ALLAH’IN KULU MUSUNUZ

mavi tanyolu reklamıHani deriz ya, ben Allah’ın kuluyum.

Hiç düşündünüz mü, ben Allah’ın kuluyum deyince nasıl bir kul olduğunuzu? Yani Allah’a kulum deyince ne diyorsunuz? Yoksa herkes diyor ben de diyorum mu diyorsunuz, ya da, kul olmanın bilincinde olarak mı Allah’a kul olduğunuzu söylüyorsunuz?

Allah, insanları ve cinleri, yalnız ve ancak kendine kulluk etsinler  diye yaratmıştır. İnsanın yaratılış amacı insanın Allah’a kul olması içindir. İşte o yaratılışın temel gayesi olan ayet.

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Zariyat 56

Dünyaya boşu boşuna gelmemişiz. Görevimiz, yemek, içmek, büyümek, zevklenmek ve ölmek değil. Bunlarla birlikte kul olmak, ibadet etmek, bunun için gerekenleri  yapmaktır.

Kulu olduğunuzu söylediğiniz alemlerin Rabbi olan Allah’a kulu olmakla ne yapıyorsunuz? Siz, kul olmanın ne demek olduğunu biliyor musunuz?

Allah’a kul olmak Allah’ın emridir. O, bana kul olunuz diyor:

De ki: “Ben, yalnızca her şeyin sahibi olan bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Neml 91

De ki: “Bana, dini Allah’a has kılarak O’na kulluk etmem emrolundu. Zümer 11

Hatta  kul olmamızı hatırlatıyor:

Bana kulluk ediniz, doğru yol budur, demedim mi?” Yasin 61

Ayete göre Allah’a kul olmak, doğru olan yoldur. Bir de şu ayete bakınız.

Doğrusu Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O’na kulluk ediniz. Doğru yol budur. Meryem 36

Fatiha suresinde her gün defalarca  şöyle diyoruz:

Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Fatiha 5

Allah’tan yardım istemenin tek şartı var, o da O’na kul olmaktır.

Kul olmak bu kadar önemlidir. İnsan kulluğunu bilmeli, bilincinde olmalıdır. Öyle sözde ben Allah’ın kuluyum demekle Allah’a kul olunmaz.

Bir müminin dili ile “Ben Allah’ın kuluyum.” Demesi elbette güzel bir şey. Bu bir başlangıç. Ama yeterli değil, bunun ikinci aşaması dilin dediğini  kalbin onaylaması, orda kulluğu hissetmesi lazım.

Bir müminin Allah’a tam olarak kul olabilmesi için kul olmak ne demektir onu çok iyi bilmesi gerekmektedir.

Kul, kendini yaratanın emrinde olmak, ona teslim olmak, boyun eğmek, tam bir bağlılıkla ona bağlanmaktır. Kuran’da, kul “abd” olarak ifade  edilir.

Bu tanıma göre mümin kalbinde tam olarak  Allah’a boyun eğip eğmediğini, emirlerini yerine getirip getirmediğini, O’na teslim olup olmadığını düşünmelidir. Eğer, Allah’a boyun eğiyorsa, emirlerini yerine getiriyorsa, O’na teslim olmuşsa, artık o  mümin kul olmanın bilincine varmıştır.

Henüz iş bitmedi ama…  Bu defa bir kul olarak Allah kendine hangi görevleri vermiş, bunları öğrenmelidir. Hemen akla şu soru gelebilir? Kulun görevleri nelerdir, bunu nerden bilip öğreneceğim? Gayet basit, Kuran’dan elbette.

Kuran, “Biz sadece O’na  kulluk ederiz” diyor.Bakara 138 Yalnız Sana… sadece Allah’a.. Başka hiçbir güce,  insana, şeytana, puta değil, yalnız ve yalnız Allah’a. Hem, her duada yalnız Allah’a kul olurum deyip de, Allah’ın dışında başkalarına kul olmak, Allah’a verilen sözü tutmamaktır. Dil ile söylenen bu mananın gönülde yer almaması ben böyle der geçerim, üstünde durmam demektir.

Bu, Allah’a kul olmak değil, kul oluyormuş gibi görünüp kendini kandırmaktır.

Gerçek manada Allah’a kul olanlar ruh olgunluğuna erenlerdir.

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz ki, takva sahibi olursunuz. Bakara 21

Takva, günahlardan,  kötü işler yapmaktan korunmaktır. Günah işleyen ve kötü işleri yapanları da bu yaptıklarından vazgeçirmeye çalışmaktır. Yani insanın kötü olmaması,  kötü olanları da önlemesidir. Allah’a kul işte ancak böyle olur.

Ey iman etmiş kişiler! Eğer siz yalnızca O’na kulluk ediyorsanız, sizi rızıklandırdığımız şeylerin hoş, temiz ve yararlı olanlarından yiyin ve verdiği nimetlerin karşılığını Allah’a ödeyin. Bakara 172

Allah’a kul oldum diyen, temiz, yararlı ve hoş olanlardan yemelidir. Bir yiyeceğin böyle olması için helal  para ile alınması gereklidir. Demek ki kul, çalışmalı, helal para kazanmalı ve onunla da temiz yiyecekler almalıdır. Aldığı bu yiyeceklerin karşılığını da ihtiyacı olanlarla paylaşarak Allah’a şükür etmelidir.

Andolsun ki Biz, Medyen’e de kardeşleri Şu‘ayb’ı elçi gönderdik. Dedi ki: “Ey toplumum! Allah’a kulluk edin, sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan kimseler iseniz, bu sizin için daha hayırlıdır! Araf 85

Allah’a kulluk edenler, ticari hayatta dürüst olmalı, ölçüyü ve tartıyı tam yapmalı, toplumun huzurunu bozmamalıdır.

Onlara iyi işler yapmayı, destek ve yardımda bulunmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler. Enbiya 73

Allah’a kulluk edenler, iyi iş yaparlar, destek ve yardımda bulunurlar, zekatı verirler.

Medyen’e de kardeşleri Şu‘ayb’ı gönderdik ve Şu‘ayb şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk ediniz, âhiret gününe umut besleyiniz, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayınız! Ankebud 36

Allah’a kul olanlar, ahret gününe iman ederler, yeryüzünde karışıklık çıkarmazlar.

 O’na kulluk ediniz, O’na şükrediniz. Siz O’na döndürüleceksiniz.” Ankebud 17

Allah’a  kulluk edenler, O’na şükürler ederler, öldükten sonra diriltilerek yeniden O’na döneceklerini bilirler.

Rabbiniz, “Bana dua ediniz, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurmuştur. Mümin 60

Allah’a kulluk edenler, O’na dua ederler. Eğer dua etmeyi gururlarına yediremezlerse cehennemdeki yerine hazırlansınlar şimdiden.

Dua etmek çok önemlidir.  Öyle önemlidir ki, dua etmeyene  Allah değer vermeyeceğini açıkca buyurmaktadır. İşte Furkan suresinin 77. Ayeti:

Rabbim, dualarınız olmasa size değer vermez.

 

Allah’a kul olmanın başlangıcı Allah’a dua etmektir. Duasız mümin olmaz.  Dua, dudakların pısırdaması ve kalbin bundan habersiz olması değildir.  Kalbin istediklerinin dudaklardan dökülmesidir dua.

Allah’a kul olmak yan gelip yatmak değil, “çalışmak.” Tevbe 105, “bir işten yorulunca başka bir işe koşmaktır.”  inşirah 7

Allah’a kul olmak sabırlı olmaktır.

Biz onu sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! Sad 44

Allah’a kul olmak, hayırlı işler yapmak, barıştan yana olmaktır.

Rabbim… beni barışsever hayırlı kullar arasına kat! Yusuf 101

Allah’a kul olmak O’na şükür etmektir, verdiği nimetlere teşekkür etmektir.

Şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! Sebe 13

Allah’a kulluk etmek temiz, güzel ve helal şeylerden yemektir.

Allahın kulları için çıkardığı süsü, güzel, temiz ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?” Araf 32

FurkAn Suresinin 63 ila 76. Ayetlerinde Rahman’ın kullarının neler yapması gerektiği sıralanmıştır.

Rahmanın kulları:

Ve Rahmân’ın; yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah’ın kulları öyle kimselerdir ki onlar, yeryüzünde alçakgönüllülükle yürürler ve cahil kimseler kendilerine lâf attığı zaman “Selâm!” derler. Furkan 63

Rahmân’ın kulları, Rablerine teslimiyet göstererek ve kulluk görevlerini yerine getirerek gecelerler. Furkan 64

Ve Rahmân’ın kulları, “Rabbimiz! Cehennem azabını bizden sav! Doğrusu onun azabı daimî bir değişim ve yıkıma uğramaktır. Orası cidden ne kötü bir karargâh, ne kötü bir ikametgâhtır!” derler. Furkan 65-66

Ve Rahmân’ın kulları, harcadıklarında savurganlık etmezler, cimrilik de  etmezler ve bu ikisi arasında bir yol tutarlar. Furkan 67

Ve işte Rahmân’ın kulları, Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarmazlar. Allah’ın haram ettiği canı öldürmezler. –Ancak hak ile öldürürler.– Zina da etmezler. –Ve kim bunları yaparsa, günahla karşılaşır. Kıyâmet günü azabı kat kat olur ve orada, alçaltılarak sürekli olarak kalır. Ancak tevbe eden, iman eden ve sâlihi işleyenler bunun dışındadır. İşte Allah, onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Ve Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. Ve her kim tevbe eder ve sâlihi işlerse, kesinlikle o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner. Furkan 68-71

Ve Rahmân’ın kulları, yalan yere tanıklık etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman saygın bir şekilde geçerler. Furkan 72

Ve Rahmân’ın kulları, kendilerine Rablerinin alâmetleri/ göstergeleri hatırlatıldığında ise, onlar üzerine sağırca ve körce davranmazlar. Furkan 73

Ve Rahmân’ın kulları, “Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve bizden sonraki kuşaklarımızdan göz aydınlığı olacak kimseler hibe et/ bağışla. Ve bizi Allah’ın koruması altına girmiş kişilere önder kıl!” derler. Furkan 74

İşte Rahmân’ın kulları, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamlarında, orada sonsuz olarak kalıcı kimseler olarak ödüllendirilecekler, orada hürmet ve selâmla karşılanacaklardır. –Orası ne güzel bir karargâh ve ne güzel bir ikametgâhtır!  Furkan 75-76

Bu ayetlerin uygulaması hayatınızda ne kadar var? Okudunuz. Okurken eminim düşündünüz. Bu sorunun cevabını kendinize şimdi verebilir misiniz?

Allah’a kul olmak, ancak kulluk görevlerini yerine getirmekle olur. Bütün Kuran, her  ayeti ile aslında kulluğumuzu anlatır, ışık tutar. Çünkü, Kuran, en doğru yol göstericidir. İsra 9

Kuran, açık ve net olarak,  Allah’a kul olmanın  dışında başka şeylere de insanlara kulluk ettiklerini belirtmektedir.

De ki: “Ey câhiller! Bana, Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?” Zümer 64

Demek ki, birileri çıkıp Allah’a değil, Allah’tan başkasına kul olunmasını isteyen cahil kimseler vardır, var olmaya devam edecektir. Bu cahiller  karşısında yine cevabı Allah şöyle vermektedir.

De ki: “Rabbimden bana açık deliller geldi. Sizin Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben, âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum.” Mümin 66

Bu açıklamalara rağmen yine de Allah’ı bırakıp O’nun dışında yarattıklarına kulluk edenler var.

Böyle iken, Allah’ı bırakıp kendilerine ne fayda ne de zarar verebilen şeylere kulluk ediyorlar. Zaten kâfir, Rabbine sırtını dönen kişidir. Furkan 55

Bu insanların gerekçeleri vardır, Allah bu gerekçelerini de açıklayarak bizi uyandırıyor, düşünmemizi sağlıyor.

Dikkat ediniz, saf din Allah’a aittir. O’ndan başkasını tanrı edinenler; “Bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez. Zümer 3

Şeytanlara, kötü insanlara, türbedeki ölmüş insanlara, ağaçlara, ideolojilere, paraya, şehvet duygularına kulluk eden, bunu yaparken de Allah’ı unutan, O’na şirk koşan insanlar var. Allah’a kul olmuş bir insan, kesinlikle bunlardan uzak durur. Böyle olanlara müjdeler verilmektedir.

Tâğût’a kulluk etmekten uzak durup Allah’a yönelenlere müjdeler olsun. “Sen, bu kullarımı müjdele!” zümer 17

Ben hem Allah’a kul olurum, hem de bütün bunlara da kulluk ederim diye  düşünenlerin durumlarının Allah tarafından nasıl değerlendirileceğine bir bakınız.

Allah’a iman ile küfür sınırında kulluk eden insanlar da vardır. Kendisine bir iyilik dokunursa, buna çok memnun olur. Eğer kendisine bir musibet dokunursa, yüzüstü döner. O, dünyasını da, âhiretini de kaybetmiştir. İşte kıyas kabul etmeyecek kayıp budur. Hac 11

Müslümanım diyen her insana,  Allah, Kuran’ı okumayı emretmiştir.

Müslümanlardan olmak ve Kur’ân okumakla emrolundum.” Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur; kim sapıtırsa, ona de ki: “Ben, sadece uyaranlardan biriyim.” Neml 92

Bize doğru yolu göster. Fatiha 5

Bu ayetteki doğru yol Allah’a kulluk etmektir. (bknz. Ali İmran 51)

İnsanlar diyecekler ki, Allah’a kulluk etmesem ne olur?

Bu soruyu soran bir insan, ne olacağının cevabını araştıracak akıllı olan insandır. Sormayan insan düşünmeyen insandır. Soran da düşünen araştıran insandır. Allah’a gerekti gibi kulluk etmeyenlerin durumu şu ayet açıklamaktadır.

Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da acı bir şekilde azap edecektir. Nisa 173

Kulluk görevini getirmeyen insanlar suç işleyen insanlardır. Onlara ölümden sonraki hayatta ne olacağı aşağıdaki ayetlerde konuşmalarla  anlatılmaktadır.

Müddesir Suresi 41 ila 47. ayetleri

41 Suçlulardan soruşur dururlar:

42.“Alevli ateşe sürükleyen nedir?”

43.Suçlular, “Biz, salâtçılardan [mâli yönden ve zihinsel açıdan destek verenlerden; toplumu aydınlatmaya çalışanlardan] değildik,

44.miskini de yiyeceklendirmiyorduk; işsiz güçsüze de kendi ekmeğini kazanacak fırsat ve imkân vermiyorduk.

45.Ve biz boşa uğraşanlarla beraber boşa uğraşırdık.

46, 47.Ve de biz, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz olan ölüm, kıyâmet bize gelene kadar Din Günü’nü yalanlıyorduk” dediler.

Böyle durum Allah’a  kulluğu tam olarak yerine getirmeyen günahkarlar için olacak. Peki tam olarak kulluk etmiş, kulluk görevini yerine getirmiş olana ne yapılacak ahrette?

De ki: “Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir. Ali İmran 15  

Allah,  her millete peygamlerler göndermiştir. Bu peygamberler o topluma “Allah’a kulluk ediniz.” Demiştir.    (Bknz. Araf 65, 73, 85)

Kul, kusursuz olmaz diye bir söz vardır. Yani insan ne kadar dikkat ederse etsin, muhakkak hatalar yapacak, günahlar işleyecektir. Bunları ister bilerek yapsın, isterse bilmeden yapsın, Kuran, bunlardan kurtulmanın yolunu da göstermiştir.

Onlar  bilmiyorlarmı ki, gerçekten Allah kullarından tevbelerini kabul edecek ve sadakaları alacak olan O’dur. Şüphesiz tevbeleri kabul eden, esirgeyen O’dur. Tevbe 104  

Allah,kullarına çok yakındır. Her türlü yaptığımızı, yapacağımızı bilir.

Kullarım Beni senden sana soracak olursa, muhakkik ki Ben onlara çok yakınım. Bana dua ettikleri zaman dualarına cevap veririm. Öyle ise onlar da benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler, umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar. Bakara 186

Allah, her şeyi görür, işitir, bilir. O’dan hiçbir şey gizli kalamaz. Allah’a gerçek anlamda  kul olan insan daima Allah’ın kendini gördüğünü, sözlerini ve kalbinden geçeni bildiğini düşünmelidir.

Allah, kullarından tam haberdardır, onları iyice görmektedir. Fatır 31

İnsan Allah’a  kul olmalıdır. O zaman gerçekten özgür olacaktır. Eğer Allah’a kul olmayanlar, paraya, şöhrete, makama, diğer güçlü insana, şehvete, partiye, futbol takımına kul olanlar, yani Allah’ın isteklerinden çok bunların isteklerini yerine getirenler, özgür insan olamazlar.

Siz özgür mü olmak istiyorsunuz? O halde sizi Yarata kul olun. Bu size yeter.

Saygılarımla…

Necmi  AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir