İNANAN KÖTÜ OLAMAZ
İman etmek, kötü davranışları yok edip eritmelidir.
Bir insan, namaz kılıyor, oruç tutuyor, zekat veriyor ahirete inanıyorsa, dili zehir gibi acı değil tatlı olmalı, yalan değil doğru konuşmalı, ona buna söz taşımamalı, kötülük değil iyilik yapmalıdır.
Hem iman ettim deyip hem de olumsuz,kendine topluma zarar veren davranışlarda bulunmak imanlı bir insanın yapacağı şey değildir.
İnanan insan, huzur bozan değil, barış sağlayandır. İnanan, kendini yaratan Allah'ı iyi bilendir. İnanan, kötü şeyleri açık da gizli de yapmayandır. İnanan, ölünce dirilecek, bu dünyada yaptıklarından sorumlu tutulacak olandır. İnanan, hem kendine hem başkalarına zarar vermeyendir.
Eğer bir insan Allah'a inanıyor, iman ediyor, yine de kötülük ediyorsa yaptığı ibadeti ya inanarak yapmıyordur, ya da iman ettiği konular hakkında yeterli bilgisi yoktur. Yani ben ibadetimi eder, iman da ederim ama, yine de arzu ve isteklerimi tatmin için bu kötülükleri yaparım, bunun bir zararı yoktur diye düşünüyorsa, büyük bir aldanış içindedir.
Allah diyor ki:
Sana indirilen bu Kuran’ı başka insanlara ilet.
Namazında dikkatli ve devamlı ol.
Çünkü namaz insanı çirkin işlerden ve akla aykırı her türlü şeylerden korur. Ankebud 45
Bu ayete göre insan, Kuran’ı okuyacak, Allah, neleri kötü saymış, neler akla aykırı, yani neleri yaparsa günah işler, neleri yaparsa sevap işler, öğrenecek.
Namazını dikkatli kılacak, yani Allah’ın karşısında olduğunu,Allah’ı görmüyorsa da Allah’ın namaz kılanı gördüğünü ve okuduğu duaların anlamlarını bilecek. Namaz kılarken aklı dağlarda, ovalarda, alacakta verecekte olmayacak, sadece yaratanını düşünecek, öyle kılacak namazı. Namaz kılmak eğilip kalkmak değildir, namaz kılmak başkalarına gösteriş yapmak değildir, namaz kılmak yasak savmak değildir. Namaz kılmak Allah’ı anmaktır, O’nu düşünmektir.
Ve namazı devamlı kılacaktır. Yani sürekli olarak insan Allah’ı anacak, kendini Yaratan’a karşı saygılı olacak, (bkz. Kuran'da Namaz) emirlerini yerine getirecektir. Çünkü namaz kılmanın tek şartı vardır, Allah’ı anmak. Allah diyor ki, Beni anmak için namaz kıl. Taha 14
Allah’a imanı tam olan, bu dünyanın sınav yeri olduğunu, yaptığımız, yapmamız gerektiği halde yapmadığımız şeyler hakkında ahrette sınava tabi tutulacağımızı bilen bir insan, hem namaz kılıp, hem de insanları dili ile acıtır mı?
Başkalarının hakkını yer mi?
Hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık eder mi?
Emanete ihanet eder mi?
İnsan öldürür, akılsız davranışlarda bulunur mu?
Toplumun huzur ve güvenini bozar mı?
Anasına babasına öf der mi, çocuklarını haram lokma ile besler mi?
Tembel tembel oturur mu, çalışmaz mı?
Eğer bir insan namaz kılıyor da, bunları da yapıyorsa, kalbine dönüp bir bakmalı, kıldığı namaz konusunda yeniden araştırma yapmalı, niçin namaz kıldığını iyice öğrenmelidir.
Siz ey imana ermiş olanlar!... sabır, huşu içinde hedefinizle bütünleşerek, sabır ve sükûnet hazinesi olan- namaz ile yardım arayın.Bakara 153
Namaz huşu içinde kılınırsa bu namaz insanı kötülüklerden korur.
Yüce Allah diyor ki, Maun suresinde, vay o namaz kılanlara ki, namazlarından gaflet içindedirler.
Müslüman doğruyu araştırıp bulandır. (cin 14) Akıllı bir mümin de her şeyde olduğu gibi doğruyu araştırıp bulmakla görevlidir. Yarın ahrette ben bilmiyordum mezareti mümini kurtarmayacaktır. O zaman denilecek ki, araştıracaktın, bulacaktın, namazı niçin kıldığını iyi öğrenecektin, denilecektir.
Oruç tutmak, hacca gitmek, zekat vermek, yardımlaşmak, çalışmak, iyilik etmek, toplumda kötü giden şeyi ortadan kaldırıp islah etmek gibi ibadetler de bunun gibidir. Bunlar yapılırken daima Allah’ın rızası aranmalıdır. Ona buna gösteriş için yapılan davranışlarda insanların kazancı yoktur. Her davranışımız kontrol altındadır ve kayıt altına alınmaktadır. Yarın önümüze konacaktır. Allah her şeyi bilir, çünkü o bize şah damarımızdan daha yakındır. (kaf 16) Ameller niyetlere göredir diyor bir hadislerinde Peygamberimiz Hz. Muhammed.
Namaz kılmak veya Allah’a ibadet etmek çocuklarımıza ve gençlerimize, hakkı arayan ve sadece Kuran’ı insanlara öğretmek isteyen kişiler ve kurumlar tarafından öğretilmiyor ne yazık ki. Namaz kılmak veya diğer ibadetler şekil olarak öğretiliyor. İçi, özü kavratılmıyor. Öyle insanlar var ki, hem ben müslümanım diyor, hem de namazdan haberi yok, hem de namaz kılmayı bir yana koyun, kılmasını da bilmiyor. Bir çok namaz kılanlar da, niçin kıldıklarını bilmiyorlar. Sorun çevrenizdeki insanlara, niçin namaz kılıyorsun diye, verecekleri cevap şudur: Allah’ın emri olduğu için... Bu cevap doğru ama ne yazık ki eksik. Namaz kılmamızı Allah kendini anmamız için istemektedir. Allah’ı sürekli anmak, ona gönülden, yürekten özden bağlanmaktır. Allah'ı anmak, O'nun emirleri söz konusu olduğu zaman, bu Allah'ın istediği şeydir, bu da istemediği şey deyip, yapmak veya yapmamaktır. Allah'ı anmak, kalbin haberi olmadan dil ile O'nu tekrar etmek değildir. Allah'ım derken kalbin titremesidir.
Namaz nasıl kılınır, Kuran nasıl okunur, başarı nasıl elde edilir, bu konuları çok iyi bilen eğiticiler tarafından insanlara öğretilmelidir. Bu konular Tarikatların, mezheplerin, şeyhlerin, şıhların, cemaat erbablarının söyledikleri gibi değil. Eğer bunlar doğru olsalardı, aralarında hiçbir fark olmazdı. Allah bölünüp parçalanmayın diyor ( Ali İmran 103 ) biz bölünüp parçalanmışız.
Kuran diyor ki:
“Ey insan! Bu Kur’an’ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik, bütün insanlığın mutlu bir hayat yaşaması ve yalnızca Allah’tan korkan herkese bir öğüt, bir uyarı olsun diye indirdik.” Taha 1-3
Ben diyor Kuran, insanları mutsuz etmek için indirilmedim, mutlu etmek için indirildim. Allah için söyleyin, Müslüman toplumlar mutlu mu? Dünyanın en kalkınmış, en mutlu insanları islam ülkeleri mi? Her Müslüman ülkede en büyük rezillikler yaşanmıyor mu? Arabistan dolarlarla top oynarken, şaşalı uçaklarla dünyayı dolaşırken, kralları bu devirde 30 kadınla evlenip saltanat sürerlerken, hemen Kızıl Denizin karşısındaki Müslümanlar acından ölmüyorlar mı?
Kuran ineli 1400 yıldan fazla olmadı mı? Neden dünyanın en geri kalmış ülkeleri, Müslüman ülkelerdir. Neden çalışmak en büyük ibadet iken,bize siz hu hu çekin, post üstüne oturun Allah Allah deyin, Allah size verir, demişler. Çareyi türbelerde, ağaçlara bez bağlamakta arayın demişler. Çalışkan olması gereken Müslüman, tembel olmuş, beynini uyuşturulmuş. Koyun gibi güdülmüş, hala da güdülmeye devam ediliyoruz.
Neden, cevabını bilen var mı? Bunlara cevap vermesi gerekenler dünyalık peşinde, çocuklarının yetmiş yıllık nafakasını depolama peşindeler.
Barış, huzur ve güven anlamını taşıyan islam kelimesi, nasıl olmuş da barışı bozan, huzuru yok eden, güven vermeyen bir kelime olarak dünyada anlaşılır olmuş? Bunları sizi mutsuz etmek için değil, mutlu etmek için indirildim diyen bir kitabın inananları olarak, nasıl bu hale gelmişiz? Anlayan, dinleyen, bilen var mı?
Allah bir, Peygamber bir, Kuran bir…. Şu bölünmüşlüğe bakın… Şu rezilliğe bakın..
Bunun bir tek nedeni var, devlet bu dini, çocuklarımıza kaynağından öğretmemiştir. Hiç beklemeden karar alınmalı ve gelecek yıl ilk okul birinci sınıfa Kuran dersi konmalıdır. Bu ülkenin birlik ve beraberliği ancak birkaç on yıl sonra sağlanmış olacaktır. Yoksa iç ve dış din düşmanları bizi yiyip yutacaklardır.
Allah " inanıyorsanız üstün olan sizsiniz", diyor. Ali İmran 139
Eğer inanmışsak millet olarak gerçekten, üstün olmamız gerekiyor. Üstün müyüz? Kalkındık mı? Ülkemizin hiç sorunu yok mu? İnsanlarımız huzur ve güven içinde midirler? Pahalılık, işsizlik, adam kayırmacılık, helal haram demeden mal mülk edinmeler olmuyor mu bu ülkede?
Demek ki, tam inanmamışız. Demek ki Kuran’ı başımıza taç etmişiz ama, içini açıp bakmamışız. Bilenle bilmeyen bir olmuş okullarımızda. Hak edende hak etmeyen de aynı kefeye konur olmuştur. Kuran’ı hayatımızın dışında tutmuşuz. Furkan 30
Görünüşte hepimiz inanıyoruz, hepimiz namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz, görünüşte Kuran’a uyuyoruz, ona bağlıyız. Ama kaçımız gerektiği gibi bunları yapıyoruz? Kaçımız bu işlerin bilincinde. Müslümanım deyip de kelimeyi şahadetin ne anlama geldiğini bilmeyen bir insanın Müslümanlığından ne umulur ki? Kim bunun sorumlusu? Ey Diyanet İşleri Başkanlığı sen ne yapıyorsun? Nerdesin, işin ne senin? Cehalet ortalıkta cirit atarken, sen bunların hesabını nasıl vereceksin? Bilmiyor musun ki, herkes gücü oranında sorumludur. Bunlardan sorumlu değil misin? Diyanet İşlerine Bakan Prf. Bakanlarımız, ya siz nerdesiniz? Uyanın artık ya. Peki ya sen neredesin Başbakan, Cumhurbaşkanı? Bunlardan haberimiz yok mu? Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz.
Bırakın artık çekişmeyi, haydi hep bir araya gelin, toplanın, iktidar muhalefet, bu işten anlayan herkes ve okullarımızın birinci sınıflarına Kuran dersi koyun. Bir iyilik edin şu ülkeye ki, dünya yaşadıkca bundan pay alınız.
İnsanlar namazı da bilinçli kılsınlar, Kuran’ı da anlayarak, kaynağından okuyup öğrensinler, inanan ve iman eden kişiler yetişsin ki, insanımız üstün olsun, ülkemiz üstün olsun, dünyada dinimiz üstün olsun. Öteki milletlerin insanları da bize gıpta etsinler ve islama dönmek için sıraya girsinler, dünya barışı sağlansın..
İnşallah bu hayallerim bir gün gerçek olur..
Necmi AKGÜL