SİZ FANATİK MİSİNİZ?

Siz fanatik misiniz?

Galiba biraz düşündünüz, yani dediniz ki içinizden, ya ben fanatik miyim?

Kalbiniz size ne cevap verdi. Ne dedi?

Şimdi anladınız ki, siz, fanatik kelimesinin ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorsunuz. Eğer bilmiş olsaydınız, bu soruya  ben bir fanatiğim, ya da ben fanatik değilim derdiniz.

O halde önce fanatik,  eski dildeki adı ile taassup, ya da bağnazlık ne demektir, ona bir bakalım.

Kendi  dışınızdaki bir değere, inanışa, düşünceye, aşırı derecede bağlanıp, başka bir değer, düşünce ve inanışı kabul etmemektir fanatiklik.

Fanatik, kendi bildiğini kabul eder, kendine göre doğruları vardır, bunun dışında başka düşünce inanış yoktur diyen insandır.

Fanatik,  aşırı ve ölçüşüz  sevendir.

Fanatik, sevdiği şeyden kuralları yanlış bile olsa bunu doğru kabul edendir.

Fanatik, kendi değer verdiği şeyin dışında başka aynı durumda düşünce ve kurum varsa onları kabul etmeyen, illa kendi sevdiğinin kurallarını doğru kabul edendir.

Kuran, bunlar hakkında ne diyor:

“Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun.’ denildiği zaman onlar,

‘Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız.’ derler.

Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamışlarsa? Bakara suresi, 170. Ayet

Bu ayette geçen “onlara” ifadesi  Kuran indirildiği zamandaki putperestlerdir.

Allah, bu putperestlere diyor ki:

“Allah’ın indirdiğine uyun!” Yani Kuran’a uyun diyor.

O putperestler de diyorlar ki:

“Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız.”

Bu ifadeden putperestler atalarının gittiği yolun doğru olduğunu, onun şaşmaz olduğunu, bu yola aşırı derecede bağlı olduklarını, yani günümüz ifadesi ile o yolun fanatiklerini olduklarını kabul etmişlerdir.

Kuran, dünyanın sonuna kadar her ayeti ile yürürlükte olan Allah kelamıdır. Bu ayet ile Allah bize   demektedir ki, Kuran indiği dönemde de fanatikler vardı, şimdi yaşadığınız dönemde de fanatikler olacaktır.

Bu gün, günümüz fanatikleri fanatik düşünceleri nereden öğrenmişlerdir. Futbol fanatiğini biri, doğarken fanatik olarak doğmamıştır. Bu fanatik, fanatikliği anasından ,babasından, çevresinden, arkadaşlarından almıştır ve bu fanatiği olduğu takımın ilkelerinden ve kurallarından asla taviz vermezler.

Şimdi böyle olanlara Allah soruyor:

“Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulmamışlarsa!”

Buradan anlamamız gereken şey, fanatiği olduğumuz inanç, takım, değer vesaire yanlış yolda ise, zararlı ise, iyi taraflarının yanında kötü tarafları çoksa yine de siz onun ilkelerini savunacak mısınız?

İşte siz o zaman büyük bir fanatiksiniz.

Kuran, bize öğretmektedir ki, mümin doğru bilgiyi araştırıp bulmalıdır.

Cin suresinin 14. Ayeti şöyledir:

Müslüman  doğruyu araştırıp bulandır.

O halde bir insan fanatik olsun veya olmasın, nasıl olursa olsun, kendisine gelen bir bilgiyi araştıracak, bu doğru mu yanlış mı diye bakacak, özgür iradesi ile kararını verecektir. Eğer böyle yapmazsa ülkemizde ve dünyadaki fanatiklerin sayısı azalmayacak, aksine çoğalacaktır, bu ülke ve dünya üzerinde anarşinin artmasına, insanların gereksiz yere ölmelerine yol açacaktır.

Fanatikliği ancak doğru bilgiler önler. İsra suresinin 36.ayetinde Allah buyuruyor:

.“Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme…!”

Doğru bilgi, ön yargısız yaklaşım, benim dışımda da doğrular var diye düşünen insan, fanatik olamaz.

Allah, ilk ayetinde  “öğren ve ögret!” demektedir. Öğrenen ve öğreten insan fanatik olamaz.

Günümüzde fanatiklerin temsilcileri vardır elbette.

Nedir bunlar?

Bunlardan biri futboldur.  Yani insanın tuttuğu takımdır.

Fanatik, tuttuğu ya da taraftarı olduğu takıma öyle bağlıdır ki, öteki takımlarda  insanların hepsi yok olup gitseler bile  üzülmeyen, kendi takımı rakipsiz kaldı diye sevilen insandır.

Takım sevdası, öyle kuvvetli bir duygudur ki, her şeyden vaz geçer,  takımından vazgeçmez.

Öyle ki, takımı adına kırar, döker, çıldırır, paralarını harcar, yenilirse oturur ağlar, yenerse karşı tarafa çirkin hareketlerde bulunur.

Takımı adına yalan söyler, onun için gece yarıları stad önlerinde içeri girmek için bekler, okuyorsa okulunu asar, çalışıyorsa işinden çıkar, eve gelince yenilmişlerse terör estirir.

Bunları günlük hayatınızda sık sık görüyorsunuz. Televizyonlarda izliyorsunuz. Hatta ülkeler arası eylemlere topluca savaşa gider gibi gidiyorlar.

Hiç birinde doğru, karşı tarafın hakları, onların da yenme isteği, güzel olanın kazanması düşüncesi yoktur.

Bu yönleri ile fanatikler tehlikeler saçmaktadırlar.

Bir de parti fanatikleri vardır. Bunlar, öteki partilerine sanki düşmandırlar. Kendi partileri yanlış bile yapsa, bunu kesin doğru kabul ederler. Liderlerine bağlılıkları inanılmaz şekilde aşırıdır. Lider ne yaparsa yapsın, küfür bile etse, alkışlarlar, onun yanlışlarını doğru kabul ederler.

Ülkenin hayrına olmayan işler yapıklarında da bağlılık ve hayranlıkları devam eder.

Kendi partileri her şeyin doğrusu bilir, öteki partiler ise akıl almaz derecede zararlı ve tehlikelidirler onlar için.

İnsanlar arasında mezhep, tarikat, cemaat ve şeyhe bağlılık akıl olmaz ölçülere vardırılmıştır.

İnanç  konusunda tek doğru olan Kuran’dır. İsra suresinin 9. Ayetinde Allah diyor ki: Kuran , en doğru yol göstericidir.

Kuran, sanki böyle dememiş, en doğru olan kişinin ait olduğu mezhep kabul edilmiştir. Öteki mezhepleri asla kabul etmez, onları İslam dışı görürler. Tarikatlar da böyledir.Cemaatler de böyledir. Şeyhlere bağlılık da böyledir.

Halbuki, öteki mezhebin, tarikatın ya da cemaatin mensupları da kendinin görüşünü  kabul etmez.

Kuran hayatın dışında tutulmuş, dine sonradan sokulan bidatlar  Kuran ayetlerinin önüne geçirilmiştir.

Şimdi bu konuda Kuran ne diyor, buna bakalım:

Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin! Şura 13

Dinlerini parçalayan ve onda bölük bölük olmayın. Rum 32

Her şey bu kadar açık ve net iken, insanların Kuran’ın bu konularda ne dediğinden haberleri bile yoktur. Çünkü onlara hayatları boyunca ait oldukları şeylerin doğru olduğu, ötekilerin ise yoldan çıkmış olduğu öğretilmiştir.

Bir de şu ayete bakalım:

Hep birlikte Allah´ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın;

Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.

 ………

Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız. 
Ali İmran 103


fanatiklikte sınır tanımaz bir  inanç ve bağlılık da ırk konusudur.

Dünyada sayısız millerler ve kabileler vardır. Allah, böyle yaratmıştır. Böyle yaratmasının nedenini açıklamıştır. İşte o ayet:

Ey insanlar!

Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık.

Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık.

Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, takva sahibi olanınızdır.

 Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır. Hucurat 13

Ayetin hitabına bakınız. Ey insanlar diyor Allah. Kuran, dünyadaki bütün insanlara sesleniyor.

Bir erkekle bir dişiden yaratıldık.

Birbirimizi tanımamız için kavimlere ve  kabilelere ayrıldık.

Yani bir kavmin ya da bir milletin birbirinden üstünlüğü yoktur. Böyle olmasının nedenin birbirlerini çalışmalarını, kültürlerini tanımaları içindir.

Ama günümüzde bazı ırkın mensupları, kendi ırklarını en üstün ırk olarak görmekte, öteki kavim ve milletlere düşman gözü ile bakmaktadır.

İnsanlar eğer bir üstünlük arayacaklarsa, ki bu Allah’ın da istediği şeydir, en çok Allah’tan sakınandır, sorumluluk sahibi olandır.

Ama fanatikler, kendi ırklarını dünyanın hakimi ilan edip öteki ırklara  Müslüman olduğunu söyleyerek, bile bile Kuran’a aykırı hareket etmekte, sınırı aşmaktadır.

Hiçbir ırk, başka bir ırktan üstün değildir. Hepsini Allah yaratmıştır. Kuran’a en çok bağlı olan sorumlu kimseler üstün olanlardır.

Bazı fanatiklerde marka tutkusu vardır. Bir şey alacak şu marka olsun, öteki markaları istemezler onlar. Neden? Çünkü başka bir marka alırlarsa kendilerini küçülmüş hissederler. Körü körüne markaya bağlanmak akıl almaz bir çılgınlıktır.

Oysa ihtiyacı gören her şey alınır, bunun marka adı taşıması da gerekmez.

Bazı insanlar da müzik fanatiğidir. Varsa yoksa onun istediği sanatçı, onun istediği makamdır. Başka makam ve sanatçılar yok hükmündedir sanki.

İnsanlar bir de tüketim  çılgınlığı içinde yaşarlar. Elinde ne var ne yoksa yarını düşünmeden harcamaya bakan bu fanatikler, gösterişin ve ona buna hava amanın peşindedirler.

Başka fanatik guruplar da vardır şüphesiz. Ama fanatiklerin ortak özellikleri neye bağlı ise aşırı derecede sevmeleridir.

Her şeyin ortada olanı güzeldir. Elbette seveceğiz, sevileceğiz, ama bunu bütün inançlarımızı, ilkelerimizi, adaleti yıkacak,  başka gurupların yaşam haklarına zarar vermeyecek şekilde yapmalıyız.

Fanatikler bu aşırı bağlılıkları ile genel olarak artık bazı ortak özellikler oluştururlar. Bir fanatikle oturup bir partiyi, bir futbol klubunu tartışamazsınız. Çünkü o kendi doğruları dışındaki doğruları kabul etmez. Bu yönleri ile bütün fanatikler, geçimsiz insanlardır. Adil değillerdir.

Öylesine aşırı inançları ve şartlanmışlıkları altında yaşamaktadırlar ki, normal sevgiden haberleri bile yoktur. Bu yönleri ile sevimsizdirler. Sizi dinlemezler, onun inançlarına uymayan gerçeği yüzüne söylediğiniz vakit saygısız tavır takınırlar ve size sustururlar.

Gurur ve kibir  onların bırakamadığı şeylerdir. Alçak gönüllü olmak ve anlayışlı hareket etmek istemezler, bu tür şeyleri küçüklük olarak görürler.

Öylesine duygularının esiridirler ki, bunların önüne her konuda gerçekleri koysanız asla o fikirlerinden vazgeçmezler.

Oysa insan anlayışlı olmalı, başkalarının hakkına saygı göstermelidir. Hak ve adaleti arayıp bulmalı, kendini düşündüğü kadar başka insanları da düşünmelidir.

Şimdi soruyorum yeniden: SİZ FANATİK MİSİNİZ?

SAYGILARIMLA..

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir