İNSANA VE ALLAH’A SAYGI

il

Size saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, birine saygı duyuyor musunuz?

Evet mi? Neden o insana saygı duyuyorsunuz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir bakmak gerek.

Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu

Yani saygı, birine üstün özelliklerinden dolayı duyulan sevgidir.

Bize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce, kendimizi başkaları ile ilişkimizde dikkatli, özenli ölçülü, anlayışlı olmalı ve bunu inanarak yapmalıyız. Çünkü bizler de, ancak başkaları böyle oldukları takdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

Size saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, birine saygı duyuyor musunuz?

Evet mi? Neden o insana saygı duyuyorsunuz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir bakmak gerek.

Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu

Yani saygı, birine üstün özelliklerinden dolayı duyulan sevgidir.

Bize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce, kendimizi başkaları ile ilişkimizde dikkatli, özenli ölçülü, anlayışlı olmalı ve bunu inanarak yapmalıyız. Çünkü bizler de, ancak başkaları böyle oldukları takdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

Size saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, bz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir bakmak gerek.

Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu

Yani saygı, birine üstün özelliklerinden dolayı duyulan sevgidir.

Bize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce, kendimizi başkaları ile ilişkimizde dikkatli, özenli ölçülü, anlayışlı olmalı ve bunu inanarak yapmalıyız. Çünkü bizler de, ancak başkaları böyle oldukları takdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

Bize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce, kendimizi başkaları ile ilişkimizde dikkatli, özenli ölçülü, anlayışlı olmalı ve bunu inanarak yapmalıyız. Çünkü bizler de, ancak başkaları böyle oldukları takdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

Size saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, birine saygı duyuyor musunuz?

Evet mi? Neden o insana saygı duyuyorsunuz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir bakmak gerek.

Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu

Yani saygı, birine üstün özelliklerinden dolayı duyulan sevgidir.

Bize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce, kendimizi başkaları ile ilişkimizde dikkatli, özenli ölçülü, anlayışlı olmalı ve bunu inanarak yapmalıyız. Çünkü bizler de, ancak başkaları böyle oldukları takdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

ek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

Size saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, birine saygı duyuyor musunuz?

Evet mi? Neden o insana saygı duyuyorsunuz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir dan, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

as

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.ün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

saygı duyulmasını istiyor musunuz?

Galiba evet diyorsunuz? Çünkü saygı duyulmak güzeldir.

Düşündünüz mü hiç, insanlar size niye saygı duysunlar? Ne gibi bir özelliğiniz var ki sizin?

Bir de şöyle düşünün, siz, birine saygı duyuyor musunuz?

Evet mi? Neden o insana saygı duyuyorsunuz? Bunun nedeni düşününüz bir.

O insan, saygı duyduğunuz, yaşlı mı? Makam sahibi mi? Güzel mi, ya da yakışıklı mı? Yalanı,dolanı yok, iyilik sever, doğru sözlü biri mi? Herkesin yardımına  koşuyor  mu? Ya da sizi çeken başka bir şey mi?

Siz de böyle birimisiniz ki, insanlar size saygı duyuyorlar, ya da sizi hiç takmıyorlar, saygı falan da duymuyorlar mı?

Sanıyorum biraz kafanız karıştı. Haklısınız. En iyisi saygı kelimesi neyi ifade ediyor, nedir saygı? Buna bir bakmak gerek.

kdirde onlara saygı duyarız.

İnsanın yaşı ve yükseldiği makam, o yaşa ve o makama yakışmayacak hareketler içinde olursa, onlara kimse saygı göstermez.

Toplum arasında derler ya bunlar için: “Yaşından başından, işgal ettiğin koltuğundan utan!”

Saygı, iyi, güzel, doğru işlere yapan, yararlı çalışmalarda bulunan, içindeki güzelliği ve temizliği her şeyi ile çevresindeki insanlara yansıtan insanlara karşı kendiliğinden duyulan, insanları birbirine bağlayan harika bir sevgi bağıdır.

Yaptığı iş toplum tarafından kabul edilen, bu işi ile  helalinden para kazanan her insan saygın insandır. Ama yaptığı işle insanları kıran, bundan da  helal mi haram demeden para kazanan, kazandığı bu paralarla etrafına gurur ve kin ve gösteriş yapan her insan da saygınlığı olmayan, saygı duyulmayan insandır.

Genel temizlik işleri ile uğraşanlara, hatta tuvalet temizleyene  burun kıvırarak tiksinti ile bakan insanlar, kendilerini bir bir halt sanıp küçümsüyen insanları yan yana getirdiğinizde  hangisine saygı duyulması gerektiği, hangisine duyulmaması gerektiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

İnsan insana saygı duymalıdır.  Birisi ötekinden saygı beklerken, öteki de kendinden saygı duyulacak davranışlar içinde olmalıdır.

“sana saygılar sunuyorum.” Sözünü çokca duyarsınız. Bu güzel bir sözdür, aslında sana sevgim var demenin bir başka ifade şeklidir.

Çünkü sevgi insanları birbirine bağlayan en güçlü, kopmaz, eskimez bir bağdır.

Allah insanı “Sizi Alaktan yarattım.” Diyor. Alak 1-5. Ayetlere  bakınız.

Bu ben sizi etten,kandan, embiryodan, yani görünüşüzü elle tutulur, gözle görünür şeylerden yarattım dan öte bir de sevgiden  yaratıldığımızın ifadesidir.

Sevgi saygıyı  da doğuran en büyük bitmez tükenmez kaynaktır.

İnsanlar birbirlerine saygı göstermeliler, birbirlerini sevdiklerini ifade etmelilerdir. Her insan bunu hak etmeli, her insan saygı duymaya ve saygı duyulmaya kendini hazırlamalıdır.

Ama insan en büyük, en çok, en derin, en köklü saygıyı, kendine de saygı duygusunu ve bunu anlama aklını veren Allah’a duymalıdır.

 

Ey iman edenler, Allah’a saygılı olun ve doğru söz söyleyin. Ahzap 70

Allah’ı sevmek, O’nu tanımak, bilmek yanında O’na saygı duymak da gereklidir. Allah, bunu bu ayeti ile yarattığı ve kendine iman eden kullarından istiyor.

Ben Allah’a saygılıyım demek de yetmiyor, bu konuda doğru sözlü olmak da gerekiyor. Öyle sıradan bir saygılıyım sözünü insanlar kabul etmezken, Allah’a ben deyim de olursa olur demekten öte bir anlam ifade etmez.

Allah’a yarattığı kul, içten, yürekten, isteyerek, dosdoğru bir şekilde SAYGILI  olmalıdır.

Allah kendine saygılı olmayı neden istiyor. İşte cevabı

 

Allah’a saygılı olan, öğüt alır. Ala 10

Kuran, Allah’ın insanlara öğüdüdür. Demek ki, Kuran’da öğüt almanın temel şartından biri de Allah’a saygılı davranmaktır.

İyi de Allah’a kim saygılı olur. Öyle herkes saygılı olabilir  mi? Allah bunu da  bildirmiştir.

Allah’a ancak bilgili kulları saygı duyar.  Fatır  28

İnsanları bilmeden  saygı gösteremiyoruz da Allah’ı bilmeden, tanımadan O’na nasıl göstereceğiz. Her müminim diyen insan Allah’ı bütün sıfatları ile bilmeli, tanımalı, O  zaman Allah’a olan saygı  kendiliğinden doğacaktır.

Allah’ı ne kadar biliyorsunuz?

Allah’ı ne kadar bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir düşünün, bir kağıt kalem alın elinize, oturun yazın bakalım kaç cümle yazabileceksiniz.

Allah  vardır birdir, yaratıcıdır rızık vericidir ,güçlü kuvvetlidir, başlangıcı olmamıştır, sonu da yoktur. Bu kadar mı? Gerçi bu kadar bilmek de saygı duyulmaya yeter elbette. Ama Allah’ı bu kadar bilmek, Allah budur, başka nesi var ki demek değildir.

Bu kadar bilgini de  duyduğun için mi biliyorsun, yoksa aklını kullanarak düşündüğün için mi? Birilerine sana Allah böyledir dedi, sen de evet dedin, üzerinde hiç düşünmedinse  sen Allah’ın sadece adını biliyorsun, o bilgi de dudaklarında kalmış, gönlüne inmemiştir.

Ne diyor ayet, bilgili olanlar Allah’a saygı duyar.

Allah’ı tanıyan insan Allaha saygı gösterir. Allah’ı tanıdıkca saygı da artar.

Biri size çiçek dese, hemen gözleriniz önünde renga renk çiçekler belirir. Onun kokusu, şekli, duruşu, her  şeyi ile hissedersiniz.

Ama biri sizin yanınızda Allah dese, ya da dediğinde aynı duyarlılığı gösterir misiniz? Yani Allah’ın bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, O’na hamdedilmesi gerektiğini,O’dan başka ilah olmadığını aklınıza getir misiniz?yaratıcılığı, gücü, sonsuz kuvvet ve kudreti, affı, bağışlaması, hesaba çekeceği, öğütleri, istekleri, kitabı, peygamberleri, gizli güçlerini düşünür müsünüz? Yoksa aklınıza Allah denildiği zaman hiçbir şey getirmez misiniz?

Bütün güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu bildirir Kuran. Bunu duydunuzsa eğer, merak edip  baktınız mı bu güzel isimler nelerdir,  bana ne anlatıyor, Allah’ım nasıl bir varlık diye?

Düşünmedinizse  eğer bu güne kadar  düşününüz. Hem de öyle böyle değil, derin derin düşününüz.

Öyle düşününün ki, atomların çekirdeklerinden, göklerdeki alemlere kadar her şeyi düşünüp anlayın. O ‘nun yarattığı mükemmel dünyayı, yaratılan hiçbir şeyde eksik, gedik, kusur,  hata olmadığını görün. O zaman Allah’ı anlayacak, O’nu sevecek ve O’na saygı  duyacaksınız.

İşte o  zaman şu ayet sizde  anlamını bulacaktır:

İnananlar ancak onlardır ki, Allah anılınca yürekleri titrer. Onlara ayetleri okununca da inançlarını artırır ve Rablerine dayanırlar. Enfal 2

Hayatınız boyunca Allah’ın adını duyduğunuzda veya Allah adını bir yerde okuduğunuzda, veya yalnız kaldığınızda  Allah’ı anıp dua ederken, hiç kalbiniz titredi mi? Eğer  bu hiç olmadıysa imanızı, inancınızı yani Allah hakkındaki bilgilerinizi gözden geçiriniz.

Gerçek müminin  kalbi Allah sevgisi ve saygısı ile dolu olmalıdır.

Bazı camilerde, bazı televizyon proğrmalarında görüyorsunuz, Allah’ın adı anılıyor, ayetleri okunuyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Peygamberimizin adı duyulunca insanlar  hislenip ağlayorlar. Asla peygamber sevgisi Allah’ın  sevgisi önüne g eçmemelidir.  Peygamberi çok seviyorum diye göz yaşı dökenler,  Allah’ın anıldığı yerde kalbleri titremiyorsa, o gözyaşının onlara hiçbir yararı yoktur.

Allah’a saygı göstermek, saygı duymak Allah’ın kulundan istegidir.

Namazı kılınız, Allah’a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah’tır.  Enam 72

 

Ey insanlar! Rabbinize saygı gösterin! Hac 1

Ey İnsanlar! Rabbinize karşı saygılı olunuz! Lokman 33

Bizi yaratan, şeklimizi güzel yapan, düşünmek için  akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ve bunun dışında sayılamayacak çok nimet veren Allah’ın  yarattığından saygı beklemek  hakkıdır. Allah saygı göstermemizi istiyor, bunu istemese bile kulun yine de O’na saygı göstermesi gerektiğini aklı olan her mümin rahatca anlar.

Allah’a duyulan bu saygı öyle ben saygı duyuyorum demekle  olmayacağı açıktır. Allah saygının nasıl duyulması gerektiini de bildirmiştir.

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygıduyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir. Enbiya 49

Bu saygı bilinçli olmalıdır. Saygı duyulan yaratıcı derin derin düşünülmelidir. Çünkü insan saygı duyduğu Allah’ı göremiyor.

Saygı duyacak olanlar takva sahipleri, yani günah işlemekten çekinenler ile kıyamet günü yaptıklarından hesaba çekileceğinden korkan insanlardır.

Allah’ın varlığına birliğine saygı göstermek elbette yeterli değildir. O’nun Kuran’la koyduğu yasaklara da  saygı gösterilmelidir. Bu yasakları yok sayıp ciğneyenlere saygı gösterilmeyeceği açıktır.

Kim Allah’ın koyduğu yasaklara saygı gösterirse, bu durum onun için Rabbinin katında daha iyidir. Hac 30

Yalan söyleyen, hırsızlık  yapan, zulmeden, toplumun huzurunu bozan  ve daha bir çok olumsuzluğu yapan insanlara saygı duyulmamalıdır.

Bazı insanlar Kuran denilince, Kuran’dan ayetler duyunca kendilerinin zevk ve sefaları sınırlanacak diye Kuran’dan yüz çeviriyorlar. Kuran açıkca ilan etmektedir ki,  Kuran, insanları sıkıntıya düşürmek için indirilmiş bir kitap değildir. Zaten bunu kendisi de söylemektedir.

Biz, Kur’ân’ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah’a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik. Taha 2-3

Ama bunu ancak Allah’a saygılı olan anlar, bunlar Kuran’a ve Kuran’ın öğütlerine, emirlerine, yasaklarına saygı gösterirler.

Allah, kendine saygı duyulmasını istediği gibi insanların birbirlerine karşı da saygılı olmasını istemektedir.

İnsanlara söz söylerken yumuşak, içten, sevgi  dolu şekilde hitap etmenin karşı taraftaki insanın saygı duymasını ve hatta bu saygının artmasaını sağlar.

Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.” Taha 44

Allah’a duyulan saygıdan dolayı insanlar kötü, çirkin ve yanlış yapmaktan kendilerini çekerler, bunun yerine iyi, güzel, doğru işler yapmaya yönelirler.

Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar… Müminun 57, iyiliklere koşarlar ve iyilik için yarışırlar. Müminun 61

Allah’a ve insanların birbirlerine  karşı duydukları saygı sevgiden de doğar, korkudan da. Ama aslolan sevgiden doğan saygı olmalıdır.

Korkmak yaratılışımızda  var olan bir gerçektir.

Bir de Allah’a karşı bir yanlış yaparım da O’nu üzerim, benden yüz çevirir korkusudur. Bu korkunun Kuran’daki adı haşyettir.

Saygı bir sonuçtur. Onun önünde sevgi olmalıdır. İnsan Allah’a ve insanları sevdiği  için bir sonuca varmalı, bunu da sözleri ve davranışları ise göstermelidir.

Saygı insanın  kalbinde duyulur,  hissedilir,ama davranışlarla da diğer insanlara yansıtılır. Saygılı insanlar, gurur,kibir,büyüklük duygusundan uzak olurlar,insanlara tepeden bakmazlar,ölçülü ve alçak gönüllü davranışlarda bulunurlar.

 

Yoksa ben saygılıyım deyip de davranışlarında bu saygı görülmeyen insanlar vardır. Bunlar kendilerine kontrol etmeli, içlerindeki temiz sevgi ve saygı düşünceleri gözle görünür,  kulakla duyulur, sözle kabul edilir şekilde olmalıdır.

 

Saygı duyuyorum, saygı gösteriyorum diye çok ileri giden insanlar vardır. Toplumda bunlara yağcılar denilir. Hareketleri saygı gösteriyorum derken çok anlamsız ve itici söz ve eylemlerde bulunanlar  vardır. İnsan kendini kontrol etmeli, olması gerektiği gibi saygı göserip göstermediğinin bilincinde olmalıdır.

 

Saygı Allah’a, insana duyulduğu gibi  topluma karşı da duyulmalıdır. Toplum kurallarına uymak bunun göstergesidir. Elindeki cola kutusunu içtikten sonra yere fırlatmak topluma karşı saygısızlıktır.

 

Geceleri nara atmak, korna çalmak, asansörde sigara içmek, bulunduğu yeri kirletmek gibi bir çok topluma saygısızlık örnekleri verilebilir.

 

Anlayış bekleyen anlayış göstermeli.

 

Sevgi görmek isteyen sevgi vermeli.

 

Yardım görmek isteyen de kendisi yardım etmelidir.

 

Saygı görmek isteyen saygı göstermelidir.

 

Beni dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum..

 

                                                        Necmi AKGÜL

 

 

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir