HİDAYETE ERMEK


Fatiha suresinin 6. Ayeti şöyle:

“Bizi doğru yola ilet!”

Allah, kullarını nasıl doğru yola iletir?

Elinden tutar, doğru yol burası deyip oraya mı götürür?

Veya, doğru yola nasıl gidileceğini tarif eder, gerisini sana mı bırakır?

Birisi size dese ki, ben İstanbul’dayım beni Ankara’ya ilet dese ne yaparsınız? Ya onu arabanıza bindirirsiniz, Ankara’ya götürürsünüz, ya da dersiniz ki, şuradan dolmuşa bin, falan yerde in, oradan da münibüse bin Harem’de in, şehirlerarası otobüse bin, Ankara’ya git, diye tarif edersiniz. Gerisi ona kalmıştır.

Allah, bu güne kadar kimsenin elinden tutup şurası doğru yol deyip oraya götürmediğine göre, geriye tek şey kalıyor, o yola nasıl gidileceğini tarif etmektir. Ve Allah da bunu yapmıştır.

Doğru yolun ne olduğunu,  insanlara gönderdiği  Kuran’ı Kerim’inde açık açık anlatmıştır. Bizlere düşen de  Kuran’ı okuyarak doğru yolun ne olduğunu öğrenmek, o yoldan gitmektir.

Şimdi ramazan geliyor, camilerde hocalar, televizyonlarda görevliler duyuru yapıyorlar, Kuran ziyafeti çekilecek, mukabele yapılacak, gelin diyorlar. Milyonlarca insan buna katılacak eminim. Orda ne oluyor? Biri Arapça okuyor Kuran’ı, topluluk dinliyor. 30 gün sonra Kuran okunup bitiriliyor. Şimdi bu Kuran okumak oluyor mu?

Olmuyor.

Ama bunu ön yargılı, şartlanmış insanların yanında söyleseniz, size öcü gibi bakıyorlar. Biraz bilgili olanlara soruyorsunuz, mesela, cami imamlarına, diyor ki, Peygamberimiz de böyle yapıyordu. Doğru, Peygamberimiz de böyle yapıyordu, ama Peygamberimiz ne okuduğunu biliyordu, dinleyenler de bu okunanı anlıyorlardı.

Şimdi bir de bu günlerde yapılanlara bakınız. Okuyan, okuduğunu anlamıyor, dinleyen de dinlediğini anlamıyor. Oysa Kuran diyor ki, Alak suresi 1. Ayeti. “oku.”, Müzemmil Suresi 4.ayeti beni ağır ağır yavaş yavaş oku. Nisa Suresi 82, “Kuran’ı düşünmüyor musunuz?,” Muhemmet Suresi 24Kuran’ı düşünmüyor musunuz?.” Ve başka ayetler de var.

Şimdi siz Kuran’ı böyle mi okudunuz?

Okuduğunuzu anladınız mı?

Ayetler üzerinde düşündünüz mü?

Okuduğunuz ayetler üzerinde araştırma yapıp Allah’ın ne dediğini anlamaya çalıştınız mı?

Hayır.

Niye, Arapçasından okudunuz, anlamadınız.

Şimdi siz, anlamadığınız Kuran’ı bin defa okusanız, ne öğrenirsiniz? Ondaki doğru yolun neler olduğunu bilir misiniz? Sonra doğru yolu öğrenen insan yolun eğrilerini de öğrenir, ondan gitmez.
Biri size bir şey diyor da bu Kuran’da ayettir diye ekliyorsa, yapacağınız şey, onu aklınızda tutmak, bunu diyen kişinin doğru söyleyip söylemediğini anlamak olmalıdır. Nasıl mı? Tabi açacaksınız Kuran’ı, o ayeti bulacaksınız, sonra birkaç tane çeviriye bakacaksınız, eğer o kimsenin dediği gibi ise tamamdır, ama ya değilse…?

İnsan aklı ile Kuran, aynı kaynaktan, Allah’tan geldiği için birbirini tamamlarlar. Ama bu dini sevenler kadar sevmeyenler de vardır. Ayetlerin anlamlarını çarpıtırlar, o kelimeye başka anlamlar verirler, sizi yanıltmaya çalışırlar. Onun için her duyduğunuz  şeyi araştırmalısınız. Biri size oturup kıyamete yakın zamanda mehdi gelecek mi diyor, hemen buna inanmayacaksın, araştıracaksın, Kuran’a bakacaksın, Allah bu konuda ne diyor? Açık bir ayet var mı? Araştırmaların sonunda mehdi gelecek mi, gelmeyecek mi sen karar vereceksin.

Allah, doğru yolun nasıl bulunacağını, oraya nasıl gidileceğini açık ve anlaşılır bir şekilde kullarına Kuran’da bildirmiştir. Ama araştırıp öğrenen mi var? Başkalarının bizim yerine düşünüp karar vermesine izin vermeyin. Bu sizi sorumluluktan kurtarmaz.

Ramazan ayı geldi ya, televizyonlarda bir çok insan çıkıp dini, orucu anlatıyor. Gazeteler de çarşaf çarşaf yazılar yazılır yine bu konularla ilgili. Bu gün sakallı bir adam, başında takke, ramazan ayı ile oruçla ilgili konuşuyor. Diyor ki:

Ramazan gecelerinde Allah’a çok dua ediniz. Peygamberimiz Hazreti Muhammed diyor ki,  bu ayda çok dua edenlere Allah her istediğini verir. Para mı istiyorsunuz, işte size para, makam mı istiyorsunuz, işte size makam, iş mi istiyorsunuz, işte size iş, oğlun üniversiteyi kazansın mı istiyorsun, al sana üniversite.

Bunları duyunca düşündüm, bu sözlerin Kuran’a neresi uygun diye? Uygun mu Kuran’a? Kuran’da Allah dua ediniz karşılık vereyim diyor. Şimdi siz dua ederek her istediğinizin verileceğini söylerseniz, çok büyük bir yanlışlık yapmış olursunuz.

Camilerde imamlar, televizyonlarda böylesi insanlar, gazetelerde başkaları, güya dini anlatıyorlar. Bu gün yine başka bir kanalda  diyordu ki, Peygamberimiz zamanında yaşamış bir adamı ballandıra ballandıra anlatıyordu.  Şöyle yaptı böyle yaptı diye. İyi güzel de, ağaçlara bez bağlamamayı anlatsana, bunun günahlığını. Dini insanların yanlış anladıklarını anlatsana. Hurefeler almış başını gidiyor, Kuran’daki kavramlar çarpıtılmış, doğrusunu anlatır mısın?  Yok, o illa da 1400 yıl önceki bir insanın sadakatını, yaptığını veya yapmadığını anlatıyor, siz de böyle olun demeye getiriyor.

Bunlarla doğru yola iletilmez insanlar. Doğru yol Kuran’dır. Başka da doğru yol yoktur. Bu yol bizi Allah’a götürecek tek yoldur.

Allah, kendine inananları doğru yola ilettiği kullarından eylesin bizleri.

Saygılarımla….

Necmi AKGÜL

////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

ÇOK YALNIZIM ALLAH’IM

Dedim ki: ‘Çok yalnızım.’ Allah’ım

Dedi ki:‘Ben ki sana çok yakınım.’ Bakara-186

Dedim ki: ‘Evet biliyorum, sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.

Dedi ki:

‘Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret.’ Araf-205

Dedim ki: ‘Bu da senin yardımını ister.’

Dedi ki: ‘ALLAH’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?‘ Nur-22

Dedim ki: ‘Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.’

Dedi ki: ‘(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir.‘ Hud-90

Dedim ki: ‘Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?’

Dedi ki: ‘ALLAH’ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini ve ALLAH’ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?‘ Tevbe-104.

Dedim ki: ‘Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.’

Dedi ki

‘ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve
kullarının tövbesini kabul edendir.’
Ğafir-2/3.

Dedim ki: ‘Bunca günahım var, hangisinin tövbesini yapayım?!’

Dedi ki: ‘ALLAH bütün günahları bağışlayandır.‘ Zümer-53.

Dedim ki: ‘Yani, yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?’

Dedi ki:
ALLAH’tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur.‘ Ali İmran-135.

Dedim ki: ‘Ne kadar güzelsin ALLAH’ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.’

Dedi ki:

Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever. Bakara 222

Bir de ‘İlahım ve Rabbim, benim senden başka kimim var’ dedim.

Rabbim de:

ALLAH kuluna yetmez mi?‘ (Zümer-36) dedi.

Dedim ki: ‘Sen ki, beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?

Dedi ki

Ey iman edenler!

ALLAH’ı çokça zikredin.

ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir.‘ Ahzap 41-43.

Allah’ım dualarımızı ve tövbelerimizi kabul eylesin.

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir