SİZ HAİN MİSİNİZ

Bu başlığı okuyunca,  “Hayır, ben hain değilim.” diyeceksiniz.

Bu yazıyı okuduktan sonra nasıl başladımsa size yine aynı soruyu soracağım:

Siz hain misiniz?

Hayır derseniz kutlarım sizi.

O  zaman bakalım, Allah’a göre hain kimdir, kimlere hain denir, hain olmak nasıl bir şeydir?

Genel olarak hain kelimesinin anlamı, emanete ihanet eden, iyiliğe karşı kötülük edendir.

Hain, yani ihanet, bu anlamda bırakıldığında anlamı daraltılmış olmaktadır. Oysa Kuran,  başka eylemleri yapanları da ihanet eden, yani hain kabul etmektedir.

İnsan, şu üç şeye ihanet eder.

1.Allah’a ve O’nun Kitabına  ihanet eder.

Allah’a söz verdiği halde, sözünü yerine getirmemek, tutmamak hainliktir, Allah’a ihanettir.

Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Enfal 27

Dini değerlere, vatanın hür ve bağımsızlığına saldırı varsa, buna karşı durmamak, bana ne demek, hainliktir.

2.Kendine ihanet eder.

İnsan kendine ihanet eder mi? Eder. Şimdi nasıl olur ya? diyeceksiniz.

Güzel şeyler yaptığınızda, bunun hem dünyada hem ahirette karşığını yine çok fazla güzellik  olarak alacaksınız. Herkes buna inanır, iman eder.

Peki, günah işlediğiniz, yani çevrenize kötülük ettiğiniz, yalan söylediğiniz, işinizi savsakladığınız zamanlar da bunun karşılığı olarak hem bu dünyada, hem de ahirette size dönecektir. İşte o zaman, siz, kendinize ihanet etmiş olmuyor musunuz? Yani her başımıza gelen şey bizim olumlu  ya da olumsuz yaptıklarımızdan değil mi?

Size bir şey emanet edilse, yani bir makam verilse, bir iş verilse, bir para verilse de falana götür dense, size verilen bu şeylerin tam tersini yaparsanız, başınıza kesinlikle kötü şeyler gelir. O zaman acı çekersiniz, yıkılırsınız, bu insanın kendine ihaneti değil midir?

Demek ki insan, başkalarına ihanet ederken aslında kendine de ihanet ediyor.

Bakınız Allah ne diyor?

Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez. Nisa 107

Bile bile kendi  emanetlerinize de hainlik etmeyin. Enfal 27

3.Çevresine ihanet eder.

Keyf için orman yakanlar, keyf için karısını dövenler, keyf olsun diye sokaklarda başkalarının karısına  kızına tacizde bulunanlar hem kendilerine, hem de başkalarının hakkına hukukuna ihanet etmiyorlar mı?

Adaleti yanıltan, hukuku çiğneyen kimseleri savunanlar haindirler.

Suç işleyip bunu başkasının üstüne atmak, söz verdiği halde sözünün tam tersini yapmak hainliktir.

Kendine verilen bir görevi tam olarak yapmamak hainliktir.

Çevrenize bakınız,  hain insanları gördüğünüzle kalmayacak, onları savunanları da göreceksiniz. Bilerek veya bilmeyerek hainleri savunduğumuz olmuştur. Belki bundan sonra da olacaktır. Canım ne var bunda, adama yazık değil mi diye düşünüp haklı olan varken, haini savunmak yanlıştır. Bakınız Allah ne diyor:

 Biz sana Kitab’ı  hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. SAKIN HAİNLERİN SAVUNUCUSU OLMA. Nisa 105

Allah, hainleri savunmamamızı, onların yanında olmamamızı istiyor. Allah’ın emrinden büyük emir yoktur, O’nun emirlerine uyulması imanın bir gereğidir.

Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez. Hac 38

Hainlere karşı Allah, iman sahiplerini savunmayı kendi üstüne almıştır. Zaten açıkca bildirmektedir ki,  Allah hiçbir haini, iyilik bilmezi sevmez.

Toplumda hain insanların varlığı bir gerçektir. Aslında bütün hainliklerin zararı sonunda insanadır. Hainlik kendine döner. Allah, hainleri görebileceğimizi bildirdikten sonra Maide Suresinin  13. ayetinde onları affetmemizi, onlara aldırış etmememizi istiyor.

İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lânetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.Maide 13

İnsan hainliği başkalarına yapıyorum sanarak kendine de yapar, eğer birinin sana ihanet ettiğinden şüphelenirsen, Allah, o ihanet edene karşı ihanete uğrayacak olan kimseye yardım etmektedir. Bakınız, Enfal 71

İmanlı insanlara ihanet edeceklerin  yaptıkları planı gören, işiten ve bilen Allah, onlara karşı imanlı kullarını korur ve bu planı başarıya ulaştırmaz.

Yûsuf: “Benim böyle yapmam, Aziz’in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi” dedi. Yusuf 52

Hainler, gönüllerinden geçenleri davranışları belli eder, hainlikleri bakışları ile de gözlerinden okunur. Güzel güzel bakan bir insanla, hain kötü bakan gözler bir değildir. Buradan hareketle hainlere karşı uyanık olmak gerekmektedir. Zaten gözlerin ve kalplerin içindekileri Allah bilmektedir. Allah, bunları bildiğini bize bildirmekle de bizi uyarmaktadır. İşte o ayet:

Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir. Mümin 19

Hainleri uzaklarda aramak yanlıştır. Hemen yanıbaşımızda, az ötemizde, komşu evlerde, sokaklarda olabileceği gibi evimizin içinde de olabilir. Gözlerinize baka baka, ekmeğinizi yiye yiye, size güle güle ihanet ederler. Bu gerçeğin böyle olabileceğini Allah şu ayeti ile çok güzel anlatmaktadır.

Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.  Tahrim 10

Hainler sevilecek, değer verilecek, güvenilecek insanlar değillerdir. Birkaç tane hainden tokat yemişseniz bunu elbette daha çok iyi anlar ve o insanlardan uzaklaşırsınız. Onları artık sevmezsin. Böyle biten nice dostlukların olduğunu, arkadaşlıkların bulunduğunu, hısım akrabanın birbirine girdiğini her gün görüp bilip yaşarsınız.

Bazen öyle olur ki, siz bile kendinizden nefret edersiniz. Birine ihanet ettiğiniz zaman korku içinde vicdan azabı ile kıvranır durursunuz. O arkadaşınıza ayıp ettiğinizi, artık sevilmeyeceğinizi, böyle kaç kalbi kırıp insanların  sizden uzaklaştığını anladıkca kahrolursunuz.

Artık sevilmezsiniz,bunu anlarsınız.

Düzeltilmesi için yapacağınız tek şey bunları kabul edip, af dilemek, o kimselere gidip haklarını helal etmesini istemek ve bütün kalbinizle Allah’tan af dilemektir.

Allah diyor ki:

ALLAH, HAİNLERİ SEVMEZ. Enfal Suresi 58

Şimdi size tekrar soruyorum:

1.Allah’a, Kuran’a ve Peygamber’e karşı,

2. Kendinize karşı,

3.Çevrenize karşı İHANET İÇİNDE MİSİNİZ?

YANİ SİZ HAİN MİSİNİZ?

Cevabınız H A Y I Rsa, yolunuz açık olsun?

Gönül rahatlığı ile H A Y I R diyemiyorsanız, biraz düşünür müsünüz?

Saygılarımla…………

                                                          Necmi AKGÜL

                  ===================================

                                      =================

                                                =======

SOR AMA
ÖNCE DÜŞÜN

Günlük hayatımızda soru sormadan yaşayamayız. Her şeyi merak ederiz.

Çünkü sormak, hem bilmediklerimizi öğrenmektir, hem de insanı düşündürmeye yarar.

Ama soru sormanın da bir kuralı bir mantığı vardır.

Her şeyi sormak doğru değildir.

Alacağımız cevap bizi üzecekse, o soruyu sormamak daha iyidir.

sorulacak soru, soru sorduğumuzu incitebilir, utandırabilir, kızdırabilir, bunları düşünmek lazım.

Soru sorduğumuz kimse, öyle cevap verir ki, bu defa biz incinebiliriz, kızabiliriz, utanabiliriz.

İnsanlar arası ilişkilerde soru sormak hayati öneme sahiptir. Allah, soru soracak olduğumuz vakit, çok düşünmemizi, alacağımız cevabın da hem bizi hem soru sorduğumuz kimseyi üzüp üzmeyeceğini hesap etmemizi isteyerek şöyle buyurmaktadır:

Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın.Maide 101

Bu ayet inananlara Kuran’ın sadece dua kitabı olmadığını ve yaşama şeklimizin kurallarını koyduğunu da ne güzel anlatmaktadır.

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir