ALLAH’A SIĞINMAK

Allah’a sığınıyor musunuz?

Bir insan Allah’a iman ediyorsa Allah’a sığınır.

Hiç düşündünüz mü, “Allah’ım sana sığınıyorum.” Dediğinizde  ne yapıyorsunuz? Sadece dil ile deyip geçiyor musunuz, yoksa ne yapıyorsunuz?

Allah’a sığınma ihtiyacını neden duyuyorsunuz? Allah’a sana  sığınıyorum derken, şundan şundan diyerek sığınma nedenlerinizi de sıralıyor musunuz?

Sorular çok. Bunları bir düşünün.

Sığınmak deyince ne anlıyorsunuz? Önce bunu bilmemiz gerek.

Sığınmak sözlüklerde şöyle tanımlanır:

Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek.

Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak.

 

İçinde  bulunduğumuz  hoş olmayan durumdan,  tehlikeden,  kötü durumlardan emin bir yere gidip bu durumun geçmesini beklemek, sığınmaktır.

Dikkat ettinizse, sığınmak bir eylem yapmayı gerektirmektedir. Sığınmak kelimesiniz yapısında da zaten  eylemsiz  sığınma olmayacağı açıktır.

Yağmur yağıyor, ıslanacaksınız. Ne yapmanız gerek? Hemen koşarak  yağmur yağmayan bir  çatı altına girmek gerek.

Sahipsiz kaldınız, kimseniz yok, paranız yok, eviniz yok,  ne yapıyorsunuz, sığınma evlerine koşuyorsunuz.

Allah’a sığınmak da ben “Allah’ım sana sığınıyorum.” Demekle olmayacağı açıktır. Allah’a sığınıyorum diyen sığınma işini gerçekleştirmek için  hareket  içinde olmalı, durağan  durumundan hızla  aktif hale gelmelidir.

Allah’a sığınmak   ihtiyacı içinde olan bir müminin sorunları, sıkıntıları, üstesinden gelemediği şeyleri var demektir.

İnsanlar bazı sorunlarını kendileri çözebilirler.

Ama bazı sorunlar var ki, o sorunları çözmeye insanın gücü yetmez.

Hiçbir şey yapmadan Allah’a sığınılmayacağına göre, sorun ne ise onu sıralayıp Allah’ım sana sığınırım diye söylemek gereklidir.

Kuran’da bunun örnekleri vardır.

Felak Suresi:

De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.

Yarattığı şeylerin şerrinden,

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,

Düğümlere üfleyen  kadınların şerrinden,

Ve hased ettiği zaman, hasetcinin şerrinden  felak suresi 1-5

Yarattığı şeylerin şerrinden, yani doğal afetlerden, yangın, sel, deprem gibi olan insanların elinde  olmayan ve bunların  verdiği sıkıntılardan,

Karanlığın zararı denilen şey ise, cehaletin, bilgisizliğin, yobazlığın insana verdiği zararından,

Tek taraflı yapılan sözleşmelerin karşı tarafa verdiği zararından,

İnsanın  kendi içinde  olan  hased kendine zarar verir, ancak kendi içinden taşarsa çevresine zarar verir hale gelir, işte bu insanların verdiği zarardan,

İnsan Allah’a sığınmalıdır.

Nas Suresi 1-6

De ki, insanların Rabbine sığınırım.

İnsanların malikine,

İnsanların ilahına,

Sinsice kalplere vesvese veren, şüphe düşüre vesvesecinin şerrinden,

Ki o, insanların göğüslerine vevese verir,

O,Gerek cinlerden, gerekse insanlardan olur.

Gögüslerde, akıllarda yerleşmiş olan gizli düşmanın, ki bu düşmanlar insanlardan da olur, görünmez varlıklardan da olur, bunların verdiği zararlardan insanların Rabbine, İlahına, Malikine sığınırım de.

Görüldüğü gibi Felak suresinde bizim dışımızda, kontrol edemediğimiz dış güçlerin zararından,  Nas Suresinde ise kendi içimizde yerleşen kötü düşüncelerin zararından Allah’a sığınacağız.

Bu surelerde sayılanların başımıza gelebileceğini önceden düşünmek ve gerekli tedbirleri almak Allah’a sığınmaktır.

O’nun  koruması altına giren insan Allah’a sığınmış  insandır.

Sığınırım derken, dilimiz bunu söyleyecek, kalbimiz de bu sığınmanın gerçekleşmesi için umutla, sabırla ve saygı ile sonucu bekleyeceğiz.

Allah’a sığınma, insanın gücünü aştığı zaman olmalıdır.

Kendi gücünü kullanarak halledebileceği konularda ise gücünü kullanarak bu sorunların üstesinden gelmek  için çalışmalıdır.

Her şeyi Allah’a sığınarak Allah’tan koruma ve çözüm beklemek, tembel ve cahil insanların işidir.

Kuran’ın ayetlerini bilmek, onu hayata uygulamakla insan bir çok tehlikelerden  kurtulur, işte bu da Allah’a sığınmaktır.

Cahil olmaktan Allah’a sığınırım. Bakara 67

Cahil olan bir insanın Allah’a sığınması ancak cahilliğinin ortadan  kalkması ile olur. Cahil olmak, yaptığı işin farkında olmayan, ne yaptığını bilmeyen demektir. Kuran’ı iyi bilen, ayetlerini hayatına uygulayan insan ne yaptığını bilir, kendi çabası ile bundan kurtulmuş olur. İşte bu, o insan için Kuran ayetlerine sığınmak, yani Allah’a sığınmaktır.

Ve de ki:  “Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım.” Müminun 97

“Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim.” Müminun 98

Şeytan, bilindiği gibi insanlardan da  olur, görünmeyen varlıklardan da olur. Ve yine şeytan dışımızda da olur,  içimizde de olur. Dışımızdaki şeytanlar  Kuran’ı hayatlarına uygulamayan kötü insan,  kurum ve kuruluşlardır. Kuran’a uyan bir mümin, bu şeytanların Kuran’a uymayan kötü düşünce ve davranışlarını  kabul etmez, reddederse  ancak bundan Allah’a sığınmış olur. Eğer bu insanların ve kurumların Kuran’a uymayan düşüncelerine ve zararlı faaliyetlerini yerine getirirse dili ile ne kadar Allah’ım ben sana sığınıyorum, bu bir sığınma olmaz, haşa Allah’ı tanımamak bilmemek olur. Çünkü Allah insana şah damarından yakındın ve her niyetini bilir.

Yararsız, faydası olmayan şey yapmaktan Allah’a sığınırım. Bakara 67

Eğer şeytan aklını karıştırırsa hemen Allah’a sığın. Allah, işitendir, bilendir. Araf 200

Kuran,  nelerden Allah’a sığınılacağını ayetleri ile gösterilmişitir. İşti o ayetlerden bir  demet:

Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum! Hud 47

Birisi bir şey dedi, bir teklifte bulunduğunda insanlarımız nasıl üzerine atılıyorlar. Oysa Allah önce o konu hakkında bilgi edin, sor, soruştur, araştır,  üzerinde  düşün, sonra da karar  ver diyor. İşte bunları yapmak Allah’a sığınmaktır.

Kadınların ve erkeklerin birbirlerine şehvetle, arzu ve istekle yaklaşmaları halinde hemen isteği yerine getirmek yerine, bunun doğru olup olmadığını düşünmeli, sonuçlarında nelerin olabileceğini hesaplamalı ve kısa bir anlık  zevkin felakete götüreceğini  anlayınca bundan vazgeçmelidir. İşti bu Allah’a sığınmaktır. Aşağıdaki ayet bunu ne güzel açıklıyor.

Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve “Haydi gel!” dedi. O da ” Allah’a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!” dedi. Yusuf 23

Haksızlık her zaman ve her yerde insanın başına dertler getirmiştir. Her türlü haksız kazancın adı biliyorsunuz ki, hırsızlıktır. Olaylar karşısında yanlış yapmamak, haksızlığın yapılacağı yer ve yerlerde bunlardan uzak durup hakkı,  hak sahibine teslim etmek Allah’a sığınmaktır.

Dedi ki: Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını yakalamaktan Allah’a sığınırız, o takdirde biz gerçekten zalimler oluruz! Yusuf 79

Sığınmanın tam olarak özü Allah’a imandır. Allah’ın ayetlerini insan okuyunca veya duyunca “Bu Allah’ın sözüdür, Allah’ım bana ne diyor!” diye üzerinde düşünmek, o ayetlere göre hayatı tanzim etmek Allah’a sığınmaktır. Allah  diyor ki:

Kur’an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın! Nahl 98

Arapça bilmiyorsan, Arapça okunan Kuran’ı anlamazsın. Bu normaldir. Anlamadığın şeyi dinlerken insanın aklı başka şeylere kayar. Şeytan her türlü cin fikirliliği kalbine getirir. O halde Allah’a sığınmak için Kuran’ı anlayarak okumak gerektir.

Kuran’ı Arapçasından okuyun, sizin onu bilmeniz gerekmez, ilim erbabı Kuran’dan anlar, siz sadece Arapçasını dinleyin, bu yeterlidir diyene asla, ama asla inanmayın. Bunlar, işte o  şeytanların ta kendileridir. Önce bunlardan kurtulmak gerek. Varsa böyle bir düşünceniz önce bundan kurtulmanız Allah’a sığınmaktır.

Rabbinin Kitabı’ndan sana vahyedileni öğren, öğret!  Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O’ndan başka bir sığınak da bulamazsın. Kehf 27

Anlamadan okursan nasıl öğreneceksin? Nasıl öğreteceksin başkalarına? Ayet bir de görev veriyor kuluna, Kuran’ı oku, öğren, burada işin bitmiyor, bilmeyenlere de söyle, öğret diyor.

Allah’a inanıp da hesap gününe inanmayan insanlar vardır. Kurumuş kemik, toz toprak olunca dirilme mi olurmuş! diye  kibirlenen insanlar imanı olmayan, Allah’ı tanımayan bilmeyen insanlardır.

Allah bu konu da diyor ki, siz böyle olmayın, böyle olan insanlar varsa çevrenizde onlardan uzak olun, dediklerini duymayın, böylece Allah’a bu insanlardan Allah’a sığınmış olursunuz. İşte o ayetler:

Musa da: Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım, dedi. Mümin 27

Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah’ın ayetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah’a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir. Mümin 56

Ben, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a sığındım. Duhan 20

İmanlı olmak Allah’a sığınmaktır. Yanınızda, evinizde, size yakın birileri Kuran’a uymayan şeyler  söyleyince o insanların o söylediklerini reddetmek Allah’a sığınmaktır. Ama o söyleyenin Kuran’a aykırı sözler söylediğini veya söylemediğini bilmek, ancak Kuran’ı bilmeyen insan Allah’a sığınamaz.

Genç ana-babasına isyan ediyor:

“Öf be, kim  ölmüş de dirilmiş ki  bu güne kadar? Bunlar hikaye!”

Ana-baba veya torun, hala teyze veya biri cevap veriyor:

“Yazıklar olsun sana! İman et! Allah ne diyorsa Kuran’da doğrudur.” Diye o genci doğruyu göstermek, o insanlar için Allah’a sığınmaktır. İşte  Allah’ın bu ve benzeri olaya örnek olacak o muhtaşem ayeti:

Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah’ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah’ın vadi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der. Ahkaf 17

Sığınma, sadece Allah’adır. Çünkü, yatatan O, besleyen büyüten O, göz, kulak ve kalp veren O, yolu gösteren   O, din gününde yaptıklarımıza karşılık verecek olan O, gülcü, kuvvetli olan, hiçbir eksiği olmayan, şanı yüce olan O, o halde sığınılacak tek varlık da O’dur.

Durum böyle iken, insanlar insanlara, cinlere, şeytanlara, türbelere, falcılara, büyücülere, şeyhlere, mollalara sığınıyorlar.

Allah diyor ki, insanın  insana, cin vesaire gibi şeylere sığınması işe yaramaz, bu onların ancak taşkınlıklarını artırır.

Şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı. Cin 6

De ki:

Gerçekten  Allah’a karşı beni kimse himaye edemez, O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam. Cin 22

Ve O, Allah:

O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnız O’nun himayesine sığın. Müzemmil 9

Fatiha suresi 5.ayetinde  de diyor ki Allah, “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz.”

Gerçek anlamda Allah’a sığınmak yalnız ve ancak Allah’a kul olmakla, O’nu tam olarak bilmekle olur. Allah da kendini Kuran’da anlatmıştır.

Kuran’ı tam olarak bilmek eşittir Allah’a sığınmak, O’nun koruması altına girmektir.

Allah’a sığınmak, kurtulaşa.mutluluğa ermek demektir.

Dua etmek Allah’a sığınmaktır. Dua, Allah’tan istemek, yalvarmaktır. Allah, duayı sığınmanın temel şartı saymaktadır.

“De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” Furkan 77 

Değerimiz ancak yaptığımız dua kadar ise, duamız yoksa hiçbir şeyimiz yok demektir, sığınmak yerine açıkta kaldığımızın tam karşılığıdır.


Dua etmeyenlerin, yani Allah’a sığınmayanların ne olacağı da aşağıdaki şu ayettedir.

Bana dua edin,  karşılık vereyim.  Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.
Mümin 60


Büyüklük taslayıp dua etmeyenlerin, yani Allah’a sığınmıyanların gideceği yer neresiymiş?

CEHENNEM…

Allah,  hepimizi cehennemden korusun!

Bütün Müslüman kardeşlerimi saygılarımla Allah’a sığınmaya davet ediyorum.

Necmi AKGÜL

 

 

Paylaşın:

4 thoughts on “ALLAH’A SIĞINMAK

  1. Allah razi olsun sizden Necmi bey ancak bu kadar guzel anlatilirdi cok sade ve anlamasi kolay ifade etmissiniz tesudefen sitenizi gordum InshAllah her gun okumaya calisacagam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir