KURAN’DA VAR YA SİZDE..


Çok insandan duymuşunuz, bu adam müslümansa, ben Müslüman değilim.

Niye böyle diyor? Vardır bir bildiği de ondan.

Hani çevremizde derler ya, duyarsınız “Müslümanlıkta bunun yeri var mı?”

“Müslüman ama kafirden beter işler yapıyor.”

Demek ki, öyle şeyler yapıyorlar ki, gerçekten Müslümanlıkda, yani İslam dininde onun yeri yok.

Neden böyle?

Çünki, insanların yaşadığı hayat Kuran’a uymuyor. 

Kuran, yalan  söylemeyiniz diyor, insanlar durmadan yalan söylüyorlar.

Kuran, çalışınız diyor, insanlar çalışmıyorlar,

Kuran, işinizi güzel yapınız diyor, insanlar yaptıkları işten çalıyorlar.

Kuran, verdiğiniz sözü tutun diyor, insanlar verdikleri sözleri hemen unutuyorlar.

Kuran, helal kazanın diyor, insanlar kazandıklarının helal mi, yoksa haram mı olduğuna bakmıyorlar bile.

Kuran, insan ve cin şeytanlarından uzak durun diyor, insanlar bunlarla sarmaş dolaş yaşıyorlar.

Kuran, gururlu kibirli olmayın, tevazu gösterin diyor, insanların gururlarından büyüklük taslamalarından yanlarına yaklaşılmıyor.

Kuran, anaya babaya of bile demeyin, diyor, anayı babayı dövüyorlar.

Kuran, aklınızı kullanınız diyor, aklını insanlar kiraya veriyorlar.

Kuran, cimri olmayın diyor, insanlar çok cimri davranıyorlar.

Kuran, sizin için çalıştığınızdan başkası yoktur diyor,  insanlar çalıyorlar.

Kuran, hırsızlık etmeyin diyor, insanlar fırsatını bulunca devletin, kamunun ve insanların mallarını alıp götürüyorlar.

Kuran, dua edin diyor, insanlar etmiyorlar.

Kuran, temiz olun diyor, insanların çoğu temizlikten uzak yaşıyorlar.

Kuran, İyilik edin, kötülükten kaçının diyor, insanlar inadına kötülük ediyorlar.

Kuran, güzel ahlaklı olun diyor, insanlarda ahlaktan eser yok.

Kuran, insanların gizli şeylerini araştırmayın diyor, insanlar, insanların gizli dünyalarını araştırıp etrafa yayıyorlar.

Kuran, ölçerken tam ölçün, tartarken tam tartın diyor, sahtekarlık diz boyu olumuş.

Kuran, kendinize bakınız diyor, insanların kendilerinden haberleri yok.

Kuran, yerler gökler Allah’ı tesbih ediyor, siz de Beni tesbih ediyor diyor, insanlar almışlar ellerine tesbih çekiyorlar. Oysa tesbih etmek, Allah’ı bütün noksanlıklardan uzak bilip O’na iman etmektir.

Kuran, Ribadan uzak durun diyor, insanlar riba yeme yarışındalar.

Kuran, Allah ile aranıza başka birini koymayın, ben size şah damarınızdan yakınım diyor,  insanlar Allah ile arasına türbeyi, şeyhi, şıhı, evliyayı koyuyor, şirke buşalıyor.

Kuran, insan ihtiyaçsız olunca  azar diyor, insanlar gerçekten azıyorlar.

Kuran, oku diyor, insanlar okumuyorlar.

Kuran, beni anlayarak okuyun diyor, onlar Arapçasından okumayı  seciyor, anlayarak okumaya yanaşmıyorlar.

Kuran,  Allah’ın Elçisi, Kuran’ın özüne ruhuna uymayan davranışlardan bulunmaz diyor, ortalıkta Kuran’a uymayan hadislerden geçilmiyor.

Kuran, Beni hayatınızın dışında tutmayın  diyor, insanlar onu duvarlara asarak hayatlarının dışında tutmaya devam ediyorlar.

Kuran, Günah işlemeyin, bunun cezasının bu dünyada ve ahirette çekeceksiniz diyor, buna aldırış eden pek insan var.

Kuran, ahrete inanmayana acıklı bir azabım var diyor, insanlar bunu akıllarına bile getirip kendilerini düzeltmiyorlar.

Kuran, Allah size benden sorguya çekecek diyor, aldırış eden bile yok.

Kuran, içki içmeyin, kumar oynamayın, fal baktırmayın diyor, bunları yapanların haddi hesabı yok

Kuran,  Allah’a dua edin, Allah duanız olmasa siz ne işe yararsınız  diyor, bunu insanlar hiç bilmiyorlar, duadan uzak duruyorlar.

Kuran, zinaya yaklaşmayın diyor, ortalıkta en çok işlenen suçların başında geliyor.

Kuran, sebepsiz yere insan öldürmeyin, bitki hayvan öldürmeyin diyor, sanki Kuran böyle bir şey dememiş gibi bu suçu işleyenler artıyor eksilmiyor.

Kuran, yardımlaşın diyor, zekat verin, sadaka verin diyor, ama bunları bilip yapanların sayısı çok az.

Kuran, insanlara, topluma yardım ve destekte bulunun diyor, yapan eden yok, ya da çok az.

Kuran, sizi sevgiden yarattım,birbirinizi seviniz diyor, insanlar birbirlerine karşı sevgilerinde hiçbir ilerleme yok

Kuran, Ölüp bana geleceksiniz, size ne verdimse hesaba çekeceğim diyor,  sanki Kuran böyle bir şey dememiş gibi ölümü ve verilen nimeti hatırlayan yok.

Kuran, eşlerinize iyi davranın diyor,birbirinizin üzerinde hakları var diyor, eşler arasındaki geçimsizlik almış başını gitmiş.

Kuran,  Okuyun, yazın diyor, okuma yazma bilmeyenlerin sayısı çığ gibi, okuduğunu anlamayanların çokluğu insanı şaşkınlığa çeviriyor.

Kuran, bölünüp parçalanmayın diyor, İslam alemi bölük pörçük olmuş, hiçbir bölük pürçük de  ötekini beğenmiyor.

Kuran, adil olun diyor, adalet yerlerdedir. Adaleti ayakta tutunlar ruhsuzlaşmışlar.

Kuran,  bilmediğiniz şeylerin ardına düşmeyin diyor, herkes böyle bir şeyle karşılaşınca o şeye balıklamasına atlıyor.

Kuran, Yalnız ve ancak Allah’a kulluk ediniz, Allah’ı bilip öğreniniz diyor, Allah hakkında müminlerin fazla bildikleri ve kullukta da gerektiği şekilde davranışlar görülmüyor.

Kuran, yalnız ve ancak Allah’dan yardım isteyin diyor, Allah’ın dışında herkesten insanlar yardım istiyorlar.

Kuran, geleceğia ancak Allah bilir diyor, geleceği bilen yığınla insan ben de bilirim diye ortalıkta dolanıyor, insanları kandırıyorlar.

Kuran, beni okumaya başladığınız zaman eüzü besmele çekin diyor, inşallah yapılıyordur.

Kuran, Allah’tan başka ilah yoktur diyor, ama Allah’ın  dışında insanlar kendilerini Allah’a yaklaştırsın diye başka şeylere tapıyorlar.

Kuran, yetime,yoksula, fakire, yolda kalmışa, borçluya yardım edin, onların sıkıntılarını giderin diyor, bunları çok az insan yapıyor.

İçten ve gönülden  dua edin diyor Kuran, insanların dua diye söyledikleri şeyler dudaklarından kalblerine inmiyor.

Kuran, Allah’a şirk koşmayın diyor, insanlar Allah’a şirk koşuyorlar.

Kuran, iman edin ve güzel düzeltici işler yapın diyor, insanlar hem imandan uzaklar, hem de yaptıkları güzel değil.

Kuran, Allah’ın yarattığı her şey güzeldir  diyor, çevrenize bakarsanız bunu anlarsınız diyor, ama yaratılanlara bakıp Allah’ı düşünen insan çok az.

Kuran, Altın, para, mal yığmayın diyor, insanlar bunları yığmak,toplamak ve depolamak için yarışlara girmişler.

Kuran, atalarınızda öğrendiklerinizi araştırın, bakın ki, onların yaptıkları  doğru mu yanlış mı? Ama insanlar atalarının dinlerini kuvvetle savunuyorlar. Dine sokulan hurafeleri temizlemiyorlar.

Kuran, her canlı ölümü tadacak, ölüm size gelmeden tevbe edin, diyor. İnsanlar daha vakit var ölüme diye oralı bile olmuyorlar.

Kuran, Allah her şeyi biliyor, işitiyor, görüyor, siz de Allah sizi görüyormuş, işitiyormuş gibi davanın diyor, insan da sanki insanlar görmezse her şeyi yaparım diyorlar, yapıyolar da.

Kuran, artık size Peygamber göndermeyeceğim diyor, insanlar gökten Mesih isa gelecek diye bekleyip duruyorlar.

Kuran, Allah’ın ayetlerinden birini dahi inkar ederseniz, acıklı bir azap göreceksiniz diyor, insanlar birini değil yüzlercesini inkar ediyorlar. Çokları da bilmiyor, bilseler, bilip öğrenseler belki de inkar etmeyecekler.

Kuran, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız diyor, insan ise inadına kendini tehlikeye atmak için elinden geleni yapıyor.

Kuran, Allah içinizdekini çok iyi bilir diyor, insan Allah içindekini bilmiyormuş gibi hareket ediyor.

Kuran, harcamalarınızı iyi olan şeyler için yapınız  diyor, insan arzu ve isteklerine göre her  şeye yapıyor.

Elbete hepsi bu kadar değil,Kuran’ın dediği ve insanların tersini yaptığı daha çok şey var.

Mümin, akıllı insandır. Aklını kullanmasını bilmelidir. Düşünmelidir. Kuran’ı okuyarak kendini Kuran’a arzetmeli, nerede hatası, günahı varsa onları tesbit etmeli ve bir daha yapmamaya özen göstererek, Allah’ın istediği iman eden, düşünen ve güzel iş yapan biri olmalıdır.

Bütün bunlar Kuran’da var, peki sizde bunlar var mı? Ya da hangileri var?

Bunları düşünün. Yoksa siz “Aklınızı kullanmıyor musunuz? Düşünmüyor musunuz? Enbiya 10

Kuran’da anlatılan din ile insanların yaşadıkları başka başka şeyler.

Kuran’ı hayata geçirip yaşatmak, dinimizi kaynağından doğru öğretmen için kurulmuş Diyanet Eşleri Başkanlığı da bütün bu olup bitenleri seyrediyor, Allah bu konuda şöyle diyor,  diyemiyor. Öyle ki bu kurumun başına Proflar getiriliyor, adamlar oranın nimetlerinden faydalanıyorlar, yanlış anlatılan şeylerin doğrusunu bu millete söyleyemiyorlar.

Neden?

Çünkü onlar insanlardan, siyasilerden korkuyorlar, makamımız elden gider diye yürekleri yetmiyor doğruyu söylemeye.

Oysa Allah diyor ki: Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir. Maide 44

Kuran’ın hangi ayeti uygulama dışı kalmışsa, ya da hangi ayeti tam tersi anlaşılıyorsa, veya Allah’ın kastettiği anlamı saptırılmışsa, bunların bir ilim heyeti tarafından çalışılması ve önce bizim insanımıza, sonra bütün dünya Müslümanlarına bildirilmelidir, anlatılmalıdır.

Bunun için Diyanet İşleri, Üniversiteler, bu uğurda ömrünü vermiş alimlerimiz göreve çağrılmalı, Kuran doğru ve anlaşılır bir biçimde insanlara sunulmalıdır.

İnanan bir insan olarak, dinimize kimler niçin ve nasıl zarar vermişler, bunu araştırıp bulmalıyız. Atalarımızın yaptığı yanlışları, hataları, yanlış anlamaları ve bidat ve hurefeleri dinimizden ayıklamalı, hayatımızdan çıkarmalıyız. Geriye sadece Allah’ın  dini kalmalı.

Bunun için  yapılması gereken Kuran’da saptırılarak ve anlam kayması yapılarak Allah’ın demediği bir şeyleri bulup çıkarmamız lazım. Bu kolay bir iş değildir. Onun için ilim adamlarına büyük görev düşmektedir. Diyanet İşleri veya Üniversiteler buna önderlik etmeliler.

Başka bir şey de dinimize sokulan hurafeleri, bidatları ve uydurma hadisleri çıkarıp temizlememiz gerek.

Başka bir şey daha var, dini kendilerinden başka kimsenin anlamayacağını sanan tarikatlar, Şeyhler, cemaat önderlerinin uygulamalarının Kuran’a uymayanlarını da hem kendi hayatımızdan, hem de toplumun hayatından çıkarmamız lazım.

Unutulmamalıdır ki, “Mümin doğruyu araştırıp bulmalıdır.” Cin 14

Unutulmamalıdır ki, Atalarımızdan öğrendiklerimizin Kuran’a uyup uymadığını  bilmeli, uyanları uygulamaya devam etmeli, uymayanları da hayatımızdan çıkarmalıyız.

Hep bilinir söylenir, erkek kadını boşar, kadın erkeği boşayamaz. Bu yanlıştır, insanları ancak mahkeme boşar. Kadının da boşama hakkı vardır. Ama mahkeme ile.

Erkekler kadınları dövmektedirler. Erkeklerin böyle bir hakkı yoktur.

Atalardan gelmiştir, Peygamberimiz miraca çıkmıştır, namazı  gelmiş, anlatılır, Kuran’da böyle bir şey yoktur.

Peygamberimiz cehenneme giden birine şefaat edecekmiş, cehennemden alıp cennete koyacakmış, böyle bir şey yoktur.

Kuran’da kaza namazlarını  kılın diye bir şey yoktur, kılınmayan namazlar için tövbe edilecektir. Doğrusunu Allah bilir.

Kadınların başı açık, Kuran okumaları, namaz kılmaları caizdir. Başı örtmek, namazla ilgili değildir.

Kuran’da islamın beş şartı diye bir şey yoktur, Kuran’ın tamamı islamın şartıdır.

Kuran’da mehdi gelecek diye bir ayet yoktur.

Kuran’da eşcinselliğe asla açık en küçük bir kapı yoktur.

Neresinden bakarsanız bakınız, Kuran, çağımızın bilgisi ile yeniden yorumlanmalıdır. Kuran her çağda yeniden yorumlanmazsa eğer, bu kıyamete kadar yaşayacak canlılığını koruyamaz. Bunu düşünmek Allah’a eskislik etmek olur ki, bu da şirkin ta kendisi olur.

Allah’a  dinini öğreten yobazlar var günümüzde. Oysa Allah Hucurat suresinin 16.ayetendi şöyle buyurmaktadır:

“Siz Allah’a dinini mi öğretiyorsunuz?”

Din yerleri ve gökleri içindekiler ile birlikte yaratan Allah’ındır. Kimsenin dinini Allah’a öğretmeye gücü yetmez.

Din buysa ben Müslümanlardan değilim diyenlere sormak gerek, sizi dininiz mi bu hale getirdi? Yoksa siz ve sizin gibi düşünenler mi dininizi bu hale getirdini?.

Dini kaynağından öğrenmeden din hakkında ahkam kesip yol gösterenler,  dine ya ekleme yapmışlardır, ya da çıkarma yapmışlardır. Bunu  yapanlar bunun hesabını Allah’a nasıl vereceklerdir.

Müminim, inanıyorum diyen kimse, sen , ben o, yani hepimiz, bütün ön yargılarınızı kaldırın, Kuran okuyun, anlayın, ayetler üzerinde düşünün, bu konuda ömür tüketmiş insanların yazdıklarını, yorumlarını okuyun.Unatmayın ki, Kuran, insanların mutluluğu için indirilmiştir.

Kuran’da Allah’ın yasakladığı şeyleri sizin yapmamanızı, yapılmasını istediği şeyleri de yapmanızı dilerim.

SAYGILARIMLA….

                                                                           Necmi AKGÜL

 

 

 

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir