SEVAP

Günlük hayatımızda herkesin kullandığı bir kelimedir sevap.

Sevabına bir bardak su ver.

Allah sevabını artırsın.

Yoldaki şu taşı kaldır ki, insanlar rahat etsinler, sen de sevap kazan.

Örnekler çok.

Peki ama sevap nedir? Kuran’da sevabın yeri var mı? Bir araştırayım dedim. Araştırdıklarımı da sizlerle paylaşmak istedim.

Sevap, Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olan iş, söz ve davranışlara verilen ödüldür.

Günah da Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olmayan iş, söz ve davranışlara verilen cezadır.

İnsan olarak yaptığımız her iş ve davranışın, söylediğimiz her sözün bize dönen bir karşılığı vardır. Bunlar Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olursa sevap, uygun olmazsa günahtır.

Kuran’da Allah hangi tür ve davranışların, sözlerin ve işlerin karşılığının güzel verileceğini, hangi davranışların, sözlerin ve işlerin de günah olacağını bildirmiştir. Çünkü günahın ne olduğunu bilmeden günah işlemekten kurtulamayız. Karşılığı bize güzel dönecek (sevap) davranışları, söylenecek sözleri ve yapılacak işleri de bilmeliyiz ki, güzel karşılıklar alabilelim.

Güzel, doğru, yararlı davranışların ve yapılan faydalı işlerin insana daima kazandıracağı her akıl sahibi insanın kabul ettiği bir gerçektir. İnsan, bu tür davranışlardan hem yaşarken, yani bu dünyada hem de ahrette daima karşılık olarak güzel şeyler alacaktır. İşte alınan bu güzel şeyler sevaptır. (Bkz.Ali İmran 195)

Allah, Kehf suresinin 46. Ayetinde barışa ve hayırlı işlere yönelik davranışlara çok güzel karşılıklar (Sevap) vereceğini bildirmektedir. Anlaşılmaktadır ki, küçük söz, iş ve davranışlara az karşılık, büyük söz, iş ve davranışlara çok güzel karşılık (sevap) verilecektir. Bir insanın kendini Yaratanı tanıması, bilmesi ve O’na iman etmesinden daha büyük bir şey yoktur. O zaman en büyük karşlığı da o alacaktır.

Bir işte çalışırsınız, karşılığında para kazanırsınız. Toprağa tohumu verirsiniz, karşılığında ürün alırsınız, bir ağaç dikersiniz ondan meyvesini alırsınız, ineği beslersiniz sütünü, tavuğu beslersiniz etini yumurtasını alırsınız. Allah için güzel şeyler yaparsınız, onun da karşılığını sevap olarak alırsınız. Kötü şeyler yaparsınız, onun da karşılığını günah olarak hem dünyada acılar olarak çekersiniz, hem de ahrette.

İnanan bir Müslüman olarak ne tür davranışların sevap olduğunu, sevap kazandırdığını bilmek öğrenmek gerekmektedir. Yaratan, imanımız ve öğüt almamış ve kurtuluşa ermemiz için gönderdiği Kuran’ında bunları göstermiştir. O halde ,yapılacak şey Kuran ‘ı okumaktır. Benim burada okumaktan kastettiğim şey, arapcasından anlamadan okumak değil, çevirisinden anlayarak okumaktır.

Aynı şey günahlar için de öyledir. Sevabın tam karşılığı olan günahlar da yine Kuran’da bildirilmiştir. Neleri Allah günah saymıştır bilmek ve ona göre hareket etmek her müslümanın üstüne düşen bir görevdir.

Sevap kazanmak iyi, doğru ve güzel işler yapmaktan geçer. Başkalarını düşünmek, kazandıklarımızdan onlara da pay vermek, güzel düşünmek, insanları sevmek ve onları incitmemek ve aklını kullanmak iyi doğru ve güzel işler yapmaktır.

Bol sevap kazanmış insanlar, konuşurken, yürürken, iş yaparken kendilerini belli ederler. Çünkü onlar kötü olan şeylerden kaçmışlar, karşılığını güzel alacakları şeylere yönelmişlerdir.

Gönüllerinde lamba yanan insanların gözlerinden ışık saçılır.

Güzel işler yapın, güzel sözler söyleyin, güzel davranışlar sergileyin ki alacağınız karşılık hem Allah’tan hem insanlardan güzel olsun

Dünyada ve ahrette sevabınız bol olsun.

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir