KURAN NİÇİN İNDİRİLDİ
Hiç düşündünüz mü? Allah,neden Kuran’ı indirdi?
Kullarım bana dua etsinler diye mi?
Kullarım, beni tanısınlar diye mi?
Kullarım, Kuran’ı Arapçasından okuyup sevap alsınlar diye mi?
Genel olarak insanlar Kuran’la ilgili bunları yapmıyorlar mı? Yani Arapçasından, dua olsun diye bol bol okuyorlar, Allah’ın kitabı, okumak iyidir diye düşünüyorlar. Peki başka, ölülerine okuyorlar, hatim indirmek için biri okuyor, ötekiler dinliyor, saygı gösteriyorlar, besmele çekmeden tutmuyorlar, kılıflara koyup duvarlara asıyorlar, kitaplıkta en üstte duruyor, küçük ebadlı Kuran’ı deri kapaklarda ceplerinde taşıyorlar. Ne kadar güzel!.
Kuran, bunlar için mi indirildi?
Eğer evet, bunlar için indirildi diyorsanız, 1400 yıldır uygulanan bu değil mi?
O halde nerde mutluluk, nerde kalkınmışlık, nerde olgun, bilgili, araştıran, yardımlaşmayı seven, emanetlerin kıymetini bilen, bunu ehline veren, yetimi koruyan, anlayarak dua eden insanlar, müminler nerede? Eğer Kuran bunlar için indirildi ise, müminlerin her konuda ileri gitmesi gerekmiyor mu, bütün dünya onlara saygı ile bakmaz mı?
Dünya müslümanlara saygı ile bakıyor mu? Bu gün dünyanın bir çok insanı Müslümanı terörist olarak kabul etmiyor mu? Dünya devleti kuracağız diye örgütlenen bu teröristler değil mi? Yakan yıkan, bombayı beline bağlayan ve masum insanları öldüren bunlar değil mi?
Bu gün Müslüman ülkelerde başa geçenler kral, padişah, şeyh, vazgeçilmez devlet başkanları, diktatör olanlar bunlar değil mi? Ülkesini soyan, onların mallarını çalan bunlar değil mi? Kuran, böyle mi yapın diyor? Bunlar için mi indirildi Kuran?
Demek ki, Kuran, bunlar için indirilmedi. Peki niçin indirildi? Bunu Kuran’ın kendisinden dinleyelim, neden indirildiğini kendisi bize bakınız ne güzel açıklıyor:
Sana bu mübarek Kitab'ı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. Sad 29
Bu ayette Kuran’ı Allah açık olarak iki şey için indirdiğini söylüyor.
1.Ayatlerimizi düşünün.
Buradaki ayetler, hem Kuran ayetleridir, hem de Kuran’da adı geçen her şeyin adıdır. Yani rüzgarın esmesi bir ayet, ağacın büyümesi, yıldızlar, insanlar, insanların gözleri, kanları, böcekler, bitkiler, hayvanlar, atomlar, DNA'lar.. Aklınıza ne gelirse bunlar birer ayettir. Bunları düşünün diyor Allah, Allah, bunları düşünün dediğine göre, bunlarda bize yol gösterecek, bizleri Allah’a götürecek yollar var, nasıl idare edileceğimizin yolları var, komşumuza nasıl davranacağımızın, kadınlarımıza nasıl bakacağımızın, çocuklarımızı nasıl seveceğimizin, nasıl kazanıp nasil yiyeceğimizin yolları yöntemleri var.
2.Aklı olanlar öğüt alsınlar.
Kuran, akla hitap eden bir kitaptır. Yani kuran, kötü söz ve davranışlardan insanın kendini uzak tutmasını isteyen bir kitaptır. Bundan öğüt almalıdır. Öğüt almak demek sözü dinle sonra da “He ya, bu söz çok doğrudur.” Deyip üstünde bir daha durmamak, geçip gitmek değildir. Öğüt almak demek, yanlışımız varsa bunu düzeltmek, kötü bir şey varsa onu iyiye çevirmek, var olan iyi şeyin kötüye dönüşümüne engel olmaktır. Bunu hayata uygulamaktır. Allah sık sık : Kuran ile öğüt ver. ( Kaf) 45 Diyor. Niye böyle diyor, Çünkü Kuran, Bakara 2. ayette kendisi için.: Doğru yol gösterici tek kaynak Kuran’dır. diyor.
Müslüman insan mutlu değil. Çünkü Kuran’ın sadece adını biliyor. İçinde ne var ne yok bilmiyor. Kimse ona öğretmemiş ki bilsin. Analar babalar bilmez olmuşlar. Onlar bilmeyince çocukları öğrenmiyor, çocuklar da öğrenmeyince adı Müslüman, Kuran’a inanan görünüyor, ama Kuran’ı bilmiyor. Devlet öğretmiyor, diyor ki laikliğe aykırı... Ee, ne olacak böyle, işte sonuç ortada, olan olmuş. İnsanlar dindar görüntüsü altında her türlü kötülüğü yapabilecek bir hale gelmişler. ,Oysa bakınız Allah ne diyor:
Ey insan! Bu Kur’an’ı sana, senin mutsuz olman için indirmedik, bütün insanlığın mutlu bir hayat yaşaması ve yalnızca Allah’tan korkan herkese bir öğüt, bir uyarı olsun diye indirdik. Ta-ha 1-3
Kuran, insanların mutsuz olmaları için indirilmemiştir. Mutlu olmaları için indirilmiştir. Kuran’ın söylediği mutluluğa insanların kavuşabilmesi için Kuran’ı bilmeleri, öğrenmeleri lazımdır.
Devlet ,korkaklığı, pısırıklığı bir yana bırakmalı, insanlardan değil Allah’tan korkarak hemen okullarının daha birinci sınıflarında seviyeye göre kendi dilinden Kuran dersi koymalıdır. Şimdi buna başlanırsa sonuç ancak 20 yıl sonra alınabilir. Sonra neden Allah’ı , Peygamberi, Kuran’ı , güzel şeyler yapmayı ve ahret inancını öğretmiyorsunuz ki çocuklarımıza? Din dersleri artık okullarda yük olmuştu. Çünkü orda din falan öğrenilmiyor. Yasak savma gibi olmuş bu. Analar babalar da çocuklarını, kendi pişmanlıklarını örtmek için, Kuran Kurslarına gönderilyorlar. Kuran kursları da denetimsiz, mezheplerin, tarikatların, şeyhlerin, cemaatlerin eline geçmiş durumda ve Kuran’ın Arapçasını öğrenmek Kuran öğrenmek kabul edilmiş. Zararın neresinden dönerseniz kardır, haydi, şimdi bu yıl okullarımıza Kuran, adı Kuran olan dersi koyunuz. Kimse size bir şey demez ve en özgür insan da o zaman yetişir.
Diyanet İşleri, Onun bağlı olduğu Devlet Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı, Milletvekilleri, güç sizde, sorumluluk da sizde..
Ne diyor Allah:
Ne kadar gücünüz varsa, sorumluluğunuz da o kadardır. Bakara 286
Çocuğunuza Kuran’ı ne kadar öğretme gücünüz varsa, sizlerin de sorumluluğunuz o kadardır.
Necmi AKGÜL