AKIL ÇALIŞMIYORSA
Televizyon çalışmıyorsa ne yaparız?
Çalıştırmaya çalışırız.
Akıl çalışmıyorsa ne yapıyoruz?
Çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz ki, birşey yapalım.
Önce aklın çalışıp çalışmadığına bakalım, çalışmıyorsa, çalıştıralım.
Akıllı olmak ne güzel bir şeydir. Aklını güzel kullananlar mutlu olmaya hak kazanırlar her zaman.
Bir de aklını kullanmayanlar vardır. Onlar da acılar, ızdıraplar, sıkıntılar, sinir ve streslerle boğuşup dururlar.
Bunun ne kadar çok örneği var çevremizde.
Sürücü hız sınırına uymalıdır.
Hız sınırına uymak aklı kullanmaktır,
Uymazsa kaza yapabilir.
Bu ise aklı kullanmamaktır.
Kazalar insana maddi kayıplar, sıkıntılar, yaralanmalar, başkasına zarar verme gibi sonuçlar doğurur.
Bir apartmanda oturuyorsunuz.
Gürültü yapmak buralarda başkalarını rahatsız ettiği için yasak.
Bir apartman oturanı gece radyoyu ve televizyonu açarsa ne olur? O zevk alırken, eğlenirken yan taraftaki veya üstteki veya alttaki komşu uyuyamaz rahatsız olur.
Bu durum aklı kullanmak mıdır?
Başkalarının huzurunu bozmak aklı kullanmak değildir.
Ve bu huzuru bozmak kendisinin de bir zaman sonra huzurunu bozacaktır.
Hem kendisi hem de komşuları sinir ve strese girecek, yardımlaşma ve dayanışma bile ortadan kalkacaktır. Zarar gören de zarar vermeye başlayacaktır.
İçki, sigara, kumar gibi alışkanlıklar aklı kullanmamanın ürünüdür.
Dişlerini fırçalamamak, banyo yapmamak, temiz olunması gerekirken kirli ve pasaklı dolaşmak, arabada giderken çöpü sokaklara, caddelere boşaltmak, ormanda piknik yapıp ateşi iyice söndürmemek hep aklı kullanmamanın sonuçlarıdır.
Ve bunları yapanlar şunu bilmeliler ki, bir gün mutlaka bunun sonuçlarını alacaklar ve zararını göreceklerdir. Acılar, yakınmalar, oflayıp puflamalar gelecektir sonunda
Akılsızlık bizleri kullanmadan, biz aklımızı kullanmalıyız.
Akıl, Allah'ın insana verdiği en büyük dosttur.
Akıl iyi ve faydalı olanı anlar, insanı iyi ve faydalıya götürür. Kötü ve zararlı olanı da bilir, insanın kötü ve zararlı olandan uzaklaştırır.
Allah diyor ki:
Aklını kullanmayanların üstüne pislik yağar. Yunus 100
Ayette geçen pislik, acı, sıkıntı, sinirlenme, hastalık, mutsuzluk, gibi insanın hoşlanmayacağı her türlü şey olarak anlamak lazım. Yani aklını kullanmayan bir insan, her türlü olumsuz olaylara ve kazalara mahkum insandır.
Akıl, kendi kendine çalışmaz. Değirmenin susuz veya günümüzde elektriksiz çalışmadığı gibi. Aklı çalıştıracak olan tek bir şey vardır, o da bilgidir.
Bilgisi olmayan akıl pek bir işe yaramaz. Bilgi eksikliğinin tamamlanması insanı direkt olarak okumaya götürür, okullara götürür, eğitime götürür. Ne kadar çok bilgi alırsa akıl, o kadar çok çalışır. Doğru bilgi sahibi olmak ve elde edilen bilgilerin doğru yerde kullanılması gerektir. Yoksa, bilginin ortaya koyduğu gerçekleri bir yana koyup kendi zevklerini tatmine çalışırsa, o insan için felaket kapıya gelmiş demektir.
1000 lira maaş alan biri 1200 lira harcıyorsa, kendini 1000 liraya göre ayarlamıyorsa, bir kaç ay sonra sıkıntı çekecektir. Bu kaçınılmazdır.
Çalışan öğrenci ile çalışmayan öğrenci aynı notu alamaz.
Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Hala düşünmüyor musunuz? Zümer 9
Bunun gibi aklını kullananla kullanmayanlar da asla bir olamazlar. Sokaklara insanların rahatsız olacağı şeyleri atanlarla, bunları kim atmış deyip temizleyenler bir olabilir mi?
Kanunlara uygun olmayan işleri yapanlar ile insanlara zarar verenler de aklını kullanmayanlardır.
Aklını kullanan nesiller yetiştiren insanlar kalkınmışlardır. Onlar, her alanda ileri gitmişlerdir. Bilgiden bilgi üreterek bilimde, teknolojide, el sanatlarında, sanatta, resimde, müzikte ve sporda ileri gitmişlerdir.
Düşünürsek, aklımızı kullanarak önce kendimizi, sonra da çevremizi mutlu ederiz.
Eğitim, insanı düşündürmeli, bilgi vermeli, yanlışı ve doğruyu göstermeli ve aklı kullanmayı, kullanamadığı takdirde mutlu olamayacağını öğretmenli, uygulatmalıdır.
Aklı çalışmayan insan, aklını çalıştıranların kölesi olmaya, başkalarının emri altına girmeye aday yegane insandır.
Necmi AKGÜL