BİR AYET BİR YORUM
Allah diyor ki:
Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın, bölünüp parçalanmayın. Ali İmran 103
Bu ayet, bu gün ülkemizin geldiği noktayı anlatan Allah sözüdür. Allah sözü olduğu için de üzerinde çok durulmalı, düşünülmeli, bu sözün kapsamına giren bozulup çöküşten yine bu sözün uygulamaya konulması ile kurtulunulacağı daima dikkate alınmalıdır.
Allah'ın ayetine dikkatlice bakıldığında hemen herkes şunu rahatlıkla anlar.Bölünüp parçalanma olmadan tedbirinizi alın. Nasıl olacak bu bu tedbir, Allah'ın ipine, yani Kuran'a sarılarak, Kuran'ı hayata geçirerek olur tabi.
Ne yazık ki, Allah'ın ipine sarılmadık ve bölünüp parçalandık. Bu bir gerçek.
İşin garibi şu ki, bölünüp parçalananların halkası olanlar bunu kabul etmemiş olacaklar ki, herkes kendini haklı görerek öteki halkaya karşı sevgisiz ve ilgisiz olmuşlar.
Millet olarak tarihten gelen bölünmüşlüğümüz vardır. Bunlar çeşitli mezheplerdir.
Kimimiz hanifi mezhebindeniz diye ayrılmışız.
Kimimiz, maliki, şafi, hanbeli mezhebi mensubu olmuşuz.
Bu mezhepler arasında Dini anlama bakımından farklılıklar var,
Sonra Alevi sunni olarak bölünmüşüz.
Bunlar da birbirlerinin doğru bildiklerini yanlış bilmektedirler.
Çeşitli tarikatlarla bölünmüşüz.. Günümüzde Nurcular, süleymancılar, Fethullahcılar olarak
Başka, cemaatlar olarak bölünmüşüz. Osmanağa cemaati, Cübbeli Ahmet cemaati gibi..
Bu bölünenler arasında da bölünmeler vardır.
Bunların hepsinin basın yayın organları, dernekleri, gazeteleri, dergileri, radyoları, hatta televizyonları vardır. Ve bunlar büyük ekonomik güç olmuşlar, maddi varlıkları birbirleri arasında doluşmaktadır. Biri diğerinden, öteki berikinden alışveriş yapmazlar. Hatta bunları ayrı camileri de var, birbirlerinin camilerine gitmezler.
Bu kadar çok bölünmüşlük, niçindir?
Her bölünmenin bir nedeni olduğu gibi, bir de o bölümü yöneten lider kadrosu var. Bu kadro bölünmeyi ayakta tutmak için, devamını sağlamak için, kendi taraftarlarının artması için, daha çok güce sahip olmak için var güçleri ile çalışmaktadırlar.
Bu lider kadro, ne derse o doğrudur. Bu lider kadroya itaat edilir, söylediklerinin dışına çıkılmaz. Bunlar hemen her şeyi bilirler çünkü. Bu teşkilata bağlı olan sıradan insanların düşünmesine gerek yoktur. Onların yerine düşünen ağababaları vardır. Bu lider kadro tesettüre gireceksin dedi mi, o iş bitmiştir. Tesettürün ne anlama geldiğini bilmeden öyle yaparlar.
Lider kadro bir gün der ki, bankaların faizleri haramdır. Faizsiz bankacılık kurduk, paranızı buraya yatıracaksınız, kar ortağı olacaksınız der, o kitle sürü gibi parasını götürür oraya verirler. Ama devletin bankasının verdiği faizden bir kuruş da fazla kar payı vermezler. Ya da orda parası olan biri o bankaya gittiğinde para istese faiz öder, bu ne iş diye sormaz bile.
Bunların çokları Avrupaya gidip çuvallarla parayı cami kapılardan salya sümük, ülke elden gidiyor, sizi haramdan kurtaracağız, paranızı bize verin diyerek saf vatandaştan toplayım, hepimizin gözü önünde yemediler mi? Hepinizin bir çok yakını bu insanlara para kaptırmadı mı?
Bu kurum ve kuruluşları yönetenler, çıkarları için, rahat hayat yaşamak için, ülkeyi daha çok bölüp parçalamak için bunları yaptılar. Peki bu insanlara kananlar, onların emrine girenler, beyinlerini, düşüncelerini onlara teslim eden milyonların hiç suçu yok mu? Önce aklını kiraya verip, sonra malını teslim edip, sonra da ülke parçalanıyor diye kıyametleri koparanlar bunlar değil mi?
Bir tarikatın güdenlerine ve o tarikatın güdülenlerine tek tek sorsan, hepsi elhamdülüllah müslanım demez mi? Der..
Yani hepsinin Allah'ı bir,
Kuran'ı bir,
Peygamberi bir.
Ama böyle paramparçalar işte. Niye?
Demek ki, bir yerde yanlışlar var. Hepsi Kuran'ın da dediği gibi Allah'ın ipine sarılmamışlar. Allah'ın ipi Kuran'ın kendisi, ayetleri, ilkeleri, emirleridir.
Onun için böyle paramparça olmuşlar. Birlik ve bütünlük kaybolmuş, insanlar arası fitne ve fesat tohumları atılmış, biz Kuran'a uyuyoruz, siz uymuyorsunuz tartışmaları başlamış, gücümüz kuvvetimiz zayıflamış ve bu günlere gelmişiz.
Peki bu durumdan bu ülkeyi kim kurtaracak? Kurtarmak için ne yapacak?
Tabi aklı ilk gelen şey Hükümet oluyor. Ne yapacak hükümet ki? Çıkıp başbakan veya cumhurbaşkanı niye böle bölük pörçüksünüz birleşiniz dese birleşirler mi? Hayır.. Bu konuda kimse dinlemez onları. Hepsi derlerki, hepiniz bize gelin, öteki der bana gelin. Böylece yeni bir çatışma ortamı oluşur.
Diyanet İşleri Başkanlığı var, o mu birleştiririz bu dağınıklığı? Hayır, o da yapamaz. Çünki bu parçalanma konusunda o da taraf olmuştur. 80 yıldır birleşmeyi kenara koyalım, taraf olduğu için onun dışında olanlar güçlenmeye, artık Diyanet İşlerine kafa tutmaya başlamışlardır.
O halde bu parçalanmışlığı kim nasıl ortadan kaldıracak. Yoksa bunun bir yolu yok mu?
Elbette var.
Allah yolunu göstermiş: Allah'ın ipine sımsıkı sarılın.
Şimdi bütün mesele bunun nasıl olacağı, kimin yapacağı?
Elbette bunu siyasi iktidarlar yapacak. Kuran'a sımsıkı sarılacak tedbiri alacak. Hiç vakit geçirmeden, hemen önümüzdeki yıldan başlayarak, ilk okulun birinci sınıfına Kuran dersi koyacak. Yeni nesil Kuran'ı türkçesinden sınıflar ilerledikce detaylarına inilerek öğrenecekler. Ve tabi ilerleyen sınıfların birinde detaylar öğretilirken Ali İmran Suresinin 103. ayeti de öğretilecek, bölünüp parçalanma yirmi otuz yıl yeniden birleşmeye bütünleşmeye doğru yönelecektir.
Bu millet bir günde bu hale gelmedi ki, bir günde bu parçalanmışlık yok edilsin. Asırlarca süren bir bölünmüşlüğün sonucu buraya geldik, on yıllar sonra bu eğitim kendini gösterecektir.
İnsanlar Kuran'ı öğrendikce, O'nun bir dua kitabı olmadığını, hayata uygulanacak Allah'ın dini hükümleri olduğunu da öğrenecek, çalmayacak, çırpmayacak, insan haklarını öğrendiği için sokaklarda nara atmayacak, yere sümkürmeyecek, herkes birbirinin hakkına saygılı olacaktır.
Kural Allah tarafından konulmuştur. Bu kural Kuran'ın Arapçasında vardır ama kimse anlamını bilmediği için anlayamamışlardır. Çoğu insan da bilmez zaten. Hiç bir siyasetcinin çıkıp da Allah'ın ipine sarılın ,bölünüp parçalanmayın dediğini duydunuz mu?
Allah, her bozulan şeyin nasıl düzeleceğinin recetesini Kuran'da öğretmiştir. Ama bu gün aydınlarımız bile Allah'ın bizi doğru ilet ayetini anlarlarken, Allah gelip kulağından tutacak ve onu doğru yola götürecek gibi anladıkları için bir yere varılamamıştır. Doğru yola ilet diyen Allah, doğru yolun ne olduğunu kitabında bildirmiştir. Ondan okuyup ona yaptığımız zaman doğru yola iletilmiş oluruz.
Bölünüp parçalanmayın diyor, Her şeyi bilen Allah, insanların paramparça olacaklarını da bilmektedir. Bunu bildiği için de çaresini göstermiştir. Yarın ahirette bize sorulduğunda Allah'ım bölünüp parçalanmayın dediniz ama, yolunu göstermediniz demeyelim diye, yolunu da göstermiştir. İşte o yol : KURAN'I İYİ ANLAYIN, O'NA SARILIN.
Necmi AKGÜL