AHLAKINIZI GÜZELLEŞTİRİNİZ…

Sizler çevrenizde ahlaklı insanları tanıyor musunuz?

Sanıyorum evet diyorsunuz.

Peki ahlaksız insanları da tanıyor musunuz?

Eminim buna da evet diyeceksiniz.

Ahlaklı dediğiniz insan neden ahlaklı? Ya ahlaksız dediğiniz insan neden ahlaksız?

İnsan neye göre ahlaklı, neye göre ahlaksızdır?

Komşunun kızına ya da evli bir kadına cinsel tacizde bulunan biri, bu kimse size göre ahlaksızdır. Cinsel tacizde bulunana bir başkası karşı çıktı, onu azarladı, ayıpladı, bu da ahlaklıdır.

Fuhuş yapan kadın veya erkek ahlaksızın ta kendisidir. Bunlardan uzak erkek veya kadın ise ahlaklıdır.

Hırsızlık yapan birine ahlaksız der misiniz? Hayır. Hırsız dersiniz.

Haksız kazanç sağlayan birine de ahlaksız demezsiniz. Kimse demez.

Allah’a dua etmeyen birine ahlaksız demezsiniz. Dua edene de ahlaklı denilmez.

Örnekler çok.

Bizim veya sizin birine ahlaklı veya ahlaksız dememiz kendi görüşümüzü göre olursa, işte ortaya bu durumlar çıkar. Ahlaklı olmayı ya da olmamayı cinsel konulara bağlarız. Bunun dışında ahlaklı veya ahlaksız bir şey olup olmadığını düşünmeyiz.

Acaba bu konularda Kuran ne diyor?

Ahlak kelimesinin anlamı sadece cinsel konularla sınırlı da başka konulara ahlak

sınırları içine giriyor mu, girmiyor mu? Yani ahlak, anlamı daraltılarak günümüzde sadece cinsel  davranışlar mı olmuştur.

Evet, biraz öyle olmuştur.

Oysa bu anlam daraltması ahlak ölçülerine hiç uygun değildir.

Bunu anlamak için önce ahlak kelimesinin anlamını bilmemiz gerekiyor.

Nedir ahlak?

Arapça: ahlâq ”yaradılış, huylar

İnsanın bir amaca yönelik olarak kendi arzusu ile iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak olmasıdır.

Ahlak, toplum içinde kişilerin uydukları davranış biçimleri ve kurallardır.

Halk arasında ahlak, doğru ve haklı olan zorunlu davranış biçimidir.

Ahlak, doğru ve hak üzerine kurulu zorunlu bir davranış şeklidir.

Başka bir ifade ile ahlak, iyi, güzel, doğru ve yararlı kuralların hepsidir.

Ahlak, üzerinde uzlaşılan bireyler arası kurallardır.

Görüldüğü gibi ahlak bir davranışın adı değildir. Ahlak bütün davranışların adıdır.

Ahlakı cinsel konularla sınırlandırırsanız, ahlakı hiç anlamamış olursunuz.

O halde hırsızlık yapan ahlaksız insandır.

Haram yiyen de ahlaksızdır.

Çünkü bunlar toplum tarafından hoş karşılanmayan, Allah tarafından da yasaklanan şeylerdir.

Ahlakın kuralları insanlar tarafından değil, Allah tarafından konmuştur. Ve ahlak kuralları Kuran’da sayılıp dökülmüştür.

Bir insanın Ahlaklı davranışlar sergilemesi için Kuran’ iyi bilmesi gerekiyor.

Genel olarak ahlak nedir diye söylersek, iyi, güzel, doğru ve yararlı davranışların tamamı ahlaklı davranışlardır. Kötü, çirkin, yanlış ve yararsız olan davranışların tümü de ahlaksız davranışlardır.

Bu nedenledir ki Allah Peygamberimize diyor ki:

Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.  Kalem 4

Peygamberimiz, çok büyük bir ahlak üzerindedir. Ve O’nun Allah’tan alıp indirdiği Kuran elbette  yapılması gereken ahlak kuralları ile doludur. Zaten kendisi de buyurmuştur ki:

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381)

Ve yine O, şöyle buyurmuştur: “Ahlâkınızı güzelleştiriniz.”

Yani bunu demekle iyi olan davranışınızı daha iyi, güzel olanı daha güzel, doğru olanı daha doğru yapınız, diyor.Ve yine diyor ki, uygun olmayan, insanları inciten davranışlarınızı kontrol edin, yapmamaya çalışınız.

İman sahibi bir insanın ahlakı güzel olmalıdır. Bu, ancak Kuran’ın, aklın ve geleneklerin kötü bildirdikleri bütün şeyler  bir yana konularak sağlanır.

İmanında bozukluk olan insanlar, davranışlarının kendine ve topluma zarar vereceğini  düşünmeden arzu ve isteklerine göre hareket ederler. Çoğu zaman da ahlaki değil, ahlaksız davranışlarda bulunurlar.

İnsan toplum içinde yaşar.  Yaratılışımızda özgür olarak yaşamak isteği vardır.

Özgür olmayan insan mutlu olamaz.

Ama insan sınırsız özgürlük isteğinde bulunamaz. Bulunursa o toplumda kargaşa ve anarşi çıkar. Bir insanın özgür olma sınırı çevresindeki insanların özgürlük sınırında biter.

Herkes sınırsız özgürlük isterse, hiç kimse özgür olmanın güzelliğini yaşayamaz. Başkasının özgürlüğünde bitmesi için bir insanın özgürlüğü, bir takım kurulların konulması zorunludur.

Bu kurallar önce insanı yaratan Allah tarafından konmuştur.  Buna din diyoruz. Bu dinin adı İslam dinidir. Sınırları Allah tarafından çizilmiş bir sistemin adıdır İslam dini.

İnsanın nasıl davranacağı bu dinde açık açık belirlenmiştir. Toplumda bu kuralların tamamına aynı zamanda ahlak kuralları diyoruz.

Dine ve akla uygun olarak yaşayanlar ahlaklı insanlardır.

Dine ve akla uymadan yaşayanlar ise ahlaksız insanlardır.

Ahlaklı insan sözünü pek duymazsınız da, ahlaksız insan, ya da ahlaksız insanlar sözünü çok duyarsınız. Siz de birilerine ahlaksın,  ne kadar ahlaksız diyebilirsiniz. Ya da biri size ne kadar ahlaksız demiştir.

Hangi davranışların ahlaki , hangisinin ahlak dışı olduğunu kişilere göre değişir. Birine ahlaklı gelen bir davranış, ötekine ahlaksız görünebilir.

Peki bir davranışın ahlaklı mı, yoksa ahlaksız mı olduğunu nasıl anlayacağız? Hiç şüphesiz davranışın Kuran’a, akla ve herkesin kabul ettiği geleneklere uyup uymadığına bakacağız.

Yine konu geliyor, Kuran’ı anlamaya, aklı kullanmaya. Kuran’ı anlamazsanız, bilmezseniz, aklınızı da kullanmazsanız, davranışınız ahlaki ya da ahlak dışı olduğunu kolay anlayamazsınız.

Çünkü bazı şeyler vardır ki, biri onu ahlaki bulur, biri de onu ahlaksız. Bir şey aynı anda hem ahlaki, hem de ahlaksız olarak değerlendirilemeyeceğine göre o zaman yapılacak şey insanları düşündürerek eğitmemiz gerekiyor.

Oysa iyi, güzel ve doğru olan her davranış ahlakidir, kötü, çirkin ve yanlış olan her şey de ahlaki olmayan davranıştır.

Doğru olan güzel davranışlar Allah tarafından belirlenmiştir. Bu davranışların ne olduğunu müminlerin bilmesi gerekmektedir ve ona göre güzel ahlaki davranışlarda bulunmalıdırlar.

İnsanın Kuran’a uymayan arzu istek ve emelleri ile aklın kabul etmediği gelenek ve görenekler de ahlaksız davranışlardandır.

Ahlaklı insan sevilen, saygı gören insandır. Bunu hepimiz biliriz. Bu insanlar kimseye zarar vermezler, hoş olmayan şeyler yapmazlar.

Ahlaklı insan, kendi duygularına hakim olmalıdır. Öfkesini yenmelidir. Sabırlı olmalıdır, yardımsever, insaflı, edepli, terbiyeli olmalıdır. Hem kendine hem de başkalarına karşı sorumluluk taşımalıdır.

Kuran’da iyi ahlaka örnek olarak sayılacak çok konu vardır. İşte bazıları:

Allah’tan sakınma

İyilik etmek, iyi ve hayırlı, yararlı işler yapmak.

Güzel düşünceli ve düşündüğü gibi güzel davranışlarda bulunma.

İyiliği isteme, kötülüğü engellemeye çalışma.

Bunların tam tersini yapanlar da ahlaksızdırlar.

İyilik etmek iyi ahlaklı olmak, tam tersi kötülük etmek ahlaksızlıktır.

Bir de aşağıdakiler gibi yapılmadığı zaman ahlak sahibi olmak var.

Günah işlememek, sapıklık yapmamak

Çirkin söz ve davranışta bulunmamak.

Boş arzu ve isteklere uymamak

Ahlaki davranışlarla dini emirler iç içe geçmiştir.

İnsan Allah’tan sonra Peygamberine, değerlerine, kendisine, ailesine, çevresine ve tüm insanlara karşı sorumludur.

Bu sorumluluğu yerine getirmek, ancak o sorumluluğun ne olduğunu bilmekle mümkündür.

Eğer dedikodu ediyorsanız, bu sorumluluk yerine gelmemiş olur.

İnsan öldürüyorsanız, içki içiyor,kumar oynuyor, falcılara gidiyorsanız, iyilik dururken kötülük yapıyorsanız, sağlığınızı korumuyor, başkalarının sağlığına zarar veriyorsanız, insanlar sizden razı olacakları yerde şikayet ediyorlarsa, siz, sorumluluğunu yerine getirmiyorsunuz demektir.

İnsanların ayıplarını araştıran, açıklarını bulup onları diğer inanlarla paylaşıp mutsuz eden insan ahlaklı insan olamaz.

Aşağıda İsra suresinin 23. ayetinden sonra 38. ayetine kadar Allah’ın bildirdiği emirleri Kuran’da ahlaklı ve ahlaksız davranışlara bir demek örnek ayetlerdir.

23 Ve senin Rabbin kesin olarak, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babayı iyileştirmeyi- güzelleştirmeyi karar altına aldı. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse, sakın onlara “Öf” deme, onları azarlama; onlara çok duyarlı davran. Ve ikisine de onurlu, tatlı ve güzel söz söyle.

24 Ve merhametinden dolayı onlar için alçak gönüllülük kanatlarını indir. Ve de ki: “Rabbim! Onların beni küçükten eğitip görgülü biri olarak yetiştirdikleri gibi, onlara rahmet et.”

25 Sizin Rabbiniz içinizdekileri çok iyi bilir. Eğer sâlihler olursanız elbette O tam anlamıyla dönenleri bağışlayıcıdır.

26 Yakınlık sahibine; yurtlarından çıkarılan fakirlere, yoksula ve yolda kalmışa da hakkını ver. Ve yersiz/ kötülüğe harcama yapma.

 27 Şüphesiz yersiz/ kötülüğe harcama yapanlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.–

28 Ve eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti arayarak, akraba, yoksul ve yolda kalmışa yardım etmeyeceksen, o vakit de kendilerine yumuşak ve tatlı/onların ağırına gitmeyecek bir söz söyle.

29 Ve elini boynuna bağlanmış yapma/cimri olma, onu büsbütün de saçma/savurganlık yapma. Aksi hâlde kınanmış ve yaptığına pişman olur kalırsın.

30 Gerçekten senin Rabbin, kullarından dilediği için rızkı genişletir ve daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından gerçekten haberdardır, hakkıyla görendir.

31 Ve yoksulluk kaygısıyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi Biz rızıklandırırız/besleriz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

32 Zinaya da yaklaşmayın/ zinaya yol açacak yollardan uzak olun. Şüphesiz ki o, iğrençliktir ve kötü bir yoldur.

33 Ve hak ile olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin. Ve kim haksızlık edilerek öldürülürse, Biz onun yakınlarına bir yetki vermişizdir. O da öldürmede aşırı gitmesin. –Şüphesiz öldürülen/haklarını koruyacak yakınları yardım olunmuştur.–

34 Ergenlik çağına erinceye kadar yetimin malına da –en güzel bir şekilde olması dışında– yaklaşmayın. Ahdi/ verilmiş sözünüzü de yerine getirin. Şüphesiz verilen sözde sorumluluk vardır.

35 Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve dosdoğru terazi ile tartın. Bu, hem daha hayırlıdır ve sonuç/uygulama olarak daha güzeldir.

36 Ve hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Şüphesiz kulak, göz, gönül, bunların her biri ondan sorumludurlar.

37 Ve yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Şüphesiz ki sen asla yeri yaramazsın ve boyca dağlara erişemezsin.

Kötü olan bütün bunlar, Rabbinin katında hoşlanılmayan şeylerdir. (YANİ AHLAKSIZLIKTIR.)

Kuran’daki ahlaki öğütler elbette bu kadar  değildir. Genel anlamda Kuran’ın tamamı iman ve ahlakı anlatır.

Peygamberimiz de ahlaka çok büyük önem vermiştir. Ahlakı tamamlamak için gönderildiğini söyleyerek ahlak konusunda müminlere hem yaşadığı devirde, hem de günümüzde eşsiz bir örnek olmuştur.

Allah’ın Elçesi Peygamberimiz Hazreti Muhammed, ahlak konusunda başka buyurdukları da vardır.

“Müminlerin iman* açısından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanıdır.” (Buhârî, Edeb, 39)

İslâm’da ahlâkı iman’dan ayırmak mümkün değildir. Zira bütün Kur’anî emirlere boyun eğmek imanın gereğidir. Bu emirlere uymakla da en üstün ahlâkî değerler elde edilir.

İmanlı ve güzel ahlaklı insan, kendisi için istediği güzelilği kardeşi için de istemelidir.

“Allah’a yemin olsun ki, hiç bir kul, kendi nefsi için istediği güzelliği kardeşi için de istemedikçe tam iman etmiş olmaz. ” (Buhârî, İman, 7; Müslim, İman, 71-72).

Müslüman, Müslümanın  elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Ayrıca: “Müslüman, müslümanların onun elinden ve dilinden emin oldukları kimsedir.” (Müslim, İman, 14).

İmanlı ve güzel ahlaklı insan, hataları karşıdakini kırmadan incitmeden söyleyen, hataları affeden, insanların kusurlarını araştırmayan, insanlara yumuşak davranan, güler yüzlü ve içindeki güzelliği davranışları ile etrafa yansıtan, kırıcı değil onarıcı olan, işi güzel yapan, kendi temiz olan, çevresini temiz tutan, saygılı, kendine hakim, alçak gönüllü, adil olan insandır.

İmanlı ve ahlaklı insan, yalan söylemeyen, küfür etmeyen, gurur ve kibirden uzak, dedikodu yapmayan, iki yüzlü olmayan, cimrilikten uzak, onunla bununla alay etmeyen her türlü iğrenç  duygulardan ve düşüncelerden uzak duran insandır.

Genel olarak ve kısaca Ahlaklı insan, Kuran’a uyan ve ona göre yaşayan insandır.

Saygılarımla….

                                                    Necmi AKGÜL

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir