GÜZEL GÖRÜNÜYORSUNUZ, ÇİRKİNLEŞMEYİN…

Aynaya baktığınızda kendinizi nasıl görüyorsunuz?

Güzel misiniz?

Yoksa kendinizi güzel bulmuyor musunuz?

Güzelin ne olduğunu bilmeden güzel olup olmadığınızı anlayamazsınız.

Güzel:

Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. İyi hoş.

Siz böyle mi görünüyorsunuz?

Bir  de güzel karşıtı çirkin var.

Çirkin:

Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı

Hoş olmayan, yakışık almayan

Biçimsiz, uyumsuz, biçimden yoksun.
Çevrenizdeki insanlar sizi nasıl görüyorlar?

Güzel mi? Size güzel olduğunuzu söylüyorlar mı? (Erkekler için yakışıklı denir tabii….)

Kendinizi genel olarak değerlendirdiğinizde, yani gerek şekil olarak görsel açıdan, gerekse  iç dünyanızdaki düşünceler ve duygular açısından nasıl buluyorsunuz?

Kendinizi hiç böyle düşündünüz mü? Bir düşünün? Hem çok ciddi düşünün.

Şimdi karar verin, siz güzel mi, yoksa çirkin misiniz?

Peki çevrenizdeki insanları nasıl buluyorsunuz, güzeller mi, çirkinler mi?

İnsanlara güzel olduklarında söylüyorsunuz da , çirkin göründüklerinde susuyor musunuz? Ya da size hep güzelsiniz mi diyorlar, hoşa gitmeyen halinizi söyleyenler var mı?

Size  güzel görünüyor ama, aklı bir karış havada diyenler var mı?

Ya da siz bir başkasına, ya güzel ama davranışları kötü, akılsız bu dediğiniz var mı?

Bu sorulara cevap vermeden önce sizi yaratan Allah, acaba sizi nasıl yaratmış, güzel mi, çirkin mi? Nasıl yaratıldığımızı  bilirsek bir çok  soru kendiliğinden karşılığını bulmuş olur.

Allah, insanları nasıl yaratmıştır?  Şimdi buna bakalım:

O,  gökleri ve yeri bir amaç için yarattı. Sizi şekillendirdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O’nadır. Tegabbün 3

Diyor ki Yaratıcı, size şekil verdim, şeklinizi de güzel yaptım.

Kesin olarak insan güzel yaratılmıştır.

Şekil olarak güzel yaratılan insanın acaba iç dünyası  nasıl yaratılmıştır. Şimdi Allah ne diyor buna bakalım:

Nefse ve ona ‘bir düzen içinde biçim verene’, şems 7

Allah,  şekil olarak güzel yaratılışımız içine nefis koymuştur. Ayetten anladığımız içimizdeki bu nefis gelişi güzel değil bir düzen içinde biçim verilmiştir.

Bu ayetin anlaşılabilmesi için nefsin ne olduğunun, Kuran’a göre, iyice kavranılması gerekmektedir.

Nefs, bir şeyin özü, kendisi, ruhu, canıdır. Bir şeye hayat  veren özdür. Onun için Allah, “Her nefis ölümü tadacaktır.” Ali İmran 185

Bir başka anlamı da nefsin, dine uymayan arzu ve isteklerin kaynağıdır. Bu kaynak çok güçlüdür insanda ve sürekli olarak “günah işlememizi, kötülük yapmamızı emreder.” Yusuf 53

Nefis, Allah tarafından günahların ve kötülük etmemiz aleyhine, bizim iyilik ve güzellik ederek korunmamız lehine düzene konulmuştur.

Sonra ona fucurunu ve takvasını ilham etti. Şems 8

Fucurunu, yani   sınır tanımaz günah ve kötülüğü işleme gücünü.

Takvasını, yani insana zarar veren her türlü kötülük  ve tehlikeden korunma, başka bir  ifade ile sınır tanımaz günah ve kötülük işleme gücü olan fucurdan korunma.

Yaratılışımızda günah işleme ve ondan korunma kanunları var. İç dünyamızın güzelliği de günah işleme arzu ve isteğimizi takva dediğimiz koruma kanunu ile yenerek sağlanacaktır. Zaten aynı surenin bir sonraki ayetinde de bu belirtilmiştir.

Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Şems 9

Gerçek güzellik, dışımızın güzel yaratılması ile içimizin  günah ve kötülüklerden arındırıp-temizlenip bir bütün halinde buluşturulmasıdır. Böyle insan mutlu olacaktır.

Başka bir ifade ile mutluluk, kendi içimizde ve çevremizdeki insanlarla barış halinde olmamızdır.

Yani olması gereken budur.

Olması gereken ile olan arasında fark varsa, orda sorun vardır, mutluluk yoktur, orda barış bozulmuştur. Olan ile olması gereken arasındaki açı ne kadar darsa sorun küçük, bu açı büyüdükce sorunlar da büyük olacaktır.

Günah işleme ve kötülük yapma isteği ve düşüncesi insanın iç dünyasını sarıp sarmalamışsa bu insanların nasıl olduklarını yine aynı surerin 10. Ayetinde Allah belirtmektedir.

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. Şems 10

Nasıl insan özünü arındırıp temizleyenice kurtuluşa, mutluluğa erişiyorsa, günah ve kötülüğe batmış insanlar da mutsuzluğun içinde yüzecektir.

Olgun insan, dışının görünüşü ile içinin temizliğini birleştirip ona göre davranan insandır.

Sınırsız günah işleme ve kötülük etme arzusundan kendini arındırmış bir insanın özü, ruhu, kalbi temizdir, orda iyilik, güzellik ve doğruluk vardır. Bu güzellik, davranışlarla, söylenen sözlerle, yapılan işlerle, giyim kuşamla, yürümedeki alçak gönüllülük ile dışa yansımalıdır. Ancak o zaman Allah’ın yarattığı güzelliği biçim ve takvasında yaşar ve bu insan etrafına güven verir, sevilir, saygı gösterilir  kendine.

Ancak bu her zaman böyle değildir. İnsanların dış görünüşleri iç dünyalarına dayalı olarak şekil alır. Yani insanların dış görünüşleri özlerini, duygularını, düşüncelerini  dışa vurur. İç dünyası karışık olan insanların emin olunuz ki, dış görünüşlerindeki güzellik ve sevimlilik yok olur gider.

Çevrenize bakınız şimdi..  İlerde bir adam var. Saçları beyazlamış. Gömleğinin yakası göbeğine kadar açık,, uzun saçlarını lastik ile tutturmuş ensesine topuz yapmış. Gururlu ve kibirli duruyor. Her şeye tepeden bakar bir hali var.

Sizce bu ve buna benzer adamların iç dünyaları nasıl? Çevrede başka onun gibi insan yok. İçindeki karmaşa dış görünüşüne bozmuş, Allah’ın  şeklinizi güzel yarattım dediği insan öteki insanlar nazarında güzel değil, çirkin bile görünür hale gelmiştir.

Bir de şu yan taraftaki genç kıza bakar mısınız? Çok güzel görünüyor. Bütün çekicilği üstünde, saçları kızıla boyanmış tepesinde topuz yapmış.  Gözleri o kadar sürmeli ki, sanki gözler kaybolmuş,  dudakları nar çiçeği gibi kırmızı, burnunda hızma var, omuzları ve gerdanları açık, giydiği ince gömlek göbeğinin üzerine düğümlenmiş, göbeği açıkta, ince ve dar pantolonu ile sanki çıplak gibi duruyor.

Bu kız hakkında ne düşünüyorsunuz? Ve bunun gibi olanlar hakkında..  İlerde iki tane kadın geliyor, kara çarşaf içinde başlarından ayak uçlarına kadar örtülü, sadece gözleri görüyor. Buna ne dersiniz?

Allah, takva elbisesinin, yani manevi elbisenin, yani inançlarına göre giyinmenin, kendini kötülüklerden ve günahlardan koruyan elbiseye hayırlı elbise diyor. Bu ve benzeri insanlar takva elbisesi mi giyinmişler.. yoksa gururlarını, kibirlerini  mi sergilemişler, biz böyleyiz, malımız, mülkümüz, paramız var diye giyimle üstünlük  mü kurmaya çalışmışlardır?

Her insanın kıyafeti içinin aynasıdır. İçinde insanlar kendini nasıl görsünler diye geçiriyorsa, insanlar öyle giyinmektedirler. Bu erkekler için de  böyledir, kadınlar için de..

Sadece giyim kuşam değildir insanları çirkin gösteren. İnsanı çirkinleştiren çok şey vardır. Susması gereken yerde bağıra bağıra konuşan bir insana kendini rezil etmektedir.

“İnsanlara güzel söz söyleyin,  Bakara 83

Sesini  alçaltarak konuş, eşeklerin sesi çirkindir. (Bkz Lıokman 19)

Bir insan, güzel bir insan, giyimi kuşamı yerinde, sözü dinlenir, ama her konuştuğu yalandır. Bu insan şekil olarak güzel mi? İçinin kandırma ve aldatma istekleri, buradan çıkar elde  etme çabasını göstermektedir.

Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. Sanki onlar dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar. Münafikun 4

Kendine verilen bir işi baştan savma yapan insan içinin o kötü mal kazanma ve çalma duygularının esiridir. İşi kötü yapan insan güzel insan mı?

İyi işler yapın” Sebe 11

İyi işler yapmanın şartı da vardır. O da temiz şeyler yemektir. Haramdan, çalışmadan kazanmaktan, çalmaktan, başkalarının hakkını yemekten insan kaçmalı yapmamalıdır. Bunları yapan insanlar güzel insanlar mı? İçindeki fucur, yani günah ve kötülük yapma isteği dışına böyle yansıyan insan  güzel insan olur mu?

Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz, iyi işler yapınız; doğrusu ben yaptıklarınızı bilirim. Müminun 51

Ayette açıkca iyi iş yapmak,  haram olmayan temiz olan şeyler yemeye bağlanmıştır. Haram yiyenler işleri iyi yapamazlar, onların dertleri ne kadar kötü, çürük, uygun olmayan iş yaparlarsa o kadar çok kendilerine kar kalacağı düşüncesindedirler.

Selamı bile güzel verip güzel almamız, güzelliğimize güzellik katmaktır.

Bir selâmla selâmlandığınızda, daha güzel bir selâmla, yahut aynıyla karşılık veriniz. Nisa 86

İnsan güzel yaratılmıştır. Ama o, kendine verilen nefisi kontrol edemediği için bu güzellik bozulmaktadır. Kendini insan aşağılık bir yaratık haline sokmaktadır. Bakınız Allah ne diyor:

Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz. Tin 4/5

Ayette güzel yarattığı insanı aşağıların aşağısına indiririz ifadesinden, elbette Allah   insanı aşağılık hale getirmez, insan kendini aşağılık hale sokar. Allah da onun aşağılık olma isteğini yaratır, onun aşağılık olmasına kendi istediği için izin verir. Çünkü insana akıl verilmiş ve kendisi günah işlemekte ve sevap kazanmakta özgür bırakılmıştır.  (Bknz. Beled Suresi 8-9-10)

İnsan, Allah’ın yarattığı güzelliği kendi davranışları ile bozmaktadır. Aslında çoğu insan bozguncudur, güzel olan şeyleri bozmakta üstüne yoktur.  Birkaç örnek verelim günümüzden:

Pırıl pırıl akan derelerden lağımlar akmaktadır.

Güzelim ormanlar  kesile kesile ülkemiz çölleşmektedir.

Bütün bitkilerin dna’ları ile oynanmış, yediğimiz şeylerin tadı kaçmıştır.

Denizler kirletile kirletile içine girilmez haldedir sahillerin çokları.

Yediğimiz her şey hilelidir.

Ölçü ve tartıda hile almış başını gitmektedir.

İnsan umursamaz, vurdumduymaz ve neme lazımcı olmuştur.

Sokaklarımız kirlidir, herkes yediğini çöpe değil top oynar gibi sokağa atmaktadır.

Bütün bunlar insanın iç dünyasının düzensiz olduğunun en güzel delilidir.

Güzel yaratılan insanın nasıl çirkinleştiğini şu ayet gayet güzel anlatmaktadır:

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık.

Onların, kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar,

gözleri vardır bununla görmezler,

 kulakları vardır bununla işitmezler.

 Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar.

İşte bunlar gafil olanlardır.” Araf 179

Demek ki,  düşünmeden ve anlamadan konuşmak, iş yapmak, bilgiden habersiz yaşayıp aklı kullanmamak, özünün kötü arzu ve isteklerine göre hareket etmek, güzel yaratılan insanı çirkinleştirmektedir.

Güzel davranan insanları diğer insanlar da sever. Onlar da diğer insanlardan güzel karşılıklar  bulurlar. Her iyi yapılan şey, yine iyilik olarak insana döner, her kötülük de yine insanın kendine zarar ve kötülük olarak döner.

Allah bakınız ne diyor:

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Yunus 26

Allah, insanı güzel yarattıktan sonra onun güzel olarak kalması için ona başka şeyler de verdiğini söylemektedir. Yani güzel olmak ayrı, güzel olarak kalmak ve yaşamak ayrıdır. Bu çaba ister, emek ister, zaman ister, yemek içmek ister. Bizleri güzel yaratan Allah, güzel kalmamızın devamı için bize sayısız nimetler vermiştir. İşte şu ayet bunun açık delilidir.

Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de kubbe yapan, size şekil verip şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran, Allah’tır. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. Âlemlerin Rabbi olan Allah, ne yücedir! Mümin 64

İnsan  içi ile dışı ile güzel yaratılmıştır. Ama arzu ve isteklerinin sınırsızlığı, başka insanlara üstünlük kurma hevesi, çalışmadan kazanmak,, zevk sefa içinde yaşamak hırsı, kıskançlık, çekememezlik, hep benim olsun, benden sonra kıyamet gibi düşüncelerle kendini çirkinleştirmektedir.

Kuran’ın kesin olarak reddettiği, toplumun kabul etmediği ahlak dışı davranışları normal şeylermiş gibi yaparak  kendilerini çirkinleştirmektedirler.

Güzellik, ya da güzel olma, güzel görünme kafa gözünün gördükleri ile değil, gönül gözünün, akıl gözünün gördükleridir. Allah insanı güzel yaratmıştır ama, insan kendini çirkinleştirmektedir.

İnsanın kendini çirkinleştirmesi, hem  kendine, hem de çevresine zarardır. Bu nedenle:

İnsan çirkin olan şeyleri yapmadan önce onun çirkin olduğunu bilir de yapar. Hucurat 7

Güzelliğin karşıtı çirkin işler Allah tarafından yasaklanmıştır. Maide 90

Acılar ve ızdıraplar, kötülükler ve günahlar insanları çirkinleştirir. Müminun 104

Çirkinlikten  kurtulmanın yollarını da Allah göstermiştir.

Bilgi sahibi olmak, insanı çirkinlikten ve çirkin davranışlardan kurtarır.. Enbiya 74

Bazı insanlar da çirkinliğin yayılmasını isterler. Bunu isteyenler ve yapanlar dünyada ve ahrette azap çekeceklerdir. Nur 19

Güzel olmak değil, güzel kalmak önemlidir.

Güzel olmak güzel bakmak, güzel görmek, önce kendine saygıdır, sonra  diğer insanlara.

Sizi yaratana inanıyorsanız,

Sizi yaratana güveniyorsanız,

Siz güven veriyorsanız,

Herkes de size güveniyorsa, SİZ GÜZEL BİR İNSANSINIZ…

Allah’ın yarattığı her şey güzeldir.

Güzel görmenizi, güzel görünmenizi dilerim.

Saygılarımla….

Necmi AKGÜL

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir