EY İMAN EDENLER
1. |
yâ eyyuhâ |
: ey |
2. |
ellezîne |
: onlar, ...olanlar |
3. |
âmenû |
: îmân ettiler, âmenû oldular |
4. |
âminû |
: îmân edin |
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır. Nisa 136
Ey iman edenler denilince, anlaşılan şey insanın Allah’a, Peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına, ahret gününe iman eden insanın inandığı anlaşılır. Bu anlamda hepimiz iman etmişiz, hepimiz müslümanız.
İman eden insanlar, imanlarını kimden öğrendiler? Analarından, babalarından, öğretmenlerinden, çevresinden öğrenmişlerdir. İman sahibi insanlara bu ilk öğreticiler demişlerdir ki, Allah vardır, O’na iman edin, Allah’ın peygamberi vardır, melekleri, kitapları vardır. Bunlara inanmazsan Müslüman olamazsın, sonra bir de öldükten sonra dirilmek vardır. Buna da iman edeceksin.
Yani bir çok müslümanın Müslümanlığı, imanı, duyduklarına inanmaktan öteye geçememiştir. Duymuştur, Allah var, Peygamber var, Kuran var, melek var, o da evet var demiş ve inanmıştır. Küçüklüğünden beri duyduğu iman konularına sıkı sıkı sarılmıştır. Ve soranlara ben iman ediyorum, ben Müslümanım, bunu bilen insanlar da demişlerdir ki, evet bu adam veya bu kadın iman sahibidir. Hepsi bu.
Bir çok insanın iman ettiğim dediği şeyler dudaklarından gönüllerine inmemiştir bile. Çevrenize bir bakınız, iman eden bir insan gibi mi davranıyor çoğu insan? İnsanların davranışlarına bakarsak, hiç iman etmiş gibi davranmıyor hatta.
Adam camiye Cuma namazına gidiyor, dışarı çıkıyor, yere, sokağın ortasına iğrenç bir şekilde tükürüyor. Bu insan namaz kılarak imanını ortaya koyarken, yere tükürerek imanının gereği gibi davranmıyor.
Allah’ın varlığına birliğine inanıyor, O’nun yaratıcı olduğuna da inanıyor. Yani ey iman edenler sınıfına girmiş, ama iman ettiği zaman ne yapması gerektiğini bilmiyor, düşünmüyor, yere olanca çirkinliği ile tükürüyor. Oysa yapması gereken şey, tükürmesi gerekiyorsa bile, kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde tükürmeli, ve tükrüğünden kimse rahatsız olmamalıdır.
Ben iman sahibiyim diyen bir insan, mahkemede hiç düşünmeden yalan şahitlik yapıyor, bir hakkın başkasından alınıp bir başkasına verilmesini sağlıyor.
Bir iman sahibi olan insan, devletin bir makamına oturmuş, gariban vatandaş geliyor, işini gördürecek, ondan rüşvet istiyor, işini yapmıyor, zülüm ediyor başka birine.
Bir iman sahibi yolu kazıyor, altından boruyu geçiriyor, çukura iki kürek toprak atıp gidiyor. Bunu bilmeyen bir garip vatandaş o çukura düşüyor. Malı zarar görüyor, canı zarar görüyor
Ben müslümanım diyen bir bayan başına dinin gereği olarak taktığı başörtüsünü en pahalısından alıp takıyor, sonra deniz kenarında, vapurlarda, araba içinde rahatlıkla erkeklerle öpüşüp koklaşıyor.
İman sahibiyim diyor, dünyayı ben düzelteceğim diyerek beline bombayı bağlıyor, kalabalık yerde bombanın pimini çekiyor, kendi de oradaki onlarca, bazen yüzlerce masum insan ölüp gidiyor.
Oturup Allah’tan istemesi gereken şeyleri türbelere giderek dualar ederek o zatlardan istiyor, ağaçlara bez bağlıyor, kurşun döktürüp fal baktırıyor.
Bunların hepsini Allah’ın “ ey iman eden insanlar” hitabına muhatap olan insanlar yapıyor.
Yüce Allah, ey iman edenler, iman edin dediğine göre, bu iman edenlerin yaptıkları davranışları yeterli bulmuyor demektir. Yeniden onlara iman edin diyor. Yani imanınızın gereklerini araştırın, bulun, düşünün, sonra bunları şuurlu ve bilinçli bir şekilde yapın diyor. Allah’a iman eden bir insan, Allah’ı bütün yönleri ile bilmelidir. Hırsızlığın kötü bir şey olduğunu herkes bilir, ama iman edenler, ya da ettiğini sananlar hırsızlık yapıyorlar. İman eden, işte bunu düşünüp çaldığı şeyin, yaptığı işin ne kötü olduğunu anlayacak, Allah’ın bunu ahrette soracağını bilip öğrenecektir.
Ey iman edenlerden olan insan, Kuran öğüttür, bundan sorguya çekileceksiniz emrini bilmek zorundadır. Bu nedenle Kuran’ı okumak zorundadır.
Yani ey iman edenler, iman ediniz emri, düşünün, adil olun, imanınız yaptığınız işte belli olsun, inşaat demirinden çalmayın, çimentoyu tam koyun, ölçüyü ve tartıyı tam yap emirlerini tam olarak yerine getirin, yoksa gerektiği gibi iman etmemiş olursunuz, anlamına geliyor.
İslam toplumlarına bir bakınız, yani bu ayete muhatap olan Müslümanların haline bir bakınız; dünyada, fakiri çok fakir kalmış, zengini zevki sefaya dalmış, sefil, aç, yoksul, gerici yobaz, pis, pasaklı damgasını yemiş, toplum huzurunu bozucu her türlü kötü şeyler bu ülkelerde almış başını gitmiş. Eğer bunlar gerektiği gibi iman etmiş olsalardı, böyle mi olurdu. Bunların hangisi Allah’ın kitabında var da, bu ey iman edenler böyle yapıyorlar. İman ettikleri şeyler, dudaklarında kalmış, gönüllerine inmemiştir.
İnsanların iman ettim deyip de imanı yokmuş gibi hareket edeceğini bilen Allah, işte böyle insanı uyarmakta, ey iman edenler, iman ediniz demektedir.
İmanınızı hayatın her alanına taşıyın, her yaptığınız iş imanınıza uygun olsun, imanım var deyip de imansız gibi davrananların işlerini yapmayın. Neye nasıl inandığını çok iyi öğrenmek zorundadır ey iman edenlere muhatap olanlar.
Adam öldürme diyor da Allah, sen öldürüyorsan,
Temiz ol diyor da Allah, sen hem kendin hem çevren pis ise,
Yetim malı yemeyin diyorsa Allah, sen yiyorsan,
Haram yemeyin diyorsa Allah, sen yediklerinde haram mı helal mi bakmıyorsan,
Çalış diyorsa Allah, sen tembelsen,
Fakire kazandıklarınızdan ve Allah’ın verdiği nimetlerden verin diyorsa Allah, sen yapmıyorsan,
Zinaya yaklaşmayın diyorsa Allah, sen oralı bile olmuyorsan,
Öldükten sonra dirileceksin diyorsa Allah, kemik iken mi yeniden dirileceğiz diyorsan,
Şahitliği iyi yapın, dedikodu etmeyin, kitabımı okuyun, sizi yaptıklarınzdan hesaba çekeceğim, ana-babanıza of bile demeyin, insanları sevin, hayvanları sevin, kimseye zarar vermeyin, faiz yemeyin, bana dua edin, bir gün öleceğinizi unutmayın, kanunlarımı iyi öğrenin, düşünün diyorsa Allah, ve sen bunları yapıyorsan, hatta bunlardan birini yapıyorsan, sen Ey iman edenler iman ediniz emrine muhatapsın.
Son pişmanlık fayda vermez. İman ediyorsun, güzel, ama imanının gerektiği gibi yaşıyor musun, bunu da öğrenmek her insana bir görevdir. Hakiki iman sahibi bir insan, hem bu dünyada, hem de ahrette acı çekmez, zülüm görmez, mutlu ve mesut yaşar.
Yaşamak için her türlü çareye başvuran insan, bir de ben iman sahibiyim diyorsa, aklını kullanıp doğruyu bulacaktır. Allah’ın ey iman edenler, iman ediniz dediğini derin derin düşünmeliyiz.
Ey iman edenler, iman ediniz.
Necmi AKGÜL