KARANLIKTAKİ ADAMLAR
Koca koca adamlar, takım elbiseli, boyunlarında kravat, ayakkabıları pahalı, sanki görünüşleri ile yürüyüşleri ile ve konuşmaları ile onlardan büyük kimse yok.
Yanına yaklaşsan sorsan bir şey, şöyle yan bakarlar insana, küçümser bir ifade ile ya buyur derler, ya da kertenkele gibi kellelerini kekerler "ne diyon" anlamında.
Büroları vardır bunların, gitsen, bir şey diyecek olsan, bakmazlar yüzüne, konuşurlarsa da lütfen konuşurlar. İnsanın canını sıkarlar.
Bir yerlerde konuşurlarken, hep ünlüleri alırlar ağzına, bakandan, validen, genel müdürden dem vururlar. Ha o mu, o bizim vali ya. Hallederiz derler.
Bunlar büyük adamlar işte..
Ceplerinde paralar boldur. Belki dün fakirdiler, bu gün para içinde yüzerler. Tatile mi gidecekler, telefonla ya da bağıra bağıra Venedikten, Kanarya adalarından söz ederler.
Bir yere gidecekleri zaman ya mersedese binerler, ya uçaklara, ya da bir dostlarının uçaklarını kullanırlar.
Gittikleri yerde hep kral dairesinde kalırlar. Garsona verdikleri bahşişle bir asgari ücretli bir ay yaşar. Ama onlar için önemli değil ki, büyük adamlar bunlar.
Bir binaya mı girdiler, ayaklarının altına çaktırdıkları nallarla, şak şak herkes duyar seslerini. Telefonları ağzındadır, "yav kardeşim bakan yoksa müstaşara selamımla git, o da adamımız." derler.
Şöyle yüzüne bakarsın itici gelir sana. Korkudan yaklaşamazsın yanına. İşini yapacak, seni adam yerine koymazlar. Sesleri bağırır gibi çıkar, daima her şeyi ben yaparım havasındadırlar
Bunlar büyük adamlar işte..
Ekonomiyi bunlar bilir, siyasetin piridirler, ticareti anlarlar, bankacılık, dövüz işlerinde ustadırlar, iklimden, topraktan, uzaydan anlarlar. Herkese akılı bunlar verir.
Kalabalık arasına karışırlar, söz verirler. Öyle atarlar ki, mangalda kül kalmaz. Verdikleri sözleri tutmazlar, umutla bekler söz alanlar.
Dedim ya bunlar büyük adamlar.
Evlerine gece gelirler, sabah geç kalkarlar, akşamları klüplerde, yemeklerde geçirirler. Komşularına "Selim bey nasılsınız?" derler sırıtarak. Apartmana girerken sanki yer sallanır.
Biri yardım istese kovarlar, ya da görmezden gelirler. Gülüşleri sahte,bakışları sahte, elbiseleri sahte, sözleri sahtedir oysa.
Bulundukları yerde pervasızca konuşurlar, gören duyan bir şey sanır. Oysa içleri koftur. Sevgiden saygıdan eser yoktur onlarda. Varsa yoksa havaları olsun, cepleri paralar görsün, havadan para kazansınlar.
Büyük adamlar işte onlar..
Görenler onları mutlu sanırlar. Hiç dertleri yoktur sanki. Dünya batsa umurlarında değildir. Ne de olsa yurt dışına da para yatırmışlardır. Kanunların açıklarını onlar bilir.
Ev yaparlar onlar ilk sallanmada yıkılır, yol yaparlar onlar bir kaç ayda delik deşik olur, ihalelerde nasıl hile edilir bunu çok iyi bilirler.
Dürüst ve çalışkan, ilim irfan sahibi, kendini memlekete adamışların olmadığı yerde bunlar vardır. Siyasiler bunları başlarına taç ederler. Çünki bunlar büyük çok büyük adamlardır.
Başbakan olsa bunlar, bir günde anarşiyi bitirlirer, ekonomiyi düzeltirler, müdürleri değiştirirler, kimseye rüşvet yedirmezler, asarlar keserler.
Çünkü bunlar büyük adamlar
Hayır, bunlar aydınlıkta görünen karanlık adamlardır.
Bunlar büyük görünen küçük adamlardır.
İnsan insandır, onu büyük yapan şey kendisi değil çevresinin öyle görmesidir. Büyük adam Hak'ka,halka hizmet eden adamdır.
Ey ben büyük adamım diyen küçükler, unutmayın ki, karanlıkta aydınlık olmaz, olsaydı oraya karanlık denmezdi.
Necmi AKGÜL