HASENAT VE SALİHAT
İyilik, faydalı ve yararlı işler yapmaktır. Bu nedenle iyilik eden insanlar Allah tarafından ve insanlar tarafında sevilip takdir edilenlerdir. İyiliğin artması ve iyi insanların çoğalması sonucunda toplumda kötülük azalacaktır, topluma huzur, barış ve güven gelecektir. Bu ise İslam kelimesinin tam karşılığıdır.
İyi dediğimiz şeyler nelerdir? Allah bunu açık olarak tek tek saymıştır.
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyene ve kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. Bakara 177
Bu ayette yapılan iyiliklerin Allah tarafından kabul edilmesi iman etme şartına bağlanmıştır. Yani Allah’a, ahret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere gönülden, isteyerek iman etmeden yapılan iyiliğin bir kıymeti yoktur.
Ama günümüzde, ya şu adam ne kadar iyi desinler diye yapılan iyilikler vardır. Ne kadar cömert, ne kadar yardımsever, ne kadar doğru bir insan desinler diye düşünerek yapılan iyilikler ve iyi davranışların o kimseye bir faydası yoktur.
İyilik etmek, Allah nazarında çok büyük sevapların kazanılmasına, bir çok günahların silinmesine (Hud 11) neden olmaktadır. Allah iyilik yapanlara ne vereceğini açık ve net olarak bildirmiştir.
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. Enam 160
Dikkat edilirse, aynı ayette, bir kötülük işlendiğinde ise ona ne kadar kötülük yaptı ise o kadar ceza verileceği hükme bağlanmıştır.
İyilikler, İnsanın kendisi için yaptığı bütün şeylerdir. Kuran, buna hasenet demektedir. Dua etmek iyiliktir, yani hasenat, namaz kılmak insanın kendisi içindir, oruç tutmak ve hacca gitmek, zekat vermek de öyle, bunlar iyi şeylerdir, yani hasenatlardır. Yolda kalan birine para verip memleketine göndermek, aç bir insanı doyurmak, fakire, yoksula yardım etmek iyi şeylerdir. Bu iyilikleri yapanlar, her yaptıklarının karşılığında en az bire on sevap alacaklardır. Yani fakire on lira verenler, Allah tarafından karşılığında yüz lira alacaktır. Öteki sayılanlar da bunun gibidir.
Allah, iyilik yapanlara bire on sevap verecektir. Ama öyle bir şey daha var ki, bunu yapanlara çok daha fazlasını, yani cenneti verecektir. Allah’ın cenneti vereceği şey nedir? Bu salihattır.
Salihat, ıslah etmekten gelir. Anlamı bozuk olan bir şeyi düzeltmektir. Kuran, bozulan Mekke halkının ahlakını düzetmek için gelmiştir. Ve Kuran’ın gelişinden sonra yeryüzündeki bütün bozulmuşların nasıl düzeltileceğinin kanunları da bütün insanlara bildirmiştir.
Bozuk şeyler, insan eliyle meydana getirilmiş şeylerdir. Allah’ın yarattığı her şey güzeldir. Hiç birinde kusur, hata, çirkinlik, uyumsuzluk, zarar verici şey yoktur. İnsan devreye girince bu güzelim şeyler bozuluyor ve düzeltilmeye muhtaç hale geliyor. İşte bu düzeltme için yapılan seyin adı salihattır.
İyilik ile salihat, insanlar için çok yapılması arzu edilen şeylerdir. Ama ne iyilik salihattır, ne de salihat iyiliktir. İkisi başka şeylerdir. Örnek vermek gerekirse; namaz kılmak iyiliktir, ama birine namaz kılmasını öğretmek salihattır. Bir insan namaz kılmasını bilmiyorsa orda bir bozulma vardır ve düzeltilmesi gerekir. Fakire para vermek, yardım etmek iyilik, ama fakire nasıl çalışıp para kazanacağını öğretmek salihattır. Söz verip de sözünde durmak iyilik, ama sözünde durmayı birine öğretmek salihattır.
Bir iyiliğe on sevap verilirken, salihat işleyene cennet verilecektir.
Kuran’ı kerimde “ İllelleziyne amenu ve amilussalihati” 60’a yakın yerde geçer. Bizim dilimize de bu “ iman eden ve bozuk olan şeyleri düzeltmek için iş yapanar, çalışanlar” diye çevrilebilir. Bir çok Kuran çeviricileri, bu ifadeye güzel ve yararlı iş yapanlar diye çevirmişlerdir. Güzel ve yararlı işler de zaten bozulmuş olan bir şeyi düzelttiğimiz zaman güzel ve yararlı olur. Burada dikkat edilirse, iyilik edenler gibi, bozuk şeyleri düzeltme işleminin karşılığı da yine iman etme şartına bağlanmıştır. Yani desinler, görsünler, takdir etsinler, alkışlasınlar diye bozuk şeyleri düzeltenler, Allah’ın vaad ettiği cennete ve daha bir çok şeye kavuşamayacaklardır.
Bu ayetler incelendiğinde iman etmek ve bozuk şeyleri düzeltmek Allah’ın bizden ısrarla yapmamızı istediği şeydir.
Toplumda bozuk olan şeyleri imanla düzeltmek ne kadar cenneti kazandırırsa, toplumun huzurunu bozan, çevreye zarar veren, yakıp yıkan davranışlar da insanı o kadar ceza almaya, cehenneme götürecektir.
Kuran’da salihat işleyenlerin, yani bozuk olan şeyleri düzeltmek için çalışanların ve düzeltenlerin ödülleri ayet ayet gösterilmiştir. (ÖZETLE)
1. İman eden ve salihat işleyenlere cennet vardır. Bürüc 11, Araf 42, Hud 23, lokman 8, Sebe 37, Şura 22, Kehf 107 Rum 15 Ankebud 58 Bakara 82,Nisa 57,122,124 Hac 14,23,56, Meryem 60
2. İnsanlar zarardadır, ancak iman eden ve salihat yapanlar zarardan kurtulanlardır. Asr 3
3. İman eden ve salihat işleyenlerden tövbe edenlerin tövbesi kabul edilir. Furkan 71
4. İman eden ve salihat işleyenler, affedilirler ve büyük ödül alacaklardır. Fatır 7
5. İman eden ve salihat işleyenlere kesintisiz ödül vardır. Tin 6 Yunus 4 Hud 11 Fussilet 8
6. İman eden ve salihat işleyenler için Allah sevgi yaratacaktır. Meryem 96
7. İman eden ve salihat işleyenler ne haksızlığa uğramaktan, ne de horlanmaktan korkarlar Ta-ha 112
8. Allah İman eden ve salihat işleyenlere karşı gerçekten çok affedicidir. Ta-ha 82 Sebe 4
9. İman eden ve salihat işleyenler, Allah’ın huzurunda yüksek derecelere kavuşacaklardır. Ta-ha 75
10. İman eden ve salihat işleyenlerin kurtuluşa erme umitleri vardır. Kasas 67
11. İman eden ve salihat işleyenler Allah yaptıkları iş için daha büyük karşılık verecektir. Kasas 80
12. Bozuk olan şeyleri düzeltmeyi Allah, iman edenlere emir vermiştir. Sebe 11
SALİHAT İŞLEYENLER, BOZUK OLAN ŞEYLERİ DÜZELTENLERLE İLGİLİ KURAN’DAKİ AYETLER İNİŞ SIRASINA GÖRE AŞAĞIYA ÇIKARILMIŞTIR.
Asr 3
|
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. |
| Bürûc 11 |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Büyük başarı işte budur.
|
Tîn 6
(Mekkî 28) |
İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır.
|
A’râf 42
(Mekkî 39) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar -ki biz, her benliğe ancak yaratılış kapasitesi ölçüsünde görev yükleriz- ise cennetin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.
|
Furkân 71
(Mekkî 42) |
Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
|
Fâtır 7
(Mekkî 43) |
Küfre sapanlar için şiddetli bir azap vardır. İman edip hayra ve barışa yönelik ameller işleyenlere gelince onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül olacaktır.
|
Fâtır 10
(Mekkî 43) |
Onur ve yücelik isteyen bilsin ki, onur ve yüceliğin tümü Allah'adır. Temiz ve güzel kelime O'na yükselir; hayra ve barışa yönelik amel de o kelimeyi yüceltir. Kötülükleri kuranlara/kötülükleri tuzak yapanlara gelince, onlar için şiddetli bir azap vardır. Ve böylelerinin tuzağı tarumar olur.
|
Meryem 60
(Mekkî 44) |
Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna. Böyleleri cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.
|
Meryem 96
(Mekkî 44) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.
|
Tâ-Hâ 112
(Mekkî 45) |
Mümin olarak hayra ve barışa yönelik iyilikler yapan ise ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip horlanmaktan.
|
Tâ-Hâ 82
(Mekkî 45) |
Ve ben, tövbe eden, inanan, hayra ve barışa yönelik iş yapıp sonra da düzgün bir biçimde yol alan kimseye karşı, gerçekten çok affediciyim, Gaffâr'ım.
|
Tâ-Hâ 75
(Mekkî 45) |
O'nun huzuruna, hayra ve barışa yönelik iyilikler üretmiş bir mümin olarak varana gelince, işte böyleleri için çok yüksek dereceler öngörülmüştür.
|
Kasas 67
(Mekkî 49) |
Ama tövbe eden, inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapan kişinin, kurtuluşa erenlerden olması ümidi vardır.
|
Kasas 80
(Mekkî 49) |
Kendilerine ilim verilmiş olanlar şöyle demişti: "Yazıklar olsun size! İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapan kişi için Allah'ın vereceği karşılık daha üstündür. Ama buna, sadece sabredenler ulaştırılır."
|
Yûnus 4
(Mekkî 51) |
Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır. Yaratılışı başlatır, sonra yarattıklarını varlık alanına ardarda çıkarır ki, iman edip hayra ve barışa yönelik amelleri yerli yerince sergileyenleri ödüllendirsin. Küfre dalanlara gelince, onlar için, nankörlük edip gerçeği örtmeleri yüzünden, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap öngörülmüştür.
|
Hûd 11
(Mekkî 52) |
Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.
|
Hûd 23
(Mekkî 52) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yaparak Rablerine içten bir bağlılıkla boyun eğenlere gelince, onlar cennet halkıdırlar. Sürekli kalacaklardır orada.
|
Lokman 8
(Mekkî 57) |
İman edip hayra ve barışa yönelik fiiller sergileyenlere gelince, onlar için nimetlerle dolu cennetler vardır.
|
Sebe’ 4
(Mekkî 58) |
Ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri ödüllendirsin. İşte bunlar için bir bağışlanma ve kutlu-bereketli bir rızık vardır."
|
Sebe’ 11
(Mekkî 58) |
Geniş ve uzun zırhlar yap! Dokumasında titiz davran! Siz de hayra ve barışa yönelik iş yapın. Kuşkusuz, ben, yaptıklarınızı görüyorum.
|
Sebe’ 37
(Mekkî 58) |
Sizi bize yaklaştırıp, katımızda size yakınlık sağlayacak olan, ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapanlar müstesna. Onlara, yaptıklarının kat kat fazlası ödül vardır. Onlar, seçkin odalarda güven içindedirler.
|
Fussilet 46
(Mekkî 61) |
Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmetmez.
|
Fussilet 8
(Mekkî 61) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için minnet altına sokmayan bir ödül vardır.
|
Fussilet 33
(Mekkî 61) |
Allah'a çağırıp/yakarıp hayra ve barışa yönelik iş yapan ve "Ben, Müslümanlardanım/Allah'a teslim olanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?!
|
Şûrâ 23
(Mekkî 62) |
Allah'ın, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur. De ki: "Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik/güzellik üretirse onun için, o ürettiğine bir güzellik daha ekleriz. Çünkü Allah Gafûr'dur, çok affeder; Şekûr'dur, iyiliğe karşılık verir/teşekkür eder.
|
Şûrâ 22
(Mekkî 62) |
Kazandıkları, tepelerine inerken o zalimlerin korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarsa cennetlerin bahçelerindedir. Rableri katında kendileri için, diledikleri herşey vardır. İşte budur o büyük lütuf.
|
Câsiye 15
(Mekkî 65) |
Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kötülük yapan da kendi aleyhine yapmış olur. Sonunda Rabbinize döndürülürsünüz.
|
Câsiye 21
(Mekkî 65) |
Kötülüklere cesaretle dalanlar sanıyorlar mı ki, biz kendilerini, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla aynı tutacağız. Hayatları ve ölümler onlarla aynı mı olacak?! Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!
|
Câsiye 30
(Mekkî 65) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu: Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur.
|
Kehf 30
(Mekkî 69) |
İman edip hayra ve barışa yönelik ameller sergileyenlere gelince, kuşkusuz ki biz, güzel iş yapanların ödülünü yitirmeyeceğiz.
|
Kehf 88
(Mekkî 69) |
"İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapana gelince, onun için ödül olarak en güzeli var. Ve ona, buyruğumuzdan, kolay olanı söyleyeceğiz."
|
Kehf 107
(Mekkî 69) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onların konuk evleri Firdevs cennetleri olacaktır.
|
Kehf 110
(Mekkî 69) |
De ki: "Ben de sizin gibi bir insanım. Ancak, tanrınızın bir tek tanrı olduğu bana vahyediliyor. O halde, Rabbine kavuşmayı uman, hayra ve barışa yönelik iş yapsın ve Rabbine ibadette hiç kimseyi O'na ortak koşmasın!"
|
Nahl 97
(Mekkî 70) |
Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa, onu tertemiz bir hayatla yaşatırız. Ve böylelerinin ücretlerini, işleyip ürettiklerinin en güzelleriyle karşılarız.
|
Enbiyâ 94
(Mekkî 73) |
Kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işlerden bir şey yaparsa, onun gayretine nankörlük edilmez. Biz böylesi lehine kâtiplik ederiz.
|
İnşikâk 25
(Mekkî 83) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
|
Rûm 45
(Mekkî 84) |
Çünkü Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, öz lütfundan ödüllendirecektir. O, nankörlükleri sevmez.
|
Rûm 15
(Mekkî 84) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar bir bahçe içinde mutlu kılınırlar.
|
Ankebût 58
(Mekkî 85) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetin görkemli odalarına yerleştireceğiz. Sürekli kalacaklardır orada. Ne güzeldir iş yapıp değer üretenlerin ödülü!
|
Bakara 82
(Medenî 87) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ise cennetin dostudurlar. Onlar da onun içinde sürekli kalacaklardır.
|
Âl-i İmrân 114
(Medenî 89) |
Allah'a ve âhiret gününe inanırlar, iyilik ve güzelliği belirlenmiş olana özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenmiş olandan sakındırırlar. Hayır işlerde yarışırcasına koşarlar. İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.
|
Âl-i İmrân 57
(Medenî 89) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Allah onlara ödüllerini tam olarak verecektir. Allah zalimleri sevmez.
|
Nisâ 173
(Medenî 92) |
Bunun ardından da inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanların ödüllerini tam verecek ve lütfundan onlara fazlalıklar da bağışlayacaktır. Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara gelince, onlara korkunç bir azapla azap edecektir. Böyleleri, kendileri için Allah'tan başka ne bir dost bulacaklardır ne de bir yardımcı.
|
Nisâ 57
(Medenî 92) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Hep orada kalacaklardır.Orada kendileri için tertemiz eşler de olacaktır. Ve onları, en güzel biçimde serinleten bir gölgeye kavuşturacağız.
|
Nisâ 122
(Medenî 92) |
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız.Uzun süre kalacaklardır orada. Allah'ın şaşmaz vaadidir bu. Söz söyleme bakımından Allah'tan daha doğru ve tutarlı kim olabilir?
|
Nisâ 124
(Medenî 92) |
Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır.
|
Ra’d 23
(Mekkî 96) |
Adn cennetleri bunlar içindir. Atalarından, eşlerinden, zürriyetlerinden hayra ve barışa hizmet etmiş olanlarla birlikte girerler oraya. Meleklerse her kapıdan yanlarına sokulurlar.
|
Beyyine 7
(Medenî 100) |
İman edip hayra ve barışa yönelik fiiller sergileyenlere gelince, işte onlardır yaratılmışların en hayırlısı.
|
Nûr 55
(Medenî 102) |
Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza şu vaatte bulunmuştur: Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak. Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak. Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Bundan sonra nankörlük edenlerse, yoldan sapanların ta kendileridir.
|
Hac 50
(Medenî 103) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
|
Hac 23
(Medenî 103) |
Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Orada, altından bilezikler ve inciyle süsleneceklerdir. Ve orada giysileri ipektir.
|
Hac 56
(Medenî 103) |
O gün mülk ve yönetim Allah'ındır. Aralarında O, hüküm verecektir. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.
|
Hac 14
(Medenî 103) |
Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah, dilediğini yapar.
|
Mâide 9
(Medenî 112) |
Allah, inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlara vaatte bulunmuştur: Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
|
Mâide 69
(Medenî 112) |
Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve âhiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.
|
Mâide 93
(Medenî 112) |
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara; bundan böyle korunup iman ederek iyi işler yaptıkları, sonra takvaya sarılıp imanda kemale erdikleri, sonra bir mertebe daha korunup güzellikler sergiledikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever.
|
| |
|
|