KURAN ABDESTSİZ TUTULUR MU?

Sorunun cevabı evettir.
                   Kuran, abdestsiz tutulur.

               Kuran’ın hiçbir yerinde Kuran abdestsiz tutulmaz diye bir ayet yoktur.

               Ama bundan beş on yıl öncesine kadar ben de Kuran’ın abdestsiz tutulmayacağını savunanlardandım. Çünkü, bize büyüklerimiz, okuduğumuz ilmihal kitapları öyle öğretmişti. Bu gün de  televizyon kanallarında  boy gösteren proflar, doçentler, ilahiyatcılar Kuran’ın abdestsiz tutulamıyacağını anlatıp durmaktadırlar.

               Akla hemen şu soru gelir  doğal olarak, peki bu ilahıyatcılar, din konusunda otorite olmuş insanlar yalan mı söylüyorlar?  Üzülerek söylemek istiyorum ki, yalan mı söylüyorlar bilmiyorum ama, bu konuda yalan söylemiyorlarsa eğer, bilgi eksiklikleri var demektir.

               Mantık olarak düşünmek gerek önce, Kuran Allah tarafından insanlara gönderilmiş son  kitaptır. Bundan, inananlardan hiç kimsenin şüphesi yoktur. Ahirette, her insan Kuran’dan sorumlu tutulacaktır. Bu günün yaşayan Yahudisi de, Hiristiyanı da, Hindusu ve ötekileri de.

               Allah, kitabının okunmasını ısrarla istemiştir. Okuyun, anlayın, düşünün, öğüt alın, ibret alın… En önemlisi iman edin, Allah’ı peygamberi,  dünyayı ahireti tanıyın diye. Bir insanın bunu yapabilmesi için, yani Kuran’ı okuyabilmesi için onu eline alması lazımdır. Eğer siz Kuran’ı tutmayı ve Kuran okumayı abdest şartına bağlarsanız, bu, Kuran’ı okumayın demektir. Kuran  dışı yazılmış kitaplardan öğrenin, bu konuda bilgi sahibi olmuş insanları dinleyin anlamına gelir ki, bu açık ve net olarak Allah’ın okuyun emrine kesinlikle aykırıdır.

               Allah, kitabımı okuyun  diyor. Oradan buradan dinleyin,   başka yazılmış kitaplardan okuyun demiyor ki. Çünkü  Kuran’dan sorguya çekecek bizi. (zuhruf 44) Eğer Allah, sizi Kuran’dan sorguya çekeceğim  diyorsa, ki  diyor, o halde her insan Kuran’ı okumakla yükümlüdür. Bu Allah’ın emridir.

               İlginçtir, bir de Kuran’ı abdestsiz okumayın diyenler, şunu da yanına eklemişler,  Kuran’ı okusa da herkes  anlayamaz.

               Bu iki şeyi, yani Kuran abdestsiz tutulmaz ve okusanız da anlamazsınız, diyenler ve savunanlar,  bu dine en büyük kötülüklerden ikisini yapıyorlar. Allah, anlarsınız okuyun diyor, bunlar anlamazsınız okumayın diyor. Peki beyler, nerden anlayacağım ben kitabımı diye sorunca, ihmihal kitapları var onları okuyacaksın diyorlar. Hacılar, hocalar, şeyhler şıhlar var onları dinleyeceksin diyorlar. Ya bunlar da yanılıyorlarsa, yanlış bilgiler veriyorlarsa, o zaman bunun sorumlusu kim olacak?

               Bize mezhepleri din diye yutturanlar bu ilmihal kitapları değil mi? Bundan bin küsür yıldan önceki insanların yorumlarını, görüşlerini alıp bu güne uyarlamak  ve buyurun bunlara inanın demek olur mu? Allah bölük pörçük olmayın diyor, (Ali İmran 103) şu hale bakın, islam alemi bölük pörçük. Allah, namaz sizi kötülüklerden alıkoyar diyor, (Ankebud 45) şu hale bakın, namaz kılanların çokları kıldığı namazın farkında değil, namaz kılanların çoğu en büyük kötülükleri yapıyorlar, bellerine bombayı bağlayıp cinayet işliyorlar. Allah Kuran’ı size mutlu etmek için indirdim diyor,(Ta-ha 1-3) bakın hele, 1400 yıldan beri elimizde olan Kuran hala insanları mutlu edememiş. Allah, Kitabımı hayatınızın dışında tutmayın diyor, (Furkan 30) kitabı okutmuyorlar bile,  abdestsiz tutmayın, okusanız da anlamazsınız  diyerek okunmasına engel oluyorlar.

               Bunu diyenlerin hiç biri çıkıp da bağıra bağıra, okulların birinci sınıflarına Kuran dersi koyalım diyorlar mı? Kadınların başlarını örtmek için bar bar bağıranların,  ölçüyü ve tartıyı  tam yapın, insanların haklarını yemeyin diye bağırdıklarını  duydunuz mu?  Kazdığınız yolu eski haline getirmeden bırakıp gidiyorsunuz, bunu yapmakla insanlara zarar veriyorsunuz, zulmediyorsunuz, diyen var mı? Peygamberi seviyorum diye hüngür hüngür ağlayanların, Allah’ın adı, emirleri denilince titremesi  gereken kalpleri titriyor mu?

               Kuran’ı abdest almadan tutmayın diyenlere sorun, Kuran’da böyle bir emir var mı? Kuran okuyacağın zaman abdest al diyor mu Allah? Ama salata çağrıldığınız zaman önce abdest al diyor.   Ey iman sahipleri! Salata çağrıldığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedîn, topuklara kadar ayaklarınızı da (meshedin / yıkayın). Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin. (Maide 6)  Peki,  (haşa) Allah unuttu mu Kuran’ı tutmadan önce abdest alın demeyi? Allah, unuttu da siz mi hatırlatıyorsunuz insanlara? Siz Allah’dan daha mı güvenilirsiniz? Neye dayanarak diyorsunuz bunu?

               O zaman hemen ayet söylüyorlar. Vakıa suresi 79. Ayetini. Şimdi bu ayete yakından bakalım.

               Layemessühü illelmutahherune.

               Ayet görüldüğü gibi iki kelimedir.

               Layemessühü, bir çok  meallerde el sürmek, dokunmak anlamında çevrilmiştir. Oysa kelime ilişki kurmak, yararlanmak anlamına gelmektedir.

               Mutahherun ise manevi kirlerden, şirkten, cehaletten, önyargılardan, inkardan temizlenmektir.  Herkes bilir ki, bir manevi temizlik var, gönlün ve aklın temizliği, niyetin temizliği gibi, bir de maddi temizlik var, evin temizliği, sokakların temizliği gibi.

               Bu iki kelimeye anlamlar böyle verilince ayet şöyle çevrilebilir: Kuran’a,  manevi kirlerden yani şirkten, inkardan, ön yargıdan temizlenmeyenler el süremezler, yararlanamazlar.  Yani Kuran’a inanmadıkları için okumaya, yararlanmaya gerek görmezler.

               Daha özlü olarak şöyle denilebilir: İmanı olmayan Kuran’dan yararlanamaz. Neden? Çünkü o imanı olmayan Kuran’ı okumaz, Kuran’ın Allah kelamı olduğuna inanmaz. Kendini büyük, Kuran’ı küçük görür. O imanı olmayanın her yanını kibir, büyüklük, cehalet, düşüncesizlik,  sardığı için Kuran’ı okumaz, okumayan da Kuran’la temas etmez, ona dokunmaz.

               “Vakıa Suresinin 79. ayeti hakkında hatalı çeviri ve açıklamalar mevcuttur. Bu hatalar kaynak alınmak suretiyle de; temizlenmiş olmayanların (abdestsizlerin, cünüplerin, hayızlı kadınların) Kur’an’a el süremeyecekleri, yani Kur’an’ı ellerine alıp okuyamayacakları fetvalarla hükme bağlanmıştır. Müslümanları dinlerinin kitabından uzaklaştıran bu fetvalar sonucu, Müslümanlar tarafından bir cep kitabı, bir başucu kitabı olarak değerlendirilmesi ve her koşulda açılıp okunarak yararlanılması gereken Kur’an, maalesef bir mistik ayin malzemesi durumuna getirilmiş ve sadece özel zamanlarda, belli koşullarda ve belirli kişilerce okunur hâle gelmiştir. Böylece de, Kur’an’ı dinlerinin kitabı sayanların yüzde doksan dokuzu, kitaplarının içinde ne yazdığını bilmez olmuştur. Bunların bedeli ise bu gün çok ağır ödenmektedir.” (Hakkı Yılmaz, İşte Kuran 3.cilt s.678)

Allah’ın dininden insanları uzaklaştırmak için kendisini görevli sayanlar dün olduğu gibi bu gün de var. Bunlar, kötülükte, fitne ve fesatta dayanışma içindedirler. Bunlar arasında satılmış olanlar olduğu gibi, gaflet içinde olanlar da var.  Bunlar el birliği ile insanları Kuran’dan uzaklaştırmak için çalışırlar. Bunu da öyle yaparlar ki, ağızlarından bal damlar. Ama bilinmelidir ki, ağzında bal olan arının kuyruğunda da iğnesi vardır.

               Müslüman akıllı olandır, doğruyu araştırıp bulandır, (cin 14), öğüt alandır, (Nahl 90) aldatmayan ve aldanmayandır.

Yıllardır, hatta yüzyıllardır, bazı ismi bilinen mezhep ve tarikatların düşünceleri ile inanları abdestsiz Kuran’a dokunulmaz diyerek, Kuran’ı okusanız da anlamazsınız diyerek, Kuran’ın sadece bir dua kitabı olduğunu ileri sürerek, saygı gösterin ama içindekileri bilmeseniz de olur  diyerek, bazı ayetlerine yanlış anlamlar vererek, çarpıtmaya çalışarak,   Kuran’dan uzaklaştırmışlardır, ne yazık ki bu gayretleri olanca hızı ile de  devam etmektedir.

Her inanan insana  düşen görev, din adına ne biliyorsa bu gün, oturup bunları tek tek  gözden geçirmek, o bildiği konular hakkında Kuran ne  diyor araştırıp öğrenmekdir. Aman canım, buna vaktim mi var demeyin, buna özel olarak vakit ayırın. Yarın çok geç kalmış olabilirsiniz. Ve asla unutmayın ki, Kuran’dan sorguya çekileceksiniz.

Öcü gibi, yırtıcı bir hayvanın saldırısından kaçar gibi, cin çarpacak gibi Kuran’dan kaçmayın. Kuran’a koşun, O’na yapışın, O, Allah’ın ipidir, sımsıkı tutunun. İnsan düşünendir, aklını kullanandır. Müslüman Kuran’a iman edendir.

Allah diyor ki: Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın, bölünüp parçalanmayın. Ali İmran 103

Kuran, Allah tarafından insanlığa gönderilmiş en son Kitaptır. İnsanlık O’nu okumalıdır, anlamalıdır. Okuyup  anlaması için tutmalıdır, dokunmalıdır. İnanmayan bir insana haydi abdest al da bu Kitabı tut, yoksa çarpılırsın dersen asla O’na  dokunmaz, anlamaz, varsa da Müslüman olacağı, olmaz.

İçimizde nice inandım deyip de inanmayanlar var, onlar bir gün Kuran’ı okuyup anlamaya çalışırlarsa, dokunma çarpılırsın derseniz o da kaçar. Bırakın tutsun, okusun, anlasın, temizlensin, içindeki şirk, kin, ön yargı, kötü düşünceler yok olup gitsin, insanlara ve kendine zararlı olmaktan kurtulup, yararlı hale gelsin.

Abdest almak,  salatı ikame etmenin şartıdır.

Abdest almak Kuran okumanın şartı değildir. Kuran okumanın şartı kovulmuş şeytandan Allah’a sığınmaktır.

                                                                     Necmi AKGÜL

 

 

 

 

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir