KUR’AN’I OKUYOR MUSUNUZ?

Soruyorum, Kuran’ı okuyor musunuz?

Cevabınız evet mi? Güzel.

Şimdi soruyorum, nasıl okuyorsunuz?

Arapçasından, mealinden…

Peki Arapçasından  veya mealinden okuyorsunuz, anlıyor musunuz?

Bu soruyu bir defa sormak istiyorum, An lı yor  mu su nuz?

Evet mi, yazının bundan sonrasını okumanıza gerek yok.  Teşekkür ederim.  Zaten benim de amacım buydu. Kuran’ı anlayarak ve üzerinde düşünerek okumanıza dikkat çekmek, okumanızın gerektiğini anlatmaktı.

Ama ben çevremden biliyorum ki, çoğu insan, Kuran’ı ne Arapçasından ne de çevrisi Türkçeden okumuyorlar

Kuran’ı okumayanların ülkemizde çok olduğunu da bilenlerdenim. Böylesi  insanlara okumaları için bilmesi gerekenleri  söylemek, anlatmak istiyorum.

Kuran, Allah’ın kitabıdır. Bunu kayıtsız şartsız kabul etmek gerekir.

Kuran, ben de  Kuran’ı okudum demek için  değil, Kuran okumaya niyet ederek, ruhen kendini hazırlanarak okunmalıdır.

Kuran’ı okuyup anlamaya çalışan insan, önce Kuran’ın nasıl okunması gerektiğini bilmeli, öğrenmelidir. Kuran, kendinin nasıl okunması gerektiğini açık, net ve anlaşılır şekilde ayetleri  ile ortaya koymuştur. Bu ayetleri bulmalı ve  ona göre okumalıdır.

Okuduğunuz şey gazete haberi, roman, hikaye, şu veya bu kitabı değil, Allah’ın bütün insanlığa gönderdiği Allah kelamıdır. Özen ister, düşünmek ister, anlaşılmak ister.

Her mümin, iman sahibi insan şu ayeti beynine yazmalıdır.

Ve Kur’an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: “Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu Neml 92

Yani Kuran okumak öyle keyfi, isteğe bağlı bir şey değil. Oruç gibi, namaz gibi, dua gibi, haram yemeyin gibi Allah’ın emridir.

“Oku!” diye indirilen Kuran’ın okunmasını Allah emretmiştir. Ama bu emrin üstünü örtmüşler, yürürlükten kaldırmışlar, Kuran’ın okunmaması için bir çok şey uydurmuşlar.

Demişler ki, okusan da anlamazsın..

Kuran’ı ancak alimler anlar.

Kuran, herkesin anlayacağı bir kitap değildir.

Okuyacaksan da Arapçasından oku, bol bol sevap alırsın. Türkçe okumak Kuran okumak değildir gibi bir yığın şey uydurmuşlar.

Abdest almadan okunmaz demişler.

Ay halindeki kadınlar okumasın demişler..

Yüzlerce yıl bu düşüncelerle insanları Kuran’dan uzaklaştırmışdır.

Daha da ilerisi, Kuran’ı, yani dinimizi kaynağından öğrensinler diye Türkçe’ye çevirme emrini verip çevirttiren, (Elmalılı Hamdi Yazır’a) sonra da bunu kendi parası ile bastırıp Türkiye’nin her yerine gönderttiren Cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk’e kafir damgasını vurmuşlar, vurmaya da devam etmektedirler.

İslamın birinci şartı iman, ikinci şartı Kuran’ı okumaktır.

İslam’a beş şart koşanlar ne yazık okumayı “Kuran okumakla emronuldum.” ayetini görmezden gelmişlerdir.

Sonra İslamın beş şartı var diyerek en büyük ihaneti bu millete hazırlamışlar, sanki İslam bu beş şarttan ibaretmiş gibi göstermişler, hala da göstermeye devam etmektedirler.

Şimdi sormak lazım, haram yemeyin diyor Allah, bu islamın emri değil mi?

Riba, yani haksız kazanç elde etmeyin diyor Allah, bu İslamın emri değil mi?

Zinaya yaklaşmayın..

Yalan söylemeyin…

insan,bitki veya hayvan hiçbir canlıyı sebepsiz keyfi öldürmeyin.

Çalışın,

Birbirinizi sevin.

İşi güzel yapın, sözü güzel söyleyin.

Ahirete kesin olarak iman edin..

Siz de bunlara çok ekleme yapabilirsiniz..

Kuran’da Allah’ın yapın dediği veya yapmayın dediği her şey İslamın şartıdır.

Buna bu millete anlatan, söyleyen savunan var mı?

Diyanet işleri sen ne iş yaparsın, görevin nedir? Bunları niye anlatmıyorsun? Anlattın da ben mi duymadım? Bana duyuramadınsa kimseye duyuramamışsın.. Yazık sana.. Siyasetin emrinden çıkın, Kuran’ın emrine girin. Ya da kapatın, oralarda çalışmayın.

Kuran’ı niçin okumalıyız? Allah, neden sürekli olarak Kuran’ı okumamızı istiyor ve ilk emri Oku olarak gönderiyor. Hem öyle ki, ilk inen beş ayette (Bak. Alak suresi 1-5) oku emri iki defa tekrarlanıyor.

Allah, Kuran okunmasını niçin kullarına emrettiğini de şöyle belirtmektedir.

Şüphesiz ki, bu Kuran, en doğru yola iletir . İsra 9

Ayet, en doğru yola dediğine göre bir de doğru olmayan yol var demektir. Fatiha suresinde “Bana doğru yolu göster.” diyor.

Beled Suresinin 10 . ayetinde “İki de yol gösterdik.” diyor.

En doğru yola iletmesinde asla bir şüphe yoktur. Bu da ayetle sabittir.

Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.Bakara 2

Şüphesiz ki, bu Kuran, sana ve kavmine bir öğüttür. Zuhruf 44

İşte bu nedenlerle Kuran’ın okunması Allah tarafından emredilmiştir. Neden okunması gerektiği de açıkca bildirilmiştir.

Şimdi akla şu soru geliyor: Okumazsam ne olur?

Okumazsan ne olacağının cevabını Allah elbette veriyor. İşte o ayet.

Kim benim zikrimden/Kur’anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. Taha 124

Ayet açık değil mi?

Dünyada sıkıntılı, zor, geçim darlığı içinde bir hayat var.

Ahirette de gözleri görmeyen olarak gelir ve hesaba çekilir.       

Kuran’dan sorguya çekileceksiniz. Zuhruf 44

Şimdi düşünmek lazım, Allah  okunması için bir kitap gönderiyor, inananlara okuyun bu kitabı diye emrediyor, doğru yola kavuşursunuz, öğüt alırsınız diyor. Elbette Allah, insan ölüp de huzuruna vardığında bu kitabı okuyup okumadığını soracaktır.

Şimdi bu sorunun sorulduğunu düşün!  Ne cevap vereceksin?

Allah huzurunda yalan söyleyemezsin. Hayatını sana gösterir hemen, inkar da edemezsin, Ne diyeceksin?

Okumadım Allah’ım.

Allah’ın ne yapacağına hazır olmalıyız bu durumda.

Okudum Allah’ım.

İyi güzel. Nasıl okudun, Arapça mı Türkçe çevirisi mi?

Arapçasından okudum diyenlere şu soru gelecektir: Anladın mı?

Mealinden, yani Türkçe çevirisinden okudum geçip gittim. Biraz anladım,biraz anlamadım, anladığım da oldu anlamadığım da oldu.

Oku emerini veren, okumakla mümini sorumlu tutan Allah, Kuran’ın nasıl okunacağını da açık açık bildirmiştir. Bunun tanımını yapmıştır. Şimdi Kuran nasıl okunacakmış, Kuran’dan dinleyelim.

Kur’an’ı okuduğun zaman, o kovulup taşlanmış şeytandan Allah’a sığın! Nahl 98

Okumanın ilk şartı Şeytandan Allah’a sığınmak olmalıdır. Yani Euzü besmele çekilmelidir. Bu öyle dudak pısırdaması ile değil kalbin en derinden Allah’ı düşünerek yapılmalıdır. Ancak o zaman Kuran’ı düşünerek okumanın kapıları açılacaktır.

Yani Kuran,  “Hakkı verilerek okunmalıdır.” Bakara 121

Kuran’ı ağır ağır düşüne düşüne oku. Müzemmil 4

Kuran okumanın hakkını vermek esasında O’nu düşünerek okumaktır. Böyle okunduğu zaman anlaşılır.

Kur’an’ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı? Nisa 82

Onu, okunacak şeyleri toplayan bir kitap/ bir Kur’an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik. İsra 106

Anlaşılmaktadır ki, Kuran’ı düşünmeden okumak, okumak değil, okumamaktır, zaman kaybıdır. Allah’ın emrine boş vermektir, kendini ve başkalarını kandırmacadır. Çevreden Kuran okuyor ne iyi insan desinler diyedir. Bu aslında büyük bir aldanıştır.

Onlara seslenirler: “Biz sizinle değil miydik?” Derler ki: “Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular/hurafeler/anlamını bilmeden okuyuşlar sizi aldattı; nihayet Allah’ın emri geldi. O yaman aldatıcı, sizi Allah ile aldattı.”Hadid 14

Allah ile aldatanlar günümüzde o kadar çok ki. Elinde tesbih, başında sarık, bir karış sakallı cübbeli insanlar, ahirette cenneti vaat eder, haşa, kendini Allah’ın gücü ve imkanını elinde bulundurduklarını sananların sayısı aldı başını gitti.

Bu zatlara göre, ahirette şefaat edecekler, cehenneme giden bir kulu alıp cennete koyacaklarmış. Bunlar şeyhtir, imamdır, mehdidir, odur budur. Zavallı, dünyadan haberi olmayan ve mümin olduğunu her hali ile belli edenler de bunları bir şey sanıp arkalarından gidiyorlar, mallarını, hatta namuslarını onlara teslim ediyorlar.

Çünkü bunların çıkarları, geçimleri bu zavallı insanların üzerindedir. Beyler, krallar gibi yaşıyorlar. Arkalarına topladıkları kalabalık ile de siyasi bir güç oluyorlar, siyasi partilerin yanlarında veya karşılarında bulunuyorlar.

Allah, Kuran’ın rahat okunması için, iyi anlaşılması için yavaş yavaş, dura dura okumamız için kısımlara, ayetlere ayırmıştır.

Sakın bu insanlara aldanmayın. Allah diyor ki, Kuran dışında başka bir kitap mı arıyorsunuz? Bu kitap size yetmiyor mu?

Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır. Ankebud 51

Kuran’ı okumak ilimden nasiplenmektir, başka bir ifade ile ilimden nasiplenmek Kuran’ı okumaktır. Kuran, öyle üzerinden okunup geçilecek değil, okuduğu ayetler konusunda ilimin ne dediğine de bakılmalı, üzerinde düşünülmelidir. (Bkz. Bakara 113)

Kuran’ı okumanın aslında en temelinde, O’nu okumaya niyet olmalıdır. Niyet ederek okumaya başladığınız zaman göreceksiniz ki, daha iyi anlayacaksınız.

Sadece Kuran’ı okumak yeterli de değildir, Onu incelemek de lazımdır. Kuran’ı okuyup inceleyennler ancak aklını kullananlar,düşünenlerdir.

O kitabın içindekileri okuyup incelemediler mi? Âhiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz? Araf 169

Kuran’ı siz okumazsınız, birileri okur, siz de dinlersiniz. Allah, Kuran okunduğu zaman dinlememizi ve susmamızı istemektedir.

Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.Araf 204

Bir sözün değeri, o sözü söylenin şerefi ile doğru orantılıdır. Bundan yüzyıla yakın bir süre önce gariban bir köylü  “İstikbal göklerdedir.” deseydi, bu söz söylendiği yerde kalırdı. Kimse farkına varmazdı. Ama Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu dediği zaman bir ülkenin istikbal parolası olur, onun anlam ve öneminde vazgeçilmez, uygulamaya konulur.

Allah, yaratan, hiçbir eksikliği olmayan, tam mükemmel kudretin kaynağıdır. O’nun bizimle konuşması Kuran ile ve bir de yarattıklarının içinde gizli olan ilimledir. Allah’ın sözü, en güzelin  en güzel sözüdür. Dinlenilmeli, itaat edilmelidir.

Bir sohbet sırasında Kuran’da bu konuda şöyle diyor deseniz, inanın ki, çoğu kimse sanki duymamış, Allah’ın dedikleri değilde komşunun dedikleri önemliymiş gibi hareket ederler. Böyleleri için Allah bakınız ne diyor:

İnkâr ve nankörlüğe sapmış olanlara gelince, onlara şöyle denecek: “Ayetlerimiz karşınızda okunurdu ama siz büyüklük taslardınız, suç işleyen bir toplum oldunuz, öyle değil mi?” Casiye 31

Oysa gerçek başka olmalıydı. Onu da şu ayet belirtiyor.

İnanmış olanlar ancak o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperip titrer ve onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda, bu onların imanlarını artırır. Ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.Enfal 2

Kuran ayetleri okunup kavranıldığı zaman bakınız insanda neler oluyor: İnsan temizlenip arınıyor, sapıklıktan kurtarıyor.  Bunu ben demiyorum, Bunu Kuran diyor:

Yemin olsun ki, Allah müminlere lütufta bulunup onları minnettar bırakmıştır: Kendi içlerinde onlara öyle bir resul gönderdi ki, onlara Allah’ın ayetlerini okuyor, onları temizleyip arındırıyor, onlara Kitap’ı ve hikmeti öğretiyor. Oysaki onlar, bundan önce açık bir sapıklığın tam içindeydiler.Ali İmran 164

Kuran’dan kolay geleni okuyun. Müzemmil 20

Kuran’ı ancak ilim adamları anlar derler size, siz anlayamazsınız derler, inanmayın. Yani haram yemeyin ayeti okuduğunuzda, yalan söylemeyin, başını göğe kaldırarak, ayağını yere vurarak yürümeyin, şahitliği doğru yapın, çalışın, tövbe edin, dua edin, ahrete inanın diyen ayetleri kim okursa okusun anlar, anlamaz mı?

Siz de anlarsınız?

Bunu diyenler, sizi kendileri kandıracaklar. Kandırıp ellerinizdeki alacaklar. Çalışıp onlara yedireceksiniz.

Kuran’ı herkes anlar, açık ve anlaşılır bir kitaptır.

Herkes bilgisine göre anlar, giderek daha çok anlar.

Kuran’ı abdestsiz tutmayın derler, buna da inanmayın.

Kuran’ı evinizde bulundurup kılıflar içinde ama duvara asın derler, onu hayatınızın dışında tutun derler, buna da inanmayın, açın okuyun, duvarlarda varsa yere indirin artık.

Kuran’ı çok insan okur gibi görünüyor,ama okumuyor. Sizler böyle yapmayın, adam gibi okuyun. Dününün ki, O Allah’ın kelamıdır, içinde hikmetler vardır, insanın gönlünü temizler.

Şu ayete iyi bakınız, üzerinde düşününüz,Allah ne diyor anlamaya çalışınız.

İnsanlara iyiliği emredip de kendi kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap’ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? Bakara 44

HALA AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ?

Saygılarımla….

Necmi  AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir