EY TÜRK MİLLETİ

15 Temmuz günü ülkemizde bir grup  asker isyan etti.

Sandılar ki, hemen devlet yönetimi ele geçiririz.

Ama yapamadılar..

Sonunda bir çok insan darbeci öldü, bir çok  darbeye karşı duran asker ve polis şehit oldu.

Aradan birkaç gün geçti. Olanlar açığa çıkmaya başladı.

20 yaşındaki çocukları tatbikat var  diye tanka bindirip oraya buraya yollamışlar darbeci  komutanlar.

Halk ayaklandı,tankların önü kesildi,kuşatıldı. Bazı askerler sokak ortasında başları kamalarla kesilerek öldürüldü.

Bu ne büyük bir vahşetti.

Bundan kimse söz etmiyor.

Askerin başını kesen o hainin yaptıkları sanki yanına kar kaldı.

Yakalayıp polise teslim etmek varken, sokak ortasında boğazlamak neyin nesiydi diye hiç kimseden çıt çıkmadı.

Ama bir zaman sonra çıkacak,  kafa kesenlerin de darbeci, ya da bilmem neciler gibi milletin içinden ayıklanması, ıslah edilmesi, ikna edilmesi gerekiyor

Bunu yapması için siyasileri  ve hakimleri ve savcıları göreve çağırıyorum.

Şimdi tutuklamalar, mahkemeler, şehit cenazeleri başladı.

Allah rahmet eylesin..

15 akşamından beri herkes bütün dikkati ile televizyonlarından olanları seyretti.

Olanları gerçekten anlayınca hepimiz kızdık.

Ve başladık düşünmeye kızarken..

Neden  böyle oldu diye?

Sahi,, neden böyle oldu.?

Bunu hiç düşündünüz mü?

Bu milletin başına bu  bela niçin geldi?

Bu sorunun cevabını Allah Kur’an’da şöyle veriyor:

BAŞINIZA GELEN HER SIKINTI, BELA, ACI, IZDIRAP, KENDİ ELLERİNİZLE İŞLEDİĞİNİZ GÜNAHLAR  YÜZÜNDENDİR. ŞURA 30

Bu isyan bir bela ise, bir sıkıntı verdi ise, bir çok insanımız acı ve ızdırap çektiyse, ki  çekti, çekiyor, çekecek de, o zaman KENDİ ELLERİMİZLE İŞLEDİĞİMİZ günahlar çok demektir.

Önce isyancıların işledikleri günah ne, ona bakalım. İsyancılar,  orda içinde emri başkalarından alan, görevlerini unutmuş, iktidar hırsı ile  yanıp tutuşan,aklını kiraya vermiş zavallılar. Yaşını başını almış bu binlerce insan, nasıl aynı noktada buluşmuşlar, anlaşılması mümkün değil.

Ne diyor Allah:

Aklını kullanmayanların üstüne acı, ızdırap, mutsuzsuk yağar. Yunus 100

Bu akılsız askerler, aklını kullanmadıkları için şimdi pişmanlık içinde kıvranıyorlar. Öldürdükleri yüzlerce masum insanların dökülen kanları altında eziliyorlar, kendileri aileleri, acılar çekiyor.

Ya bu millet.. Ya o öldürdükleri insanların yakınları onlar da acılar içindeler.

Bir millet 7’den 70’e acılar çekiyorlar.

Bu gözü dönmüş canavarlar eğer amaçlarına ulaşsalardı daha çok acılar çkecektik millet olarak.

Bu insanlar  niye isyan ettiler?

Ülkeyi yönetenler, bu hazırlıklar yapılırken neredeydiler?

Uyudular mı?

Uyutuldular mı?

Ne oldu ise onlar da  bu olayla acı çektiler. Demek ki onların da işledikleri günahlar vardı ki, başlarına bu bela geldi.

Yılanla sarmaş dolaş olarak yaşarsan bir gün seni ısırır. Yöneticiler de yılanla bir çuvala girdiler, yılan onları okşadı sevdi ve günü gelince de ısırdı.

Şimdi  bağırmanın ne faydası var..

Ülke isyan öncesine geri mi dönecek?

Ama birileri uyandı, anladı ki bıcağın ucu kendine dokununca uyanılıyormuş.

Vatandaşın da başına bela geldi.

Her bir vatandaşın ayrı ayrı işlediği ne günahı vardı?

Varmış demek ki..

Bunca olumsuz şeyler olurken sen ne yapıyordun?

Öğrenci isen derslerine iyi çalıştın, sınıfı geçtin mi? Yoksa cep telefonundan mesaj çekerek ya da alarak vakit mi geçirdin?

İşci ise işini en güzel yaptın mı?

Memursan bu gün git yarın gel demedin  mi vatandaşa?

Rüşvet aldın mı? Almadınsa alana ihbar ettin ettin mi?

Bir işin olsun diye rüşvet verdin mi?

Devletin malını çaldın mı?

Küçük çocukulara büyük büyük kuruluşlar cinsel saldırıda bulunup hayatlarını  karartırken sen ne yapıyordun?

Yolsuzlik yapılırken neredeydin?

Bu  olumsuzluklar olurken, çevrendeki siyasileri uyardın mı? Yapmayın etmeyin dedin mi?

Ne yaparsa yapsın bizim parti ve onun lideri bir tane dedin mi? “Anam bilmem neyim olsun ki,  oyum ölünceye kadar  bunların dedin mi?”

Yani vatandaş olarak senin de günahın varmış ki, başına bunlar  geldi. Yoksa Allah yarattığı kulunun rızkını verir, başına bela gelmesini istemez. Bunun istisnaneleri var işte, aklını kullanmamak ve günah işlememek gibi..

Şimdi olanlar oldu. Bundan sonra kendine bir rota çiz, uyan. Doğru ne ise onu arayıp bulmaya çalış, yanlışların kısa zevklerine dalıp günah işlersek milletce başımıza daha çok belalar gelir. Allah’ın kanunu bu. Allah’ın kanununda değişme olmaz.

Bu bela ve sıkıntı milleti birbirine yaklaştırmış görünmektedir. Dün kavga edenler bu gün bir araya gelip konuşmaya başlamışlardır. Devletin içinde görev alan çürükler süratle temizlenmektedir.

Sıkıntı ve belalardan sonuç çıkarmaya başlamışız gibi görünmektedir. Eğer bu sonuç çıkmazsa başımıza yine çok belalar gelir

Herkes, yaşadığı özgür ve güzel ülkemizin kıymetini bilmeli, dünyanın gözünün üstünde olduğu bu topraklarda bizi rahat bırakmayacaklarını anlamalıyız.

Ülkemizi yönetenler, yönetmeye talip olan siyasi partiler, kamu kurum ve kuruluşları, her Türk vatandaşı 15 temmuzdan sonra kendine nerde hatam var diye sormalıdır. Tesbit ettiğin hataları da bir yapmamaya karar verip yoluna devam etmelisin.

Böyle olursa sıkıntı ve belalardan kurtuluruz.

Böyle olursa, isyan edecek nesiller yetişmez.

Böyle olursa adalet ve gelir  dağılımı gerçekleşmiş olur.

Sen,ben, hepimiz güzel ülkemizde mutlu yaşarız.. Bir kör kurşunlar değil, ecelimizle bu dünyayı sevdiklerimize bırakır gideriz.

Yolumuz açık olsun… Gittiğimiz yolun sonu karanlığa değil aydınlığa çıksın.

Saygılarımla….

Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir