KURAN’DA ADALET

ADALET

Hakkını alamıyorsa bir ülkede herkes
Orada yaşanıyor açlık yokluk sefalet
Bilinmelidir ki, bunun tek çaresi var
O da ayakta tutulması gereken adalet
Necmi AKGÜL

Her insanın günlük konuşmasında bir çok defa kullandığı adalet, size göre nedir?

Yani bir arkadaşınıza “Bu adil mi derken? ne demek istiyorsunuz?

Bu ülkeden adalet bitmiş diyorlar, bu sözü duyunca ne anlıyorsunuz?

Bazen de adalet bitmiş diye duyarsınız? Size ne demek istiyorlar?

Örnek çok.. O zaman şu soruyu sormak gerek, siz adalet üzerinde hiç düşündünüz mü? Size neyi anlatıyor bu kelime, bu kelimeyi duyunca ne yapmak gerekiyor?

Düşünmedinizse, yazının burasında durun, bir dakika düşünün.

Adalet nedir?

Adalet düzenli ve dengeli davranmak, her şeyin hakkını vermek, bir şeyi yerli yerine koymaktır. İslam dininde adalet, kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, ırk, dil ve din farkı gözetmeden insanlara insan olmaları yönünden eşit davranmak ve haklarını vermek demektir.

Kişinin, hiçbir ayırım yapmadan nimet ve zorluklar karşısında eşit tutulması, işinin ehli olması ve işi yapabildiği ölçüde hakkını elde etmesi, adaletin yerini bulması demektir.

En basit tanımı ile adalet, bir şeyi olması gereken yere koymaktır. Eğer bir şey olması gereken yerde değilse,o zaman bu da zulum olmaktadır.

Adalet, olan değil, olması gerekendir. Olan ile olması gereken arasındaki açı ne kadar büyükse,orada o kadar çok adaletsizlik var demektir.

Allah, her şeyi güzel, yerli yerinde ve eksiksiz, kusursuz yarattı ğı için Adildir, adaletin de kaynağıdır. İnsanların yapacakları kanunlar,adaletsizliğe yol açmaması için, insan düşüncesine göre değil, Kuran’ın özüne ve ruhuna uygun olarak yapılmalıdır. Kendisi, adil olduğu için, kullarının da adil olmasını isteyerek şöyle demektedir:

De ki: Rabbim adaleti emretti. Araf 29

Bu şu demektir: İnsan, adil olmak bakımından önce Allah’a karşı , sonra da insanlara karşı sorumludur.

Allah: İnsanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor.Nisa 58

Bu emir nasıl yerine getirilecektir? İnsanın bu emri yerine getirmesi için ne yapması gerekir? İnsanı en iyi bilen Allah, bu sorunun cevabını da Kuran’da vermiştir.

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Heva ve hevese uyma, sonra bu seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır. Sad 26

Toplum içindeki en alt kademedeki yöneticiden en üst cumhurbaşkanına kadar herkes, yönettikleri yerlerde çalışanları adaletle yönetmelilerdir. Hakdan, hukukdan ayrılmamalılardır. Karar verirken çıkarlarını, arzu ve isteklerine asla uymamalıdırlar. Arzu ve isteklerine uyarlarsa yönetenlerin,yönettikleri yerlerde adelet gerçekleşmez. Adaletin gerçekleşmediği yerlerde de haksızlık olur, zulum olur.

Eğer, yönetenler arzu ve isteklerine uyarlarsa, o zaman Allah’ın yolundan çıkmış olurlar. Peki Allah’ın yolundan çıkıldığında ne olur?

Ayetin sonunda bu soruya cevap çok açık verilmiştir: Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.

İnsanlar arasındaki ilişkiler düzenlenirken de, Allah adil olmamızı istemektedir. İşte bu ayet bu konuya dikkatimizi çekmektedir.

Ey iman edenler! Öz benliğiniz, anne-babanız, yakınlarınız aleyhine de olsa, zengin veya fakir de olsalar, adaleti dimdik ayakta tutarak Allah için tanıklık edenler olun. Allah, ikisine de sizden daha yakındır. O halde nefsinizin arzusuna uyarak adaletten sapmayın. Eğer dilinizi eğip büker yahut çekimser kalırsanız, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır. Nisa 135

Allah, iman edenlere, yani Kendi’sine inananlara diyor ki, adaleti ayakta tutunuz. Adalet nasıl ayakta tutulur?

Şahitlik ederken, bu anamdır, bu babamdır, kardeşim, komşum, karım,kızım, arkadaşım diyerek yalan söylememelidir. Kendinizin ve yakın çevrenizin çıkarlarını korumak için arzu ve isteklerinize göre değil, adalete, gerçeğe göre tanıklık yapılmalıdır. Öyle dilini eğip bükerek yapmamalıdır.Allah,her şeyi görür, bilir, işitir.

Adalet ayakta durmaz yıkılırsa, o yıkılanın altında adaleti yıkanlar da kalır.

Adaleti yıkan şeylerin başında, arzu ve istekler, kin ve düşmanlık, dili eğip bükmek, kendini, yakınlarının çıkarlarını korumak, zenginden yana olup fakiri ezmek gelmektedir. Oysa Allah, bütün yapmakta olduklarımızı bilmekte, din günü de bunların hesabını soracağını bildirmektedir.

Allah, diyor ki :Ben adil olanları severim. Maide 42, Mümtehine 8

Allah’ın sevgisini kazanmak, her şeyi kazanmaktır. Allah’ın sınırsız nimetlerinden faydalanma hakkını elde etmektir.

Gerek yönetenler, gerekse insanlar,hakimler, adaleti ayakta tutmak için çalışmalılardır. İnsanların tek tek ve toplumun bir bütün olarak mutluluğu adaletin yerine getirilmesi ile mümkündür. Düşünün ki, kendi aleyhine olacak doğruları da insanlar söyleyeceklerdir. bu bilinçte yetişen bir nesil adaleti ayakta tutmuş olur ve orada huzur, güven ve barış olur.

Allah, her insana adaleti yerine getirme emrini vermiştir. Şura 15 Sizde bu emri yerine getirmekle yükümlüsünüz.

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Nahl 90

Dünya ve ahret mutluluğu için Allah, Kuran’da gerekli emirleri vermiştir. Bu emirleri niçin verdiğini de Nahl suresinin yukardaki 90. ayetinin sonunda açaklamıştır. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Bir de şu ayete bakalım:

Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semî’dir, çok iyi duyar; Basîr’dir, çok iyi görür. Nisa 58

Adaletin ayakta durması için bu ayete dikkat edilmelidir. Emanetleri ehil olanlara verilmesi Allah emridir. Emanet nedir? Devletin makamları birer emanettir. Cumhurbaşkanlığı makamı, başbakanlık, şirken genel müdürdüğü, memur masası, site yönetici, güvenlik görevlisinin v. s. nin görevleri emanettir.

Bu emanetler öyle herkese değil, yani bizim partinin adamına, bizim cemaatin, bizim mezhebin, bizim şeyhin, bizim komşunun, yakın akrabanın adamlarına,değil, kim bu görevi en iyi yapacaksa ona verilmelidir. bir makama, ya da bir göreve iyiler arasından birkaç iyi varsa,o iyiler arasından da en iyisi bulunup seçilmelidir.

Ama ne yazıkki, günümüzde uygulanan emaneti ehline verme işi, çığırından çıkmış, benim adamım olsun da çamurdan olsun mantığı ile hareket edilmektedir. Burada eğitim ön plana çıkmakta, ne kadar görev ve makam varsa, oraya gelecek kimseler sadece insan olmaları ön planda tutularak eğitimden geçirilmeli ve öyle o görevler verilmelidir.

İşte bunlar yapıldığında Adalet ayakta tutulmuş olunacak, bunu yapanlar da Allah’ın sevdiği kullar arasına girecektir.

Bir de adaleti ayaklar altına almak isteyen çılgınlar vardır. Adalet emreden insanların önünü kesenler, onları öldürenler vardır. Bakınız Allah onlar için ne diyor:

Adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir azabı haber ver!Ali İmran 21

Allah, sık sık adaletli olmamızı istiyerek, bir insana, bir topluma,başka ırka,başka dinin mensuplarına kin ve nefretle yaklaşmamamızı emretmekte, bunu yapanların Kendi’sine isyan etmiş olacaklarını şu ayeti ile bildirmektedir;

Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir Maide 8

İnsanlık adaleti ayakta tutmak istiyorsa, ölçüyü ve tartıyı tam yapmalıdır.

Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti.Enam 152

Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın. Rahman 9

Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın. Hud 85

Kuran’da adelet önemli bir yer tutmaktadır. Ama bu gün adaletle ilgili ayetler üzeinde hemen hemen hiç durulmamaktadır. Sanki bu ayetler Kuran’da yokmuş gibi, adil olmak Allah’ın emri değilmiş gibi görmezden gelinmektedir. Bu ayetler düşünülüp öğüt alınsınlar diye gönderildiği halde, bilenler bile toplumu aydınlatmaya çalışmamaktadırlar. İnsanlar da bilmiyorlar, kulaktan dolma bilgilerle de adil olunmuyor, çıkar ön plana geilyor ve onun için mahkeme kapılarında milyonlarca dosyalar birikmiş durumdadır.

insanlar suçu gizli işliyorlar, suç ortaya çıkınca da kendilerini kurtarmak için yalan şahitler buluyorlar, adaleti yok ediyorlar. O davalar da bitmiyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kuran’daki adalet ile ilgili ayetler yetim kalmışlardır, onların elinden tutup gün yüzüne çıkarın, insanlara anlatmakta birinci önceliğiniz olsun bu. Maliki yevmiddin, din gününün sahibi Allah, size bunu soracaktır emin olun, bu makama geldiniz de neden kullarıma bu ayetleri anlatmadınız diye. Yoksa sizler o makamın Ehli değil misiniz? yoksa siz herkes gücü oranında sorumludur. Bakara 286 ayetini bilmiyor musunuz?

Allah, adaletle hükmeder. Mümin 20

Allah, adaletle hükmeder, biz kullarına da diyor ki, siz de insanlar arasında hüküm verirken, sadece Allah için hüküm veriniz. Allah, bütün yaptıklarımızı görür, işitir,bilir.

Allah, adil olanları sever maide 42.

Allah’ın sevdiği kullarından olmanızı dilerim..

S A Y G I L A R I M L A…

                                                     Necmi AKGÜL

=============================================

ATALARDAN ÖĞRENİLENLER DOĞRU MU, YANLIŞ MI DİYE ARAŞTIRILMALIDIR.

Onlara denilir ki:

“Allah’ın indirdiğine uyun!”

Derler ki:

“Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız.”

Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?

BAKARA SURESİ AYET 170

ATALARDAN ÖĞRENİLENLER NEDEN ARAŞTIRILMALIDIR.

Müslüman doğruyu araştırıp bulandır.

Cin Suresi ayet 14

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir