GÜNÜMÜZDE PUTA TAPMA

 

 

Seni Allah’tan uzaklaştıran ne varsa onların hepsi put

Kalbinde Allah’tan başka taptıklarını sil,süpür, unut

En doğru yola iletir Kuran, zaten başkası da olamaz

Allah’ın ipine sarıl, Allah’ını bırakma, onu kalbinde tut

                                             Necmi AKGÜL

Size göre İslam dünyasında , bu arada Türkiye’de  puta tapanlar  var mı?

Çoklarınız diyorsunuz ki, bu devirde puta tapan mı olurmuş!

Puta tapma İslamiyet gelmeden önce Mekke’deki yaşayan insanlar arasında vardı. Zamanla puta tapıcılık, yani putperestlik tarihe karıştı gitti. Herkes Müslüman oldu, puta tapma da yok oldu.

Böyle mi düşünüyorsunuz gerçekten?

Kuran’da isimleri de verilerek putların adları var,  lat, uzza, menat.(Necm Suresi 19-20) sonra puta tapmakla ilgili de bir çok ayet var. Eğer İslam dini geldi, herkes Müslüman oldu, puta tapanlar yok olup gitti ise, bu ayetler niye var?

Yoksa puta tapma şekil değiştirerek devam mı ediyor?

Bunları anlamın yolu önce put ne demek, bunu bilmek gerek.

Sonra da Kuran’a bakmak gerek.

Bu ikisine baktığımızda puta tapma var mı yok mu günümüzde açık seçik anlaşılacaktır.

Put: İnsanı Allah’tan  uzaklaştıran maddi ve manevi her şeyin adıdır. Bu uzaklaşmayı gerçekleştiren insana da putperest denilmektedir.

Kuran’ın bize bildirdiğine göre Mekke putperestleri Allah’ı da biliyorlardı. Mümninun Suresi 84-90. Ayetlerine bakalım şimdi.

De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?”

“Allah’ındır” diyecekler. De ki: “Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?”

De ki: “Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş’ın Rabbi kimdir?”

 “Allah’ındır” diyecekler. De ki: “Yine de sakınmayacak mısınız?”

De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Her şeyin mülk ve yönetimi kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken Kendisi korunmuyor.”

“Allah’ındır” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl oluyor da böyle büyüleniyorsunuz?”

Hayır, Biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.

Hem Allah’ı biliyorlar, hem de  Allah ile aralarına putları koyup onlara tapıyorlardı. Allah’ı bildikleri halde niçin puta tapıyorlar o halde? Bunu da Kuran şöyle açıklıyor:

Gözünüzü açıp  kendinize gelin!

Arı duru din yalnız ve yalnız Allah’ındır.

O’ndan başkasını veliler edinerek, “Biz onlara, bizi Allah’a  yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz.” Diyenlere gelince,  hiç kuşkusuz Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konu ile ilgili hükmü verecektir.

Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kavuşturmaz. Zümer 3

Putatapanların amaçları açık seçik bu işte.  Putlar, puta tapanı Allah’a yaklaştırıyormuş! İnsanın eli ile yonttuğu taş parçaları insanı  Allah’a yaklaştır mı?

Mekke döneminde insanlar puta taparak, ondan yardım umarak, ona kurbanlar keserek Allah’a yaklaştığını düşünüyorlardı. Bu davranışın başka bir anlamı da kendini yaratandan uzaklaşmak,  Allah ile aralarına ağaçtan ve taştan yonttukları, çamura şekil vererek yaptıkları putları koyuyorlardı. Bu Allah’a ortak koşmak,  küfrün en üstü, zalimliğin acımasızlığın zirve noktasıdır.

İnsanı Allah yaratmıştır, insanı da en iyi bilen onu yaratandır. Oysa ayetin  sonunda bunların yalan söylediklerini belirttikten  sonra Allah, bu insanlara iyilik bilmez diyor,  puta tapanları da iyi ve güzele kavuşturmayacağını ilan ediyor.

Puta tapanlar, Allah’ı insanların ilah edindiklerini, bu insanların açık bir sapıklık içinde olduklarını, bunların iğrenç birer pislik olduklarını ve puta tapmaktan kaçınılmasını Allah kullarından istiyor.

Hani İbrahim, babası Azer’e: “Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” Demişti. Enam 74

Öyleyse iğrenç ve pislik olan  putlardan kaçının, yalan söylemekten kaçının. Hac 30

Durum elbette puta tapanların dedikleri gibi değil, bambaşkadır.

Dinde zorlama yoktur.

Artık doğru, yanlıştan ayrılmıştır.

O halde insanı Allah’tan uzaklaştıran her şeyi inkar edip Allah’a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam bir kulpa tutunmuşlardır.

Zira, Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir. Bakara 256

İnsanı anlamak mümkün değildir, kendi elleri ile yonttukları taştan ağaçtan ve çamurdan yapılmış şeylere inanmaları inanılacak şey değildir. Bu putlar, işitmezler, görmezler, yardım edemezler, yaratma güçleri olmadığı gibi kendileri yaratılmışlardır.

İnsanı yaratan, rızık veren,  gören, işiten, yaşatan, öldüren ve  yeniden diriltip bu dünyada yapması gerekenleri yapmayanları hesaba çekecek olan Allah’tır. O’nu bilmeli, kulluk etmeli, ona şükretmelidir, çünkü onun huzuruna gideceğiz.

Siz yalnızca Allah’tan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takıpm yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah’tan başka taptıklarınız size rızık vermeye  güç yetiremezler. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın, O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz O’na döndürüleceksiniz. Ankebud 17

Ayette, “Allah’tan başka taptıklarınız” ifadesi yer almaktadır. Mekke döneminde Allah’tan başka  taptıklarınız deyince akla putlar geliyordu.  Günümüzde Allah’dan başka  taptıklarımızın anlamı nedir? Allah’dan başka günümüz Müslümanları neye tapıyorlar acaba? Ayetten anladığımıza göre bu tapılan şeylere insanlar  kulluk ediyorlar, onların kölesi oluyorlar.

Günümüzde insanların kul köle oldukları   o kadar çok şey var ki…  Saymakla bitmez.

Puta tapan Allah’tan başkasına taptığı için sınırı aşmıştır. Sınırı aşan da tağuttur. Tagut, isyan eden, zulmetmede ve günah işlemekte ölçüsüz davranandır.

Büyük küçük, her çeşit günahı içine alan sistemin adı Kuran’da tagut olarak ifade edilir.

İman iddiasında bulunan insan, “tagutu reddedip Allah’a inanmalıdır.”  Bakara 256

Allah da peygamberi Allah’a ibadet edip taguttan kaçınılması için göndermiştir. Nahl 36

Artık müslümanlar, taştan yaptıkları putlara, tagutlara tapmıyorlar.

Ama günümüzde  hem Allah’a inanıyorum, iman ediyorum diyen, namazlı niyazlı çok insan türbelerden yardım bekliyorlar, onlardan istiyorlar. Oralara gidip o türbelerde dualar ediyorlar, her yerde Allah’tan isteyeceklerini o  türbelerden istiyorlar.

Bu insanlar ne kadar Allah’dan uzaklara gitmişlerdir.

Bu batıl, akıl dışı, inanılmaz  şeyleri bu namazlı niyazlı müslümanım diye kimselerin aklına kim soktu?

Sadece bu mu ? Hayır, kutsal ağaçlar var, onlara bezler bağlayıp dileklerini tutuyorlar, ağaçlara bağlanan o parçaların isteklerine yerine getireceğine inanıyorlar.

Bu da Allah’tan uzaklaşma değil mi?

Bununla kalsa iyi.. Başka da var.. Bir takım şeyhler  var, hocalar var, muskacılar, büyücüler, falcılar  var. Müslüman olduğunu söyleyen çok insan bu şeyherin, hocaların, mollaların emrine girmişler, onların müridleri olmuşlar, onlardan medet bekliyorlar. Kendi yerine şeyh düşünüyor, hayatını onun emrine vermiş.

Bu Allah’tan uzaklaşmak değil mi?

Ya büyücülere falcılara ne demeli?  Dini bütün olduğunu söyleyen, bunun yaygarasını da yapan çok insan, falcı, büyücü, muskacı, kurşun döken insanlara gidiyorlar, sorunlarının nasıl çözüleceğini, geleçeklerinin nasıl olacığını onların isteklerine ve dediklerine göre  tayin ediyorlar.

Bu Allah’tan uzaklaşma deği mi?

Bu insanlar,  Kuran’daki bir çok ayetin yapmayın dediğini yaparak, Allah’ın ayetlerinden  uzaklaşıyorlar, manevi olarak puta tapıyorlar, taguta inanıyorlar.

İnsanlar Allah’ı bırakıp insanları Allah yerine koyup ona tapıyorlar, Allah’ın  emrini unutup o insanların emrine göre hareket ediyorlar. Bkz Tevbe 30-31

Günümüzde şekil  değiştiren puta tapıcılık  sadece bu kadar mı? Elbette hayır..

İmanlı olduğunu her hali ile belli eden bir  Müslüman, namazını kılar, orucunu tutar, hacca gider,  ama gelin görün k i, aynı Müslüman dinimizle ilgisi olmayan gelenek ve görenekleri,  Allah’ın  kitabına uymadığı halde, din gibi kabul eder. Bu gelenek ve görenekleri  hayatına uygular ve bununla da öğünür. Kan davaları böyle bir gelenektir. Buna inanan ve uygulayan insan sınırı aşan, günah işleyen ve  manevi puta tapandır.

Bir dine inanır gibi  bir siyasi partiye, bir spor kulube bağlanmakta böyledir.

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah’tan başka eşler tutarlar. Allah’ı sever gibi onları severler. Iman edenler ise, en çok Allah’ı severler…” (Bakara, 165)

Partisini, spor kulubunu Allah’ı sever gibi seviyor insanlar. Hatta spor kulubu için, futbolcu için, sevdiği bir sanatcı için çıldırıyor, hayatlarını veriyorlar.

Bir fikri, bir  düşünce akımını, bir lideri de yine  aynı insanlar  Allah’ı sever gibi seviyorlar. Kendi siyasi görüşü hayata  ve yönetime hakim olsun diye, Allah’ın ayetlerine uysun uymasın her şeyleri ile peşlerinden gidiyorlar.

Elbette bir parti tutulur, bir spor kulubu tercih edilir, bir lider takdir edilir. Ama hiç hiçbir zaman bunları   Allah’ı sever gibi sevemez bir Müslüman.

Partilerin,  derneklerin, düşünce akımlarının, tarikatların, cemaatlerin, düşünce ve hizmetlerine katkı için insanlar görev alabilir.  Ama bunlarda bir şart aranmamalıdır. Bu da bunların amaçlarında, sözlerinde, eylemlerinde  Allah’ın kitabına uymayan şeyler varsa bunlara uyulmaz, kötü, günah ve zarar amacı ile kurulan hiçbir kurum ve kuruluşa mümin Allah’ı sever gibi bağanmamalıdır.

İnsanlar helal kazanıp helal yemelidir. Paralarını helal kazanmalı, uygun yerlere harcamalı, Allah yolunda sarfetmelidir.

Bu puta tapanlar, tağutlar, mallarını uygun olmayan yerlerde kazanıyorlar ve bu malları da bu kişi, kurum,  kuruluş, dernek ve cemaatlar için harcıyorlar.

Bular puta tapmanın gizli bir biçimidir.

Bu değerler için mallarını, canlarını, namuslarını seve seve veriyorlar. Ama sıra Allah yolunda yürümeye gelince ellerini ceplerine sokmuyorlar.

Bir erkeğin  bir kadın aşkı, ya da  bir kadının bir erkeğe aşkı gerçekleşsin  diye, sevgilisine “sana tapıyorum.” Diyen insanlar  var. Bunun şakası olmaz, çok sevdiğini anlatmak için tapar mı insan? Hani Allah’a tapıyordun, müslümanım diyordun, ama Allah’ın  yanına bir de sevgilini koymuşsun. Bu üstü  örtülü tagutluktur, Allah’ın yolunda sınırları aşmaktır, sapkınlıktır.

Bunlardan başka  farkında olmadan, ya da bilerek puta tapıcığılığın,  başka bir ifadesi ile tagutluğun başka yolları da var.

Necm suresinin 19-20 ayetlerinde lat, uzza ve manat’ın put adları oldukları belirtilir ve bunların bir isim oldukları da açıklanır. Necm 23

Bu lat, uzza ve menat nedir? İhsan Eliaçık’tan alıntı:

“Lât: Otorite…

Uzza: Güç…

Menat: Para…

Otorite: Devlet, saltanat, taht, lider, ecdad, egemenlik, sınır, ulus…

Güç: Silah, petrol, toprak, nüfus, nüfuz…

Para: Sermaye, banka, altın, gümüş, dolar, euro…

Ne diyor Kur’an bu üçüne karşı?:

Allah’tan başka otorite yoktur (La ilahe illallah)

Güç ve kuvvet yalnızca Allah’a aittir (La havle ve la guvvete illa billah)

Ve üçüncüsü: Mülk Allah’ındır (Lehu’l-Mülk).”

İnsanlar günümüzde otorite sahibi insanların bir dediklerini iki etmiyorlar, bu ister Kuran’a uysun isterse uymasın.

İnsanlar günümüzde, silahın, toprağın, nufusun, devleti yönetenlerin gücüne de doğru yanlış demeden inanmaktadırlar.

Ve yine insanlar günümüzde paraya, çok mala  büyük bir hırsla sahip olmak için her doğru  kuralı yıkıyorlar, helal haram demeden elde etmeye çalışıyorlar.

Sınır tanımaz zalim, azgın insan, her türlü kötülüğü sınırsızca yapan hainin, ben namaz da  kılıyorum, oruç da tutuyorum, müslümanım demeye hakkı yoktur..iİmanı, onun azgınlığını, tagutluğunu yok etmemişse o insan,  sınırsız günah işlemeye devam edecektir.

Allah’ı insandan uzaklaştıran ne varsa, Müslüman  bunları bulup çıkarmalı, kendi yaratılış özüne dönmelidir. Bunu anlamanın yolu da Kuran’ı, anlayarak, düşüne düşüne, ağır ağır okumaktan geçer.

Akıllı insan, sınırsız günah işlemekten kaçınandır.  Sadece kendisini değil,çocuklarını da bundan koruyan, iyiliğin, doğruluğu, güzeliğin artmasına çalışarak, kötü, çirkin ve yanlışı önleyen insandır.

İnsan insana değil, arzu ve isteklerine değil, Kuran’a uymayan otorite , güç ve mal mülk sahibine değil,  yalnızca, sadece ve sadece Allah’a kul olmalıdır.

Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tağuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar. Bakara 257

Bir de şu ayete bakınız.

Tağut’a kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele:Zümer 17

Allah’ı unutarak, ya  da iman  ettiği halde, paranın,gücün ve otoritesin önünde bellerini büküp, aldıklarını emirlerin Kuran’a uygun olup olmadığına bakmayan insanların puta tapıcı, tağut olduğunu şu ayetten çok iyi anlıyoruz:

Demişlerdi  ki, “puta tapıyoruz,bunun için sürekli olarak onların önünde bel büküp eğiliyoruz.”Şuara 71

Bel bükmek, put diye bilinen şeyleri kabul etmek demektir.

Mümin demelidir ki:

Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş’ın sahibidir. Tevbe 129

Yaratılışımız geri insan parayı,  malı sever. Çünkü ihtiyaçlarımızı bununla gideriyoruz. Ama bu sevgi Allah’ın sınırları içine olmalıdır. Sende olan fazlayı, olmayan  yoksula verilmelidir. İnsan ölüp gidince her şey yerinde, bu dünyada kalmaktadır. Çünkü malın,  paranın gerçek sahibi Allah’tır.

İnsan gücü de sever, ama gücü Allah’ın sınırları içinde kullandığı zaman güzeldir, yararlıdır.

Bir insan arzu ve isteklerini yerine getirmek ister, ama yerine getirme isteği Allah’ın sınırları içinde olduğu zaman insanı mutlu eder.

Şimdi akla şu soru geliyor?

Bunlarda,  yani otorite, güç ve parada Allah’ın sınırları nelerdir? Ya iyi de Allah’ın sınırlarının ne olduğunu ben bilmiyorum ki, bunu nasıl öğreneceğim diyen müminler,  Kuran’ı anlayarak,  düşüne düşüne okumalıdırlar. Bütün sorularının cevaplarını  bulacaklardır.

Kendini hiçbir ihtiyacı olmayacak şekilde hisseden insan, bu sınırları aşacaktır. (Alak 6-7) Allah’ın sınırlarını aşan insan da zulmetmekten ve günah işlemekten daha çok zevk alacaktır. Oysa insan her zaman Allah’a muhtaç olduğunu bilmelidir.

Sende olanı verdiğin zaman, o verdiğinn sana ahrette yardım edecektir, ama bu dünyada  sevgi, saygı, mutluluk kazandıracaktır.

Hani derler ya, şu adam var  ya, paraya mala tapmıştır.

Ve yine derler ya şu adam kadına, kadın ise bu insan erkeğe tapmıştır.

Hani derler ya, bir makama gelmek , ya da ünlü olmak için yapamayacağı şey yoktur.

Kimse sanmasın ki, puta tapıcılık tarihin eski sayfalarında kalmadı.  Şekil değiştirecek günümüzde de olanca gücü ile  gizli ve sinsi bir şekilde devam etmektedir.

Kendinizi kontrol ediniz. Siz bütün bunların bilerek veya bilmeyerek neresindesiniz? Kendinizi sorguya çekiniz. Ben neyim, kimim, bu güne kadar ne yaptım,hatalarım, sevaplarım günanlarım nelerdir? Hayatınızı bir kağıda dökünüz, günahlarınızı ve sevaplarınızı yazınız, sonra bunları ciddi bir şekilde düzeltiniz.

Yaşıyorken, nefes alıp veriyorken bunları yapınız, bu dünyada bütün sevdiklerinizi bırakıp gittiğinizde sizi Yaratan, Kuran’dan, maldan, nimetlerden, günahlardan sorguya çekecektir.

Aşağıdaki ayetteki pişmanlığı ahrette duymadan önce  yaşıyorken bu dünyada duymanızı dilerim.

 Dinlemiş ve  aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli cehennemin halkı  arasında olmazdık! derler. Mülk 10

Yoksa siz arı duru dini öğrenmek için hala, henüz vakit varken:

Aklınızı kullanmıyor musunuz?… Bakara 44

 DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ? Enbiya 10

Saygılarımla…….

Necmi  AKGÜL

 

Paylaşın:

6 thoughts on “GÜNÜMÜZDE PUTA TAPMA

  1. Sayın Necmi Akgül,

    Esselamü aleyküm. Bir lise öğrencisiyim. Bayrak karşısında hiç kıpırdamadan istiklal marşı okumak da bir putperestlik olabilir diye çok düşündüm kendi kendime. Benim aklım %90 ”putperestliktir” diyor. Günümüzün iğrenç düzenlerine alışmış olan kalbim ise bu konuda beni yarı yolda bırakıyor; diyecek bir sözü yok. Bu konu hakkındaki fikrinizi öğrenmek istiyorum, ve eğer putperestlikse ve küfürse buna içimizden okuyor gibi yaparak ya da içimizden sure okuyarak engel olabilir miyiz?

    Saygılarımı sunuyorum.

    • Sevgili Bahadır,

      Peygamberimiz diyor ki: Ameller niyetlere göredir.Bayrak karşısında dururken niyetiniz haşa o bayrağı Allah,ya da Allah’ın yardımcısı gibi düşünürseniz, bu putperestlik olur. Bayrak karşısında durmak onu temsil eden milletin birliğini temsil ettiğine duyulan saygıdır. Bu nedenle bayrak karşısında dururken niyetine bakmalı, ona göre karar vermelisin. Niyetin onun temsil ettiği millete saygı ise ve saygını böyle gösteriyorsan, neden puta tapmak olsun.

      Günümüz putatapanları para, şöhret, şeyh, şıh gibi onların emirlerini yerine getirmektedirler. Bayrağın insanlara bir emir verme yetkisi de yok bildiğin gibi.

      Tapmak, taptığın varlığın emirlerini yerine getirmekle olur.

      Bayrak karşısında durmakla böyle bir emir yoktur.

      Niyetimiz de asla onu put gibi görmek değildir. Eminim ki senin de öyledir.

      selam ve sevgilerimle..

      Necmi Akgül..

      • Sayın Necmi Akgül,

        Çok sağolun, böylelikle kafamdaki bir şüpheye daha son vermiş oldum. Son zamanlarda, ezan okunurken ona saygıdan kimse durmazken istiklal marşının, ezanın bile üzerimizde kuramamış olduğu etkiyi kurup duyan herkesi – hatta buna ben de dahilim – hizaya çektiğini düşünüp buna kızıyordum, ama bir şey de yapamıyordum. Ama sanırım biraz abartılı düşünmüşüm. Dediğiniz gibi bu ancak insanların günümüzde milli değerlere dini değerlerden daha fazla saygı duymasından kaynaklanıyor.

        Tekrardan şükranlarımı sunuyorum. Selametle…

        • Selam Bahadır,

          Sana faydayı olduğum için mutlu oldum.

          Dinimizi Kur’an’dan öğrenmeye devam eyle..

          Kendine çok iyi bak..

          Öğrenciyim demiştin, derslerinde başarılar dilerim.

          Sevgilerimle…

          Necmi Akgül

        • İnterneti, uydu haberleşme, iletişim, teknoloji ve sanayî ürünleri (ki zâten her şey üretimle alâkâlı) gibi zararlı olduğunu ve düşman eliyle üretildiğini bildiğimiz hâlde vaz geçemediğimiz birçok tağut alışkanlığımız var. Kaldı ki bunları îcat eden, üreten, satan da biz değiliz! Demek ki Allâh’ı bırakıp başka şeylere yönelmek, aldanmak insanın kanında var. Allâh sonumuzu hayır etsin, ne diyeyim…

  2. İnterneti, uydu haberleşme, iletişim, teknoloji ve sanayî ürünleri (ki zâten her şey üretimle alâkâlı) gibi zararlı olduğunu ve düşman eliyle üretildiğini bildiğimiz hâlde vaz geçemediğimiz birçok tağut alışkanlığımız var. Kaldı ki bunları îcat eden, üreten, satan, dünyâya nam salan; Müslümanlar da değil! Demek ki Allâh’ı bırakıp başka şeylere yönelmek, aldanmak insanın kanında var. Allâh sonumuzu hayır etsin, ne diyeyim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir