GURURLU MUSUNUZ


Sizler gurur sahibi misiniz? Yoksa gururunuz yok mu?

Eminim ne diyeceğinizi bilemediniz. Niçin? Çünkü gurur nedir bilmiyoruz.

Gurur nedir, üzerinde hiç düşünmedik de ondan. Araştırmadık da. İyi bir şey mi, kötü bir şey mi? Ama çok insanın bunu kullandığını, size karşı da kullanıldığı sizin de kullandığınız belli bir şey.

Derler ki, falan var ya, çok gururlu, ben gururlu insanları sevmem.

Ya da “Aman aman, gururundan kibirinde yanına yaklaşılmıyor.”

Kelimeleri kullanırız da ne anlama geldiğini bilmeyiz.Ben böyle hatalar yaptığımı hatırlıyorum.Bunlardan birini anlatmak istiyorum. Yeni öğretmen olmuştum. 19.5 yaşımdaydım. İki aylık öğretmendim. Bir akşam üstü köyün kahvesine gittim. Herkes ayağa kalkıp yer vermişti, “köyümüzün öğretmeni geldi.” diyerek.

Bir masada oturduk, konuşmaya başladık. Söz arasında ben öğretmenim ya ,çok şey bilirim de siz bilmezsiniz anlamında onlara dedim ki, ” bunlar hepsi muamma.”

Yanıbaşımda muhtar oturuyordu.  “Hocam muamma nedir, anlamadık.” dedi. Allah’tan bu kelimenin anlamını biliyordum, ” gizli, bilinmez, anlaşılmaya şey”dedim. Yanımda oturan yaşlı bir vatandaş, “Evladım bizim anlayacağımız şeyden söyle şunu.” diye beni uyarmıştı. Çok utanmıştım. Bu bana iyi bir ders olmuştu. Yani kendimi büyük, gururlu, onları da bir şey bilmez olarak görmüştüm. Ama bu konuda onlar bana öğretmen olmuşlardı, ben onlardan çok şey öğrenmiştim.

Nerede olursak olalım, kullandığımız kelimenin manasını bilelim. Kelimelerin gücü işte bu anlamlardadır. Kelimelerin anlamlarını iyi bilmezseniz bir çok şeyi anlatamazsınız, bir çok şeyi de anlamazsınız.

Sık sık genellikle de kızınca deriz ki, “Şerefsize bak  şerefsize!”

Ne demek istedik, eğer bu sözü biri ötekine söylemiş de biz duymuşsak ne demek istedi. Bilen var mı?

Şeref, bir insanın başka bir varlığa hak ettiği için gösterdiği değer ve  saygının tümüdür. Şerefli insan, kendinde toplanan değerlere ve sevgi ve saygılara sahip insandır.

Şerefin tamamı Allah’ın katındadır. Şeref sahibi olmak isteyen onu gidip oradan alması lazımdır. İşte o ayet:

Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar. Fatır 10

Böyle durumlarda sözlüklerden bu kelimeyi açıp bulmak, anlamını akla yerleştirmek lazım.

Allah ile aldatıyorlar, deniyor sıklıkla. Kuran da bu ifade geçiyor. Fatır suresi  5. ayetteO aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın.”

Ne demek bu? Anladın mı, çoğu insan Allah ile insan aldatılır mı diye bön bön bakıyor. Anlamıyor. Oysa onun görevi bu ifadenin ne anlama geldiğini bilmesidir. Bilmiyorsa araştırıp öğrenmesidir. Doğruyu bilmeden yanlışlardan kaçamazsınız.

Gurur da böyledir. Çok kullanılır. Anlamı iyi mi, kötü mü, ne demek bilen pek yoktur. Hani derler ya, “Aşkımdan vazgeçerim gururumdan asla.”  Ya da: “gururum aşkımdan da üstündür.”

Gurur nedir bilse, inanın bunların hiç birini söylemez, hatta sevdiğinden gider özür diler.

Peki bu insanları gururlu yapan nedir? Sorunun cevabı gurur kelimesinin anlamındadır.

Gurur, değeri olmayan şeylerin kendisinde olduğuna inanarak önce kendini sonra da çevresini aldatmak, başkalarının da sahip olduklarının önemli bir şey olduğuna inanarak kendisini aldatmaktır.

Yani gurur aldatma ve aldanma üzerine kurulu büyüklük taslamak, kendini beğenmek, kibirlenmektir.

Bu özelliklere sahip olan bir insan kendini önemli biri sayarak, diğer insanları küçük görür. Kendinin kaliteli bir hayat yaşaması için her şeyi yaparken, sınırları aşar, başkalarının haklarını yer, başkalarının haklarına saygı göstermez.

Bir yandan insanları aldatırken, öte yandan asıl aldananın kendisi olduğunu bilmez. O boş ve değersiz sahip oldukları ile şımarır.

Böyle bir insanı diğer akıllı ve kendini olduğu gibi kabul eden insanlar sevmezler.

O insanlara Allah’tan sakın desen, kendini büyük görerek sorumluluk üstlenmez ve günaha gider. Rabbim buyuruyor:

Ona, “Allah’tan sakın!” dendiğinde, gurur kendisini günaha götürür. Böylesine, cehennem yeter. Gerçekten ne kötü yataktır o! Bakara 206

Gururlu davranışların sergilenmesini Allah şu ayeti ile istemediğini açıkca belirtmektedir.

Yeryüzünde kasılıp kabararak yürüme! Çünkü sen, yeri asla yırtamazsın, uzunlukça da dağlara ulaşamazsın. İsra 37

Bir de şu ayete bakalım.

“Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah, kurula kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez. Lokman 18

Kibirle ve gururla yapılan davranışların içi boştur. İnsanlar bu tip insanları sevmedikleri gibi Allah da sevmiyor.

O halde yapılacak şey, insanların ve Allah’ın sevdiği insan olmak için çaba harcamalı, gayret göstermeli, gururlu davranışlardan kaçınmalıdır.

Gururlu insan, kendini toplumun üstünde gören, gösterişli davranışlar sergileyen, her hareketi ile ben başkayım, siz de kimsiniz demek isteyen insandır.

Ya çevrenizde, ya da geçmişinizde rastlamışsınızdır, anasını babasını beğenmeyen gençler vardır. Acaba bu gençler neden analarını babaların beğenmezler ki?  Oysa onlar kendilerini yetiştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır.

Beğenmezler, çünkü, anasının babasının önce giydiklerini beğenmezler. Kendileri iyi giyiniyorlar ya onların sayesinde. Onlarla toplum içinde birlikte olmak istemezler. Anasının babasının üzerindeki kıyafetler, bu gencin gururuna dokunur.

Çocukken anlatmışlardı. Bizim oralarda bir köylümüz her şeyini satıp savmış oğlunu üniversitede okutmuş. Oğlan doktor olmuş. Okul bitmiş, artık memlekete dönecek. Kendisi gibi bir arkadaşını da  almış Osmaniye Bahçe ilçesinde trenden inmişler.

Doktorun babası, yırtık, yamalı elbisesi, kamyon lastiğinden yapılmış eski ayakkabısı, on günlük sakalı ile oğlunu istasyonda beklemiş.

Oğlu terenden inince koşmuş, hemen elindeki bavulunu almış, önden yürümeye başlamış. Bavulu taşıyacak eşek çünkü ilerde duruyormuş, Babası birkaç adım ilerleyince arkadaşı sormuş, “Bu kim?” diye.

Adamcağız beklemiş ki doğal olarak ve hakkı olarak “Bu benim babam.” desin diye. Ama oğlu arkadaşına “Ha bu mu, bu bizim çifliğin getir götür işlerine bakan görevlisi.” demiş.

Bu sözleri duyan baba zınk diye yerinde durmuş. Bavulu  fırlatmış yere ve geri dönmüş. Hiddetle oğluna: “Ben senin babanım. Çiftliğiniz hizmetcisi değilim. Doktor olmuşsun ama insan olamamışsın, tüh suratına.” diyerek yüzüne tükürmüş.

Sonra da eşeğine binip evine dönmüş.

Oğlu, boynu bükük arkasından bakarken, arkadaşı şaşkınlık içinde baka kalmış.

Babasını ya da anasını küçük görüp beğenmeyenler, Onlara hor bakanlar, Allah’ın şu öğüdüne muhtaçtırlar:

Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. İsra 23

Ana babayı küçük görüp kendine büyük gören evlatlar, sadece kılık kıyafetleri ile değil, konuşması,bilmesi ile evlatların hışmına uğruyorlar. Kendileri okumuşlar ya, ana babasına çağın gerisinde kaldığını söyleyen evlatlar var.

Bunlar hep kibirin ve gururun sonuçlarıdır. Allah ise ana-baya iyi bakılmasını, iyi davranılmasını, azarlamamasını, tatlı ve güzel sözler söylemesini istiyor.

Anam babam beni küçük düşürüyor diye başkalarının yanında ana-babasından uzak duran evlatlar çok ne yazık ki.

Ama bu tip insanlar, gururuna kapılanlar, kibir ve büyüklük taslayan insanlar sınırı aşan, gerçeklerden uzaklaşan, dinini iyi bilmeyenlerdir. Allah’ın emirlerinden kopanlar bunlardır. Bunlar için Allah şöyle buyuruyor:

İş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler. Sad 2

Gurur, bilgisizliktir.

Kendinde olmayan şeyleri kendinde varmış gibi başkalarına gösteren aldatıcı bir davranıştır. Bu aldatıcı davranış hem kendine zarar verir, hem çevresine, bunun farkında bile değildir.

İnsanlar yanlışlıklar yaparlar, hoş olmayan işler yaparlar, bununla tatmin olurlar, mutlu olduklarını sanırlar. Oysa gururun o insana verdiği boş şeylerdir.

Çevresinden yeteri kadar takdir hissi görmeyen insanlar daha çok gurura kapılırlar. Çünkü içlerindeki bu tatmin olmama duygusunu kendilerini gururlu olarak göstermekle doldurup kapatırlar.

Bu durum insana gecici olarak mutluluk hissi verir, bir zaman böyle sürüp gider bu. Ama zamanla bu aldatıcılık ortaya çıktıkca bunu kaybetmemek için  hırcınlaşır, sinirlenir ve kendine ve çevresine zarar verir bir hale gelir.

Gurur insana içi boş aldatıcı bir güven hissi verir.

Her şey Allah’ındır. İnsanların sahip oldum dedikleri şeyler yaşadıkları sürece emanet olarak kendilerine verilmiş şeylerdir.Ölünce hepsi burada kalacaklardır. Durum bu iken bakınız Allah bizi nasıl uyarıyor ve soruyor:

Ey insan! O sonsuz cömertliğin sahibi Kerîm Rabbine karşı seni aldatıp gururlu kılan nedir?İnfitar 6

Düşünür müsünüz gurur sahibi insanlar? Siz neden gururlanıyorsunuz? Neyiniz var ki sizin? Neye sahipsiniz? Sahip olduklarınız mı size sahipler yoksa? Gururlanıp etrafa caka satacağınıza alçakgönüllü olsanız de yararlı işler yapsanız daha iyi olmaz mı?

Sorunun cevabını yine Allah veriyor.

Bunun sebebi şudur: “Siz, Allah’ın ayetlerini eğlence aracı yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı/gurura itti. Bugün ateşten çıkarılmayacaklar, özür dilemeleri de kabul edilmeyecek.”Casiye 35

Gurur, bulutların gözyaşları gibi yer yüzüne inen yağmurlar gibidirler. Ama bu yağmurlar fazla yağarsa, şehirler, tarlalar su altında kalır, dereler taşar, etrafını yıkıp gider.

Bilin ki, şu iğreti dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden, bir süsten, aranızda bir övünmeden, mallarda ve evlatlarda çoğalma yarışından başka şey değildir. Bir yağmur misali ki, çıkardığı bitkiler çiftçilerin hoşuna gider. Ama biraz sonra o ot kurur, sapsarı kesildiğini görürsün. Nihayet bir ot ufantısı haline gelir. Âhirette şiddetli bir azap var, Allah’tan bir af ve hoşnutluk da var. Dünya hayatı bir aldanış/gurur aracından başka şey değildir. Hadid 20

Dünya hayatında her şeyiniz olabilir. Çok paranız, çok malınız, yüksek makamlarınız, çocuklarınız olabilir. Bunlara sahip olanların gururlanmaması, gerekir. Allah bunların süsten başka bir şey olmadığını, övünme aracı yapılmaması gerektiğini söylüyor. Yağmurla yeşeren tabiat gibi, kesilen yağmurla da o yeşilliğin yok olup gittiğini anlatıyor. Düşünen insanlar için bunlarda ibretler, alınacak dersler yok mu? Ayet şöyle bitiyor dikkat ettiyseniz: Dünya hayatı bir aldanış/gurur aracından başka şey değildir.

Toplumumuzda derler ki, senin gururun yok mu? Bu, burada anlatılan gurur değildir. Kazanılarak elde edilen itibarın yok mu demektir bu aslında. Çünkü gurur boş şeylere sahip çıkmaktır. Onunla itibar elde edilmez.

İnsanları aldatmak ve  kandırmak sadece somut şeylerle olmaz. Yalan söylemekle, sözü tutmamakla, ihanet etmekle olmaz. Gururlu insan da kendinde olmayan ve güzel şeylere sahip olduğunu bilip inandığı gururu ile de aldatırlar.

Ne siz birini aldatın, ne de biri sizi aldatsın.

Aldatma ve aldanma, insanlık için de, toplum içinde barışı bozan  tehlikedir.

Boş başaklar rüzgarla çok sallanırlar sağa sola, gururlu insanlar da yürürken kendilerini belli ederler. Olması gereken davranışları sergilemeyenlerin sorunları vardır, onları tanırsınız ve onlardan uzak durmalısınız.

Eğer sizin de gururunuz varsa bunu anlayan insanlar sizden uzak duracaklar ve  yalnız kaldığınızı zaman içinde hissedeceksiniz.

Gururlu olmaya çalışmak, insanı için için yiyen bir kurt taşımaktır. Kurt bir gün sizi yer bitirir. Küçük olan şey büyür, gelişir, gururlanma hastalığına tutulmuş olanlar, zamanla bu hastalığın pençesinde kıvranır hale gelirler. Çünkü o insanın içinde büyümüştür. 

O halde gururu bırakın.

Gurur ,Allah’ın insanlara uygun gördüğü, insanlarda olması gereken davranışları begenmemektir.Allah’ın kulu için uygun gördüğünü beğenmeyen bir insan, kendini üstün göstermek için başka duruş ve davranışlar geliştirip bunu hayatına uygulayan insan, Allah’a karşı isyan içinde olan insandır. Allah bunları sevmez. Allah’ın sevmediği insan dünya ve ahret mutluluğuna eremez.

Atalarımız “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.!” demişlerdir. Bu, kendini zorlayarak başka tavırlar geliştirme demektir. 

Gururlu ve kibirli davranışlar sergileyerek biri size “gururun batsın.” demeden, siz  gururunuzu kendiniz batırın. 

Gururlu insana bir insanın yaklaşması zordur. Ondan çekinir, ürker, siz başkalarına nasıl rahat yaklaşmak ve derdinizi anlatmak istiyorsanız, gururu bırakın insanlar da size öyle yaklaşsınlar. 

Gurur insanın kendini çevresinde büyük gösterme çabasıdır.

Oysa gururdan ve büyüklenmeden uzak durur, olması gereken davranışlar sergilerseniz, çevre insanı sizi takdir eder, saygı duyar. Bu hem Allah rızasına uygun, hem de olması gereken davranıştır.

Herkes gurur peşinde koşarsa, çalışacak, güvenilecek insan bulunmaz.

Gurura kapılmadan yaşamanın tadını hiçbir şeyde yoktur. Bu tadla yaşamanızı dilerim

Saygılarımla…

                                                                              Necmi AKGÜL

 

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir