MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kurulalı yüz yıla yaklaştı. O günden bu güne kadar bir çok şey başarıldı, nufusumuz arttı, kalkınma yolunda büyük adımlar atıldı.

Ama bütün bunlara rağmen, milletimiz içte ve dışta büyük sorunlarla karşı karşıya gelmekten kurtulamadı.

Ahlaki konularda, rüşvet ve yolsuzlukta, cinayetlerde, kan davalarında, kadınların ezilmesinde  bir çok dünya ülkesini geride bırakıp en önlerde olmaya devam etmekteyiz.
Ülkemiz insanları her anlamda bölünmüş, parçalanmıştır. Fakirler ezilmiş, zenginler daha zengin olmuşlardır.

Allah, bölünüp parçalanmayın, dininizi ayakta tutun. Rum 32 dediği halde, hem bölünmüş parçalanmışız, hem de dini ayakta tutamamış, tarikatlara, mezheplere, cemaatlere bölünmüşüz. Üstelik bunların hiç biri de ötekini sevmemekte, kendini ötekilerden üstün tutmaktadır. Bunu ben demiyorum, bunu Kuran diyor.Rum suresi 32.ayeti devamına bakınız.

Bütün bunlardan ne ile kurtuluruz da çağdaş, çalışkan, rüşvetin ve suç oranların yok denecek kadar az olduğu bir ülke oluruz?

Hiç şüphesiz eğitimle..

Fakat milletimizi ayaklandıracak, bozukları düzeltecek olan eğitim, ne yazık ki, kendisi içine düşürülen durumdan kurtulamayacak bir durumdadır.  Yani her sorunu çözecek olan eğitim ,kendisi çaresizdir.

Cumhuriyet döneminde esaslı,köklü, kişilere ve partilere göre değişmeyen, partiler üstü bir eğitim politikası izlenmemiş, her gelen  siyasal güç kendini iktidara taşıyacak kurallar getirerek,  bu gün eğitim içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

Her gelen  Milli Eğitim Bakanı, ben düzelticiyim diyerek, bir şeyleri daha da bozmuştur. Bunun en çarpıcı örneği de 4+4+4 ile getirilen haksızlığın ve adaletsizliğin, eğitimi bilmemenin ucubesi olarak uygulamaya sokulmuştur.

Eğitim, tam bir çıkmazın içine itilmiştir.

Bu sistem meyvesini on yıl sonra göreceğimiz Kuran’a uymayan çağdışı bir sistemdir.

Bu sistem, toplumun temellerine dinamit yerleştirilen bir sistemdir.

Çünkü, bu sistemde ilk dört yılda sınıfta  kalmak kaldırılmıştır. Bunun anlamı bilen ile bilmeyen sınıf geçecektir. Başka bir ifade ile bilen ile bilmeyen bir tutulmuştur. Ama Kuran diyor ki: “Bilenle bilmeyen bir olur mu?” Zümer 9 Allah’ın bu sorusu ilgilerce hiç akla getirilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.

Müslüman olduğunu her  davranışı ile belli eden siyası iktidar, bilenle bilmeyeni bir tutarak Allah’ın kanunlarına aykırı sistemi millete dayatırsanız, Allah bunu size soracak, o zaman ne diyeceğinizi şimdiden düşünseniz iyi olacaktır.

Bu eğitim sistem için iyi oldu diyenler de bu sorumluğun hesabını ahirette vereceklerdir.
İnsanların ferdi farklılıkları vardır. Herkesi bir tutamazsınız. Ama herkes bir tutulmuş, ferdi farklılıklar ortadan kaldırılmıştır.

Unutmayınız ki, insanı bilmeden onu eğitemezsiniz.İnsan derecelerle birbirinden farklıdır.

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.Zuhruf 32

Sistemin ikinci 4 yılında da sınıfta kalmak zorlaştırılmış, herkesin sınıf geçmesi gibi bir duruma geçilmiştir. Lise  yıllarında, yani sistemin son 4 yılında da herkes lise bitirecek ve üniversite kapısına gelecektir. Bu öğrencileri üniversiteye alamayacağımıza göre, aldığımızı da eğitimli ama iş bulamaz üniversite mezunu yapacağımıza göre, kime ne faydası vardır?

Bu sistem yürüklükte olduğu için berber çırak bulamayacaktır.

Terzi çırak bulamaz.

Pastacı, temizlik işcisi nereden yeticeşecektir. Liseyi bitirmiş birini inşaatta işci olarak çalıştırımazsınız.

Dahası var, bu gençler bilgisiz, düşüncesiz, mesleksiz ananın babanın eline bakacaklar, dışarıda bu gençleri bekleyen cemaatlar, terör örgütleri, kanun dışı  ve ahlaksız her türlü mihraklar bunları kapacaklar ve toplumun başına bela olacaklardır.

Düşünen ve güdülen insanlar üç beş sene sonra sazlıkta çıkan ot gibi büyümeye başlayacaktır.

Bu sistemden derhal vazgeçilmelidir.

Ara insan gücüne olan ihtiyacın karşılanması için bu gereklidir.

Bunu yapmazsanız eğer, yakın bir gelecekte, gençlerimiz  baba eli beklerken, başka ülkelerden temizlik işcisi ithal edeceksiniz.

İstenilen bu mu? İstenilen koyun sürüsü gençlik mi?

Okullarda öğrenci kıyafetleri serbest mi, yoksa değil mi? Buna veliler karar vereceklermiş. Bunu eğitimcilere sordunuz mu? Resmi kıyafetler, öğrenciler arasında disiplini sağlayan en büyük unsurdur. Sokaklarda bu çocukların toplum tarafından tanınması, onlar çekinme duygusu ile bazı şeyleri yapmayacaklardır.

Bu güne kadar bu kıyafetler resmi idiydi, kime ne zararı görülmüştür? Ne demek veli tayin etsin demek? Ve görüldü ki, bütün veliler oylarını  resmi kıyafetten yana koydular ve resmi kıyafetler, yani formalar devam ediyor.

Bundan sonra yapılacak iş artık bunu yönetmelik değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı okullarda resmi kıyafeti geri getirmeli, boş yere insanlara ve kamu oyunu uğraştırmaladır.

Milli Eğitime  yönetici ataması tam çıkmazın içindedir. Belli  sendikalara kayıtla olmayanlar okul müdürü, müdür yardımcısı, ilçe ve iller yönetici atanması neredeyse bitmiştir. Eğitimcileri hükümete yakın, ya da uzak olarak gören bir görüş ve düşünce tam olarak bir saptırmadır.

Allah, emanetleri ehline veriniz  demiyor mu? Sizi destekleyen herkes ehil insanlar mı? Sizin gibi olmayan, siyasi iktidara yakın olmayanlar ehil değil  mi? Okul müdürünün benden sendeni olur mu? Çalışkan,  yöneticilği hak etmiş insanlar kim olursa olsun  yönetici olmalıdır.

Avukattan Milli Eğitim Bakanı yaparsanız, o da bu işleri bu kadar yapar. Orada yani en tepedeki makam ehil olana verilmemiş ki,  onun planı proğramı ve atayacakları da sağlıklı ve ehil olsun.

700 bin öğretmen arasında Bakan yapılacak bir insan yok mu bu memlekette?

Yazıklar olsun!

Öğretmen yetiştirme tam bir çıkmazın içine itilmiştir. Milli Eğitim Bakınlığı bundan beş  yıl sonra kaç matematik, Türkçe, müzik ve başka öğretmene yüzde yirmi hata ile tayin tespit edemiyor mu? Üniversiteler neden ihtiyaç fazlası öğretmen yetiştiriyor? Bunlara  dur diyecek bir makam yok mu? Herkesi okutup öğretmen etmek kolay, ama onlara iş bulmak zor. Bu gençler bizim gençlerimiz, yazık olmuyor mu bu gençlere?

Bu günlerde dershaneler konusu gündemi yoğun olarak işgal ediyor. Kapatılacakmış..
Bence de kapatılsın.

Ama durun bir dakika, bu kanunla yapılmasın, siz dershanelere giden yolları kapayın önce, sınavları kaldırın, herkesin gideceği okulu, okullarda sınavsız belirleyin, yönlendirin, bakın o dershaneler birkaç yıl içinde kendiliğinden kapacaklardır. Oraya yatırım yapmış insanlar var, yüz bin kişi ekmek yiyor, karar verdim kapanacaklar demekle bu iş olmaz.

Unutmayın ki, vicdanların kabul etmeği bir  şeyi, siz, kanunla yapamazsınız.

Bu kadar okul var, önce onların ihtiyacını karşılayın. Daha iki sene evvel yapılmış okullar çökmüşlerdir. Bunları yapanların canına bir okuyun, bu çürük binaları yapanları, yapılması için verenleri cezalandırın bakalım. Bunu yapamıyorsunuz, milletin parası çar çur ediyorsunuz. Kamu hakkını, hakkı olmayan insanlara veriyor, öteki insanları mağdur ediyorsunuz. Siz maun suresini okumuyor musunuz?

Okullar kir pas içindedir. Müdür acizdir, yöneticiler acizdir, çaresizdir. Hizmetli yok, okulun haracayacağı para yok,  temizlik malzemesi parası yok.  Ama para toplamak yasak. Bakanlık da vermiyor.

Peki ne yapsın okul müdürü? Nerden para bulsun. Efendim yerli imkanlarla halletsin, yerli imkan ne ki? Her okul yerli imkan bulabilir mi?

Adam gibi çıkın deyin ki, para veremiyoruz, gücümüz yok, okula her çocuk ayda on lira versin. Fakire de biz verelim.. Televizyona çıkıp para almayacaksınız demek kolay, önce para almayacak hale getirin okulları. Yapan okul müdürü olursa buna rağmen, onun da çaresine bakarsınız.

Din insanlar için önemlidir. Herkesin bir dini vardır. Dinsiz insan yoktur. Ateist olanların dini de Allah tanımazlık dinidir.

Dünyada bir çok din vardır. İslam dini de bunlardan biridir.

Din, genel olarak bir sistemin adıdır. İslam dini bir sistemdir. Bu sistemin sınırları ve kuralları Allah tarafından konulmuştur. İslam dini sistemi içinde yaşamanın temel ve tartışmasız ilk kuralı yerleri, gökleri ve yaratan Allah’a inanmak ve O’na güvenmektir.
Sonra  Allah tarafından gönderilen Kuran’ın tamamına iman etmek ve inanmaktır.

Durum böyle olunca okullarda verilen eğitime bu açıdan bakılması gerekiyor. Yani bazı dersleri dinle ilişkilendirerek din eğitimi, bazı dersleri de dinin dışında tutarak din dışı eğitim verilmesi son derece yanlıştır. Din dersi, yani onda öğretilen abdest namaz, hac, oruç dua, Peygamberimizin hayatı din içi, fizik, sosyal bilgiler, matematik,  resim, müzik din dışı..  Eğitimin dış içisi din dışısı olmaz. Her şeyi, her  kanunu, her güzelliği ve en güzel şekilde insanı yaratan Allah değil mi? Matematik kurallarını, fizik ve kimya kanunlarını, Kuran ayetlerini kim koymuştur?

Milli Eğitim Bakanlığı gelecek nesillere doğru bilgi ve ilim aktarmak istiyorsa, bu ayrımı ortadan kaldırmalıdır.

Yıllardır  yapılan başka bir yanlış da imam-hatip liseleri diye bir lise açılmasıdır. Bu liseyi niye açıyorsunuz? Dindar insan yetiştirmek için? Peki iyi güzel de, bu okulların dışında okuyan gençler bizim gençlerimiz değil mi? Lisede, meslek liselerinde okuyan gencler bizim değil mi? Yani siz bir  kısım gençleri dindar, bir kısım insanları dinden habersiz yetiştirdiğinizi kabul ediyorsunuz.

Böyle şey olur mu?

Bir düşünüp de sorunuz kendinize, böyle şey olur mu?

Kaldı ki, imam-hatiplerde, Kuran kurslarında din eğitimi aldığını sandığınız insanlar, dini bilgi yanında, bazı tarikat mezhep cemaat bilgileri alarak gerçek din eğitimden de uzak kalıyorlar.

Yapılacak şey şu, imam-hatipleri kapatınız. ilk okuldan başlayarak bütün okullara Kuran dersi koyunuz. Çocuk Allah’ı tanıyarak eğitime başlamalı, sınıflar yükseldikce Kuran’ın anlamı, ayetleri insan hayatına girmelidir.

Sonra siz din görevlisi ihtiyacınız için fakülteler açarsınız.

Dine karşı olan, ya da başka dinin mensupları için çareler bulursunuz.

Bir avuç dini hayatının dışında tutan insana yaranayım derken, milyonlarca Müslüman evladını böyle sorumsuz, başı boş yetiştiremezsiniz.

Yetişdirdiniz de ne oldu, ahlakı çöküntü, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık dünyada en çok  olan iülkeler arasında değil miyiz?

Allah’ın yapılan yanlışlara hem bu dünyada hem de ahirette ceza vereceği bilincini vermeden toplumu düzeltemezsiniz.

Milli Eğitim Bakanlığının her yanı büyük sorunların içine girmiştir.Ülkenin sorunu eğitimle çözecek olan Bakanlık, kendi sorun yumağına dönüşmüştür.

Daha fazla vakit kaybetmeden olaya Cumhurbaşkanı el atmalı, her parti ve görüşün, bu arada en başta Kuran’ın eğitime bakışı gözönüne alınarak Devlet Eğitim Şurası toplanmalı, partiler üstü, gerçekleri ve insanı öne çıkaran, onu eğitecek olan sistem kararlaştırılmalı ve uygulamaya konulmalıdır.

Ülkemizin geleceği böyle kurtulur ancak. Eğitimden anlamayanların, parti ve adam kayırmacılığının eğemen olduğu bir sistemde milli eğitim düzelmez. Milli eğitim düzelmezse insan düzelmez, bozukluk devam eder, bunun cezasını dünyada herkes çeker, ahirette de bu sisteme izin verip gerçeği bulup uygulamaya koymayanlar çekeceklerdir. Kuran, insan gücü oranında sorumludur, diyor.

Sorunlar günü kurtarmakla çözülmez, sorunlar köklü çözümlerle milletin geleceğini kurtarmakla çözülür.

İlgililere saygı ile duyurulur.

                                                                   Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir