SORGUYA ÇEKİLMEK

Öyle sözler vardır ki, bunları duyunca tüylerimiz diken diken olur, bizleri çok etkiler, derinden sarsılırız. Kafamıza balyoz yemiş gibi oluruz.

Babanınız parası olmadığını bildiğiniz halde bir akşam üstü çok istediğiniz bilgisayar için size dese ki: “Oğlum sana yarın bilgisayar alacağım.” Ne hissedersiniz?

Yıllarca hayalinizde olan bir kadın veya bir erkek hiç beklemediğiniz bir anda size gelse ve: “Seni seviyorum.” dese, kendinizi nasıl hissedersiniz?

Ya komşunuzun penceresinden girip de yakalandığınızda?… ^Demek sen bir hırsızsın haa?” Ne hale gelirsiniz?

Ya da ananız veya babanız benim oğlum veya kızım bir tanedir diye sizinle övünüp dururken, bir gün sizi yüz kızartıcı bir suç işlerken yakalasa ve dese ki: “Sen ha!!! Sen ha!!! Benim övündüğüm evladım sen misin bunu yapan.” dese ne düşünürsünüz?

Tüyleriniz diken diken olmaz mı? Heyecanlanmaz mısınız? Şaşırmaz mısınız? Sarsılmaz mısınız? Korkmaz mısınız?

Eminim hepimizin hayatında böyle şeyler olmuştur. Unutamadığınız anıları, hala hatırlayınca utandığınız durumları, neden böyle yaptım diye hayıflandığınız günlerinizi belki de zaman zaman hala yaşıyorsunuzdur.

Bir gün Kuran’ı Türkçe çevirisinden okuyordum. Okuduğum yer Zuhruf suresiydi. 44. ayetini okuyunca birden yerimden zıpladım. Tüylerim diken diken oldu. İrkildim. Dehşete kapıldım. Oysa bu ayeti bundan önce de defalarca okumuştum. Ama bu defa hançer gibi kalbime saplandı bu ayet. Beni titretti. Defalarca okudum, düşündüm üstünde, sonra yeniden okudum, düşündüm, o şaşkınlık ve sarsılma kalbimden damarlarıma doğru yayılıyordu.

Aradan yıllar geçti. Ben o ayeti hatırladığımda burnum sızlıyor, içimi bir korku kaplıyor.

İşte o ayet:

Şüphesiz bu Kuran bir öğüttür ve O’ndan sorguya çekileceksiniz. Zuhruf 44

Kuran, Allah’a iman etmeyi, şunu şunu yapınız bu sizin için iyidir, şunu şunu yapmayın bu sizler için zararlıdır diyerek insanlara öğüt vermektedir. Kuran’da yaşama şeklimiz, nasıl yaşayacağımız, yaşarken neler yapmamız gerektiğinin kuralları konmuştur. İnsana dünya hayatında da ahiret hayatında da nasıl mutlu olunacağının yolları, yöntemleri örnekleri ile açık açık anlatılmıştır.

Beni asıl ürperten şey Kuran’ın öğüt kitabı olduğunun belirtilmesinden sonra gelen ikinci kısımdır. Kuran’dan sorguya çekileceksiniz.

Kuran’dan sorguya çekilmek ne demek? Yani nasıl bir sorgu olacak bu? İlk akla gelen şey, ahirette Allah kulunu karşısına alacak ve soracak Kuran’ı okudun mu? diye.

Şimdi düşünmek lazım bunu? Cevabını bu dünyada vermek lazım? kendimize şu soruyu sormak lazım: Ben Kuran’ı okudum mu? Yine cevabını hemen verin. Siz, Kuran’ı okudunuz mu?

Allah sorunca ne cevap vereceğiz? Yalan söyleyemeyiz. Çünkü Allah her şeyi bilir, yalan söylediğimizi de bilir.

Okudum Allah’ım.

Eğer Kuran’ı Kuran’ın kendisini nasıl okunması gerektiğini bilerek okudunsa, yani okuduğun Kuran’ı anladınsa, anladığın üzerinde düşündünse, düşünmekle de kalmayıp hayatına uyguladınsa ne mutlu sana, ne mutlu böyle cevap verene.

Bir de şu cevap var: Okumadım Allah’ım, ya da okuyamadım Allah’ım.

O zaman Allah sormayacak mı, niye okumadın diye? Elbette soracak. Ne cevap vereceksin. Ve Allah devam ederse, seni ben yaratmadım mı, besleyip büyütmedim mi, yedirip içirmedim mi, göresin diye göz, işitesin diye kulak, düşünesin diye akıl vermedim mi, derse ne diyeceksin?

Ve derse ki, ey kulum benim sana verdiğim nimetleri orada burada harcadın, kağıt oyunlarının en alasını öğrendin, içkilerin en güzeli nasıl içilir bilirsin, duygularına hitap eden kitapları okudun, bol bol uyudun, gezip tozdun, Allah bana bir kitap göndermiş hele bir bakayım Allah’ım bana ne demiş demedin, derse cevabın ne olacak?

Ben sana şunları şunları öğütledim, sen bilmediğin için yapmadın, şunları şunları yasakladım, yine sen yasaklarımı bilmediğin için bol bol yaptın, Ben’im Kitabımı eline alıp okumadın, içinden bir ayetini bilmeden karşıma geldin, Kitabımı hayatının dışında tuttun derse, ne diyeceksin?

Ben sana haram yeme demiştim, yemişsin.

Ben sana insanlara iyi davran demiştim, iyi davranmamışsın.

Ben sana rüşvetle iş yapma demiştim, rüşvet almışsın.

Ben sana sebepsiz yere adam öldürme demiştim, sen kahve taramışsın, falanı falanı öldürmüşsün

Ben sana kimsenin namusuna dokunma demiştim, sen neler neler yapmışsın.

Ben sana bu dünyadan bir gün göçeceksiniz, ahiret var, orda sorguya çekeceğim demiştim, sanki duymamışsın.

Ben sana temiz ol, çevreni temizle demiştim sen pis pasaklı gezmiş, etrafını kirletmişsin.

Bunları ve bunun gibi bir çok soruyu sorarsa ne cevap vereceksin?

Bu konuda hazırlığın var mı?

Ve derse ki, helalinden kazanacaksın, kazandıklarından fakire ihtiyaç sahiplerine vereceksin demiştim, neden vermedin?

Hani çalışmaların, hani ibadetlerin, hani Kuran’ı okuyup da başkalarına öğretmen.. Nerde bunlar derse ne diyeceksin?

Sizin için henüz her şey bitmiş değil.

Allah size bunları sormadan, siz kendinize sorun.

Allah sizi Kuran’dan sorguya çekmeden, siz kendinizi Kuran’ı okuyup okumadığınıza dair sorguya çekiniz.

Yarın çok geç kalmış olabilirsiniz. Yarına çıkacağımız belli değil. Gencecik insanlar ne akıl almaz kazalarla ölüp ölüp gitmektedirler. Unutmamak lazım ki, yarın yarın diye diye bugünlere gelmişiz. Ya bir sonraki yarınımız yoksa?

O halde bu günün işini yarına bırakma.

Artık Kuran’ı okuyup anlama, anlatma, hayatımıza uygulama vaktidir.

Hem bu dünyada, hem öteki dünyadaki sorgu sualde başarılar dilerim.

                                              Necmi AKGÜL

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir