KULLANILMAYAN AKIL

mavi tanyolu reklamı

Bir insan ne kadar güçlüdür?

50 kilo ise 150, 100 kilo olunca 200 kiloyu yerinden kaldırınca mı güçlüdür?

Yoksa,  bir tırı halatla çekip götürünce mi, ya da  dişleri ile bir otobüsü trafiğe çıkarınca mı güçlüdür?

Bu kaba kuvvetle mi insanı güçlü kabul edeceğiz, yoksa  beyninin gücü ile mi? Yani  bir insanı beyin gücü mü, yoksa kas gücü mü  güçlü kuvvetli yapar?

Siz ne dersiniz?

Dünyayı değiştiren insanlar kaslarının gücü ile değil, beyinlerinin gücü ile bunları yapmışlardır. Mesala Atatürk, yoktan, işgal edilmiş bir ülkeden bir devlet kurması onun kas gücü ile olmamıştır.

İndira Gandi, küçük, zayıf, bastonla yürüyen  bir insandı. Belki de kas gücü yok denecek kadar azdı. Ama koca bir Hindistan onun beyin gücü ile kurulmuştur.

İlim adamı Eişhtayn, Edison ve daha bir çokları, beyin güçleri ile icatlar yapmışlar, dünyayı değiştirmişlerdir.

Elinizdeki cep telefonunu bakınız, bunu yapan insanlar iki yüz kiloydu deseniz kimse size inanmaz. Ama bunu yapan  adamlar ne kadar akıllıymışlar deseler, adamda amma akıl varmış dersiniz.

O halde kaba kuvvet değil, beyin gücü önemlidir.

Zaten insanların kaba kuvvetlerini yönetenler de  beyin güçleri değil midir? Beyin olmasa kaba kuvvet ne işe yarar? Yarar derseniz bir tonluk fillerin dünyayı yönetmeleri gerekirdi.

O halde beyin gücü önemlidir. Hem çok önemlidir.

Her insanda da beyin vardır.  Ama her insanın beyni aynı derecede güçlü değildir.

Beyin nedir? İnsanın en tepesindeki kafasının içinde, sert kemiklerle sarılı insanın cevheridir. İdare merkezidir. Bilgilerin toplandığı, üretildiği, değerlendirildiği, oradan dağıtıldığı, insanı insan yapan değerdir.

İnsanın ancak yüzde ikisi kadardır. Ama geri kalan %98’i yönetir.

İçinde  on milyar nöronları vardır.

Her nöronda 10 hücre bulunur.

Her nöron kendisinden başka 10.000 bin nörunla ya doğrudan, ya da sinyal yolu ile iletişim kurar.

Bir saniye değil, saniyeyin milyonda biri kadar bile durmaz, sürekli çalışır.

Gözlerinizle gördükleriniz, kulaklarınızla duyduğunuz, duygularınızla sezdiğiniz, hayalleriniz, aşklarınız, inancınız, yediğiniz içtiğiniz,çevrenizde olan bitenler, yani içinizde ve dışınızda ne varsa hepsi orda değerlendirilir, sonuca bağlanır ve size seçenek sunar. Şunu yaparsan iyi olur, bunu yaparsan kötü olur diye yol gösterir.

Beyin bunları yapar,  sizin için çalışır durur. Sizden aş ekmek istemez, o, sizin yediğinizden içtiğinizden sizin haberiniz olmadan beslenir.

On milyar nörondan ne kadarı birbiri ile iletişim halinde olursa, siz de o kadar güçlü olursunuz. Önemli olan bu nöronları birbirlerine çok bağlamaktır. Bu da durup dururken olmaz elbette.

Düşünmek lazım, bilgi toplamak lazım, baktığınıza iyi bakma, duyduklarınızı iyi anlamak, sürekli incelemek, araştırmak, gezmek dolaşmak, çeşitli insanlarla konuşmakla olur. Öyle yan gelip yatmakla olmaz.

Beyin kendi kendi kendine çalışır durur. Şu an ben yazarkan bunları, siz de okurken yazdıklarımı, inanın ikimizin de beyni sürekli  çalışmaktadır. Hatta dahası var, biz uyurken bile o çalışmaya devam eder. Eğer bir gün çalışmazsa, eh artık siz bu dünyada değilsiniz.

Beyin bir otobüsün moturudur. Motor ne kadar güçlü olursa o  kadar hızlı yol alır. Ama o otobüsü hareket ettirecek bir sürücü lazım. Ve bu otobüsün gitmesi için  de bir yol..

Beynin sürücüsü sizsiniz, yani aklınız.

Gideceğiniz yol da sizin bilgilerinizdir.

O halde bir  beyin ne kadar güçlü olursa olsun,  akıl o beyni iyi kullanmazsa sonuç kötüdür.

Beyni kullanmak için de sizin bilmeye düşünmeye ihtiyacınız var.

Yani sürücüsüz beyin, yani akıl olmadan beyin bir işe yaramaz

Akıl , insanda beynin komutanıdır.

Siz, beyninizi iyi kullandığınız kadar güçlüsünüz.

Duyduklarımızdan, gördüklerimizden, hissettiklerimizden, tat aldıklarımızda, bize dokunan her şeyden elde edilen bilgiler  beyne anında ulaştırılır. Beyne ne kadar çok bilgi ulaşırsa beyini meydana getiren nöronlar o kadar birbirleri ile bağlantı kurarlar. Bu bilgiler nöronlar sayesinde beynin ilgili yerine iletilir, orda beklemeye başlar.

Sonra beynin komutanı görünür,  bu bilgilerin ne manaya geldiğini anlar. Anlayınca bu defa anladıklarını değerlendirir. Ve beyne emir verir, beyin de bu emri organlara iletir. Böylece biz eyleme geçeriz.

Beyin, kendine ulaşan her bilgiyi alır, depolar, kullanması için akla sunar. Akıl bu bilgileri alır, değerlendirir ve ne yapması gerektiğine karar verir. Aklın aldığı bu karar, insan için muhakkak faydalı ve kendisi için iyidir.

Aklı  kullanmak, iyilik, doğruluk, güzellik  verirken, aklı  kullanmamak insana acı, ızdırap, hastalık,mutsuzluk, verir. Kuran, bu gerçeği şu  güzel ayeti ile ifadeye koyar:

Aklını kullanmayan  kimselerin üzerine pislik yağar. Yunus 100

Düşünmek, aklı kullanmak, araştırmak, bilgileri bileştirmektir. Allah, kullarına düşünme görevini verirken, araştırma görevini de vermiştir.

Mümin, doğruyu araştırıp bulandır. Cin 14

İnsan beyninde toplanan bilgiler, önce o insanı olgun hale getirmelidir. Sonra da çevresindeki insanlara faydalı olacak şekilde kullanmalıdır.

Siz insanlara iyiliği emredersiniz de kendi kendinizi unutur  musunuz? Halbuki  kitabı da okuyup duruyorsunuz. HALA AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ?  Bakara 44

Bir çok bilginiz var, her şeyi biliyorsunuz. Okuyorsunuz, araştırıyorsunuz. Bütün bunlarla kendinizi  iyi,  doğru,  güzel ve yararlı işler yapacak şekilde değiştiremiyorsanız, siz, başkalarını değiştiremezseniz.  İnsanlara iyi olunuz, güzel şeyler yapınız, ahlaklı olunuz, işi güzel yapınız dersiniz ama, bunları kendinize demezsiniz.

Eğer  beyninizde depoladığınız bilgiler size bunu sağlayamıyorsa, o bilgiler bir gün uçup gidecektir,  ya da o bilgileri beyninizde yüktür,  hamal gibi, taşıyıp duracaksınız.

Eğer aklınız, kötülüğü iyilikle savmıyorsa”( Bknz. Rad 22)  aklınız çalışmıyor demektir. O kadar bilgi beyinde duruyor,iyiyi, kötüyü, çirkini, güzeli, hayırlı ve hayırsız olanı, tehlikeyi ve tehlikeye düşmemeyi sizi gösteriyor da, siz, inatla bunları yapmıyorsanız, büyük bir bedel ödemeye hazılanın.

Kötülüğü en güzel şekilde önleme görevini Allah, akla  vermiştir. İşte o ayet:

İyilikle kötülük bir değildir. Sen kötülüğü en güzel bir şekilde önle. O zaman göreceksin ki, seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sana bir dost olacaktır. Fussilet 34

Akıl, beyindeki bilgileri değerlendirir, onlar arasında ilişki kurar, daha çok bilgi gelmesi için beyne emirler verir, yani  düşünür, yorumlar ve akıl  daima iyi olan şeyleri yapması için insana öneride bulunur. Kötü olan şeylerden kaçar. Kuran diyor ki,iyilikler, kötülükleri giderir.” Hud 114

Her akıl iyi ile kötüyü ayırtedecek yeteğe sahiptir. Bu nedenle Kuran, akla öğüt verir, ibret almasını söyler, aklı besler.

Bu, ayetlerini iyice düşünsünler,temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar  diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Sad 29

Kuran’ın ayetleri öyle okunup geçilmeyecek, iyice, derinlemesine düşünülecektir. Bunu akıl yapar. Allah’ın yapmayın dediği şeyleri  tesbit eder,  o yanlışlardan  döner. Yapmasını istediği şeyleri de bulup onları hayatına uygular.

İnsan beynindeki bütün bilgileri değerlendiren  akıl, kendini yaratanını bilir, ona inanır, iman eder. Kuran’da “ey iman eden akıl sahipleri.” İfadesi kullanılır. (Bknz. Talak 10 )  aklı olanlar, kime nasıl davranılacağını, sorunlarını nasıl çözeceğini bilir.

Enbiya suresinin 10. Ayetinde Aklınızı kullanmıyor musunuz? diyor Allah.

Beyinde depolanan bilgiler, düşünülmek için, kullanılmak için vardır. Orada süs olsun diye durmak için değil. Akıllı bir insan,  düşünen biri, bu bilgileri önce kendisi için sonra çevresindeki insanlar için kullanan insandır.

Allah, Elçi’si aracılığı ile biz müminlere gönderdiği Kitabı Kuran’da akla ve düşünmeye  çok büyük önem vermiştir. Bir çok yerde düşünmüyor musunuz, aklınızı kullanmıyor musunuz? Diye sormaktadır.

Akıl etmiyorlar.. Furkan 44

Umulur ki akıl edersiniz? Bakara 242

Akledecek bir kalbe sahip olsalar. Hac 46

Akıl kelimesi Kuran’da 49 yerde geçer. Ve hepside bir eylemi anlatır. Bu nedenle, akıl, kullanılmadıkca, eyleme dönüşmedikce hiçbir işe yaramaz.

Kuran’nın  akıl edin veya aklınızı kullanınız dediği şey, düşünün demektir.

Akletmiyor musunuz? Yani düşünmüyorsunuz?

Aklınızı işletin, yani düşünün.

Düşünmek,aklın bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak, aralarındaki bağlantıları inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliğidir.

Düşünmek, aklın eseridir. Akıl yoksa düşünmek de yoktur

Akıl Arapça bir kelimedir.

Bağlamak, engellemek ve korumak anlamına gelir.

Bağlamak, bağlananın kendine ve kendi dışındakilere zarar vermesini önlemektir.

Engellemek ve korumak ise, kendi dışındakilerin zarar görmemesini sağlamaktır.

Engelleme veya koruma olumsuz ve zararlı bir duruma karşı yapılır.

Köpeği bağlarsınız. Niçin? Başkaları ona zarar vermesin diye. Ama bir de köpek başkalarına zarar verir, bunu önlemek için bağlanır.

Hayvanları ağıla koyarız. Niçin? Kendi dışında olanlar gelip ona zarar verir diye.  Dışarıdan gelip birinin zarar vermesini hem engellemiş oluruz, hem de onları koruma altına alırız.

İnsan kötü davranışlara,  kötü düşüncelere karşı kendini bağlamalı, yani bu şeylerden uzak  durmaya karar vermelidir. Niçin? Eğer kötü düşünceler ve başkalarına zarar verecek  davranışlarda bulunursa, zarar verdikleri insanlar, dönüp kendine zarar vereceklerdir.

Çevremizdeki kötü insanlar da söz ve davranışları ile her an bize zarar verebilirler. O zaman o insanlarla aramıza engel koymalı kendimizi koruma altına almalıyız.

İnsanda aklın görevi budur. Aklı olduğunu iddia eden biri, kendi  başkalarına zarar veriyor, kendini bu tür davranışlarını yapmakta tutamıyor, kendini sağlam olarak söz verip yerine getiremiyorsa, ya da başkalarının kötü düşüncelerine uyup onlarla arasına engel koyamıyorsa, aklını kullanmıyor demektir.

Düşüşünün bir şimdi, kendi başkasına zarar veriyorsa, kendi dışından zarar verenlere bir bakıp  kendini koruyamıyorsa, bu insan  acıların en büyüğünü, sık sık hastalıkları, onun bununa alay  konusu olmayı, malını iyi kullanamadığını, başkalarının  hakkını yediğini, haklarını başkalarına verdiğini ve sonuçta sürüngen gibi yaşadığını..

Allah, kullarında bunları istemiyor.  İnsanı da Kendisi yarattığı için biliyor,  aklını kullanmayaların üzerine pislik yağar diyor. Yunus 100

Aklı olduğu halde hiçbir şeyden habersiz, gaflet içinde bir hayat sürenler, aklını kullanmayan, düşünmeyen insanlardır.

Allah, akıl işletmeyi her zaman ister. Çünkü, akıl ancak bilgi ile işletilebilir. Kendisi gerekli açıklamayı yaptıktan  sonra sorar: Aklınızı kullanmıyor musunuz?

İşte örnekler:

Ey kavmim, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ücretim beni yaratana aittir. Akıl etmez misiniz? Hud 51

Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez. Ankebud 43


İbrahim: “Allah’ı bırakıp da, size hiçbir fayda ve zarar veremeyen putlara niçin taparsınız? Size de, taptıklarınıza da yazıklar olsun! Akıl etmiyor musunuz?” dedi.
 Enbiya 66-7

Size verilen şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası ve süsüdür. Allah katında olanlar ise, daha iyi ve devamlıdır. Akıl etmez misiniz? Kasas 60

Akıl edesiniz diye, onu Arapça bir Kur’an yaptık.Zuhruf 3


Akledesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.Bakara 242

O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden akıllarını işletemezler onlar. Bakara 171

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak bunu aklını işletenler anlar. ” Zümer 9

Onlara: “Allah´in indirdigine uyun.” dendigi vakit de: “Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyariz.” dediler. Ya atalari bir seye akil erdiremez ve dogruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?  Bakara 170

Aklı kullanmak mutlu olmanın, mutlu ve sağlıklı yaşamanın temelidir.

Aklı  kullanmak, bilgiye bilgi katmak, ilimde fende ileri gitmektir.

Aklı kullanmak, beyindeki nöron hucrelerini birbirine daha çok bağlamaktır.

Kısacası akıl insan için en değerli cevherdir. O, yani akıl daima sizin ve insanlığın iyiliğini ister.

Bu nedenle beyine çok iyi bakmak gerektir. O, sizden aş etmek istemez, sizin için çalışır durur. Ama onun da seveceği şeyler vardır. Siz yine onu aklınızla anlarsınız. Onun sevdiği  yiyecekleri bulur ona verirsiniz. Bu hem bedenininiz diğer organlarını besler, hem de beyninizi.

Bütün duyguların,  bilgilerin, hormonların, kalbin, hücrelerin,sinirlerin, damarların … yani sizde ne varsa hepsi beyin tarafından gizlice yönetilir. Sizin duygularınız , istekleriniz de beyinde değerlendirilir, size yol gösterir. Bilgilerinizi artırır, daha iyiyi, daha güzeli, daha doğruyu, daha faydalıyı size o söyler.

 

O, kalbiniz gibi dönek değildir. Sizi aldatmaz. Ancak, onu kullanmazsanız, size zararı dokunur. Acı çekersiniz, hasta olursunuz, başkaları tarafından ezilirsiniz,kötü alışkanlıklar edinirsiniz, arzu ve isteklerinize yenilir, mutlu olayım derken bedbaht olursunuz.

Yazık değil mi size?

Her şey beyinde başlar ve yine orda biter. Onun için aklınız da onun komutanı olduğu icin her şey sizde başlar yine sizde biter.

Unutmayın, kullanılmayan akıl, hiç bir işe yaramaz.

Aklımıza selam olsun…

Saygılarımla…

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir