Anasayfa
   Amaç
   Site Yöneticisi
   İletişim

Kuran'a Göre Ölüm
Allah Bakınız Diyor
Müslüman mısınız
Kuran'ın Kuranda Adları
Hidayete Ermek
Oruca Tutulmak
Örnek Bir Kadın
Bölünüp Parçalanmayın
Ah Şu İmamlar
Allah Bir Gün Soracak
Kuran'a Göre Hayat
Rabbin Gözetleyendir
Haram Ayetleri
Kuran Niçin İndirilmiştir
Kuran Herşeyi Açıklamıştır
Ahiret Gününe İman
Akıl Çalışmıyorsa
Akıllı İnsan Araştırır
Aklı Olan Anlar
Allah'ı Bilmek
Allah'a İman
Allah'a Kul Olmak
Allah'ın Yardımı
Anayasanın Anayasası
Başımıza Gelenler
Bazilarina Göre Din
Benim Kalbim Temiz Mi?
Bilenle Bilmeyen Bir Olur mu?
Bilmediğimiz Şey
Bir Ayet Bir Yorum
Dünya Müslümanı
Bir Dua ve Sonucu
Bozgunculuk
Bunlara Sakın İnanmayın
Çaresizseniz Çaresizsiniz
Cennetlikler Cehennemlikler
Din Diye Bildiklerimiz
Din İçi Mi Din Dışı Mı?
Dizi Filmler
Doğru Yol
Eğer Bilmiyorsak
Eğitim Allah'ın Emridir
Egitimin Amaçları
Enson Varış Rabbine
Ey İman Edenler
Ezani Dinler Misiniz?
Hala Düşünmüyor Musunuz
Hasanat Ve Salihat
Her Şeyin Ortası
İnanan Kötü Olamaz
İniş Sırasına Göre Dua
İnsanın Özüne Bakış
İnsan ve Eğitimi
İslamda Kurban
İşte O Adamlar
İyi ve Kötü
İyilikle Kötülük
Kadın
Kalbimize Bakalım
Karanliktasi Adamlar
Kendinizi Koruyormusunuz?
Cennetlikler
Kötülüklerin Kaynaği
Kuran Abdestsiz Tuturmu
Kuran Çevirisi
Kuran ile Öğüt Ver
Kuran Kursları
Kuranda Kuran
Kuranda Olmayan Şeyler
Ölümden Sonra Hayat
Kuranda Hz.Muhammet
Kuran'i Dinleyin
Miraç olayı
Modern Kadın
Münafık mısınız?
Müslüman Nasıl Olmalı
Nankör
Nasıl Davranmalıyız
Nerdesin
Okudun mu?
Okullara Kuran Dersi
Rüşvet
Sabır
Saçma Sapan İnanışlar
Sapık İlişkiler
Sevap
Sevmek
Seytana Uymak
Siz Ne Düşünüyorsunuz
Sonsuza Kadar
Sorguya Çekilmek
Sorunların Kaynagi
Sözünde Durmak
Taraf Olmak
Terör
Ya Bildiklerimiz Yanlışsa
Yalanın Gözyaşları

 

          (Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler. YUNUS SURESİ 92.AYET

 

KURAN’A GÖRE ÖLÜM ANI

İnsan,  alemlerin Rabbi Allah için vardır. Hayatımız da O’nun için, ölümümüz de, dualarımız da onun içindir. O, bizi yaratmasa biz zaten var olmayacaktık. O halde Yaratanımıza tabi olmamız, O’nun emirlerine uymamız, O’nu anmamız hepsi  Allah içindir.

De ki: Şüphesiz benim salatım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir. Enam 162

Bizi yaratan Allah, yaşamamız için bize geniş imkanlar vermiştir. Kullandığmız hiçbir şey bizim değildir aslında. Bunlar bize ölünceye kadar verilmiştir, bakalım ki kıymetini biliyor muyuz? Allah için kullanabiliyor muyuz? Neler yapıyoruz bize verilen akılla, gözümüzle, elimizle, ayağımızla, aklımızla..  Yaratanımızı tanıyor muyuz? Bütün bunlar verilmiştir ki, ahrette sorulmak için. Ona göre ebedi kurtuluşa kavuşacağımıza  veya kavuşamayacağımıza bu imtihan sonucu karar verilecektir.

Bizi Allah’ımız, nasıl yarattı ise, yaşattı ise,  yine bir gün bu hayat sona erecektir.

Her canlı ölümü tadacaktır. Ali İmran 185, Ankebud 57

Allah, böyle diyor. O, ne diyorsa doğrudur. Biz müminler Kuran’a kesinlikle iman ederiz. Allah, öyle diyorsa, yani öleceksiniz bir gün diye, öleceğiz.

Yeryüzünde 200 yaşında insan yoktur. Dünyaya gelen her insan bir gün ölüp gitmiştir. Eğer bu olmasa idi, yani her canlı ölümü tatmasaydı, 200, 250 yaşında da insanlar olurdu. Ama yok. Bir gün siz de kesinlikle ölüp gideceksiniz.

Ölüm, bir gün kesin olarak kapımızı çalacağına göre, ona karşı hazırlıklı olmalı insan. Çünkü, ölüm nerde, ne zaman, nasıl gelecek bilmiyoruz. Bunu kimse bu güne kadar bilememiş, bundan sonra da bilinmez zaten. O halde ölüme yarın, ya da az sonra ölecekmişiz gibi hazır olmalı inanan.

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.Lokman 34

Ve insan nerede olursa olsun, ölüm gelir bizi bulur. Bundan da asla kurtuluş yoktur.

Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Nisa 78

Allah, ölümü niçin yaratmıştır? İnsanlar niye ölürler? Hatta  kimi çocuk yaşta, genç yaşta, yaşlılık halinde, kazada, hastalıkta, savaşta, düşerek, boğularak bu dünyadan göçüp gitmek nedendir? Yüce Allah, bunu şu ayeti ile açıklamıştır.

O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
Mülk 2

Yaratılan insan bir süre yaşayacak, bu yaşama kısa veya uzun fark etmez, nasıl davranacağımızı sınamak için ölüm yaratılmıştır. Zaten hayat da bunun içindir. Allah, hiçbir şeyi sebepsiz yaratmamıştır. Yaratılan her şeyin bir nedeni, bir işe yararlığı vardır.   Demek ki, ölümün yaratılmasının nedeni de ne yapacağımızı Allah’ın görmesi içindir.

Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. Mü’minun Suresi, 15

Ölüm bir gün kapımızı çalacağına göre, inanan bir insanın ne yapması gerektiği aşağıdaki ayette açıkca belirtilmiştir. Bu ayete göre mümin, Allah’a Müslüman olarak canının alınması için dua etmeli, böyle ölmenin de gereğini yerine getirmelidir.

“Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.” A’raf Suresi, 126

Bazı insanlar vardır, onlar derler ki, “Ya şimdi gençliğimi, çılgın hayatımı yaşayım, dünyanın ne kadar zevki varsa tadayım, sonra yaşlanınca tevbe ederim günahlarımdan.” diye düşünüyorlardır. Böyleleri için bakınız Allah ne diyor:

Tevbe; kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: “Ben şimdi gerçekten tevbe ettim” diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır. (Nisa Suresi, 18)

Öleceğini anlayan insanın tevbesinin kabul edilmeyeceğini bildiren Allah, böyle olanlara acıklı azap hazırladığını da  açıkca söylemektedir ki, kullarım bu durumdan kaçınsınlar diye.

Yaratan Allah, yaşatan Allah, vakti gelince canımızı olacak olan da Allah. Buna kimse bir şey diyemez. Öleceğimiz muhakkak olduğuna göre acaba ölüm anı nasıl gerçekleşmektedir. İnsanlar bunu hep merak etmişlerdir. Bunun nasıl olduğunu da Kuran’da, her şeyi açıkladığı gibi, açıklamıştır.

Ve O [Allah], kulları üzerinde Kahir’dir [hükümranlığı sürdürür] ve O, sizin üzerinize koruyucular gönderir. Sonra da sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksik-fazla yapmadan, onu vefat ettirirler. Enam 61

Allah, o nefisleri ölmeleri sırasında vefat ettirir. Ölmeyenleri de uyuduklarında; artık haklarında ölüm gerçekleştirdiklerini alıkoyar, diğerlerini de adı konmuş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için nice ayetler vardır. Zümer 42

De ki: “size görevlendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirecek, sonra da  Rabbinize döndürüleceksiniz.” Secde 11

Bu üç ayete dikkatlice bakıldığına, insanın önce  vefat ettirildiği, sonra da canının alındığı anlaşılmaktadır. Yani yaşamak ile ölmek arasında vefat denilen bir durum daha yaşanmaktadır. Zümer 42’de “Allah, o nefisleri ölmeleri sırasında vefat ettirir.” Diyerek bu durumu net bir şekilde açıklamıştır. Aynı ifade değişik şekilde Enam 61 ile Secde 11 de yer almışdır.

Bir benzetme yapmak gerekirse, vefat uyku hali, ölüm ise uykuya dalıp uyanmamak halidir.

Vefat, insanın artık bu dünyaya dönemeyeceği halin adıdır. O an bileceği şeyleri bilecek, sonra ölecektir.

İnsan, ölmeden önce vefat ettiriliyor, sonra ölüyor.

Peki,  bu niye böyle? Çünkü vefat anında insanın ölmeden önce bileceği şeyler vardır. Onları bilmeden Allah insanın ölmesini istememiştir.

Vefat anında nelerin olduğunu bilmemizi Allah istemiştir. Çünkü o anda yaşanan şeyleri bilirsek, kendimizi düzeltir, öğüt alabiliriz.

Yine ayetlerden anlaşılmaktadır ki, insan ölmeden önce Allah için nasıl biri olduğunu açık olarak bilerek ölecektir. Bu nedenle kafirin ölümü ile müminin ölümü farklı tarif edilmiştir. Önce kafir, yalanlayan, şirk koşan, Kuran’ı inkar, ahrete inanmayanlar, ölüm öncesini, yani vefat anını nasıl yaşayacaklar, neler görecekler ona bakalım:

Melekler vefat anında, yani ölmeden önce yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alacaktır.
Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak? İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı.
Muhammed Suresi, 27-28

O anda melekler canı alacakları zalimlere diyecekler ki, YAKICI AZABI TADIN.

Allah’ın yönetim güçleri ve haber almamızı sağlayan kanunları (melekler) yalanlayıp sırt çeviren bu zalimlere geldiğinde Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak “Tadın bakalım kızgın ateşin azabını- diye onları vefat ettirirken bir görseydin.” İşte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz şeyler sebebiyledir. Ve şüphesiz Allah, kullara hiçbir şekilde zulmeden biri değildir. Enfal 50, 51

Canları en derinden sökülerek çıkarılacaktır.

Canı en derinden sökülerek çıkarılanlar..  Naziyat 1

Sonra canları çıka çıka boğazına gelecek.
Hele can boğaza gelip dayandığında,
Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz,
Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.
Vakıa Suresi, 83-85

Ve artık son darbe vurulacak ve o zalim geriye dönüşün olmadığını anlayacak ve canını teslim edecektir.

Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman, "Son müdahaleyi yapacak kim" denir.
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
Kıyamet Suresi, 26-28

Zalimlerin, vefat anında akılları başlarındadır. Artık gerçeği tüm çıplaklığı ile görmüşlerdir. Ve az önce inkar ettikleri, ömürleri boyu da kabul etmedikleri Allah’ı, kanunlarını ve ayetlerinin gerçekliğini görüp kabul etmişler ve “BİZ, HİÇ BİR KÖTÜLÜK YAPMIYORDUK.” Diyerek itiraz etmeye başlarlar ama Allah, her şeyi bildiğini söyleyerek o itirazı reddeder.

(O kâfirler) Kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, vefat ettirdikleri kimselerdir. Artık teslimiyeti bırakırlar: "Biz, hiç bir kötülükten yapmıyorduk." Bilakis, Şüphesiz Allah sizin yapmakta olduklarınızı çok iyi bilendir. Nahl 28

İnkarcı vefat anını böyle yaşayıp ölürken, müminin vefat anı da şöyle olacaktır.

Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin.
" Nahl Suresi, 32

Canları incitilmeden çekilip alınır. Naziat 2

İnanan ve inanmayan, vefat anında ahrette durumunun ne olduğunu bileceği anlaşılmaktadır. Mümin,  vefat anını sıkınta çekmeden geçirip ölüme ulaşırken, inanmayan cehennem ateşine gideceğini bilerek ulaşacaktır. Bu anlardan sonra artık hiçbir şeyin duyulmayacağı o ölüm gerçekleşecektir.

Rum suresi 11 ve Secde Suresi  11. Ayetlere göre ölüm, Allah’a döndürülmedir.

İnsanlar öldükleri zaman işitmezler, görmezler, koklamazlar, sevinmezler, üzülmezler. Akıl ve duyu organları ile tüm bağları kopmuştur. Bu durum Kuran’da şöyle belirtilir:

Dirilerle ölüler de bir değildir. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirlerde olanlara işittiremezsin. Fatır 22
Ölen insan mezara konur. Ayetin sonunda  “kabirlerde olanlara işittiremezsin.”  İfadesi kabirde bir azabın veya sorgu sualin olmayacağını da göstermektedir.

İnsan ölür, bu dünyadan göçer gider. Kabre konur. Orda çürür gider. Ve Allah öleni yeniden diritinceye kadar artık o yoktur.

Ölenler yeniden diriltileceklerdir.


Doğrusu, öldüren ve dirilten O’dur.Necm Suresi, 44

Sonra ölümünüzün ardından sizi diritlttik ki, şükredesiniz. Bakara 56, Neml 80

Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir. Rum 50

Ve bir zaman gelir ki, kıyamet kopmuştur, Sur’a ikinci defa üflenmiştir ve ölülerin dirilmeleri yeniden  başlamıştır.

Sur'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz. Nebe 18

Nasıl diriltileceğimize  dair  Kuran’da bir çok örnekler verilmiştir. İşte bu durumu anlatan bir ayet:

Rüzgarları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah'tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır. Fatır 9

Ve derlerdi ki: “Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişizş” “Önceden gelip-geçmiş atalarımız da mış” De ki: “şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de.” “Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır. Vakıa Suresi, 47-50

Ölüm, bir sona eriş değil, sonsuz aleme yeniden doğuştur. Bu hayatta Allah’a iman edenler, Güzel ve faydalı işler yapanlar ve öldükten sonra dirilmeye inananlar ebedi kurtuluşa ereceklerdir. Yaptığımız iyi işler ile kötü işler karşılığı aldığımız günah ile sevap tartılacak ve günah ağır ise cehennem, sevap ağır ise Cennete gönderileceğiz.

Ölüp gelip sizi bulmadan, kendimizi hesaba çekelim. Bilerek veya bilmeyerek hatalarımız varsa onları düzeltelim, af dileyelim, başkalarının haklarını yemişsek onları affettirelim.

Sur’a ikince defa üflenip kabirden çıktıktan sonra geri dönüp hatalarımızı düzeltme şansımız olmayacaktır
.

Ve daima ölüme hazır olmalıyız. Çünkü o bize hem çok uzak, hem de çok yakındır.

Vefatımız anında meleklerin “selam size, girin cennete.” Dediği kullarından olalım.

Saygılarımla.
                                                                                            Necmi AKGÜL

%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%$

KURAN’I OKUDUN MU?

Ülkemiz insanının çok azı dışında hemen hemen hepsi müslümandır.

Yani bu insanların tamamına yakını Allah’a , Peygambere, Kuran’a inanır, iman eder. Çünkü ben müslümanım diyen her insan bunları kabul etmiştir.

Peki bunlardan kaçı Kuran’ı okur ve düşünür?

Dinin tek kaynağı Kuran iken, bunların kaçı dinlerini Kuran’ı okuyarak öğrenmişlerdir?

Çok azı bence..

Peki bu insanlara sorulsa:

Kuran okumak ister misin? Kesinlikle evet diyeceklerdir.

Kuran okumak için ne yapman gerektiğini biliyor musun? Diye sorsan, hepsi bir adet Kuran’ı Kerim almak yeterli diyeceklerdir.

Kuran’ı niçin okuman gerektiğini biliyor musun? Desen, evet diyeceklerdir.

Kuran okumakla ne kazanacağını biliyor musun? Diye sorsan, buna da evet diyecektir.

Kuran okumamakla ne kaybedeceğini biliyor musun? Diye sorsan,  tabii biliyorum, diyecektir.

Bütün bunları bilen insanlara, bu sorulara evet diyen insanlara şimdi son soruyu sormak gerekiyor?

PEKİ KURAN’I NEDEN OKUMUYORSUN O ZAMAN? SENİN ELİNİ KOLUNU BAĞLAYAN NE? Desen başlarını öne eğerler, susarlar.

Çünkü verecekleri bir cevapları yoktur.

Onların korktukları o cevabı  ben vereyim onlar adına.

TEMBEL OLDUKLARINDAN. HANTALLAŞTIKLARINDAN. YETERİ KADAR İMAN ETMEDİKLERİNDEN. CANIM ŞİMDİ SIRASI MI , İLERDE OKUMAYI DÜŞÜNDÜKLERİNDEN, KURAN’I OKUMUYORLAR.

İnsanlarımızın tamamı Müslüman olduklarına göre,  hepsi Kuran’dan sorumlu olacakları yerde yüzde kaçı Kuran’ı düşünerek, anlayarak okumaya gayret ediyorlar, ya da okuyorlar?

Tamamı mı?

Kesinlikle hayır?

Yüzde kaçı o zaman, bana göre ancak yüzde beş bile değil bu rakam.

Bunu nerden mi biliyorum, çevremdeki insanların Kuran’a karşı takındıkları tavırdan, dillerinden düşmez, saygı gösterirler, ama onu açıp okumazlar.

Peki geriye  kalan yüzde 95 de Müslüman değil mi?

Müslüman tabii.

Bunlar  Kuran okumazlar, peki dinlerini nasıl öğreniyorlar?

Anadan babadan

Komşudan

Büyüklerinden

Öğretmenlerinden
.
İlmihal kitaplarından

Camilerde hocalardan

Televizyondaki prof ünvanlı insanlardan..

Ya bunlar da dinlerini tam olarak bilmiyorlarsa,  yanlış bilgiler veriyorlarsa.. Ayetlere din düşmanlarının verdiği gibi anlam verip millete onu söylemekten başka bir şey yapmıyorlarsa.

Allah diyor ki, Kuran öğüttür ve siz O’ndan sorguya çekileceksiniz (Zuhruf 44). Sorguya çekildiğiniz  zaman ne cevap vereceksiniz? Bir hazırlığınız var mı?

Sonra Allah, Ey kulum, müslümanım dedin durdun, sana ilk emri  oku olan bir kitap  gönderdim, bundan seni sorguya çekeceğim de dedim, peki benim sana gönderdiğim kitabı okudun mu ? diye soracak, buna şimdi bir cevap verir misin?

Bu yazının başında sana sorduğum soruların tamamına sen evet cevabı vermedin mi? Verdinse, artık bırak tembelliği, silkin ve kendine gel, git al bir meal,  başla okumaya. Allah’ın kulu olan insan bunu yapmalı, çünkü Allah bizden bunca verdiği nimetler karşılığında başka ne istiyor ki?

Atalar diyorlar ki: “Bu günün işini yarına bırakma.” Sen de öyle yap. Yarına kalmasın bu iş, Allah’ın sana gönderdiği, içinde iyiliğe kavuşturucu, kötülüklerden uzaklaştırıcı Allah kitabını oku, hatta okuduklarını başkalarına da anlat.

Din adına sana biri  bir şey diyorsa, bu Kuran’a uygun mu değil mi? buna bir bak, öyle inan. Sana söyleyen ya yanlış bilgi veriyorsa, ya seni kandırmaya çalışıyorsa, ya da kendi de doğruyu bilmiyorsa… bunları düşün.
Sonra düşünürüm deme, şimdi başla düşünmeye.. Kaybettiğin bir şey yok, inan ki kazanacaksın.

Benden söylemesi, gerisi sana kalmış…

Saygılarımla…

                                                                                                     Necmi Akgül

 

 
           bB