BİLDİKLERİMİZ YA YANLIŞSA

Dinin tek kaynağı vardır ve o da Kuran’dır.

Peygamberimizin hadisleri dinin kaynağı değil mi yani düşündüğünüzü ve dudak bükerek sorduğunuzu görür gibiyim. Peygamberimiz, Kuran’a uygun olmayan, söz, düşünce, davranış ve eylemde asla bulunmaz. Onun Kuran’a uygun olan söz,düşünce , davranış ve eylemleri dine artı ve eksi yapmaz. Böyle olunca Hadisler, Kuran’a uygun olanlar, dinin kaynağı olurlar, çünkü Kuran’dan başka şeyler değillerdir onlar.

Kuran’dan başka kıyas, icma gibi şeyleri de dinin kaynağı gösterenler yanılgı içindedirler. Bunlar sonuçta insan düşünceleridir, din hükmü yerine asla geçemezler, kim bunlara din kaynağı diye inanır ve iman ederse, Allah’ın Yusuf Suresi 40. Ayetindeki “Hüküm Allah’ındır.” Hükmüne ters düşerler ki, bu da insanı dinden çıkarır.

Dinde hüküm Allah’ındır. Peygamberimize Allah, dinde hüküm koyma yetkisi vermemiştir. İnsanlara tebliğ edilmek üzere Allah’ın Elçi’si Hz.Muhammed’e Alemlerin Rabbi tarafından indirilen Kuran’a O Elçi, bazı sözleri ilave etseydi, elbette Biz, onu alır, O’nun şah damarını koparırdık. Kimse de O’nu elimizden alamazdı. (Bakınız Hakka Suresi 43,44,45,46,47)

Puta tapıcıların bile Muhammedül Emin diyerek güvenini kazanan Bir Peygamberin Allah’tan aldıklarını insanlara bazı işine gelen eklemeler, bazen de yine işine gelen eksiltmeler yaparak Kuran ayetlerini tebliğ etmesi düşünülemez, hele böyle bir tehdit de aldıysa. Onun için Peygamberin hayatı Kuran’I yaşamaktan ibaret olmuştur.

Kuran’ı iyi bilmeyen, hiç okumamış, dini oradan buradan öğrenen ve şartlanan insanlar, bunun hesabını vereceklerdir. Yüce Allah, Müslümanım diyenleriZuhruf Suresi 44. Ayetine göre sorguya çekeceğini ilan etmiştir. Şimdi bir Müslüman ben bunu bilmiyordum diyemez. Çünkü Cin suresi 14. Ayetine göre, Müslüman , doğruyu araştırıp bulmakla görevlendirilmiştir.

Yaşınız kaç olursa olsun, ister yirmi, ister elli, ister yetmiş, ister kadın olun ister erkek, ne olursanız olun, ölmeden yapacağınız bir şey vardır. Bu da, önce ben Müslüman mıyım diye düşünmek. Cevabınız evetse, Müslüman olarak ne biliyorum, dinimi ne kadar biliyorum diye arkasından bu soruları sormak ve bildiklerinizi bir kağıda yazmak olmalıdır. Sonra bu kağıda yazdıklarınız üzerinde derin derin düşünmelisiniz. Bunları ben kimden öğrendim, bu dinim adına bildiklerim doğru mu, eksik mi, yanlış mı? Sonra o biliyorum dediklerinizin doğru olup olmadığını araştırmaya başlamalısınız.

Bu konuda Allah Bakara suresi 78. Ayetinde bakınız ne diyor:

Onların içinde bir de ümmiler var ki, Kitabı bilmezler, bütün bildikleri birtakım kuruntulardır; onlar sadece zannediyorlar.

Ümmi, okuması yazmayı olmayan insandır. Allah, insanlar içinde okuma yazma bilmeyenler var, bunlar kitabı, yani Kuran’ı bilmezler diyor. Ama günümüzde okuması yazması olmayan insan yok gibidir. Kitabı , yani Kuran’ı okuma yazma bildikleri halde okumuyorlar. Oysa Allah Kuran’ı düşüne düşüne, ağır ağır okumamızı (Müzemmil 4) emretmiştir. Kuran’ı okumayan bu insanlar dini bir takım kuruntularla, yani kulaktan dolma, oradan buradan duyduklarına göre biliyorlar, yani zannediyorlar ki, bu duydukları dindir.

Oysa din bu değildir, oradan buradan duymakla din öğrenilmez, din ancak Allah’ın gönderdiği ve tek kaynak olan Kuran’dan öğrenilir. Bakınız sonra bir sonraki ayette, yani Bakara suresi 79. Ayetinde ne diyor:
Yazıklar olsun o kişilere ki, Kitap`ı kendi elleriyle yazarlar da sonra onunla basit bir karşılık satın alsınlar diye, “İşte bu, Allah katındandır!” derler. Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp durdukları yüzünden.

Bu oradan buradan duydukları ile öğrendikleri ve adına din dedikleri şeyi savunanlara Allah, “yazıklar olsun o kişileri ki.” diyerek onlara acıyor, sonlarının kötü olacağını söylüyor. Din öğrenmek için Kuran’ı esas alacakları yerde kendileri din diye kitap yazıp “Bu Allah katındandır.” Diyerek insanlara din diye başka şeyler öğretiyorlar. Onların acınacak durumları olduğunu da “vay haline onların.” Diyerek, ilerde acı çekeceklerinin işaretlerini veriyor.

Kuran ayetleri ışığı altında, din adına bildiklerinizin doğru olup olmadığını araştırmak, yanlış olanlarını hayatınızdan çıkarmak, doğru olanları uygulamaya koymak bir müslümanın en büyük görevidir, ve bu onun için dünyada huzur ve güven, ahrette de kurtuluştur.

Bütün ön yargılarınızı, şartlanmalarınızı bir kenara koymalısınız. Her şeyi yeniden araştırmalısınız. Namaz mı kılıyorsun, öğrendiğin namaz Kurandaki namaz mıdır? Orucun öyle midir, verdiğin zekat Allah’ın istediği şekilde midir? Yaptığın kötü şeyleri iyi mi biliyordun, bakmalısın. Babam anam, atam, dedem, komşum öğretmenim ve ilmihal kitaplarında öğrendiklerine bakmalısın ve kesinlikle bilmelisin ki, dinde hüküm koyma yetkisi Allah’ındır, kimse, buna ekleme ve bundan çıkarma yapamaz.

Benim babam böyle öğretti, bu doğrudur, o dedesinden öğrenmiştir, dedesi hocaydı diye avunmak yerine, bu bilgileri kontrol etmekle bir şey kaybetmezsin, doğru ise uygulamaya devam edersin, ya yanlışsa, işte o zaman Bakara Suresinin 170. Ayetine kulak vermelisin.

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” dendiğinde: “Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!..

Ben de acizane okuyanlarıma “Allah’ın indirdiğine uyun.” Diyorum.

Derseniz ki, bizim öğrendiğimiz din atalarımızdan öğrendiğimizdir, ona uyarız, bu sizin bileceğiniz bir şeydir. Ama şunu da düşünmelisiniz, ya atalarınız bilememişse, dini doğru öğrenememişse ve size de öğretememişse…..

Bunu düşünün, ne kaybedersiniz ki..

Din, insanın dünyada ve ahrette mutlu olmasını temin için Allah’ın yaşama şeklini insanlara bildirdiği ilkeler bütünüdür. Bu ilkeler, Allah’ın Kitabı Kuran’da açık açık anlatılmıştır. Bu gün ilmin de insan için zararlı olarak kabul ettiği bir çok şey, Kuran’da yasaklanmış ve yapılması günah sayılmıştır.

İçki yasaklanmıştır, çünkü zararlıdır.

Kumar yasaklanmıştır, çünkü kötü bir alışkanlıktır.

Çevre kirletmek yasaklanmıştır, çünkü insanlığı sonuçta felakete götürür.

Zina yapmayın denmiştir, toplumu ve insanı bedbaht eden en büyük kötü olan şeylerdendir.

Bilmediğin şeyin ardına düşme denilmiştir, çünkü bu insana felaket geçirecektir.

Bilenle bilmeyen bir olur mu denmiştir, düşünün olur mu?

Çalmayın, haram yemeyin, tembel olmayın, dedikodu etmeyin, pis olmayın, denmiştir, düşünün bunlar olursa ne olur?

Kuran’da daha çok var, ananıza babanıza iyi davranın denmiştir, yarın siz de ana baba olacaksınız, çocuklarınız da size iyi davranır denmiştir.

Sizi sevgiden yarattım, birbirinizi sevin denmiştir.

Kötülük edene iyilik edin denmiştir.

Aklını kullanmayanların üstüne pislik yağar denmiştir, yani belalar sıkıntılar gelir onları bulur, dikkat edin denmiştir.

Bir gün öleceksiniz, ahreti düşünün denmiştir.

Yalan yere şahitlik etmeyin denmiştir.

İyilik edin denmiştir.

Yardımlaşın denmiştir.

Çalışın denmiştir.

Toplumun huzurunu kaçırmayın, insanları sebepsiz öldürmeyin denmiştir.

Emanetleri, yönetim birimlerini ehil olanlara verin denmiştir.

Altını parayı depolamayın denmiştir.

Evlerinizi tarım alanlarının dışına yapın denmiştir.

Bilgi sahibi olun denmiştir. Bilgisiz yaşamak, yaşamak değildir denmiştir.

Sizin hoşunuza gitmeyen şeyi siz de başkasına yapmayın denmiştir.

Kendinize bakınız denmiştir.

Tabiatı inceleyin, kanunlarından sonuçlar çıkarın, bu kanunlara uyun denmiştir, uymazsanız felaketler sizi bekliyor denmiştir.

Allah bunca nimet vermiştir, beni tanıyın demiştir. Nankör olmayın denmiştir.

Yapılan iyilikleri başa kakmayın, fakire fukaraya, yolda kalmışa, verin, akrabaya iyilik edin denmiştir.

Bunlar ve daha nice güzel şeylere Kuran’dandır. Ve bunlar dindir. Bunları yaparsanız ne kaybederseniz ki? Bunların temelleri zaten bizim içimizde vardır, DNA’larımıza bunlar işlenmiştir, mutluluğun sırlarını içimizde taşımaktayız.

Allah bir çok ayette, Aklınızı kullanmıyor musunuz? Düşünmüyor musunuz? Öğüt almıyor musunuz, diye soruyor. HALA DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?

=========================================================

SAHİ HALA DÜŞÜNMEYECEK MİSİNİZ?

Bunların hangisi kötüdür. Bunlar Kuran’ın yaşama şeklimizle ilgili ilkeleri, emirleridir. Bunlara uymak gerekmiyor mu? Bunlara uyulmadığı için bu gün İslam alemi ne haldedir. Dini başka yerlerden öğrenenler, din diye öğrendiklerini uyguladıklarında İslam terör dinidir diye anılmaya başlanmadı mı?

Bilmek önemlidir. Allah, oku emrini boşuna vermemiştir. Okuyan bilgi sahibi, ilim sahibi olur. Bilgi ve ilimde derinleşenler de bu konuda geri kalanlara üstün gelirler. Güçlü olmak, ve gücü hak ve adalet içinde kullanmak her müslümanın görevidir. Allah, Maide suresi 77. Ayetinde: “Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin.” Demektedir.

Dinin kaynağı Kuran, hatasız bir kitaptır. Çünkü o Allah katındandır. İnsan için indirilmiştir. Bütün dünya insanına indirilmiştir. Kendisi hatasız olduğu için hatasız insan yetiştirmeyi amaçlamıştır. Bu da ancak Kuran’ı okumak, bilmek ve hayata uygulamakla olur.

Bir Müslüman olarak dinimizi çok iyi öğrenmek zorundayız. Kuran öğüttür. Her sorunun kaynağı O’nda gösterilmiştir, her şey açıklanmıştır, anlatılmıştır. O, açık bir kitaptır, herkes O’ndan anlar, herkes O’nu anlar. O’nu süslü kılıflardan çıkarmalı okumalıyız. Okumakla kalmamalı, üzerinde derin derin düşünmeliyiz, çünkü O Allah sözüdür. Güçlü, kudretli, yüce, bilgi sahibi, yaratıcının sözüdür. Kuran, bu nedenle kıymetlidir, önemlidir, her ayeti ayrı ayrı düşünülmelidir.

İnsan, ben dinimi ne kadar biliyorum, bildiklerim ne kadar doğru diye düşünmelidir. Gönlü Kuran ile tanışanlar, bundan büyük haz alacaklar, mutlu olacaklardır.

Ya bildiklerim yeterli değilse, ya bildiklerim yanlışsa, ya bildiklerim Allah’ın kitabına uymuyorsa… Ya benim iyi ve güzel diye bildiklerim, iyi ve güzel değilse, ya benim doğru ve faydalı olarak bildiklerim doğru ve faydalı değilse? Bunları düşünmeliyiz. Allah’ın huzuruna en az hata yapmış olarak çıkmaya kendimizi ömrümüz boyunca hazır tutmalıyız.

Ya din adına bildiklerim yanlışsa……..

Hala düşünmeyecek misiniz? Henüz vakit de varken, gerçekten DÜŞÜNMEYECEK MİSİNİZ?

Necmi AKGÜL

Saygılarımla..

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir