DUA ETMEYİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Müslümanım diyen her insan dua eder. Ya da ettiğini sanır.

Siz, dua ediyorsunuz, iyi de duanın nasıl yapılacağını biliyor musunuz?

Bu konuda araştırma yaptınız mı?

Her şey gibi  ananızdan, babanızdan, yakınlarınızdan, hocalardan, televizyondaki kimselerden gördüklerinize göre mi dua ediyorsunuz?

Dahası dua hakkında ne biliyorsunuz?

Dua konusunda  ünlü bir prof.ümüz Aşrı Titreten  duaların toplandığı dua kitabı hazırlamış, onu satmak için televizyon kanallarında bağıra çağıra reklam yapıyordu. Bakınız bu kitaptaki dualar nelere faydalıymış!

Her  derde deva imiş.

Günahları eritir, yok edermiş.

Cennete girilir, Cehennemden kurtarırmış.

Belalar ve müsibetler asla kitaptaki duaları  edenlere yaklaşmazmış.

Günde kırk milyon sevap kazandırırmış.

Malı, canı, namusu korurmuş.

Borçları bile sıfırlayan, borçları kurtaran dualar  varmış.

Paran mı yok, salavatı getirirsen zengin olurmuşsun

Öyle salavat varmış ki, çektin mi hastalıklardan kurtulurmuşsun.

Yapılan  dualarla kalp değil arş titriyormuş.

Dualar, bozuk ekonomiyi düzeltir, sel felaketini önler, depremin olmasına engel olurmuş.

Cin ve şeytan çarpmazmış insanı.

İnsanın kendi gücü ile yok edeceği ne kadar şey varsa hepsi dualarla elde edilirmiş.

Dua bu mu?

Dua, emek  ve çaba göstererek  çalışmaktır.

İnsanın gücünün yetmediği şeylerde Allah’tan istemektir dua.

Bu ünlü prof. da bunu iyi bildiği için bu bilgisini paraya çevirmenin yolunu bulmuş.

Devlet bu kitaptan 80 milyon bastırmalı, her vatandaşa bir  tane parasız vermelidir. O zaman okullara, fabrikalara, sağlık kuruluşlarına, çalışmaya, iç ve dış güvenliği sağlayan orduya, paraya  pula, bankalara, daha aklınıza ne gelirse hiç birine ihtiyaç olmayacaktır. Çünki, bu kitaptaki dualar  bunların hepsini karşılayacak,  Allah da verdikce verecektir!

Dualara toplumun bakışı bunlardan farklı değil. Daha da ilerisi var, dua edenler Allah’tan değil taşlardan, ağaçlardan, türbelerden, şeyhlerden istekleri yerine getirdiğine inanılır, inanılmakla da kalınmaz, bunlar yıllardır, yüzyıllardır yapılagelmiştir.

Müslüman olmayan biri sizden İslamın duaya bakışını sorsa, siz de bunları anlatsanız, bu kimse Müslüman olmak  yerine Müslüman olmaktan kaçıp kurtulmak isteyecektir.

Gerçek dua bu değildir. Bu, dua etmenin içini  boşaltıp insanı Allah’tan uzaklaştıran şeytan duasıdır.

Gerçek dua Kuran’dadır. Kuran, duanın nasıl yapılması gerektiğini bir çok ayetinde açıklamış, bir  çok ayeti ile de dua örneklerini bize bildirmiş, sizler de böyle dua edin demiştir.

Dua nedir? Önce bunu bilmek gerekir.

Dua, istemek, seslenmektir.

İslam dininde dua, Allah’tan kulunun istemesi, O’na seslenmesidir.

Bu seslenme, istekleri sıralama, sessiz, içten, gönülden olmalıdır. Bağıra çağıra, yanarak yırtınarak, gösteriş yaparak değil.

Mümin bilmelidir ki, istekte bulunduğu varlık, insana “şah damarından daha yakındır.” Kaf 16

Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; bana duaettiğinde, dua edenin isteğine karşılık veririm. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler. Bakara 186

Dua, kalbin en derin yerinden, yüceler yücesi Allah’a seslenmedir. Kalbin haberi olmadan dudakların pısırdaması asla değildir.

Dua, insanın Allah’a ileteceği isteklerine önce kendinin inanmasıdır.

Dua, kendi dilinden olmalıdır. Anlamını bilmediğin şeyleri dua diye Allah’a göndermek, bu gönderdiklerin, kendi gönlüne ve aklına ulaşmamışken, Allah’a ulaşmayacağını bilinci ile yapılmalıdır.

Dua insana insan olma bilincini verir.

Dua eden insanın kalbinde ve aklında daima Allah vardır. Görülüp gözetilmekte olduğunu  bilir.

Dua mümin olmanın olmazsa olmazıdır. İman çerçevesine girmiş her  insan dua etmek zorundadır. Duasız mümin olmaz.

Dua etmeyen, dua etmekten yüz çeviren insan gerçekte inanmamıştır. İnanmayan insan dua etmez ve en büyük sapıklık içinde olan da bu insanlardır.

Dua etmeyen insan sanki hiç ölmeyecekmiş hissine kapılan insandır. Ahiret anlayışından ve orda kendine hesap sorulacağından uzak olan insandır.

Dua kime yapılır?

Gerçek dua Allah’a yapılır. O’ndan başka yalvardıkları, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Bunlar, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını suya açan, ancak hiçbir zaman su ağzına ulaşmayan kimseye benzerler. İnkârcıların duası da aynı şekilde boşa gitmektedir. Rad 14

Allah’ın dışında her hangi birine dua edenin duası boşa gitmiştir. O sanki dua etmemiş gibidir. İnsanlara, cinlere, şeytanlara, ağaçlara, mezardakilere, türbelere dua edenlerin duası Allah’a inanmayanların duasıdır ki, bu dua yok hükmündedir.

Dua sadece Allah’a yapılır. Niçin? Çünkü, dua ettiğin seni işitmelidir, bu da sadeece Allah’tır.

Şüphesiz Rabbim, duayı işitendir.” İbrahim 39

Bir müminin Allah nazarında önemi ve değeri ancak ve ancak Allah’a duası ile olur. Kulun duası yoksa, Allah nazarında o kimsenin hiçbir değeri yoktur. O halde diyebiliriz ki, Allah’a iman ancak  O’nu bilmekle ve O’na kulluk etmekle mümkündür.

De ki: “Eğer dualarınız olmasaydı Rabbim sizi ne yapardı? Fakat siz yalanladınız; bu yalanlamanız, yakanızı bırakmayacaktır.” Furkan 77

Dua etmiyorsa bir insan, Allah’ı yalanlamış, kabul etmemiş olmaktadır.

Allah, kullarına vaad etmektedir ki, dua edenin duasını işitir ve ona cevap verir.

Rabbiniz, “Bana dua ediniz, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurmuştur. Mümin 60

Gururlanmalarından ya da kendilerini ihtiyaçsız görmelerinden dolayı Allah’a dua etmeyenlerin ahrette yerlerinin şimdiden cehennem olacağını ayet açıkca bildirmektedir. Dua bu kadar önemlidir. Onun için nasıl yapılacağın iyice bilinmeli, ona göre yapılmalıdır.

İnsana bir zarar dokunduğunda yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir zarardan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte, böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler süslü gösterildi. Yusun 12

Bir de şu ayet var.

Sabah akşam Rabblerine O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret! Dünya hayatının süsünü arayarak gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme! Kehf 28

Ayete göre  dua etmek için her hangi bir şekil şartı  yoktur. İnsan duayı her şekilde eder, yatar, oturur, kalkar,  çalışır, ayakta  durur. Dua etmeyi belli şarta bağlamak yoktur.

Namaz şekle bağlanmış duadır.

Namaz duadan ibaret olduğu için, duadaki şartlara tabidir. Yani, dua ederken abdest alınmaz, ezana tabi olunmaz, belli bir yeri olmaz, bir şekli olmaz. Kul, yürekten her şekilde Allah’dan ister.

Duanın nasıl yapılacağı aşağıdaki ayette belirtilmiştir. Bu bu günkü  kılınan  namazın da tarifidir. Bakınız Allah ne diyor:

Rabbinize alçalarak ve yüreğinizin ta derinliklerinden gelerek dua ediniz. Doğrusu O, çizgiyi aşanları sevmez. Araf 55

Dua ederken Allah’ın yüceler  yücesi olduğu bilinci ile karşısında durulmalı, istekte  bulundukça çaresizliliğini anlamalı ve bedeni, duyguları,  aklı ile  bu büyüklüğünün sonu olmayan yaratıcı karşısında saygı ile eğilip istenilmelidir.

İstekler yüreğin derinliklerinden gelmelidir. Dudakların ucunun hareketinin kalbin habersiz oluşu ile istekte bulunulmamalıdır. Ya da ne söylendiği bilinmelidir.

Dua ederken tam olarak Allah düşünülmeli, bu öyle bir düşünme olmalı ki, insan ürpermeli. İsteklerinden ümitli olmalı.

O’na ürpererek ve ümit ederek dua ediniz. Şüphesiz Allah’ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır. Araf 56

Ben dua ediyorum da kabul edilmedi, “Belki edilir!” diye düşünerek yapılan dualar dua değil, Allah’la alay etmektir. Allah, umud edin, ürperin, gerçekleşeceğine iman  edin  diyorsa, mümin buna uymalıdır.

Ama insanlar tavuğun yerden tane topladığı gibi söyleyip ne dediğini anlamadan, bilmeden  “ya bitiversin şu dua da gideyim.” Diyerek dua edilmemelidir.

Ne yazık ki, dua edenlerin çokları böyle dua etmektedirler.

Onlar geceleyin yataklarından kalkarlar. Korku ve ümit içinde Rabblerine dua ederler. Verdiğimiz rızıklardan da karşılıksız yardım ederler. Secde 16

Duada  sabır şarttır. Allah dua ederken sabırlı olmamızı istiyor.

Ey iman edenler! Sabır ve dua ile yardım elde etmeye çalışınız. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir. Bakara 153

Dua hem dünya için hem ahret için yapılır.

Bize bu dünyada ver” diye dua ederler. Böyle kimseler, âhiretten nasip alamayacaklardır. Bakara 200

Allah’ım bize hem dünyada iyilik ver hem ahrette iyilik ver. Bakara 201

Duaya subhanallah ile başlanmalı hamd ile bitirilmelidir.

Onların orada duası, “Allahım! Sen, her türlü eksikliklerden uzaksın!” Birbirlerine esenlik dilemeleri de “Selâm” şeklindedir. Onların son duaları şudur: “Bütün övgüler âlemlerin rabbi Allah’adır.” Yunus 10

Allah’ın en güzel isimleri ile O’na dua edilmelidir.

En güzel isimler Allah’ındır. Bu güzel isimlerle O’na dua ediniz! Uygun olmayan isimlerle O’nu isimlendirenleri terk ediniz! Onlar yapmakta olduklarının cezasını yakında çekeceklerdir. Araf 180

İnsan hem kendisi için hem de başkaları için Allah’tan istekte bulunmalıdır.

Onların mallarından sadaka al; bununla onları günahlardan temizlersin, onları arındırıp yüceltirsin. Onlar için dua et! Çünkü senin duan onlar için sükûnettir, onları yatıştırır. Allah her şeyi işitendir; bilendir. Tevbe 103

Duanın yararları:

Temizlenenler, Rabbinin adını anıp O’na dua edenler, kesinlikle kurtuluşa erecektir. Ala 14-15

Kimlerin duası kabul olur?

İnanıp iyi amel yapanların duasını kabul eder ve onlara kendi lütfundan fazlasıyla verir. Kâfirler için şiddetli bir azap vardır. Şura 26

İnsanlardan bazıları dua edenleri sevmez. Böyle  insanlara aldırış etmeden etmeye duaya devam edilmelidir.

Allah’ın kulu, Allah’a dua etmek üzere kalktığında, müşrikler/kâfirler neredeyse üzerine çullanacaklardı. Cin 19

Kâfirler hoşlanmasa da siz, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na dua ediniz. Mümin 14

Kimler  için dua edilir?

O zaman Allah’tan bir rahmet olarak onlara yumuşak davrandın! Şâyet sen, kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından ayrılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.Ali İmran 159

Dua sıkıntıya düşünce yapılmamalıdır.

De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden sizi kim kurtarabilir ki? O zaman Allah’a gizli gizli yalvararak: ‘Eğer bizi bundan kurtarırsan and olsun şükredenlerden olacağız’ diye dua edersiniz.” Enam 63

İmanı olmayanlara dua edilmez

Biz de, şüphesiz âyetlerimizi yalanladıkları ve onlardan gâfil olmaları nedeniyle onları cezalandırıp adaleti sağladık. Ve onları bol suda/ nehirde boğduk.  Araf 136

Bilmediğimiz şey  için  dua edilmez.

Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum. Hud 47

Dua ederken şartlar ileri sürenler, dua etmeyi zorlaştıranlar, belli yer, belli zaman olması gerektiğini diyenler, kutsal gecelerde yapılan dualarla anadan doğmuş gibi olursunuz diye yalan söyleyenler, biliniz ki, sizleri duadan uzaklaştırmak için her şeyi yapanlardır. Bunlara sakın inanmayınız.

Allah’ın ayetleri ile size anlattıklarımda böyle bir şey yoktur. Allah’ın istemediğini dine ekleyenler, Allah’a din öğretmeye kalkan şeytanlardır.

Dua, insanın içten gelen güzel ve umut dolu istekleridir. Bu istekleri ancak bu isteklere uygun ameller, yani yapılan işler Allah’a ulaştırır. Allah da buna karşılık verir. Siz, onu bunu değil, bu yazdıklarımla beni de değil, araştırarak doğruyu bulun ve duanızı ona göre yapın.

İşte size muhteşem bir ayet:

Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır. O’na ancak güzel sözler yükselir. Onları da Allah’a imana uygun iş ve işlemler ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur. Fatır 10

Allah’ım “Bu sene mahsulumuzu bol bol ver.” Diye dua eden  bir çiftçi önce toprağı sürmeli, gübrelemeli, sulamalı,zararlılaran korumalı ki, Allah da bol bol mahsul isteğini yerine getirsin. Hiçbir şey yapmadan Allah’ım bana bol mahsul ver demek hiçbir işe yaramaz, mahsul da alamazsın.

Dua ederken başkalarının zararı, kötülüğü, felaketi istenilmemeli.

Aşağıda size Kuran’da yer alan dua ayetlerinden bir demet veriyorum. Şüphesiz ki, Kuran’daki dua ayetleri bu kadar değildir, daha çok var elbette.

Bu ayetler dkikatlice okunduğunda anlaşılır ki, bu ayetlerin hiç biri bizim gücümüzle yapacağımız şeyler değildir. Gücümüzün üstündeki şeyler Allah’tan istiyoruz.

Mesala hiç birininde  “Allah’ım karnım aç beni doyur, param yok bana ver, iş bulamıyorum bana iş bul, ya da Allah’ım  bani bir bardak su ver!” gibi  kendimizin yaparak elde edeceğimiz şey dua olmaz. Allah, bizim Allah’ımız, yaratıcımız,  O, yüceler yücesi, biz ise O’na göre bir hiç değerindeyiz.

Namaz dediğimiz şey aslında dua  ayetlerinin kendisidir.

Bir dua ayeti ile saygılarımı sunuyorum.

Rabbimiz! Duamızı kabul et! İbrahim 40

Necmi AKGÜL

 

DUA AYETLERİNDEN BİR DEMET


Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”  Bakara 250

Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”  Bakara 286

Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru. Ali imran 147

Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve  ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et. Araf 155

Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.” Araf 126

Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi. Araf 155

Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!” Yunus 85

Rabbimiz! Şüphesiz Sen bizim gizlediğimiz şeyleri ve açığa vurduğumuz şeyleri bilirsin. –Ve yerde ve gökte, hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. İbrahim  38

Tüm övgüler, ihtiyarlık hâlimde bana İsmâîl’i ve İshâk’ı lütfeden Allah’adır; başkası övülemez. Şüphesiz ki Rabbim duamı çok iyi işitendir.İbrahim 39

Rabbim! Beni salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan] biri kıl! Soyumdan da. Rabbimiz! Duamı da kabul et! İbrahim 40

Rabbimiz! Hesabın kurulduğu günde benim için, anam-babam için ve mü’minler için bağışlamada bulun!” demişti.ibrahim 41

Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra 80)

Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” (Kehf 10)

Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.” Taha 25

“İşimi bana kolaylaştır.” Taha 26

Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” (Enbiya 89)

Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım (Mü’minün 97)

Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın (Mü’minün 109)

“Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helâktir (Furkan 65)

Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle(Furkan 74)

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.” Şuara 83 84 85

Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım (Kasas 24)

“Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et” (Ankebut 30)

Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr 10)

“Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır. (Mümtehine 4)

Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin (Mümtehine 5)

Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter Tahrim 8

Allah’ım bana doğru yolu göster. Mutluluk verdiğin, yoldan çıkanların, sapanların yolunu değil. Fatiha 6

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir