İNSANIN ÖZÜNE KURAN'LA BAKMAK
Mümin, yani inanan insan şunu çok iyi bilir: Allah yaratıcıdır. Allah her şeyi yaratmıştır? Bunu Kitabı Kuran’da bildirmiştir.
Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Nahl 3
Açıkca ve anlaşılır biçimde Allah, yeri ve gökleri yaratmıştır. Bu yaratma sıradan bir yaratma değil, hak ile yaratmadır. Yani, yarattığına ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini adalet ve ölçüsünü vermiştir.
Allah, yeri de yarattığına göre, yerde bitkiler, hayvanlar ve insanlar vardır. Hepsini yaratan Allah insana ayrı bir önem verir. Ve der ki:
İnsanı yarattı. Rahman 3
Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Tin 4
İnsanı yaratan, hem de en güzel bir şekilde yaratan Allah’tır. Peki yarattığı bu insanı yaratmış da yeyin, için, dolaşın, savaşın, hoşunuza giden şeyleri yapın, gülün eğlenin sonra da ölür gidersiniz, bunlar size sorulmaz dememiştir. Bakınız ne demiştir:
İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır! Kıyame 36
Allah, insanı öyle başıboş yaratmamıştır. Ona sorumluluklar yüklemiştir. Allah, her şeyi yaratmış, onları serbest bırakmış, kendisi de onları seyreden biri olarak düşünülürse bu Allah’ı ve Kuran’ bilmemek olur.
Çünkü Allah diyor ki,
Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an yaratma halindedir. Rahman 29
Bu ayetten anlamaktayız ki,yaratma devam etmektedir, her şey Allah’ın kontorolu altındadır ve insanların ne yaptıklarını da her saniye bilir, onu yazıcılarına kayıtettirir.
Allah insanı yarattığına göre, insanı en iyi bilen de yine odur.
Allah, sizi en iyi bilendir. Necm 32
Sadece insanı mı en iyi bilir, tabiî ki hayır, O, yarattığı her şeyi hem en iyi hem de hakkıyla bilendir. Bunun yerde ve gökte olması, yerin derinliklerinde ve göklerin sonsuzlunda olması, bir şeyin gizli veya açık olması durumu değiştirmez.
Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Hucurat 16
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. İsra 55
Allah’ın yarattığı her şey insan içindir. Ve O, hiçbir şeyi boş yaratmamıştır. Her şeyin bir görevi, bir yaşam sınırı, göklerdekilerin dolanım, uzaklık ve büyüklük sınırı vardır. Peki insanı niçin yaratmıştır. Bunu Kendisi şöyle açıklamaktadır.
Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. Zariyat 56
Allah’a ibadet etsin diye yaratılan insan, öncelikle Yaratan’ını bilmek zorundadır. Allah, yarattığı insanın DNA’larına Kendini bilip tanıyacak, ibadet edecek bütün bilgileri koymuş, insanı öyle proğlamlamıştır. Bunu da bize Elçi’si aracılılığı ile gönderdiği Kuran’da açıkça bildirmiştir.
Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şahit olduk, dediler. Araf 172
Bu ayette Allah, insanı sorguya çektiğinde “Allah’ım ben senin varlığından habersizdim.” Dememesi için onun özüne, yani bu günkü anlamı ile DNA’sına Allah’ı bilecek ve tanıyacak bilgileri koymuştur. Ve insana demiştir ki, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” insan da bu soruya “Evet, Rabbimizsin.” Diye karşılık vermiştir. Bu duruma göre her insanın,ana rahmine düştüğü an, hangi dinden olursa olsun, nerde yaşarsa yaşasın, Ben Allah’ı bilmiyorum, tanımıyorum deme hakkı yoktur. Anlaşılmaktadır ki, Allah'ı tanımayan insan, bunu inadından, kibirinden, yani bilerek tanımamaktadır. Çünkü Yaratan, insanı yaratırken Allah'ı bilecek şekilde proğlamlanmıştır.
Tabiidir ki, bu inanmamışlığının cezasının bir bölümünü bu dünyada, tamamını da ahirette çekecektir. zaten insan kendi içine baktığında da sınırsız gücü olan Bir'i tarafından yaratıldığını da anlayacaktır.
Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hâlâ görmüyor musunuz? Zariyat 20-21
Ayete dikkatli bakıldığında yeryüzündeki yaratılan her şeyin nasıl davranacağının ve nasıl hareket edeceğinin kanunları vardır. Bu kanunlara bakın, inceleyin, bunlar içinde sizin faydalanacağınız şeyleri görün, dersler alın talimatı verilmiştir.
Ama ayette insan yeryüzün kanunlarından ayrı tutulmuştur. Neden? Çünkü insana akıl verilmiş, yol gösterilmiş ve özgür bırakılmıştır. Ama bizim kendimizi tanımamız iç dünyamızda neler olduğunu bilip bu kanunları görmemiz, yani incelememiz istenmiştir. Hala görmüyor musunuz, emrinin anlamı, inceleyin,bakın, görün demektir. Bu kanunları görün ki, sizlere ne kadar çok faydaları olduğunu anlayacaksınız.
Şimdi bu kanunların bazılarına bakalım.
1.İnsanda ebedi yaşamak arzusu vardır. Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi hareket eder. Onun için durmadan mal kazanır, güç elde eder, ölümü ve ötesini düşünmez.
Malının kendisini ebedi kılacağını zanneder. Hümeze 3
2. İnsan kendini güçlü sanır. Kendini güçlü sanan insanların da bir gün bu dünyadan göçüp gittiğini düşünmek bile istemez. Karunları, firavunları unutur. Oysa insanın kendini böyle güçlü sanmasının hiç gereği yoktur. Çünkü insan zayıftır, zayıf yaratılmıştır. İnsanın zayıf yaratıldığını insanı yaratan şöyle diyor;
Allah yükümlülüklerinizi hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.. Nisa 28
3. İnsan, iyilik bilmez, yani nankördür.
Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür.
Şüphesiz buna kendisi de şahittir. Aidiat 6-7
İnsan önce Allah’a karşı nankördür. Allah ona, gören göz, işiten kulak, düşünen akıl, ana-baba, sayısız nimetler vermişken, o, bunları kendisine verdiği için Allah’a şükretmez. İnsan böyle olduğunu kendisi de bilir. Çünkü bir sonraki ayet insanın iyilik bilmezliğini kendinin de bildiğini ifade etmektedir.
Allah’a nankörlük eden insan, elbette insanlara da nankörlük eder. Buradan varacağımız sonuç, sizin dışınızdaki insanlar size nankörlük edebilirler, dikkatli olun, siz de nankörlük gibi kötü bir şeyi başkalarına yapmayındır.
4. İnsan, hak yiyen, başkalarına eziyet eden, onları mutsuz ve huzursuz eden, hatta öldüren, bilginin peşinden gitmeyen, araştırmayan, körü körüne inanan bir yaratılıştadır. Bu konuları içine alan ayetler;
Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür! İbrahim 34
Doğrusu insan çok zalim, çok cahildir. Ahzap 72
Allah, ilk emir olarak insana oku demiştir. Ama asırlardır müminler okumamışlar ve çağın çok gerisinde kalmışlardır. Allah’ın bu ayetini sanki görmezden gelmişler, ya da okumak deyince Kuran’ı Arapçasından anlamadan oku diye düşünmüşlerdir. Ama Kuran’ı kendi dillerine çevirerek okusalardı onda bir çok ayette Kuran’ı düşünerek, anlayarak, ağır ağır ve yavaş yavaş okuyun dediğini anlarlardı. İşte insan okumamış, cahil kalmış, kendini geliştirememiştir.
5. Gerçek şu ki, insan, kendini yeterli halde gördüğü vakit azar. Alak 6- 7
İnsan kendini nasıl yeterli halde görür? Gücü kuvveti yerindedir, parası vardır, malı mülkü çoktur, kazandıkça kazanmaktadır. Bunlar o insana yetmez, daha çok, daha çok mal,para, güç ister. Bunu elde etmek için insanlık değerlerinden uzaklaşır, gurur,kibir, büyüklük kaplar bütün benliğini, ve o insan azmıştır.
Piyango bileti alan birine sordular, sana büyük ikramiye çıkarsa ne yapacaksın diye, verdi cevap tam da bu ayete denk düşmekteydi. “Karıyı boşayacağım.” Azgınlık düşünesi para çıkmadan başlamıştır. Ya çıkarsa ne olur, Allah bilir onu.
Bu iki ayetin çok önemli bir özelliği vardır. İniş sırasına göre ilk inen beş ayetten sonraki ayetlerdir bunlar. Allah, Kuran’ı indirirken insanın azgın olmasına dikkatimizi çekmiştir.
6.İnsan kıskanç olarak yaratılmıştır. Yani içinde kıskanma duyguları vardır.
Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım! Felak 5
Kıskançlık duygusu bir insanda dizginlenmezse o insan kendine ve çevresine büyük zararlar verebilir.
7. İnsan cimridir. Kuran’a göre hem de çok cimridir.
De ki: "Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da harcanır-biter korkusuyla cimri davranırdınız." İnsan çok cimridir. İsra 100
Cimri insanlar toplum tarafından sevilmeyen insanlardır. Dünya kadar malları olsa tükenir diye kimseye beş kuruş vermezler. Oysa o kadar malın kendine de bir faydası yoktur, başkalarına yardım etmeyince başkalarına da faydası olmayacaktır. Peki neye yarayacaktır? Bu, ilerde kendine zarar verecek, yalnızlığa mahkum olup acılar çekecektir.
8. İnsan sabırsız ve acelecidir. Beklemeye tahammülü yoktur. Ne istiyorsa hemen olsun ister. Oysa derler ki, acele giden ecele gider.
İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Enbiya 37
9.İnsan, her konuda tartışır. İlla kendi dediği olsun ister. Ama her zaman haklı olamaz. Ama bu insanlar yani tartışmacı insanlar hep kendilerini haklı görürler. Bir çok ikili ve üçlü olayların arkasında tartışmada sonu üstünlük kuramama ve sonuçta sinirlenip saldırma vardır.
Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür. Kehf 54
Bu ve benzeri daha bir çok özelliği vardır insanın. Allah insanı bu özellikleri ile yaratmıştır, ama bunları yapın da dememiştir. Tam aksine okuyun demiştir, ama okumayın dememiştir. Zalim, cahil, cimri, nankör yaratmıştır ama, hiçbir zaman zalim, cahil, cimri ve nankör olun dememiş, aksine böyle olmayın demiştir.
İnsanın yaratılışında böyle bütün bunları kontrol edecek Akıl ve aklı kullanmak gibi üstün özellikler vardır. Bir insan aceleci ise o insan aklını kullanmadan hareket ediyor demektir. Aceleci, cahil, bilmediğini bilenlere sormayan, Kuran’ı okumayan, ve daha bir çok insanı mutsuz edecek, acı çektirecek bütün şeylerin aklı kullanmamaktan olacağını da bildirmiştir.
Aklını kullanmayanların üstüne pislik, (yani acı ve ızdırap) ızdırap yağar. Yunus 100
Demek ki,aklı içimize yerleştirilen bütün şeylerden, bizi günaha ve suça götürecek şeylerden kurtulmamızın gücüdür.
Allah bize aklı vermiş, iki de yol göstermiştir.
Biz insana iki göz, bir dil iki dudak vermedik mi? İki de yol (doğru ve eğri) gösterdik. Beled 8-9-10
Biz ona doğru yolu gösterdik, ister şükretsin ister nankör olsun. İnsan 3
Allah, insanın içine iyi olması gereken ve kötülük yapması gereken her şeyi vermiştir. Şunu şunu yaparsanız iyi olursunuz, şunları yaparsanız da kötü olursunuz. İnsan özgür düşüncesi ile suç da işlemeli, iyilik de etmelidir. Allah, hiçbir zaman insana kötülük edin, günah işleyin demez. Böyle derse, insan ahrette sorguya çekildiğinde Allah’ım sen istedin ben yaptım diyebilir. Allah der ki, iyilik yapın kurtulun, kötülük yaparsanız cezasını çekersiniz diyor, aşağıdaki ayetlere bakalım.
Nefse ve ona bir takım yetenekler verene,
Sonra da ona iyilik ve kötülük yapmasını ilham edene yemin ederim ki,
Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir.
Onun kötülüklerine uyan da ziyan etmiştir. Şems 7-8-9-10
Allah, iyi olmanın da yollarını göstermiştir. Bunlar Kuran’da bir çok yerde belirtilir. Örnek olsun diye bazı ayetleri aşağıya alıyorum.
Allah:
Yumuşak söz söylememizi, Taha 44
Kötülüklere iyilikle karşılık vermemizi, Rad 22
Doğruyu araştırıp bulmamızı, Cin 14
Güzel işler yapmamızı, Sebe 11
Çalışmamızı Tevbe 105
Bilgi sahibi olmamızı Alak 1
Bilmediğimiz şeyin ardına düşmememizi İsra 36
Yalan söylemememizi. Saf 2-3
Bilmiyorsak bilenlere sormamızı Nahl 43
Allah’ın insanlara zulmetmediğini, insanların kendilerine zulmettiğini, Yunus 44
Güzel davranışlarda bulunmamızı Ali İmran 134
İstemektedir.
Dış dünyaya bakıp incelerken, kendi iç dünyamızı da unutmamalıyız. İnsan kendini tanımalı bilmelidir. Kendini bilen, ondaki mükemmelliği gören insan Allah’ını daha iyi bilir, Allah’ı bilen insan O’nun emirlerini yerine getirir, Allah da onu sever, hem bu dünyada hem de ahrette mesut ve mutlu olur.
Allah’ı ve kendini bilen kullardan olmanızı dilerim.
SAYGILARIMLA
Necmi AKGÜL