HALA DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?
Size ilk dini bilgilerinizi kim verdi?
Anneniz, babanız mı?
Dedeniz, komşunuz, arkadaşınız mı?
Kursa gittiniz de oradaki hocalar mı?
Yoksa Kuran dışında okuduğunuz kitaplar mı? Kim?
Şu an yaşınız, eğitiminiz, durumunuz ne olursa olsun, siz göğsünüzü gere gere ben müslümanım diyorsanız, durumunuzu gözden geçirmeniz gerekmektedir.
Bunu size ben söylemiyorum. Allah diyor:
Onlara, "Allah`ın indirdiğine uyun!" dendiğinde: "Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız. " Derler? Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler? Bakara 170
Demek ki, Müslüman kesin olarak Allah’ın indirdiğine uymakla yükümlüdür. Bu güne kadar sana din diye öğretilenler, Allah’ın indirdiğine uyuyor mu?
Araştırmayacak mısın?
Ya uymuyorsa, ya onların öğrettikleri yanlışsa, ya onlar doğru ve güzele ulaşamamışlarsa, sen de yanlış yolda isen, bu ayet sana sorulduğunda ne diyeceksin ahret günü?
Müslümanım diyorsan, araştıracaksın. Cin suresi ayet 14:
Kim Müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulanlardır.
Yani atalarımızdan veya başka kaynaklardan öğrendiğimiz doğru deyip kenara çekilmek yok, düşünüp bu bilgilerin doğru olduklarını aramak bulmak gibi bir görevimiz var.
Çünkü, din Kuran’dadır. İnsanı yaratan, onun nasıl dünyada ve ahrette mutlu olacağını bilen yalnız Allah’tır. Bunun da yolunu inananlara göstermiştir.
Bu görev Müslüman bir ülkede doğmuş büyümüş olanlar için değil, başka ülkelerde ve anası babası başka dinlere mensup olanlara da verilmiş bir görevdir. Hem Müslüman olanlar, hem de olmayanlar, akılları erince dini inançlarını kaynağından öğrenmek zorundadırlar.
Lafla ben Müslümanım demekle bu olmaz. Ben Müslümanım deyip de çalan, bombayı beline bağlayıp insanları öldüren, adaletten sapmış, kazancını helal haram demeden elde eden insanlar bunları neye göre yapmaktadırlar. Mutlaka ahrette buradaki davranışların hesabı sorulacaktır. Orda bu hesap sorulmadan burada bu hesabı kendi kendimize sormamız gerekmektedir. Yoksa vakit çok geç olacaktır.
Din, yaşama şeklidir.
Bugüne kadar nasıl yaşadınızsa yaşadınız, bu günden sonra bu güne kadar yaşadıklarınızın Kuran’a uygun olup olmadığına bakmalıyız. Varsa eksiklik, yanlışlık, onları düzeltmeliyiz. Ve bir daha yapmamaya çalışmalıyız. İşte bu tevbedir.
Doğruyu arayıp bulmak, her ben Müslümanım diyene Allah tarafından verilmiş bir görevdir.
Önce bütün bildiklerinizi tek tek yazın. Sonra bunları size göre öncelik sırasına koyun. Ve ilk sıradakini başlayın araştırmaya, kaynağınız Kuran olsun. Hem başka bilgiler elde edersiniz, hem de o ilk sıradaki şeyin ne kadar doğru veya yanlış olduğunu öğrenirsiniz. Sonra ikinci sırayı, sonra üçüncü… ve sonuna kadar gidin.
Bunları yapmakla hiçbir şey kaybetmezsiniz. Aksine çok şey kazınırsınız.
Allah diyor ki, Hala düşünmüyor musunuz? Yunus 3
Necmi AKGÜL