KURAN KURSLARI

Bu günlerde siyaset dünyamızda Kuran Kursları ile ilgili tartışmalar almış başını gidiyor.

İktidar zaten Kuran Kurslarını savunuyordu. Bunu herkes bilir.

Ana muhalefet partisi de Kuran Kurslarına sahip çıkarak her mahalleye Kuran Kursu açılmasını istiyor. Öteki partilerden de ses çıkmadığına göre, sükut ikrardan gelir prensibi nedeniyle onlar da bunu destekliyorlar.

Devletin Diyanet İşlerine bağlı 6500 civarında Kuran Kursu var, ama bilinmektedir ki gerçek rakam bunun çok üstündedir. Bir takım cemaatlarin, tarikatlarin, derneklerin de açıp işlettiği Kuran Kursları vardır.

Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı bu konuda yaptığı açıklamada aynen şöyle demektedir: “Dini kaynağından insanlara öğretmek laikliğe aykırı değildir.”

Bu görüş ve düşünce kesinlikle doğrudur.

Allah diyor ki, “Gevşemeyin, üzülmeyin, inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.” Ali İmran 139

İktidar ve muhalefet, bu doğrular üzerinde sabırlı olun, gevşemeyin, inanın, bunu başaracaksınız.

Ama, Kuran Kursları ile din kaynağından hem öğretilememekte, hem de öyle bile olsa çok az sayıda insan öğrenmektedir. O halde bu millet, Kuran Kursları ile dinini kaynağından öğrenemez, öğrenememiştir de.

Eğer Kuran Kursları dini kaynağından öğretmekte başarılı olsaydı, din dışı oluşumlar ve hurafeler ülkede bu kadar yaygın kullanılmazdı, dini bakımdan bu kadar bölünmüşlük olmazdı.

O halde dini kaynağından nasıl öğreneceğiz, bunun yolu var mı?

Kesinlikle var.

Bunun yolu Kuran Kurslarının sayısını artırmaktan geçmez asla. Yapılacak başka şeyler var, bunlar:

1. İmam-Hatip Liselerini kapatacaksınız.

2. Okullardaki Din Kültürü ve Ahlak bilgisi derslerini kaldıracaksınız.

3. Bunların yerine ilk okul birinci sınıflardan başlayarak Kuran Dersi koyacaksınız. Kendi dilimizde Kuran dersi… Çocuklarımız ilk sınıfta Allah’ı, Peygamberi, Kuran’ı ve ahireti tanıyacak.

Sınıflar ilerledikçe Kuran ayetlerinden sosyal hayatımızı düzenleyen ayetleri vererek, uygulattırarak bunu lise 2. sınıfa getireceksiniz.

Tabi ki bu ülkenin Arapça bilen din görevlilerine de ihtiyacı var, isteyen öğrencileri Arapça Kuran bölümüne alacaksınız ve bu öğrencilere üniversite eğitimi de verdikten sonra imam olarak mezun edeceksiniz ve bunlar camilerde görev alacaklar.

Bunlar yapıldığında Kuran Kurslarına da ihtiyaç kalmayacaktır. Anayasa’nın emri yerine gelecek, eğitim devletin gözetimi ve denetimi altına özgürce yapılacaktır.

Bunları yaparken başka dine mensup çocukları da kendi dinlerinde eğitmeye devam edeceksiniz. Sosyal Devlet anlayışı bunu gerektirir, laiklik de bunu gerektirir.

Milletvekilleri mecliste Kuran’a el basarak yemin etmelidirler.

Bakınız bakalım o zaman, yirmi yıl sonra bu günkü rezilliklerin onda biri kalmış mı toplumda. İnsanlar birbirleri ile kenetlenmemiş mi? Siyasi ortam uygun, haydi okullara Kuran dersi koyun, Kuran Kursu açmaya çalışacağınıza. Parti programlarınıza bunu alın.

Unutmayın ki, sorumluluk sizindir. Yaptıklarınızdan veya yapmadıklarınızdan sizler sorumlusunuz. Gücü olanlar sorumludurlar.

Ve yine unutmayın ki,

KURTULUŞ KURAN’DADIR,

O’NA SAHİP ÇIKMAKTADIR,

O’NU ÖĞRENMEKTEDİR.

                                                                   Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir