BİLMEDİĞİMİZ ŞEY
İnsan yaratılışı gereği gizli şeylere ve bilmediği şeylere karşı nedense daha bir ilgili olur. Size bir zarf verilse ve bunu falana ulaştır dense, alıp götürür verirsiniz ve aklınıza bir şey gelmez, ama sıkı sıkı tembih edilse sakın bu zarfı açma diye, içinize bir merak düşer, acaba bunun içinde ne var, diye düşünürsünüz.
Hayatımızda bize gizli olan ve bizim bilmediğimiz bir çok şeyle karşılaşırız. Bize cazip gelen ve ilgimizi çeken şeylere karşı harekete geçmekten kaçınmayız. Bu, dibi görünmeyen dereye girmek gibidir. Ne kadar derin olduğunu bilmediğiniz suya girerseniz ve yüzme de bilmiyorsanız o su sizi yutar.
İnsanların bu ilgi ve meraklarından faydalanan bir yığın insan para kazanmaktadır. Bunların başında falcılar, sihirbazlar, üfürükcüler, büyücüler gelmektedir. Çünkü bunlar hem sizin bilmediğiniz şeyleri size acımadan söylerler ve sizi inandırmaya çalışırlar, hem de kendileri söylediklerinin olmayacağını bile bile ve gözünüzün içine baka baka size yalan söylerler. Bu tip insanlardan uzak durmak akıllı her insanın yapacağı en güzel şeydir.
İnsanlar ne olduğunu bilmeden, günah mı sevap mı olduğundan habersiz, dileklerinin yerine gelmesi için ağaçlara bez bağlarlar, türbelere giderler, şeyhlere, şıhlara hocalara giderler. Oysa bilmemenin sonucunda bağladıkları umutlar boştur, hayaller gerçek olmaz, beklentiler hastalık derecesine varır. Bir de ellerini havaya açarlar ve “Allah’ım günahım neydi ki, dileklerimi bana vermiyorsun.” Diye Allah’a isyan ederler.
Oysa bilinmeyen şeylerin ardına düşüp kendini tehlikeye atmak yerine, bilinen şeylerin ardına düşmek daha iyi sonuç verir. Yapacağımız işlerin sonuçları bilinmezlikle doludur. Ama o bilinmezliğin bir kısmını veya tamamına yakınını, yapılan inceleme ve araştırmalarla bilinir hale getirmemiz mümkündür.
Allah : Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur. İsra 36 derken, bizi Yaratan ve bizi en iyi bilen olarak ne kadar özlü ve anlaşılır şekilde uyarmaktadır. Bilmediğimiz şeyin ardına düşmek maceraya atılmaktan başka bir şey değildir.
Günümüzde bilgiye ulaşmak artık çok kolaydır. Her konu hakkında her çeşit bilgiler el altına gelmiştir. Ama her konu hakkında çok bilgi vardır, bu defada bu bilgilerin doğru mu yanlış mı olduğunu ayırt etmek kolay değildir. Her konu hakkında herkesin bilgisi ve görüşü farklıdır. Bilgi dünyası içinde doğru bilgiyi bulmak, akıl ve yetenek istemektedir.
Bilmediğimiz şeyin ardından gitmek, bizi felakate götürebilir. Allah, bilgimiz olmayan şeyin değil ardından gitmeyi, o konu hakkında tartışmamızı bile yasaklamıştır.
İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Ali İmran 66
Unutmayın, Allah diyor ki:
HİÇ BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUR MU? Zümer 9
Hala aklınızı kullanmayacak mısınız? Bakara 44
Bu konuda aklınızı kullanınız. Aklınızı kullanmaz da bilinmeyen şeyin ardından giderseniz, hiç şüpheniz olmasın, sıkıntı, acı, hayal kırıklığı, tehlike, eldekini kaybetme, insanlara güven kaybı, çevrenize karşı rezil olmak gibi bir yığın olumsuzluklara hazır olun.
Çünkü Allah uyarıyor: Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağar. Yunus 100
Bırakın hakkında bilgimiz olmayan şeyin ardından gitmeyi, Allah, hakkında hiç bilgimiz olmayan şeyi düşünüp taşınmadan ve onu önemsiz bir şey sanarak söylememizin günah olduğunu açık ve net olarak kullarına bildirmektedir.
Hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi söylüyor, üstelik bunu önemsiz sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o, çok büyük bir günahtır. Nur 15
Günahların ne olduklarını bilmeden, demek ki, günah işlemekten kurtulamayız. Günahlar da Allah tarafından Kuran’da sayılmıştır. Buradan hareketle bile her mümin Kuran’ı düşüne düşüne, anlaya anlaya okumalıdır.
Hala düşünmüyor musunuz? Yunus 3
Saygılarımla….
Necmi AKGÜL