilir.

İnsan  bir elmadır. Bunu ortasından ikiye ayırırsanız bir yarısı erkek, öteki yarısı da kadındır. Birbirlerine karşı üstünlükleri yoktur, ancak fazlalıkları vardır. Meselâ, erkekteki güç, cesaret, soğuk kanlılık ve metanet, kadındakinden fazladır; kimse bunun aksini iddia edemez. Diğer yönden, yani namus, merhamet, şefkat, eğiticilik gibi özellikler de kadınlarda fazladır.

Kadın yaratılışı gereği korunmaya ve kollanmaya ihtiyaç içinde  yaratıldığını kabul etmelidir.  Bu Allah’ın koyduğu bir ilkedir. Bu ilkeye uyanları Allah nisa 34’de Salih, saygılı kadınlar olarak tanımlamaktadır.
Erkekler kadınlardan üstün değildir. Bunlar eşittirler ve hayatın gereği  birbirlerinden farklıdırlar. Hayatın devamı için bu farklılık zaten gerekmektedir. Yoksa bu kadındır, biz erkeğiz, üstünüz, her istediğimizi kadınlara zorla yaptırırız düşüncesi hem Kuran’a uygun değildir, hem de akla. Eğer böyle olsa idi Allah “Dinde zorlama yoktur. (Bakara 256) diye emir koymazdı. Kimse kimseden üstün değildir.

Ama bir yerde üstünlük vardır. Kuran bunu da açıkca belirtmiştir.

Ey insanlar! Biz sizi, bir erkek ile bir dişiden yarattık, birbirinizle tanışasınız diye sizi uluslar ve oymaklar kıldık. Şüphesiz ki, Allah katında en değerliniz, en takvâlı olanınızdır. Gerçekten Allah, en iyi bilendir, en çok haber alandır.Hucurat 13

Demek ki, üstünlük ancak takvadır.

Nedir takva, özet olarak takva, Allah’ın yap dediklerini yapmak, yapma dediklerini yapmamaktır.

Bu emir hem erkekler için , hem de kadınlar içindir.

Bu ayet sadece kişisel olarak  düşünülmemelidir. Yani erkekler kendi evlerindeki kadınlardan da sorumludurlar, kendi evleri  dışında toplumun kadınlarını da koruyup kollamalı, gözetmelidirler. Nasıl ki, karımızı, kızımızı, anamız , bacımızı kimse rahatsız etmesin diye düşünüyorsak,  bizler de kimsenin anasını,bacısını, karısını rahatsız etmemeli, onları koruyup kollamalıyız.

Bir kadının erkek tarafından korunup kollanması nasıl olur? Tabiî ki  onun ihtiyaçlarını karşılayarak, ona iyi davranarak, ona sevgi ve saygı göstererek,  onu üzmeyerek, incitmeyerek. Kadın da bunu anlamalı, kendi başına buyruk olarak ben her istediğimi yaparım düşüncesi ile hareket etmemelidir.

Karşılıklı sevgi ve saygı, o eve ve o topluma huzur ve barış getirecektir, sonunda herkes mutlu olacaktır.

Saygılarımla….

    Necmi AKGÜL

 

         ====================================================

 

TEKASÜR SURESİ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,

2. Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.

3. Hayır! Yakında bileceksiniz!

4. Elbette yakında bileceksiniz!

5. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız,

6. Mutlaka cehennem ateşini görürdünüz.

7. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz.

8. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir