KENDİNİZİ KORUYOR MUSUNUZ

Takva, arapça bir kelime olup, korumak demektir.

Takva, bir insanın zararlı bir şeyle kendi arasına bir engel koymak’ tır.

“Ey mü’minler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olacak bir Ateş’ten koruyun. Tahrim 6

Kendinizi ve çocuklarınızı koruyun diyor Yüce Allah, peki, kendimizi ve çoluk çocuğumuzu neyden korumamızı isteniyor? Ateşten.. Burada kendimiz ve çocuğumuzun ateşin yakmaması için araya bir engel koymak gerekiyor. Bu engel ne olabilir? Ateşle aramıza girmesi gereken şey, günah işlememektir, iyi davranmaktır, kötülük etmemektir, söz ve davranışlarımızın, yaptığımız işin imanımıza , inancımıza uygun olmasıdır. O zaman kendimiz ve çocuğumuzun ateşten uzak olmasını sağlamış oluruz. Yani sorumlu davranmış oluruz, yani takvalı davranmış oluruz.

Anlaşılmaktadır ki takva, bize zarar ve acı verecek şeylerden korumak ve korunmak, sakınmaktır.

“Gücünüz yettiğince Allah’tan sakının ve buyruklarını dinleyin, boyun eğin; mallarınızdan, kendinizin iyiliğine olarak bağışlayın. Tegabbün 16

Ayette, Allahtan sakınmamız emredilmektedir. Ne yaparsak sakınmış oluruz, bu da açıklanmıştır. Allah’ın emirlerini yerine getirirsek, mallarımızdan bağışlarsak, bunları yapmadığımızdan dolayı bize gelecek olan acı ve zararı önlemiş oluruz. İşte takva,kendimizle bize acı ve zarar verecek şeyler arasına konan engeldir. Yani kendimizi, o acı ve zarar verecek şeyden korumaktır.

Şu ayete bakalım şimdi de:
“Ve inkarcılar için hazırlanmış Ateş’ten sakının. Âl-i Imran 131

Yüce Allah, ateşten sakının diyor. Yani kendinizi ateşten koruyun, bu ateş inkarcılar için hazırlanmıştır. İnsanın ateşten sakınması için ateş ile kendi arasına bir engel koyup kendini , o ateşten korunması gerekir. Ne yapmamız gerek o zaman? İnkarcılığı bırakıp iman etmemiz istenmektedir. Yani ateşle aranıza iman koyarsanız size hiçbir şey olmaz, o ateş orda olur ama siz takvanız, yani imanınız sayesinde korunmuş olursunuz.

Demek ki takva, kötü durumlardan korunmak, kötü ile aramıza engel koymak demektir.

Takvâ’, insanın kendisini Allah’ın koruması altına koyarak ahirette zarar ve acı verecek şeylerden sakınması, ya da günahlardan uzak durması ve iyiliklere sarılmasıdır.

İbadet ile tavka bazen birbirine karıştırılır. İkisinin aynı şey olduğu sanılır. Oysa ikisi farklı şeylerdir. İbadet, ilahi emir ve yasakları yerine getirmek, takvâ ise zarar verecek davranışlardan sakınmaktır.


“Evet, Allah, takvâlı davrananlar ve iyilerle birliktedir.” Nahl 128

Allah kimlerle birlikte olur? Takvalı davrananlarla ve iyilerle birlikte olur.

Allah, kiminle birlikte ise o kurtulmuştur. Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanmak, acı, ızdırap ve zararlı şeylerden korunmak için ne gerekiyorsa akıllı insan onu bulur ve yapar. Allah için ne iyi ve güzel, ne doğru, Kuran’da bol bol açıklanmıştır, bildirilmiştir. Onu okuyup anlamak takvalı insanın görevleri arasındadır.

Takva sahibi insan neler yapar, ya da neler yapmalıdır?

Takvalı insana Kuran mutteki insan demektedir.

Bu sorunun cevabı Kuran’da verilmiştir.

İşte bu kitap; kendisinde hiç kuşku yoktur, gaybda iman eden, salâtı ikâme eden, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak eden, sana indirilene ve senden önce indirilene iman eden muttakiler –ki bunlar, âhirete de kesinlikle inanırlar– için bir kılavuzdur. Bakar 2-4

Takvalı, yani mutteki olan insan bu ayete göre:

1.Gayba iman eder, inanır.

2.Salat eder. Yani yardım ve destekde bulunur, yükü sırtlanır, sorunları çözer.

3. Kendilerine verilen rızıklardan,maldan, mülkten bir kısmını ihtiyacı olanlara bağışlar.

4. Ahirete inanır, iman eder.

5. Kuran’a inanır.

Ayeti ve bu beş maddeyi yeniden okur musunuz? Okurken de düşünün lütfen, okuyup geçmeyin. Acaba siz mutteki misiniz? Gayba iman ediyor musunuz? Evet. Salat ediyor musunuz? Evet. İnfak ediyor, ahirete ve Kuran’a inanıyor musunuz? Evet, evet. O halde siz takvalı bir insansınız. Kendinizi kutlayınız.Bakara suresi 5. Ayetine göre bunlar kurtulanların ta kendisidir diyor Yüce Allah. Şimde kendinizi bir kere daha kutlayın, iman etmiş olmanın hazzını ve gururunu taaaa yüreğinizin en derin yerinde duyunuz.

Ama daha bitmedi, takvalı insanın daha yapmasını istedikleri şeyler var Yaratan Allah’ın.

Şimdi de Bakara suresinin 177. Ayetine gidelim.

Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz birr değildir. Ama birr [iyi olan kimseler], Allah’a, Âhiret Günü’ne/Son Gün’e, meleklere, Kitab’a, peygamberlere inanan; malını akrabalara, yetimlere, miskinlere, yolcuya ve dilenenlere ve boyunduruktakilere [kölelere], ona [Allah’a/mala/vermeye] sevgisi olmasına rağmen veren ve salâtı ikâme eden, zekâtı veren kimselerdir. Ve de sözleştiklerinde, sözlerini tastamam yerine getiren, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreden kimselerdir. İşte onlar, sadık olanlardır. Ve işte onlar, takvâlı olanların ta kendileridir. Bakara 177

Bu ayet takvalı insanın başka neler yapmasını, nelere inanmasını istemektedir. Bu insanlar ayete göre :

1.Allah’a,

2.Ahiret gününe,

3. Meleklere,

4.Kitaba,

5.Peygamberlere iman ederler.

6. Allah’ın kendimize verdiği malı:

a.Akrabalara,

b.Miskinlere,

c.Yolcuya

ç. Dilenenlere,

d. Köle olanlara, malı sevmesine rağmen verirler.

7. Salatı ikame eden,

8.Zekatı veren,

9.Sözleştikleri zaman sözlerini yerine getiren,

10. Hastalık ve savaş zamanlarında sabreden insanlar sadık ve takvalı olanlardır.

Bu ayete göre siz nerdesiniz? Her okuduğunuz maddede ben nasılım diyor kendinize soruyor musunuz? Siz ayetin ifadesinden başka düşünüyor veya davranıyorsanız, aaa ben yanlış yapıyormuşum, kendimi düzeltmeliyim diyor musunuz? Yoksa öylesine okuyup gidiyor musunuz?

Şimdi de şu ayeti dikkatlice okuyalım, düşünelim.

Ve Rabbinizden bağışlanmaya, eni göklerle yer kadar olan, bollukta ve darlıkta infak eden, öfkelerini yutan, insanları affeden, çirkin bir hayâsızlık işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyen, Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyen muttakiler için hazırlanmış olan cennete koşuşun. Ve Allah, muhsinleri [iyilik-güzellik üretenleri] sever. Ali imran 133-35

Takva sahipleri eni yerlerle gökler kadar olan cennetlere konacaktır. Cennete gidebilmek için bu ayet o insanların özelliklerini ve ne yapmaları gerektiğini saymaktadır.

1.Bollukta ve darlıkta malından bağışlayanlar,

2.Öfkelerini yutanlar, sinirlenince kendini tutanlar,

3.İnsanların hatalarını bağışlayanlar,

4. Günahlarının bağışlanmasını Allah’tan dileyenler, ,

5.Yaptıkları hatalarda israr etmeyenler,

Şimdi siz bu ayettte istenenlerin neresindesiniz? Siz hangisini yapıyorsunuz, hangisini yapmıyorsunuz? Bir kere daha maddelere bakıp kendinizi değerlendirir misiniz? Kendinizi değerlendirirce de ben bunu yapıyordum, ya da yapmıyordum bundan sonra Allah’ın istediği gibi olacağım diyor musunuz imanla? O halde cennetteki yeriniz hazır..

Artık Allah’ın cennetlik kulusunuz.. Bakınız orda size neler var…

Şüphesiz Takvâ sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri almış olarak cennetlerde [bahçelerde] ve pınarlardadırlar. Şüphesiz onlar, bundan önce Muhsinler [iyilik güzellik üretenler] idiler. Onlar geceleyin pek az uyurlardı. Onlar, seherlerde bağışlanma dilerlerdi ve onların mallarında isteyen ve mahrum [isteyemeyen] için bir hak vardı. Zariyat 16-19

Takva sahibi insan olmak imanlı insan olmaktır. İmanı olmayanın zaten takvasından söz edilemez. Takva sahibi insan Allah’a karşı sorumludur, O’nun emirlerini yerine getirecektir, fedakarlıklar yapacaktır. Bunun sonunda bu dünyada ve öteki alemde bazı kazançları olması gerekmektedir. Kuran’da bunlar çeşitli ayetlerde bildirilmiştir.

İnsan için en önemli şey, Allah’ın sevgisini kazanmaktır. Bunu kazanınca zaten her şeye kavuşmuştur o insan.

Allah takvalı insanı sever ve Allah takvalı insanla birliktedir.

Şüphesiz ki Allah, takvalı davranan kişiler ve kendilerini iyileştiren/güzelleştiren kişilerin ta kendisi olanlar ile birliktedir. Nahl 128

Allah’ın vaadi haktır, Allah ne diyorsa doğrudur.

Ve kim Allah’a takvâlı davranırsa, Allah ona bir çıkış yolu kılar ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter. Şüphesiz Allah, Kendi emrini ulaştırandır [yerine getirip, gerçekleştirendir]. O [Allah], kesinlikle her şey için bir ölçü kılmıştır [koymuştur, belirlemiştir]. Talak 3

Allah, kim takvalı davranırsa ona karşı bir çıkış yolu yaratır ve onu hiç aklına gelmeyen bir yerden rızıklandırır. Yeter ki Allah’a güvenelim, ona iman edelim.

Takva sahibi insanlar için zorluk değil kolaylık vardır.

Geniş imkânları olan, geniş imkânlarına göre harcasınlar [nafaka versinler]. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah’ın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık kılacaktır. Talak 7

Takva sahibi insanların günahlarını örter Allah ve o günahları siler. Takva sahibi insan günah işlemez diye düşünülür hep,ama takva sahibi insanlar da günah işlerler, ama onlar günahlarından önce istigfar ederler, yani af dilerler, sonra da tövbe ederler.

Takva sahibi olan insanlara Yüce Allah doğruyu eğriden ayıracak bir anlayış verir ve onu kötülüklerden bağışlar, kötülüklerini örter. Allah’a sorumluk duygusu içinde ve kendimizi, çevremizi, ailemizi, acı ve zarar verecek şeylerden koruduğumuzda kazancımızı Allah hem bu dünya için hem de ahiret için verecektir.

Ey iman etmiş kimseler! Allah’a takvâlı davranırsanız, O, size bir furkân [hakkı bâtıldan ayırdedecek bir anlayış] verir ve sizden kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah çok büyük lütuf sahibidir. Enfal 29

Kesin olarak Kuran bildirmektedir ki, takvalı davrananlar cennettedirler.

Muttakilere söz verilen cennetin misali şöyledir: Onun altından ırmaklar akar, nasiplikleri [meyveleri, renkleri, tatları] ve gölgeleri süreklidir. İşte bu, takvâlı davrananların âkıbetidir. Kâfirlerin âkıbeti de ateş’tir. Rad 35

Kesinlikle müttekiler için, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden; Rahmân’dan bir karşılık ve yeterli bir bağış olarak korunaklar/kurtuluş mekânları; sulak bağlar-bahçeler, üzümler, hepsi bir seviye tomurcuklar [çiçek bahçeleri], dolu dolu su kapları vardır. Onlar, orada boş bir söz ve yalan duymazlar. -Onlar, O’nun huzurunda söz söylemeye güç yetiremezler. Nebe 31-37

Takvalı davrananlara cennetin yolu kolaylaştırılacaktır.

Bu nedenle kim malını/kazancını verir, takvalı davranır ve en güzeli doğrularsa, Biz ona, o en kolay olan için kolaylık sağlayacağız. Leyl 5-7

Bir insanın dünyada mutlu yaşaması demek, acı ve ızdıraptan kendini ve çevresini koruyor olmasından dolayıdır. İşte bu Kuran dili ile takvalı davranmaktır. Ahirette de azap görmeyecekse yine insan burda takvalı davrandığı içindir. Ordaki azaptan kendini korumak için araya güzel ameller,güzel sözler, güzel davranışlar, Allah’a karşı ibadetler, insanlara karşı yardım ve destekte bulunmak , hizmet etmekle olur.

Çevrenizdeki mutlu insanlara bakınız, onlar düzeyli bir hayat yaşamaktadırlar. Beladan uzak durmaya özen gösterirler. Çocuklarını, insanları,komşularını beladan uzak tutmak için onları korurlar. İşte bu takvalı davranıştır. Bunun karşılığı Allah da ona her türlü yardımı yapmakta, destek vermekte, onun gözünü ve gönlünü açmaktadır.

Kendimize bir bakalım şimdi.. mutlu muyuz? Cevabınız evetse, harikasınız.. İnşallah daha da mutlu olursunuz. Mutlu değil misiniz? O zaman sorunuz kendinize, Neden mutlu değilim diye? Emin olun karşınıza bir çok neden çıkacaktır. Onları sıralayın ve başlayın durumları düzeltmeye.. inanın yakında huzura kavuşacaksınız. Allah size yardım edecektir.

Size bir soru sormak istiyorum şimdi:

SİZ TAKVALI MISINIZ?

Cevabınız evet ise sizi kutlarım.

Saygılarımla….

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

One thought on “KENDİNİZİ KORUYOR MUSUNUZ

  1. TAKVA;ALLAH tarafından seçilmiş insanlara verilen bir imtiyaz rütbesi olarak algılanmaktadır…………………….bu yanlış algı bilinçli olarak oluşturulmaktadır diye düşünüyorum………………sanki islam sadece bazı müslümanlar için gerekliymiş gibi………takva;sahici insan olmanın,hakikatli insan olmanın,islam insanı olmanın olmazsa olmazıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir